Page 137 - Demo
P. 137
%u2022 TEOMAN ARSAY %u2022121ba%u015f%u0131na olmak, uygarl%u0131ktan kopmak, mutlaka ve mutlaka ve sadece yelkenle seyretmek gibi bir iddiaya, bir d%u00fc%u015f%u00fcnce %u015fekline hi%u00e7birimiz sahip de%u011filiz. Seyrimizi olabildi%u011fince g%u00fcven i%u00e7inde s%u00fcrd%u00fcrmeli, uygar ileti%u015fim ara%u00e7lar%u0131n%u0131 kullanmaktan ka%u00e7%u0131nmamal%u0131, %u201cmacerac%u0131 gezginli%u011fin%u201d bir de b%u00f6ylesini ger%u00e7ekle%u015ftirmeliyiz, asosyal olmak, uygarl%u0131%u011f%u0131, %u00e7evremizi reddetmek, gitmeyi arzularken kaybolmak i%u00e7in hi%u00e7bir nedenimiz yok. Bizler i%u00e7in seyir ne kadar zor ve tats%u0131z veya g%u00fczel ve doyurucu olursa olsun, onu yan%u0131m%u0131zda olmayan dostlar%u0131m%u0131zla payla%u015fmak her zaman g%u00fczel. Edindi%u011fimiz bilgileri ve deneyimleri sevdiklerimizle en k%u0131sa zamanda payla%u015fmak, tutkunu oldu%u011fumuz amat%u00f6r u%u011fra%u015f%u0131m%u0131z%u0131n temel felsefesi i%u00e7inde zaten yer alm%u0131yor mu ki?YOLDA HATIRLADI%u011eIMIZ %u0130S%u0130MLER%u2026Durup durup hat%u0131rlad%u0131%u011f%u0131m 6 isim var, birisi Muhittin %u00d6ney, ikisi bundan 40 y%u0131l %u00f6nce o g%u00fcn%u00fcn ko%u015fullar%u0131nda ayn%u0131 yolu giden Sadun ve Oda Boro, di%u011fer ikisi ise Osman ve Zuhal Atasoy, minik tekneleri ile onlar da son 10 y%u0131l i%u00e7inde bu yollar%u0131 teptiler. Hepsi de kendine sonsuz g%u00fcveni olan de%u011ferli insanlar%u0131m%u0131z; ya%u015fad%u0131klar%u0131n%u0131 bizlerle payla%u015fmay%u0131 hi%u00e7 ihmal etmediler, kitap yazd%u0131lar, film %u00e7ektiler yay%u0131mlad%u0131lar, zahmetlere katland%u0131lar, onlara %u00e7ok %u015feyler bor%u00e7luyuz. Sevgili Muhittin %u00d6ney 1960%u2019larda rahmetli Faruk Birgen%u2019in %u00e7%u0131kard%u0131%u011f%u0131 %u201cYacht%u201d dergisinde balland%u0131ra balland%u0131ra Ege gezilerini anlat%u0131r, yasaklarla dolu bir d%u00f6nemde hepimizin a%u011fz%u0131n%u0131 suland%u0131r%u0131r, kendi k%u0131y%u0131lar%u0131m%u0131zda kendi sular%u0131m%u0131zda gezebilmek arzusunun tohumlar%u0131n%u0131 i%u00e7imize i%u00e7imize atard%u0131. Hele de 1960%u2019larda a%u015f%u0131r%u0131 devlet%u00e7i bir zihniyetle y%u00f6netilen %u00fclkemizde. H%u00fcrriyet gazetesi Sadun Boro%u2019ya her ay 200 dolarl%u0131k turistik d%u00f6vizle k%u0131smen de olsa sponsorluk etmi%u015fti ya, d%u00f6vize ba%u015fka t%u00fcrl%u00fc sahip olmak hapishaneyi boylamakla sonu%u00e7lan%u0131rd%u0131. O zamanlar ve se%u00e7tiklerimizden olu%u015fan h%u00fck%u00fcmetler de yapt%u0131klar%u0131 ile %u00f6v%u00fcn%u00fcr %u00f6v%u00fcn%u00fcr dururlard%u0131. Alt%u0131nc%u0131 ki%u015fi ise gerek Sadun%u2019un gerekse Osman%u2019%u0131n her zaman yanlar%u0131nda bulunmu%u015f amat%u00f6r denizcimiz, de%u011ferli gazete yazar%u0131m%u0131z, H%u00fcrriyet ve G%u00fcnayd%u0131n gazetelerinin ge%u00e7mi%u015fteki Genel Yay%u0131n M%u00fcd%u00fcr%u00fc sevgili Necati Zincirk%u0131ran; o da her iki seyahatin canla ba%u015fla i%u00e7indeydi. Profesyonel Uzakyol Yeterlilik

