Page 149 - Demo
P. 149
149Burada biraz bak%u0131m onar%u0131m i%u015fleri yap%u0131p, Avustralya kuzeyinden yola devam ettim. Ba%u015flang%u0131%u00e7ta hi%u00e7 niyetim olmamas%u0131na ra%u011fmen, Hint Okyanusu'na %u00e7%u0131kmadan %u00f6nce tekneyi g%u00fczel bir toparlamak hevesiyle zor bela Darwin%u2019e demir att%u0131m. Avustralyal%u0131lar bir alem. Denizde her t%u00fcrl%u00fc musibet oldu%u011fundan, denizde y%u00fczemiyorlar. O y%u00fczden g%u00fczel dalgal%u0131 havuzlar yapm%u0131%u015flar, pek e%u011fleniyorlar.Darwin d%u00f6rt-be%u015f uzunca sokaktan ibaret k%u00fc%u00e7%u00fck bir yer. Daha %u00e7ok etrafa al%u0131%u015f veri%u015f hizmeti veren bir lojistik kasabas%u0131. Burada yorgun arg%u0131n postaneyi ararken, yolun sonundaki bir tabelaya g%u00f6z%u00fcm tak%u0131ld%u0131. K%u0131ymal%u0131 Pide. T%u00fcrk%u00e7e. Yorgunluktan hal%u00fcsinasyon g%u00f6r%u00fcyorum herhalde derken, bir bakt%u0131m, harbi pideci. Amasyal%u0131yd%u0131lar galiba,

