“Eski Denizcilik Dergileri Dizini” Serisi Hakkında

Sezar Atmaca

Eski denizcilik dergilerde yer alan yazılar, yayımlandıkları dönemin nabzını tutan, geçmişte olan-biteni anlamak/aktarmak/anlamlandırmak için önemli başvuru kaynaklardır. Diğer yandan dergi dizinleri, ilk defa ele alınıyormuşçasına, hatta beyaz bir sayfaya yazılıyormuşçasına geçmişten bihaber yazılan yazılara, geçmişte ele alınan konuları hatırlatmaya/göstermeye de aracı olur.

“Yazılı kaynaklarımız oldukça sınırlı olduğu için ne yazık ki önceki kuşakların denizcilikle ilgili öykülerini/hikâyelerini, bilgilerini bil(e)miyoruz, araştırmıyoruz dolayısıyla geleceğe aktaramıyoruz.” (…) “Amatör-sportif denizciliğin yeterince araştırılmış/yazılmış bir tarihi yok…. Anı/biyografi kitapları, özellikle eski/yeni denizcilik dergilerinde yer alan konuyu zenginleştirecek makaleler başta olmak üzere bu sporun tarihini zenginleştirecek birçok kaynağın günümüze kazandırılması gerekiyor.” “Dergi Yazıları Dizini (1935-2000)” oluşturulması bu yöndeki çalışmaları besleyecek önemli kaynaklardan biri olabilir.” diye yazmıştım. (Ekim 2020 / Amatör-Sportif Denizcilik İçin Yayın-Yayıncılık Önerileri ).

Amatör-sportif denizcilikle ilgili dergiler ne yazık ki eskiden beri dizin yayımlamıyor. Uzun yıllar önce, 2000’li yılların başında bir denizcilik dergisine yılsonlarında özet de olsa bir dizin hazırlayıp dergi eki veya ayrı bir sayı olarak yayımlanmasını önerdiğimde, dergiler arası rekabet gerekçesiyle “başka dergiler bu bilgilerden faydalanacağı için” dizin yayımlamayı düşünmedikleri cevabını almıştım.

Boğaziçi, Mayıs 1937, sayı 8

Bu yazıyla başlayacak “Eski Denizcilik Dergileri Dizini” serisinde “amatör-sportif denizciliği merkeze alarak” seçtiğim denizcilik dergilerinin veya denizcilik dergileri hakkında yayımlanmış dizinlerin/yazıların, açık kaynakların aktarılmasına çalışacağım. Dolayısıyla yazı/dizin serisi yayımlanmış tüm denizcilik veya denizcilikle ilgili dergileri kapsamıyor. Yoksa Şirket-i Hayriye’nin yolcu sayısını artırmak için çıkardığı Boğaziçi mecmuası (Ekim 1936-Mart 1938), ya da Denizcilik Bankası’nın dergisi Denizin Sesi (Mayıs 1975- …. ) gibi bir dönem yayımlanmış kurumsal dergiler veya başkaları da var. Türkiye’de yayımlanmış dergilerle ilgili elimdeki bibliyografyalarda denizcilikle ilgili birçok dergi yer almıyor ne yazık ki[1]. Denizcilik dergilerinin tarihini anlatacak, dönemi, yayıncısı (ör. kurum yayınları), ilgi alanı (ör. balıkçılık, yatçılık, profesyonel denizcilik vb.) ve benzeri kriterlere göre sınıflandıracak ayrıntılı biyografilere de ihtiyaç var.

Osmanlı dönemi yayınları[2]

Sahaf mezatında Deniz dergisi lotu

Aşağıda söz edeceğimiz Donanmayla ilgili kaynaklar hariç Osmanlı dönemi yayınları hakkında da kısa bilgi aktarayım. Haftalık Mellah gazetesi (Sayı 1, Mart 1909, sahip ve müdürü Hamid Naci), haftalık Gemici gazetesi (Sayı 1, Ocak 1911, sahibi Hamid Naci, başyazarı Ali Rıza Sihami) gibi gazeteler yanında Osmanlı Kaptan ve Makinistler Cemiyeti’nin yayımladığı 9 sayı çıkan Umman mecmuası (Sayı 1, Aralık 1908, başyazarı Ali Rıza Seyfi) ve 34 sayı çıkan Deniz dergisi (Sayı 1, Şubat 1912) ki ikisinin yönetiminde de Süleyman Nutki vardır. Kapanan Deniz dergisi Nutki’nin oğlu Emrullah Nutku idaresinde 1935’ten sonra da yayınını sürdürür ve 1935-1947 arasında 137 sayı çıkar, 1955’ten sonra tekrar yayımlanır.

Haftalık resimli İdman dergisi (Sayı 1, Mayıs 1913, sahibi Cem’i Halit, sorumlu müdürü Mehmet Sa’di) ve onun devamı olarak on beş günde bir çıkan Spor Âlemi (Sayı 1, Kasım 1919-1929 arasında 300’ü aşkın sayı çıkan derginin sahibi Çelebizade Said Tevfik, başyazarı Burhaneddin Bey) dergileri yanında o yıllarda “spor gazetesi” olarak çıkan haftalık yayınlar da (ör. Futbol ve Gol ...) var. (Eski harfli spor dergileri için bkz. dipnot [3])

İlk spor dergilerimizden biri olan İdman dergisinin 35 sayısını (Mayıs 1913- Temmuz 1914) inceleyen Yrd. Doç Dr. Hakan Aydın’ın yaptığı araştırmada[4] derginin “o günlerde var olan tüm spor dallarına ilişkin haber ve yorumlara sayfalarında geniş yer ayırdığını” ve deniz yarışlarına da yer verdiğini belirtiyor. “Osmanlı Spor Federasyonu Nasıl Olmalı?/Selim Sırrı Tarcan gibi sporla ilgili ilk düşüncelerin/tartışmaların kaleme alındığı İdman dergisi bu açıdan da çok önemli bir kaynak. Dolayısıyla gerek İdman dergisi gerekse I. Dünya Savaşı’yla yayını kesintiye uğradıktan sonra 8 Kasım 1919’dan itibaren çıkan Spor Âlemi dergisi sayfalarında hem spor tarihi hem de amatör-sportif denizcilikle ilgili dönem haberleri/bilgileri ulaşılmayı bekliyor demektir.

Denizcilik dergisi tanımı…

Tabii amatör-sportif denizcilik açısından bakıldığında “denizcilik dergisi” tanımı da sorunlu, çünkü amatör-profesyonel denizci ayrımının netleşmediği yıllarda özellikle 1960 öncesi dergilerde amatör-sportif denizcilikle ilgili haberler/konular hayli sınırlıdır ki alanın gelişimi dikkate alındığında bu da doğal. Örneğin Liman Mecmuası (Sayı 1, Mayıs 1927), Deniz dergisi (Sayı 1, Temmuz 1935), Gemi Mecmuası (Sayı 1, Nisan 1955) gibi dergiler mesleki veya deniz ticareti ile ilgili iken, Av ve Deniz (Sayı 1, Eylül 1945), Av ve Deniz Sporları (Sayı 1, Eylül 1948) dergilerinde kara avcılığı ve balıkçılıkla ilgili yazılar/haberler daha çok yer kaplar.

Yacht (Sayı 1, Temmuz 1964) ve Yelken Dünyası (Sayı 1, Mayıs 1984) dergileri çıkana kadar amatör-sportif denizcilikle ilgili haberler/konular sınırlıdır. Ancak bu sınırlı yazılarda bile çok değerli bilgilere ulaşmak mümkün. Örneğin Gemi Mecmuası, gemi inşaatı, deniz ticareti, liman, deniz sporları dergisinin Nisan 1955’te yayımlanan ilk sayısında Kemal Kafadar imzalı “Türkiye Sularında Çalışan Hafif Tekneler: Takalar”; Ağustos 1955’teki 5. sayısında Deniz Sporları başlığı altında Temmuz ve Ağustos 1955’te yapılan yarışlarla ilgili bilgiler,  örneğin 16 Temmuz’da Bebek-Beykoz arası (git-gel) yapılan pirat, şarpi ve dragon yarışları sonuçları yer alıyor. Ya da Eski Türkçe basılmış Liman Mecmuası’nın Ağustos 1927’deki 4. sayısında “Deniz Sporlarından: Yelkencilik” başlıklı yazı İngilizlerin yelkenciliğe katkılarından da söz ediyor.

Kitap olarak yayımlanmış dergi dizinleri

Osmanlı döneminden beri yayımlanan donanmayla ilgili dergilerde denizcilik tarihi ve bahriye kültürü dışında bizi ilgilendiren hayli az yazı/konu var. Bu dergilerin kitap olarak yayımlanmış dizinlerinden, 1987 öncesi yayımlanmış makalelerin başlığını/hangi sayıda yayımlandığını öğrenmek mümkün. Önce dergilerin, sonra da bunlarla ilgili bazı yayınların listesi aşağıda:

Risale-i Mevkute-i Bahriyye, sayı 1, 1914.

Dergiler: •Donanma Cemiyeti yayını: Donanma (1910-1913) ve Donanma Mecmuası (1914-1919). •Donanma yayını: Ceride-i Bahriye (1889-1914); Mecmua-i Fünun-u Bahriye (1889-1914); Donanma Emirnamesi (1914-1928); Risale-i Mevkute-i Bahriyye (1914-1928); Deniz Mecmuası (1928-1948); Donanma Dergisi (1948-1967) ( ve Ocak 1968’den beri yayımı süren Deniz Kuvvetleri Dergisi). •Donanma Vakfı yayını: Derya dergisi (1967-1987).

Dergi Dizinleri:Donanma Dergisi Makale Listesi (Risale-i Mevkute-i Bahriyye, Deniz Mecmuası, Donanma dergisi) Donanma Dergisi Eki, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı,1964. •Makaleler Dizini – Deniz Mecmuası, Donanma Dergisi, Deniz Kuvvetleri Dergisi, Hüseyin Yıldırım, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 1994.•Türk Donanma Cemiyeti Türk Deniz Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Derya Dergisi Dizini, Dr. Hüseyin Yıldırım -Öğ Yzb., Dz. K.K.lığı Basımevi, 1997.

Dijital olarak arşivine ulaşılabilen dergiler…

Sayı 1, Nisan 1955

Gemi Mecmuası (Nisan 1955- ….): TMMOB Gemi Mühendisleri Odası tarafından “Gemi ve Deniz Teknolojisi” dergisi adıyla günümüzde de yayınını sürdüren Gemi Mecmuası dergisinin Nisan 1955’ten beri yayımlanan sayılarına/arşivine TMMOB Gemi Mühendisleri Odası (gmo.org.tr) adresinden ulaşmak mümkün. Dileriz GMO bu değerli hizmetine ekleyeceği bir dizinle yazıları/konuları/kişileri kolayca aranıp bulunacak hale de getirir.

Cilt 1, sayı 16, Nisan 1953

Balık ve Balıkçılık (Mayıs 1952-Nisan 1976): İlk kez 1952’de Hidrobiyoloji Enstitüsü tarafından, 1954’ten sonra ise Et ve Balık Kurumu tarafından 1976 yılına kadar yayımlanmaya devam eden “Balık ve Balıkçılık” dergisinin tüm sayılarına Et ve Süt Kurumu sitesinden ulaşmak mümkün: Balık ve Balıkçılık Dergisi – Tarihçe ve Arşiv – Et ve Süt Kurumu (esk.gov.tr) Dergi arşivinde balıkçılık geçmişimiz yanında az sayıda bizi ilgilendirebilecek ör. Türk balıkçı tekneleriyle ilgili yazılar da var: 1956, cilt 4, sayı 12 / cilt 5 sayı 1 ve 8, 1957 ve diğerleri.

Yayımlanacak dergi dizinleri

Bu seride yayımlanacak dizinler eksiksiz değil, daha çok söz konusu dergilerin içeriğinden “haberdar” etmeyi amaçlayan özet bilgiler ve künye bilgileriyle sınırlı. Daha fazlasını vermek isterdim ama dergilerin oluşumunu/gelişimini (sahipliği, yazı işleri, ele alınan konular, yazarların değerlendirilmesi vb.) incelemek için daha kapsamlı hatta akademik araştırmalar/çalışmalar gerekiyor. Gerçi yayımlayacağımız seride bu türden bir örnek araştırma da var: Liman Mecmuası.

Liman Mecmuası Sayı 5,
Kapak: Ticaret Vekili Rahmi (Köken)

Eski Türkçe yedi sayı olarak yayımlanmış Liman Mecmuası hakkında Murat Koraltürk’ün yazdığı yazı dergi hakkında doyurucu bilgi veriyor. Liman Mecmuası dizininin çevirisini de içeren bu yazı daha önce Müteferrika, Kitabiyet dergisi Kış 2006-2, 30. sayısında yayımlandı.  Prof. Dr. Murat Koraltürk’ün izni ve gönderdiği kapak görselleri sayesinde bu dizini üç ekiyle birlikte tekrar yayımlıyorum. Bu dizinde Cumhuriyetin ilk yıllarındaki durumumuz hakkında bilgi verebilecek konu başlıkları da var; örneğin: “yelkencilik, deniz kazası haberleri, İstanbul’da ne kadar motor ve sandal var, kayıkçıların imtihanı sorunu, Şirketi Hayriye vapuru apartmana çarptı, Moda Deniz yarışları”… Tabii ilgili yazıların içerikleri hakkında bilgi sahibi olabilmemiz için yazıların günümüze kazandırılması gerekiyor.

Liman Mecmuası ile başlayacağımız bu seriyi şimdilik Av ve Deniz (1945-1948, 18 sayı), Av ve Deniz Sporları (1948-1959, 30 sayı), Yacht (1964-1981, 152+2 sayı) ve mümkün olursa Yelken Dünyası (1984-2018, 406 sayı, -2000 yılına kadar olan sayıları-) dergilerine veya ulaşabildiğim farklı kaynaklarla sürdürmeye çalışacağım. Yayımlanacak dizinler, kendimizi “tanımak ve bilmek” için dizinlere dikkat çekmeye çalışan basit bir fener sayılabilir, çünkü Liman Mecmuası hariç dizinler ayrıntılı değil (ör. yazar ve konulara göre makale dizini yok). Kimi zaman “içindekiler” sayfasının görseli, kimi zaman sadece amatör-sportif denizcilikle ilgili başlıklarla sınırlı olarak özet bilgiler halinde dizinleri aktarmaya çalışacağım.

Başta da belirttiğim gibi dizin serisi yayımlanmış tüm denizcilik dergilerini kapsamıyor, 1960 sonrasında ise sadece amatör-sportif denizciliğe yönelik yayını sona ermiş bazı dergileri içeriyor. Yayımı sona ermiş ör. Marine Aktüel, Yachting World Türkiye, Türkiye Yacht gibi dergiler de var, dilerim onların dizinlerini de yayımlayan çıkar.

Yine amatör-sportif denizcilikle ilgili bir bilgi olarak aktarayım, bayrağı Yacht dergisine devrettiği söylenen 25 sayı çıkmış İzmir merkezli Yelken gazetesi (1957-1965) de var ama sahaflarda herhangi bir sayısına ulaşamadım.

Halen yayımlanan denizcilik dergilerinin de kendi dizinlerini (hatta yazar ve konulara göre ayrıntılı dizinlerini) yayımlayarak deryada yer almasını dileyelim.


[1] Birkaç başvuru kaynağı: Türkiye’de Gazeteler ve Dergiler Sözlüğü, 1831-1993, M. Orhan Bayrak, Küll Yay. 1994. Türkiye’de Dergiler Ansiklopediler 1849-1984, Haz. Deniz İnsel, Gelişim Yay. 1984.Kültür Bakanlığı Süreli Yayınlar (Dergiler) Toplu Bibliyografyası (1933 – 2000), Mehmet Toprak 2002.” kitabında sadece bakanlığın süreli yayınları hakkında bilgi var.

[2] Eski Harfli Türkçe Süreli Yayınlar Toplu Kataloğu (Milli Kütüphane Yayınları, 1963) taranarak ulaşılan yayınlar.

[3]Kayıtlara geçmiş yaklaşık 20 spor dergisi var. Tüm dergilerin tam koleksiyonu olmadan yapılan çalışmalar nedeniyle kaynaklarda farklı bilgiler var. Eski harfli spor dergileri hakkında bilgilendirici iki çalışma: “Osmanlıca Spor Sürelilerinin Tespiti, Arşiv Araştırması” (2022) Ömer Alanka, Ülhak Çimen, Fatih Değirmenci Asiye Ata, Kesit Akademi Dergisi, 2022 / 8 (32), s. 311-327 (yazıya dergipark.org.tr’den ulaşılabilir).Osmanlıdan Cumhuriyete Spor Dergileri” Onur Yıldız (https://www.academia.edu/67261789/Onur_Y%C4%B1ld%C4%B1z_Osmanl%C4%B1dan_Cumhuriyete_Spor_Dergileri?email_work_card=title)

[4] Hakan Aydın (2009) “İdman (1913-1914): İlk Kapsamlı Spor Dergisi Üzerine Bir İncelemeErciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı: 27 / 2009/2, s.153-169 (yazıya dergipark.org.tr’den ulaşılabilir).


Bağlantılı yazı, bkz. : Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin

* Osmanlı son dönemi denizciliği hakkında bkz.: 19. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul Gemicilik Şenlikleri: Büyükada (Prinkipo) Regattaları ve Adanın Dönüşümü / Bengi Su Ertürkmen Aksoy ve Neşe Gurallar (Sunuş: Osmanlıda Gelenin, Kalanın, Kaybolanın, Yok Olanın İzleri…/ Sezar Atmaca) (Yazarların izniyle, Haziran 2023)

Similar Posts

  • Sadun Boro’dan Bir Mektup Bir Yazı: Örnek Bir Yat Kulübü / Marina Ayrı, Barınak Ayrı

    Amatör denizciler yıllardır teknelerin barınabilmesi için daha basit ve ucuz çözüm arayışlarını sürdürüyor. Tekne barınmasını kolaylaştırıcı basit/ucuz çözüm arayışlarına yönelik Sadun Boro’nun kaleminden iki örnek yazı var ekte. İlkinde dünya turu sırasında (1966’da) gördüğü “Bir tekne sahibi olarak bir kulüpten daha ne kolaylık beklersiniz!” dediği örnek bir deniz kulübünü anlatıyor; diğerinde yıllar sonra (2008’de) “önemli olan barınmak” diyerek marina ile barınağın farkını/işlevini, teknelerin barınma sorununu vurguluyor.
    UAB, 2009 yılında yapılan 10. Ulaştırma Şurası’nda “200 adet balıkçı barınağının 55’inin kademeli olarak yat limanına dönüştürülmesi ya da kademeli olarak ortak kullanım modelinin oluşturulması” kararı aldıysa da, belirlenen hedefler ve gerçekleştirilme oranları amatör/sportif denizcilik açısından ümit verici olmadı. Örneğin bu modeli uygulayan barınaklarda fiyatlar neredeyse marinalarla yarışır düzeye ulaştı. Belediyelerce yapılan ya da işletilen marinalarda da durum farklı değil. (Güncel bir örnek: İstanbul’da İstmarin Tarabya Tekne Park’ta 2023’te 44.600 lira ödenen 9.10 metre boyundaki tekneden 2024 için istenen bedel: 238.800 lira). Kısacası teknelerin barınması için marinalar yanında basit/ucuz çözümlere, bunları sağlayacak yeni yapılanmalara/örgütlenmelere ihtiyaç gün geçtikçe artıyor, arayışlar sürüyor.

  • Eski Denizcilik Dergileri Dizini III: Yurtta ve Dünyada Av ve Deniz Sporları (Eylül 1948-Nisan 1954?)

    “Memleketimizde Amatör Yelkenciliğin İlk Günlerine Ait Hatıralar”
    Sezar Atmaca
    Yurtta ve Dünyada Av ve Deniz Sporları (Eylül 1948-Nisan 1954?) ya da kısa adıyla Av ve Deniz Sporları dergisi aralıklarla 30 sayı yayımlanır. Derginin beş sayısına henüz ulaşamadım (sayı 25, 27, 28, 29, 30).
    İlk sayısında yer alan “Sayın Okuyucularımıza” başlıklı başyazıya göre dergi Nisan 1948’de son sayısı çıkan “Av ve Deniz” (Eylül 1945-Nisan 1948) dergisinin devamıdır. Derginin sahibi ve yazıişleri müdürü Av ve Deniz’i hazırlayan Turhan Tamerler’dir. Tamerler, anlaşmazlık nedeniyle yayımına son verdiği Av ve Deniz dergisinin yerine artık Yurtta ve Dünyada Av ve Deniz Sporları dergisini çıkaracağını, Av ve Deniz abonelerine, abonelikleri bitinceye kadar yeni dergiyi göndereceklerini belirtir.
    1 Eylül 1948 tarihli ilk sayı künyesine göre dergi “av, deniz, balıkçılık, binicilik, dağcılık, otomobil, tayyarecilik sporlarından ve turizmden bahseder spor gazetesidir.” Av ve Deniz dergisinin “bahçe ziraati ve amatör fotoğrafçılık” konuları yeni dergide yer almasa da bu dergideki yazılar da çoğunlukla avcılıkla ilgilidir. Elimizdeki sayılardan sadece ikisinin kapağı denizle ilgilidir. Dergi idarehanesi Nuruosmaniye Caddesi No: 57, Cağaloğlu adresindedir.
    Turhan Tamerler başyazısında derginin 15 günde bir çıkacağını belirtir ancak ilk sayılarda gayret edilse de devamında mümkün olmaz, dergi belirsiz aralıklarla çıkar. Tamerler dağıtım sorunlarından söz ederek abonelikle destek olunmasını ister. “Acı bir hakikat olarak” bunun son tecrübesi olduğunu belirterek okuyucuları uyarır : “Benden başka bir fedainin daha çıkacağını tahmin etmiyorum.”
    “Eski Denizcilik Dergileri Dizini Serisi Hakkında” yazısında da belirttiğim gibi bu dizin de “eksiksiz” bir dizin değil, amatör-sportif denizciliği ilgilendiren konularla sınırlı, bazı balıkçılıkla ilgili yazılara da yer verdim ve parantez içinde bazı açıklamalar ekledim. Bütün yazı başlıklarının görülebilmesi için “İçindekiler” sayfası olan sayıların görselini eklesek de onuncu sayıdan itibaren içindekiler kaldırılıp sadece kapakta genel konu başlıkları sıralanarak basılmış dergi.
    Av ve Deniz Sporları dergisinin sayfalarında birkaç sayı yer alan Sinan Everest’in Kader teknesiyle Filipinler’e doğru yelken açmaya çabalamasıyla ilgili hikâyeyi, tarafların görüşleriyle birlikte daha önce yayımlamıştım.
    Ali Rıza Seyfi’nin Av ve Deniz dergisinde başlayan “Memleketimizde Amatör Yelkencilik Nasıl Başladı?” (sayı 14, Mayıs 1947),  “Memleketimizde Amatör Yelkenciliğin İlk Günlerine Ait Hatıralar” (Sayı 18, Nisan 1948) başlıklı yazı serisi Av ve Deniz Sporları dergisinin ilk sayısından itibaren de devam eder. Dönemin amatörlük algısını/anlayışını yansıtması açısından önemli ve ilginç olan bu dizinin derginin ilk sayısında yer alan yazısının görselini sona ekledim. Amatör-sportif denizcilik tarihi için anlamlı olabilecek bu yazılardan arada eksik sayılar var, sayıları tamamlamak veya eksik yazılara ulaşmak mümkün olursa bu ilginç yazıları topluca yayımlamaya çalışacağım.

  • |

    Eski Denizcilik Dergileri Dizini IV: Denizatı Dergisi Bibliyografyasından Seçmeler (1986-1994)

    Denizatı dergisi hakkında / Sezar Atmaca

    Denizle ilişkisi iş-meslek ilişkisi olan profesyonel denizcilerin dergilerinden biri olan Denizatı dergisi günümüzde dijital olarak yayımlanıyor. Derginin ilk sayısı hakkında bir kayıt bulamadım ancak derginin son sayısında yer alan bilgiye göre “Denizatı dergisinin geçmişi İTÜ Denizcilik Fakültesi (eski YDO) Mezunları Derneği’nin (İTÜ DEFAMED) kuruluş yılı olan 1949’a kadar uzanıyor.”

    Ağustos 1949’da “Yüksek Denizcilik Okulu Mezunları Cemiyeti” adıyla kurulan derneğin yayın organı olarak yayınını uzun yıllar sürdüren derginin son iki sayısı ise dijital olarak yayımlanmış (Bahar 2023, sayı 1 / Kış 2024 sayı 2)*.

    Denizatı dergisinin 9 yıllık dönemini (1986-1994) kapsayan bibliyografya derginin Ocak 1995 sayısının eki olarak verilmiş. Konulara ve yazar adlarına göre yapılmış iki bölümden oluşan bibliyografyayı M. Şeref Baba, Esra Biçen, Işıl Güler hazırlamış.

    İlgilenebileceğimiz, kulak kabartabileceğimiz konular veya içeriğini bilmesek de ilginç başlıkları seçmeye çalıştım ama dizerken gözümden kaçan yazılar da olabilir. Bibliyografyada yazıların yer aldığı dergilerin sayfa numaraları varsa da dergi sayılarını belirtmekle yetindim, konu başlıklarına göre yapılan sıralamayı esas aldım. 

    Bu bibliyografyayı paylaştığı için Murat Koraltürk’e teşekkürlerimizle.

  • |

    Gökova Rehberi Hakkında

    Sevgili Deniz Boro’yla Vira Demir hakkında konuşurken, Naviga dergisinin Vira Demir’den alıntılarla hazırladığı ve dergi eki olarak verdiği (2017) Gökova Rehberi’ne bakıp değerlendirme sözü vermiştim, yazı onun e-postası (21 Ağustos 2017).

    (…)

    Naviga dergisi eki olarak verilen Gökova Rehberi‘ne genel olarak baktım ve kabaca gördüklerimi/önerilerimi şöyle sıralayabilirim:

    ●Sadun abinin kullanımları/yazdıkları zorunluluk olmadıkça, keyfi olarak değiştirilmemeli. Örneğin Açıklamalar bölümünde (s.7) Vira Demir’de “çapa” olan terim “çıpa” diye değiştirilmiş ki yanlış hatırlamıyorsam Sadun abi diğer kitaplarında da çapa diye kullandı.

    Yine aynı sayfada yer alan “Fenerlerin son durumu ve koordinatları, yeni konan ve değiştirilen fenerler ‘Askeri Deniz Yasak Sahalar’ ve ‘Dalışa Yasak Sahalar’ SHOD tarafından kontrol edilmiştir.” ifadesi hatalı/sakıncalı bir ifade ve Vira Demir’deki cümleyle ilgisi yok. Özel bir kitaba SHOD böyle bir hizmet vermez/veremez ve böyle bir sorumluluk almaz/alamaz. Bu kitabı yazanlara/hazırlayanlara düşer ki Vira Demir’deki cümle de bunu (hangi kaynakların esas alındığını) anlatır.

    ….

  • |

    Yazı Sayısı mı Kalitesi mi?

    Mesut Baran yönetimindeki Yelken Dünyası amatör denizciliğimizin amatör yüzünün yüzakıydı uzun yıllar. Dergiye yönelik eleştirileri bile çekincesiz basar, gocunmaz, yazıyı kabul ederken de “burası sizin derginiz, yerinde eleştiriler bize yol gösterir” derdi. Onun yönetimindeki dergi bizler için de sığınılacak bir limandı ancak sayıların giderek daha fazla birbirine benzemeye, tekrara düşmeye başladığını düşününce Eylül 2006 sayısına bu yazıyı yazmıştım.

    Yelken Dünyası’nın Ağustos sayısını okuduğumda aklıma “Acaba Yelken Dünyası gönderilen her yazıyı olduğu gibi basmakta mıdır?” sorusu geldi. Gelen her yazıyı istisnasız basmanın belki yazı çeşidi (nicelik) yönünden dergiye epey bir katkısı olsa da yazıların öncelikle nitelik yönünden katkısını da düşünmek gerekmez mi? Dergiyi daha değerli yapacak olan nitelik değil midir? Gelen yazıların dilbilgisi, derdini anlatabilme, yeni bilgiler-yeni bakış açıları sunma, konuya hakimiyet, yeterlik, gelişmelerden-mevcut ve yeni yazılı eserlerden haberdar olma, gelişmeleri aktarma, tekrara düşmeme, vb. kriterlerle değerlendirilmesi daha doğru olmaz mı? Bu açıdan bakıldığında kimi yazıların eksikliklerini, zaaflarını gidermesi için iade edilmesi, kimi yazılara okuyucuyu bilgilendirmek için kısa notlar düşülmesi gerekmez mi?

  • Sarıyer Belediyesi Yeşil Martı Dergisi

    Denizcinin Günlüğü (ADF Yayınları, 2006-2010) serisini kaynak olarak kullanma izni isteyen bir arkadaşım Sarıyer Belediyesi’nin Yeşil Martı dergisinin Ocak 2018 sayısının pdf dosyasını gönderip, değerlendirmemi istemişti. Ancak dergide Denizcinin Günlüğü’nden çok alıntı olmasına rağmen bunun gerektiği gibi belirtilmediğini gördüm, yol açabileceği sorunları kendisine ilettim. Ayrıca derginin denizcilikle ilgili kısımlarında gördüğüm eksiklikleri/yanlışları yazdım.

    Sarıyer Belediyesi’nin Yeşil Martı dergisinin 8. sayısının (Ocak 2018) denizcilikle ilgili kısımlarını inceledim. “Olay denizde geçiyor” ama çok çapariz var. Geçen sene Şubat’taki Boat Show’da aldığım ilk sayısında da denizcilikle ilgili yazılarda epey hata ve kaynak göstermeme durumu vardı, “ilk sayıdır olur” demiştim ama sonraki sayıları görmedim. Derginin hazırlanmasında kullanılacak eserlerden/kaynaklardan nasıl faydalanılabileceğinin bilinmesi gerekir. Kullanılan/faydalanılan kaynakları belirtme kimsenin ihtiyarına/keyfine kalmış bir konu değildir. Kanunun (5846) gereğini bir tarafa bıraktık öncelikle emeğe saygı gösterilmesi esastır, faydalanılan kaynaklar yağmalanacak kamu malı değildir. Faydalanılan kaynakların belirtilmesi etik olduğu kadar hazırlayanın ne tür kaynaklardan faydalandığını (ör. kaynak değeri var mı?) gösterdiği için de önemlidir. Üzülerek görüyorum ki böyle bir hassasiyet sekizinci sayıda da oluşmamış…