2019 Deniz Kitapları Örnekleri

denizciler@yahoogroups.com grubunda yayımladığım senenin deniz kitapları örnekleri…


İlk baskısı 2019’da yapılan, ilgi alanımıza girebilecek kitaplardan ulaşabildiklerimin alfabetik bir listesini gönderiyorum. Kitapların künyesini aktardım, çoğuna da kısa notlar, tanıtım/eleştiri yazıları yazdım, bazı sorunlara/dertlere değinebilmek için “Çocuk” ve “Eğitim” kitaplarını ayrı başlık altında topladım. Bilgi ve uygun atmosfer olmadan kültür nefes alamaz, keyifle kitap okunabilecek/seyir yapılabilecek “barışa da şans verilen” sağlıklı, huzurlu günler dileğiyle, deniziniz ve rüzgârınız özlediğiniz gibi olsun… selamlar ve sevgiler…

sezar atmaca

● Akdeniz’de Savaş, Osmanlı-İspanya Mücadelesi, 1560-1574, Hüseyin Serdar Tabakoğlu, Kronik Yay. (350 sayfa).

Kitap “…okuyucuyu denizlerin iki büyük imparatorluğunun donanmaları arasında seyre çıkartan bir kılavuz gibi…”  “Kadırgalar” bölümü (sayfa 131-175) hayli ayrıntılı (günlük hayat, iaşe, donanım vs.) ve bilgilendirici. Deniz tarihi meraklılarına.

●Anadolu Halk Takvimi, Kocakarı Soğuklarından Zemheriye, Ergün Veren, DK Yay. (304 sayfa).

Tarım toplumları hayatlarını mevsimlere göre düzenler. Engin Veren de Anadolu’da kullanılan tarımsal kökenli günleri derlemiş. Saatli Maarif Takvimi’nden 12 sayfa alıntı yapılması, denizcilik kaynaklarındaki tartışmalar/bilgiler (ör. Mustafa Pultar, Rod Heikell ) yanında bu konuda yazılmış bazı önemli kitapların (ör. Ege Takvimi, Takvim Kitabı…) kaynak olarak kullanılmaması/bilinmemesi, sistematik olmadığı için tekrara düşülmesi gibi zaafları var kitabın. Adıma iki kez referans verilmiş ama Amatör Denizci Elkitabı (ADEK) bu konuda birinci el bir kaynak değil ne yazık ki. Konunun meraklılarına şu kitabı da edinmelerini öneririm: Takvim Kitabı, Emine Gürsoy Naskalı-Burcu Yanıklar, Kitabevi Yay. 2017, (392 sayfa).

●Bir Dalgıcın Gözünden Boğazın Altındaki İstanbul, Hakan Kabasakal, Heyamola Yayınları (280 sayfa).

İstanbul’un denizlerini, sualtı yaşamını, derin ve karanlık suların altındaki İstanbul’un görünmeyen yüzünü ve orada yaşayanları anlatıyor sualtı âşığı Hakan Kabasakal. “Anlatırken araya kendi öyküm, acı-tatlı anılarım da karıştı” diyor. Bizlere rağmen hâlâ yaşamaya direnen sualtı canlılarının günümüzdeki hali/hikâyesi de denebilir.

●Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin Sonu, T. Oğuz Alpözen (78 sayfa) ●Eski Testi Doktorunun Anıları, T. Oğuz Alpözen, Zero Books/Ege Yay. (378 sayfa).

İki kitap karton kutuda birlikte satılıyor. Anılar, Türkiye’nin ilk sualtı arkeologu Turgut Oğuz Alpözen’in sualtı kadar renkli yaşam öyküsü ve yıkık Bodrum kalesini dünyanın en büyük Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne dönüştürmesinin hikâyesi (ilk baskısı 2008).

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin Sonu, kapatılıp 18 ayda doğa ve tarih katliamına maruz bırakılarak açılan müzenin hazin hikâyesi. Yaşayan canlı bir müzenin “Türk müzecilik tarihinde görülmemiş bir yüksek ödenekle” 18 ayda ne hale getirildiğinin öyküsü. Mevcut kültür politikalarının nelere kadir olduğunu gösteren acı bir örnek. Yazar “Bu doğa ve tarih katliamını yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunun. Yargı önünde hesap vermelerini sağlayın.” diyor. Sayfalarımızda bir katkı göremiyoruz ama hiç olmazsa kitabı satın alarak çağrıya sessiz kalmayalım derim.

●Bunu Herkes Bilir, Emrah Sefa Gürkan, Kronik Yay. (276 sayfa).

Denizcilik tarihi ile ilgili katkılarından da  bildiğimiz yazar “tarihteki yanlış sorulara doğru cevaplar” ararken “Osmanlılar neden Amerika’ya gitmedi?”, “neden tüm kaşifler batıdan çıkar?” ya da “İstanbul’un fethi ve etrafında dönen efsaneler” gibi başlıklarla ya da “Osmanlı gemileri okyanus sularına uygun mudur?” gibi alt başlıklarla deryaya da el atıyor. Zevkle okunan bilgilendirici ve düşündürücü bir kitap. Bir de not: Yazar, “Fatih gemileri karadan yürüttü mü?” yazısında karadan yürütmenin Dolmabahçe-Harbiye yoluyla olduğu düşüncesine katıldığını yazmış… Oysa  Fatihin Donanması ve Deniz Savaşları VL.Mirmiroğlu (İstanbul Belediyesi, 1946) kitabında uzun uzun anlatılan/tartışılan Tophane-Kumbaracı Yokuşu… Asmalımescit, Tepebaşı rotasının daha uygun olduğunu düşünürüm.

●ÇOCUK KİTAPLARI…

Her sene denizcilikle de ilişkilendirilebilecek birçok kitap yayımlanıyor, ama bu kitaplarda “denizcilik dili” ne yazık ki pek/yeterince kullanılmıyor, bu nedenle kitaplar “tuzsuz” oluyor… Denizcilik, yani “deniz/tekne/insan ilişkisi” edebi olarak da geliştirilmelidir. Çünkü ancak bir bağlam içinde öğretilir/öğrenilirse çocukların kelime dağarcığı gelişebilir, kullanılan kelimeler/terimler kalıcı olabilir. Çocuk kitaplarını bu gözle de değerlendirmek gerekir derim.  Bu konuda yayımlanmış birçok kitap var ama iyi hazırlanmış iki örnekle yetineceğim.

→Denize Dönüş, Arzu Tülümen, Doğan Egmont, (128 sayfa).

İlginç de bir not: Kitabın kapak resmi ve vinyetini Sadun Abi’nin torunu Dilara Polat çizmiş.

→Aheste, Gariplikler Adası, Itır Arda, resimleyen: Zeynep Özatalay, Tudem (96 sayfa).

Teknesiyle sürüklenen bir denizci…

●Deniz Tutkusu, efsaneler, şiirler, denizciler ve kıyıdakiler, Sargun Ali Tont, DKM, 2019, (96 sayfa).

Ülkemizin ilk sivil oşinografı Sargut Tont mesleki ve deniz tutkusundan “deniz sevgisinin kültürel ve ekolojik boyutları”na uzanıyor. Kitabın başlığı Tont Hocamızın yıllar önce yazdığı bir makalenin de başlığıydı ki Denizcinin Günlüğü 2006’da (ADF Yay. 2005) ilk makale olarak kullanmıştım. Kitaplarını merakla okuduğum, çok da sevdiğim bir yazardır.

●Dünyanın Çehresini Değiştiren Seyahatler, Peter Aughton, çev. Deniz  Berktay, İş Bankası Yay. (büyük boy, 368 sayfa).

Dünya çevresindeki keşiflerle/seyahatlerle ilgili muadil kitaplar var ama her birinden farklı şeyler öğrenmek mümkün. Ör.”…Latin yelkeni sayesinde gemiler kare yelkenli gemilerin beş tramolayla yapabildiklerini üç tramolayla yapabiliyordu. Bu durum Ümit Burnu gibi bir yerde, rüzgâra karşı yol alınabilmesini mümkün kılmıştı.” İlk gemicilerden başlayarak bir dünya tarihi denebilir, çerçeve yazıları da çok faydalı.

●Ege’yi Gör ve Yaşa, Melih Uslu, Mona Kitap, (242 sayfa).

Karayla denizin iç içe geçtiği atlaya-zıplaya güzel bir Ege rehberi.

●EĞİTİM KİTAPLARI…

Son 25 yılda “genel denizcilik eğitimi” temelinde yayımlanmış dördü çeviri, 27 kitap var. Çeviriler dışındaki kitapların 16’sının yazarı çoğu gemiadamlığı da yapmış profesyonel denizciler. Amatör denizciler tarafından yazılmış/hazırlanmış bir ilk kitap olan ADEK/Amatör Denizci Elkitabı (ADF Yay. ilk baskı 2005) sonrası amatör denizciler tarafından da kitaplar yazılmaya başlandı. Özellikle camiamız içinden yazılmış kitapların mevcut kitapları tekrara düşmeden, profesyonel-amatör ayrımını zenginleştirerek “dil/anlatım, yeni bilgiler, çizimlerde/resimlerde özgünlük, kullanılan kaynaklar” gibi özellikleriyle öne çıkarak niceliğe değil, niteliğe katkı yapması, kaynak değeri olması beklenir.

Yeri gelmişken belirteyim Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (UAB), ADEK’ten “izinsiz ve alıntı sınırlarını aşan” kullanımlarda bulunmayı alışkanlık haline getirince açtığım 2 davayı yıllar sonra kazandım. Mülkiyet hakkı değil ama “fikir ve edep hakkını” kovalamak adına açtığım bu davaların ve intihalin (aşırmanın) hikâyesini de örnek olsun diye bir ara yazmak istiyorum.

●Amatör ve Deniz, Turgay Noyan, Naviga Yay. (152 sayfa).

Kitap “eğitim kitabı” olarak sunulmuş ama çok çaparizi var. Yerimiz kadar “örnekler” vereyim: Çizimde hatalar, çizim-metin uyuşmazlığı, yanlış çizim/adlandırma, mevzuatta ya da referans kitaplarda değişmiş ya da yürürlükten kalkmış tanımların kullanımı, hatalı metin vb. söz konusu (ör. s. 15,16, 25, 35, 36, 40, 73).

Kitapta sayfalarca birebir/doğrudan, çizim ve metin alıntısı var ama hiçbir yerde belirtilmemiş, kaynak gösterilmemiş (ör. s. 68’deki metin ve çizimler alıntı). Böyle bir durumda kaynakçaya kitap adı yazmak yetmez, sayfa sayfa çizim kaynaklarını gösteren bir listenin kitabın başına veya sonuna eklenmesi, metin alıntılarının metinde veya dipnotlarla gösterilmesi gerekirdi. Fırtına (halk) takvimi var ama Bofor çizelgesi ya da  “fırtına nedir?” anlatılmamış, birkaç yerde “kerte” kullanılmış ama açıklaması yok.  “Filiz ıstralyası” ve  “çapanın kökeni” hakkındaki açıklamalar yanlış, bu tür konularda Andreas Tietze’nin sözlüklerine başvurmakta fayda var!.

Bazılarında açıklama olsa da çok İngilizce terim/kelime kullanılmış. Büyük puntolarla yazılmış, tekerleme/özdeyiş denebilecek sözlerin “Denizci Atasözü” olduğu iddia edilebilir mi? Yazarın “Meteoroloji ile ilgili olanların en ünlüsü” dediği sözlerin ( ay ayakta kaptan yatakta…) açıklamaları da doğru değil. Bu özdeyişi Ahmet Rasim Barkınay (1930) “Hilalin karneyni (iki boynuzu) yukarıya müteveccih (yönelmiş) olduğu zaman: Ay ayakta…” diye açıklar.

Kitapta “Manevra Taktikleri” gibi derli-toplu görünen, “Aklınızda Bulunsun”/“Tekne Batıran Hatalar” gibi hayli faydalı bölümler de var.

Düzeltiler normal sınırlarda ama birkaç yerdeki Türkçe (kullanım) hatalarının

(ör. s. 33, öngörü), kötü hazırlanmış Kaynakça’nın (ör. yazar-kitap adı eksik) da düzeltilmesi gerekir.

●Denizcilik ve Yelkencilik, Fuat Fahir Okan, İmleç Kitap (190 sayfa).

Yelken Dünyası dergisindeki yazılarından da (1986-94) hatırladığımız kaptan Fuat Okan’ın eğitim verdiği denizcilik meslek lisesi ve İYK yelkencilik kursları için hazırladığı eğitim kitabı.  Profesyonel denizciler (gemiadamları)  gözüyle/diliyle yazılmış, amatör denizcilerin de faydalanabileceği bölümleri olan geleneksel denizcilik kitaplarının rafına koyabiliriz. 

Yazarın Sunuş’ta verdiği bazı bilgiler doğru değil: Türkçe yelkencilik kitaplarının hepsi çeviri değil. Eskileri de var ama yakın tarihli bir örnek verebilirim: Laser ve Ötesi, genç yelkencinin elkitabı, Alp Alpagut-Orkun Soyer, ADF Yay. 2011. Ayrıca Osmanlıca Kamus-u Bahri bir “çeviri” derlemesidir.

●Erkek Denizinde Kadın Gemiler, Tayfun Timoçin, Geoturka, (328 sayfa).

●Haritacı ve Kaşif, Piri Reis ve Kristof Kolomb’dan Gizli Kalmış Bir Akdeniz Hikâyesi… Gülşah Çeliker, A7 Yay. (176 sayfa).

●Havadan Sudan, Doğru Bilinen Yanlışlar, Mikdat Kadıoğlu, Tekin Yay. (254 sayfa).

Denizcilikte de “önce hava tahmini…” diyoruz, Mikdat hocamız da doğru bilinen yanlışları anlatıyor. Meteoroloji bilgilerimizi düzeltmek ve zenginleştirmek için bir başucu kitabı.

●Kırmızı Mavi Kova, Tolga Ekrem Pamir, Naviga Yay. (232 sayfa).

Yıllardıraçık deniz solo yelken yarışçısı olmak için çalışan, zorlu yelken yarışlarında boy gösteren Tolga Pamir’in dişiyle tırnağıyla kat ettiği yolların/seyirlerin etkileyici hikâyesi. Buralara yükselebilmek için onca emek, çaba ve aşılan engellerin ardından “onun için hikâye daha bitmedi, hatta yeni başlıyor…” Açık denizi, solo yarışları, kişisel başarıları merak edenlere…

●Mavi Yolculuk Rehberi, Gökova’dan Kekova’ya Türkiye Kıyıları ve 12 Adalar, Ali Boratav, Denizler Kitabevi (sert kapak, büyük boy, 532 sayfa).

Editörlüğünü yapmaktan keyif aldığım, çok emek verilmiş, Ali Boratav’ın yıllarca yazarak/dolaşarak altyapısını hazırladığı farklı bir rehber kitap. Mavi yolculuk koylarında ve 12 Adalar’da 450 küçük koy ve mola yerinin tarihi, doğası, insanları, çevre ve kültürel özellikleri, lezzet ve mutfakları, coğrafi ve iklimsel özellikleri ve denizlerinin sırları… Noktasal konumları gösteren haritalar. Dijital haritalardan denizcilerin yararlanabileceği detay planlar…

●Ocean Solitaire, Haldun Karagöz, kendi yayını (241 sayfa).

Basılısını görmedim/bulamadım, DADD sitesinden pdf dosyasını indirerek okudum.  Edward Abbey’in Desert Solitaire (Issız Çöl?) kitabını okudum “hayatım değişti” diyen kalp cerrahı Haldun Karagöz teknesi Amanin (Amel 54) ile yaptığı “solo” yolculukları anlatıyor. Az fotoğraf, sade bir dil ve akıcı bir anlatım. “Seyahatlerim sırasında pek fotoğraf çekmem. Çünkü yanından bir balina kuyruğu çıktığı zaman fotoğraf makinesine uzanırsan, kaçar gider o an. Ben fotoğrafları kafama çekerim. Sonradan gözümü kapadığımda gördüğüm inanılmaz sahneler hep kafamda.” Yelkenden sürekli gergin bir sinema perdesinde film seyretmek… okyanusta balık tutma düzeneği ve incelikleri… “Denizde mutluyum ben, dokunmayın” deyip karayı pek anlatmıyor, tarih vermiyor… iyi de ediyor… Gezgin kitapları böyle de yazılabilir diyor sanki…

●19. Yüzyılda Donanmalar, Doğu Akdeniz’de Güç Mücadelesi, Fatih Erbaş, İş Bankası, (214 sayfa).

“Coğrafyaya ve tarihe denizden bir bakış.”

●Osmanlı İmparatorluğu, Garp Ocakları ile ABD Arasındaki Deniz Antlaşmaları, Yılmaz Dalkanat, İş Bankası Kültür Yay. (366 sayfa).

Tunus, Cezayir ve Trablusgap eyaletlerinin oluşturduğu Garp Ocakları ile ABD arasında yapılan yedi Barış ve Dostluk anlaşması ve Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkileri…

● Osmanlı Deniz Ticareti, İdris Bostan, Küre Yay. (248 sayfa).

Osmanlı denizciliğinin yeterince araştırılmamış bir yönüne önemli bir katkı İdris Bostan hocamızın kitabı. Karadeniz, Akdeniz ve Kızıldeniz’deki ticareti inceleyen kitap bu ticarette kullanılan teknelere de değiniyor.

●Osmanlı Sularında Balık Avcılığı, Şenay Ö. Gümüş, Kitap Yay. (152 sayfa).

Dalyanlardan volilere, avlanma araçlarından balık satışına Osmanlılarda balıkçılık faaliyetleri.

● Piri Reis’in Gemileri, Rönesans Sanatına Meydan Okuma, Okay Sütçüoğlu, Ötüken (büyük boy, sert kapak 146 sayfa).

Yazarın rönesansla ilgili tartışmalı iddiasını bir kenara koyacak olursak ufuk açıcı bir kitap. Bugüne dek minyatürlerde farkına varılmayan tekne ayrıntılarını büyüterek çizip detayları gözler önüne seriyor Sütçüoğlu. Hem Kitab-ı Bahriye’ye hem de denizcilik tarihimize değer katıyor. Nitekim, Emrah  Safa Gürkan, Önsöz’de “Osmanlı Bahriye Tarihinde Çığır Açacak Bir Tetkik” değerlendirmesinde bulunmuş. Kadırga, karaka (barça), karavela, mavna, karamürsel, filika… gibi birçok teknenin limanda, alargada, seyir halinde küçücük (birkaç santimlik) ayrıntılarının “büyük kitabı” Piri Reis’in Gemileri.

Yazar neden kitaplarıyla minyatür sanatını/tarihini günümüze taşıyanlardan Metin And’a hiç başvurmamış merak ederim. İki de not: Sayfa 36’da yer alan resimdeki “Kemal”in  Piri Reis’in amcası “Kemal Reis” olmadığını söyleyen kaynaklar da var. Sayfa 112-120 arasında kullanılan iskele-sancak kontra terimlerinin çoğu ters kullanılmış.

● Prens Adaları Sualtı Dünyasının Mucizeleri, Volkan Narcı, Adalı Yay. (büyük boy, 96 sayfa).

İstanbul’da Adalar’ın sualtı ve suüstü zenginliğini ve fauna çeşitliliğini renkli fotoğraflarla, haritalarla, kıyısından koyuna, taşına dek ortaya koyan muhteşem bir çalışma. Başta hayalet ağların temizlenmesi, yok olma tehlikesi altındaki mercanların taşınması gibi projelerden tanıdığımız yazar Volkan Narcı olmak üzere katkıda bulunan herkesin emeğine sağlık. Kitapta bu projelerle ilgili bilgi de var.

●Soğuk Kıyılar, Kutup Toprağı Svalbard Çevresinde Seyir, Ömer Bozkurt, Denizler Kitabevi, (228sayfa).

Severek editörlüğünü yaptığım ve okuduğum kitaplardan. Kutuplara Türk bilim insanları seferleri de başladı ama güneyden sonra kuzeyi de yazan Ömer Bozkurt buralara yıllar önce gitti, gezdi ve yazdı… http://www.omerbozkurt.com/blog/ adresinden Bozkurt’un diğer seyirleri/eserleri ile de ilgili bilgi edinebilirsiniz.

Gezgin yazarlarımız bir pay çıkarır mı bilinmez ama Enis Batur, Ömer Bozkurt’un Soğuk Kıyılar kitabının “özgünlüğünden söz ederken” yolculuk yazınına da bir eleştiri yöneltiyor: “Alışveriş haritasına, tumturaklı yemek mönülerine, çılgınca (!) eğlenme ritüellerine yer tanımayan bir keşif ve gözlem seyir defteri.” (Kafa dergisi Temmuz 2019)

● Son Voli, Serserilik Zor Zanaat, Vecdi Çıracıoğlu, İletişim Yay. (172 sayfa).Kitaptaki “Deniz Güzeldir” hikâyesini kaç kere okudum, ya da “her şey boş” anlamındaki balıkçı deyimi “havagazı Saim, su borusu İbrahim”i kaç arkadaşıma yazdım geçen yıl hatırlamıyorum (demek ki çok boş işlerle de uğraşıyoruz!). Boğazdaki balıkçıları yakından tanıyan/gözlemleyen Çıracıoğlu, onların denizden, zor yaşam şartlarından gelen felsefesini, bilgeliğini anlatarak “deniz edebiyatına” katkılarını sürdürüyor. Kitabını da “kaybolan denizlere, denizcilere, balıklara… bilge serserilere, Coşkun Akyüz’e…” (Rumelihisarı’nın güleryüzlü balıkçılarından Çoşkun…) adamış…

● Struma, Vicdanları Sorgulatan Hikâye, Aaron Nommaz, Destek Yay. (270 sayfa).

İstanbul açıklarında 769 yolcu ve 10 mürettebatla 72 gün bekletildikten sonra motorsuz olduğu halde römorkörle Karadeniz açıklarına çekilerek ölüme terk edilen ve 24 Şubat 1942’de torpillenerek batırılan Struma dramının  romanı. Faciadan sadece bir kişi kurtulmuştu.

● Tarih Denizinde Bozcaada, H. Can Yücel, Mendirek (120 sayfa).

Bozcaada’dan Marmara Adası’na tarih denizinde bir yolculuk. Adalar, denizciler, tekneler… Sayfalarında genç yaşta kaybettiğimiz arkadaşımız Habib Atınç’ın ve teknesi Aşina’nın izleri de var.

●TÜDAV YAYINLARI…

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’nın 2019 Faaliyet Raporu TÜDAV sitesinden indirilebilir.

→Ulusal Yetki Alanları Dışında Kalan Açık Denizlerin Korunması ve Yönetilmesi, ed. Nesrin Algan, Onur Gönülal (126 sayfa).

→Eğitmenler İçin Dalış Sağlığı, ed. Şamil Aktaş (264 sayfa).

● Ücra Adalar Atlası, Judith Schalansky, çev. Ömer Bozkurt, Kırmızı Kedi Yay. (orta boy, sert kapak, 144 sayfa).

Denizcilik kütüphanemize Ömer Bozkurt’tan değerli bir katkı daha. Ömer Bozkurt’un seçip/önerdiği kitap, ıssız adalara, uzak köşelere götürecek, bir sayfa harita ve bir sayfa metin eşliğinde 50 ücra adayı anlatıyor. Adaların kısa/önemli hikâyeleri eşliğinde dünyanın ıssız köşelerine gezinti.

● Yük Gemisinde Bir Yolcu, Nur Dolay, Elpis Yay. (273 sayfa). “Avrupa’dan Güney Amerika’ya dev bir yük gemisinde 50 gün süren yolculuğun hikâyesi. Afrika ve Brezilya sahilleri, Atlantik geçişi, küresel ticaretin çarpık ilişkileri, gemilerde çalışanların yaşamı, limanlardaki çevre kirliliği, deniz taşımacılığının geleceği, aynı zamanda düşsel bir yolculuk ve büyük bir deniz sevgisi…”

●Yayımlandığından haberdar olduğum ancak göremediğim/edinemediğim birkaç kitap daha var. Deniz Müzesi, Osmanlı denizcilik mirasını günümüze aktaracak yayınlar değil de güncel konularla ilgili yayınları sürdürüyor; Cihat Yaycı’nın kitapları (Münhasır Ekonomik Bölge, Libya…, …) dışında yayımlanmış yeni kitap var mı bilmiyorum, yazan olursa sevinirim.

→Derinlerdeki Portreler, Mehmet Bezdan, TINA (Türkiye Sualtı Arkeolojisi) Vakfı (480 sayfa, sert kapak, DVD’li).

→Aşmam Gereken Okyanuslar Var, Gülin Bozkurt, Destek Yay. (288 sayfa).

(denizciler@yahoogroups.com ve www.turksail.com, 14 Mart 2020)

Benzer Gönderiler

  • | |

    Erişime Açık Kaynakların Listesi

    Erişime açık kaynaklarla ilgili başlıklar “büyük harflerle” yazılmıştır. Erişime açık site ve kitap bilgileri ilgililerinin “verdiği özel izinle” söz konusu sitelerden alınmış ve belli bir sırayla yayımlayabilmek için farklı (geçmiş) yayın tarihleri kullanılmıştır.

    Kitaplar: Sitede söz edilmiş ya da eski sürümleri yayımlanmış olanlar dışındaki kitaplara “Son Eklenenler” ve “Son Eklenenler (Tanıtım)” kategorisinde değil, “ERİŞİME AÇIK KAYNAKLAR“/ “ERİŞİME AÇIK SİTE ÖNERİLERİ” ve “ERİŞİME AÇIK KAYNAKLARIN LİSTESİ”nde yer verilmiştir.

    Siteler: Takip ettiğim, ilgimi çeken “üyesiz/abonesiz/şifresiz ulaşılabilen, reklam almayan, ağırlıkla yazılı metinler içeren” sitelerden bazılarını önereceğim. Mutlaka başkaları da vardır ama bunlar benim seçimlerim ki öneri kıstaslarıma uyarsa zamanla başkalarını da listeye ekleyebilirim. Bu sitelerin ortak özelliklerini şöyle sıralayabilirim:

    “Kişisel veya kurumsal, deryamızı zenginleştiren, renk/değer katan, kitapları, makaleleri, çeviri yazıları, söyleşileri, konuşmaları, projeleri/araştırmaları/çalışmaları, gezileri ve fotoğraflarıyla… önemli bilgi/başvuru kaynakları.”

    İzin ve paylaşımları için site ilgililerine teşekkürlerimizle…

  • | |

    ANONİM DENİZCİLİK SÖZLÜĞÜ

    Anonim bir denizcinin yazdığı ve “isimsiz denizcilerin/gemiadamlarının anısına” ithaf ettiğimiz, Anonim Denizcilik Sözlüğü’nü Şubat 2025’te pdf olarak yayımlamıştık.

    Ayrıca maddelere/başlıklara daha kolay ulaşabilmek için yer imleri (bookmarks) işaretli bir sürümü de Aybars Oruç’un katkılarıyla hazırlanmıştı.

    Sözlüğün Sayfa Çevirmeli Yeni Sürümü

    Sözlüğün sayfa çevirmeli “yeni sürümüne” ise sayfadaki adresten ulaşabilirsiniz. Yeni sürümün sayfa özellikleri ise şöyle:
    *Search: Arama
    *Thumbnails: Küçük resimler, hızlı navigasyon
    *Zoom in/out: Yakınlaştır /uzaklaştır
    *Sound on/off: Ses açma /kapama
    *Social Share: Sosyal paylaşım
    *Auto Flip: Sayfaları otomatik çevirme
    *Full screen: Tam ekran
    *K : Ön/arka kapak
    *Last /First: İlk ve son sayfa
    *Previous /Next page: Önceki/sonraki sayfa
    *> : Sayfa çevirme
    *Not: Kitabın başındaki Romen rakamlı sayfalar nedeniyle sayfa ararken istediğiniz sayfa numarasına 10 ekleyerek dikdörtgen kutuya yazın ve bilgisayarınızda giriş (enter) tuşuna basın. Örneğin 40. sayfayı bulmak istiyorsanız 50 yazın.
    Ayrıca Bakınız: Erişime Açık Kaynaklar

  • |

    İstanbul Boğazı Rejimi Tarihi Üzerine…

    TÜDAV/Türk Deniz Araştırmaları Vakfı, Japonya’da dışişleri bakanlığı ve başbakanlık görevlerinde de bulunmuş Dr. Hitoshi Ashida’nın “İstanbul Boğazı Ulaşım Rejimi Tarihi Üzerinde Araştırma” isimli eserini Japonca’dan Türkçeye kazandırdı.

    Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkiler 1924 yılında resmen tesis edilip, ertesi yıl karşılıklı olarak büyükelçilikler açılınca Dr. Hitoshi Ashida  da Türkiye’de  göreve başlamış. Ashida, kariyerinin erken dönemlerinde Sovyetler Birliği’nde diplomat olarak bulunduğu sırada Türk boğazlarına ilgi duymuş. 1925-1929 yılları arasında Türkiye’de Japonya Büyükelçiliğinde başkatip (birinci sekreter) olarak görev yaptığı dönemde “İstanbul Boğazı Ulaşım Rejimi Tarihi Üzerinde Araştırma” isimli çalışmasıyla doktor unvanını almış ve bu eser 1930’da Tokyo’da Japonca olarak yayımlanmış. Ashida, 1947’de Japonya dışişleri bakanlığı ve 1948’de başbakanlık görevlerinde de bulunmuş.

    Türk-Japon diplomatik ilişkilerinin 100. yılı dolayısıyla TÜDAV tarafından 2024’te Chieko Adachi çevirisiyle Türkçeye kazandırılan bu eser, 1930’a kadar Türk boğazlarının tarihsel gelişimini ve uluslararası önemini inceleyen kapsamlı bir çalışma.

    İstanbul ve Çanakkale Boğazları, tarih boyunca jeopolitik bir düğüm noktası olarak görülmüş; askeri ve ticari açıdan kritik bir geçiş hattı olmuştur. Ashida, 1930’a dek ele aldığı Boğazlar rejimini yalnızca Türkiye’nin ulusal çıkarları açısından değil, Süveyş, Panama vb. örneklerle küresel deniz hukukunun gelişimi bağlamında da ele alıyor, tarihsel ve hukuki bir çerçeve sunuyor.
    ….
    Kitap, İstanbul Boğazı’nın tarihsel ve hukuki boyutlarını derinlemesine ele alarak, akademik ve diplomatik bir bakış sunuyor. Özellikle deniz hukuku, uluslararası ilişkiler ve Türkiye’nin jeopolitik konumu üzerine çalışanlar için öngörüleri günümüze dek uzanan değerli bir kaynak “İstanbul Boğazı Ulaşım Rejimi Tarihi Üzerinde Araştırma”.

  • Sintineyi Temiz Tutmak…

    Radikal Kitap ekinde (15.06.2007) kitap incelemesi başlığı altında AMYC yayını Denizde Günah’la ilgili Cem Erciyes imzalı bir eleştiri çıktı. Ancak yazı alışılmadık bir biçimde kitap eleştirisinden çok “yayınevi” eleştirisi gibiydi. Üstelik Erciyes, kitap ekinin sorumlu yayın koordinatörüydü. AMYC yayınları olarak başka hesaplara malzeme edildiğimizin farkındaydık: “Özel bir amaç ve kasıt olunca yayın eleştiri kriterleri, nesnellik de ayaklar altına alınıyor Cem Erciyes’in yazısında.” Yine de yazıyı çevirtip yazar Klaus Hympendahl’a da iletmiştik. Radikal Kitap’tan bir cevap/tepki gelmeyince yazarın hayretle “bu işler orada böyle mi dönüyor…?” diye biten cevabını da iletemedik. Evet bu işler burada böyle dönüyor ne yazık ki…

    Önce Radikal Kitap eki yetkililerine -Tuğrul Eryılmaz, İsmet Berkan, Cem Erciyes- gönderdiğimiz “Sintineyi Temiz Tutmak…” başlıklı yazı, sonra da Cem Erciyes’in kitabın yazarına “bu işler orada böyle mi dönüyor…?” dedirttiren yazısı ekte.

  • |

    İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE TÜRKİYE DENİZLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

    Değişikliği ve Türkiye Denizleri Üzerine Etkileri” kitabında iklim değişikliğiyle denizel ekosistemin ilişkisi incelenmektedir. Kitapta Türkiye denizlerinde görülen deniz suyu sıcaklık değişikleri, bunun deniz canlıları üzerine etkileri, belirteç türler, istilacı yabancı türler, sulak alanların ve kıyıların tuzlanması, su ürünleri av bileşimindeki değişimler, uyum ve yönetim stratejileriyle iklim değişikliğinin kıyısal alanlara etkileri gibi birçok konu üzerinde durulmaktadır. Konusunda uzman 20 kurum ve kuruluştan 41 yazarın kaleme aldığı kitapta, 25 adet makale yer almaktadır.
    ….
    İklim Değişikliği ve Denizlerimiz Çalıştayı 15 Ocak 2021 tarihinde çevrimiçi yapılan bir etkinlik oldu. Yüksek ilgi gören bu etkinliğe 300’e yakın katılımcı kayıt yaptırdı. Uzun zamandır planladığımız çalıştayı ülkemizin iki güzide kuruluşu TÜDAV ve ODTÜ Denizi Bilimleri Enstitüsü olarak birlikte yapmaktan büyük bir onur duyduk. Bu tür işbirliklerinin ve sinerji oluşturulmasının ülkemiz için örnek olmasını diliyoruz.
    Prof. Dr. Barış SALİHOĞLU – Prof. Dr. Bayram ÖZTÜRK

  • |

    AMATÖR SPORTİF DENİZCİLİĞİN SORUNLARI

    Marmara Üniversitesi VIII. Türk Deniz Ticareti Sempozyumu’na sunulan bu bildiri amatör/sportif denizcilikle ilgili yeni rotalar çizip, yol göstermek için değil, ülkemizdeki “deniz-tekne-insan” ilişkisini farklı bir çerçeveye oturtabilecek doğru düzgün bir “harita oluşturabilmek” amacıyla kaleme alınmıştır. Çünkü rota çizebilmek için, “navigasyon bilgisi” yanında öncelikle güncel ve doğru bir “harita” gerekir.
    Denizle olan ilişkimiz daha çok bakmak/izlemek, yolculuk keyfi üzerine kurulmuş, oldukça duygusal ve dolaylı bir ilişkidir. “Üç tarafımız denizle çevrili ama denize sırtımızı dönmüşüz” diye başlayan eleştiriler denize olan tutkuyu anlamaktan/anlatmaktan uzaktır. Çünkü bu algı “denizle ilgili” (denizel) olanla, “denizcilikle ilgili” (denizsel) olanın farkını yok sayar. Oysa yeterince ilgimiz/ilişkimiz olmayan deniz değil, denizcilik, yani“deniz-tekne-insan ilişkisi”dir. Yazı bunun nedenlerini/niçinlerini de gösterebilen bir harita oluşturabilme amacındadır. Günümüzde denize açılmanın, denizle yaşamanın sevildiği, “deniz-tekne-insan” ilişkisinin geliştiği ülkeler genellikle tarihinden gelen, denizaşırı gelişmiş bir deniz ticareti sayesinde “denizden yararlanma” oranı yüksek ülkelerdir. …
    Amatör/sportif denizci, herhangi bir maddi kazanç amacı taşımaksızın, sevgisi, hevesi, merakı, eğlencesi, sporu, hobisi için “denizi kullanan” kimsedir. Günümüzde “deniz-tekne-insan” ilişkisinin, bu çerçevede geliştiği, denizciliğin “yalın (saf) ve bireysel kaynağı”nın amatör-sportif denizcilik olduğu, hatta doğru dürüst bir amatör/sportif denizcilik olmadan profesyonel denizciliğin de yeterince beslenemeyeceği/gelişemeyeceği söylenebilir.
    Dünyada amatör/sportif denizciliğin geliştiği ülkeler, profesyonel denizci/amatör denizci, gemiadamı/amatör denizci… gibi ayrımların netleştiği/yerli yerine oturduğu ve bu sayede kurum, mevzuat, dil, yayın, temsilci, vb. olarak amatörlüğün özerkleştiği ve bağımsızlaştığı ülkelerdir.
    Ülkemizdeki duruma bakıldığında “denizde çalışan/denizi kullanan” ayrımının belirginleşmediği, özellikle bahriye ve ticaret denizciliğinin “iş-meslek” temelli denizcilik algısının kendi mesleki faaliyet alanları dışında da “denizcilik bizden sorulur” anlayışıyla hegemonyasını sürdürdüğü görülür. Bu zihniyetin beslenmesinde amatör/sportif denizciliğin de yeterli katkısı var şüphesiz.