2018 Deniz Kitapları Örnekleri

denizciler@yahoogroups.com grubunda yayımladığım senenin deniz kitapları örnekleri…

Ülkemizde günde yaklaşık 150 kitap basılıyor, çok az da olsa bunların bazıları deryayla ilgili. Bunların bilinmesi/tanınması ancak paylaşmayla mümkün. Geçen yıl gönderdiğim, 2017 Deniz Kitapları Örnekleri’ne bir katkı olmadı, ama şu  kitaplar da 2017’de basılmış: Osmanlı Denizciliği (1825-55), Levent Düzcü, Doğu Kütüphanesi; Sultanın Casusları, Emrah Sefa Gürkan, Kronik Kitap (üstelik 2017’de 3 baskı yapmış); Osmanlı Bahriyesinde Bir Amerikalı, Bucknam Paşa, Ender Kuntsal, İş Bankası Yayınları; Pruvamız Neta II, Erdal Kurumlu, Boyut Yayınları.

Aşağıda “ilk baskısı” 2018’de yapılan ilgi alanımıza girebilecek kitaplardan ulaşabildiklerimin bir listesi var, katkı olur, genişletilir umuduyla gönderiyorum. Kitaplara, kısa notlar, tanıtım/eleştiri yazıları yazdım. Keyifle kitap okunabilecek/seyir yapılabilecek günler dileğiyle, selamlar ve sevgiler…

sezar atmaca

Adalar’a Çıkmak, İstanbul Açıklarındaki Bir Takımadanın Öyküsü, Catherine Pinguet, çev. Orhun Alkan, İş Bankası (sert kapak, büyük boy, 204 sayfa). Denizle ilgisi biraz dolaylı da olsa deniz banyoları, Hayırsızada’da köpek itlafı, Marmara rüzgârı vb. ve Albüm bölümünde 55 fotoğraf/kartpostal ve görsel malzemenin yer aldığı (ör. s.75-76 Osmanlı döneminde adalar açıklarında Türk tekneleri) 9 İstanbul adasıyla ilgili bu keyifli anı kitabı da listeye eklenebilir.

Aganta Burina Burinata, Cevat Şakir Kabaağaçlı, “The Fisherman of Halicarnassus”, İngilizceye çeviren: Gregory Key (sert kapak, 280 sayfa). Sponsorluğunu Provezza Sailing Team’in , editörlüğünü Halikarnas Balıkçısı’nın torunlarının (Joanne Aliye Noonan Kutup, Diana Deniz Noonan) yaptığı, Librakons Rare Books’un projelendirdiği ve Ege Yayınları’nın yayımladığı bir proje kitabı. İngilizcedeki ilk Cevat Şakir kitabı.

Akdeniz’de Ay Yıldızlı Gemiler,Ali Bozoğlu, İMEAK İzmir (324 sayfa). Yazarın İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi’nin “Denizden Merhaba” dergisinde yayımlanmış yolcu gemileri hakkında yazdığı yazılardan oluşuyor. Zaman zaman mürettebatın da yer aldığı ilginç, keyifli, hüzünlü bir yolcu gemileri tarihi…

Arşipel, Kehanetler Denizi, Cenk Şahin, Cinius Yayınları (252 sayfa). “Denizler Ülkesi’nden Öyküler” alt başlığı ile antik çağlara, yüzyılımıza, günümüze ait Ege’den 20 hikâye.

Bahriye’de Zafer Rehberi (rehber-i muzafferiyyât-ı bahriye),Miralay Ahmed Muhtar Paşa, haz. Ali Fuat Örenç, İş Bankası Kültür Yayınları (238 sayfa). II. Abdülhamid devrine (1876-1909) ışık tutacak önemde, orijinali 1900 yılında basılmış, bu devirdeki zırhlı gemiler ve deniz muharebe doktrinlerini, Osmanlı İmparatorluğu’nun deniz stratejisini ele alan, imparatorluğun denizdeki haline  o dönemde kafa yoran önemli bir eser. Kitapta Ali Fuat Örenç’in eser hakkında uzunca bir takdim yazısı ve Osmanlı askeri entelektüellerinden Miralay Ahmed Muhtar Paşa’nın eserlerinin bir listesi de yer alıyor.

1421. Çin’in Dünyayı Keşfettiği Yıl,Gavin Menzies, çev. Kardelen Kala, Kalkedon Yayınları (680 sayfa). Her ne kadar “Dünya tarihini yeniden yazan bestseller” diye sunulan kitap hakkında Mahfi Eğilmez “Coğrafi keşiflerle ilgili bilgilerimizi alt üst eden bu önemli kitabı okumanızı öneriyorum.” dese de İngiliz Kraliyet donaması subaylarından Menzies’in verdiği bilgiler hayli abartılı ve tartışmalı. Şansa bakın ki bu kitaptaki safsatalarla ilgili güzel/ayrıntılı bir inceleme Deniz Mecmuası’nın 12. sayısında (Aralık 2018) yer alıyor: Zheng He’nin Yolculukları, Haluk Ertan s. 47-57. Kitabı bu bilgiler ışığında ihtiyatla okumakta fayda var.

Brezilya Seyâhatnâmesi, Bağdatlı Abdurrahman Efendi, sadeleştiren Yusuf Turan Günaydın, Kopernik Yayınları (74 sayfa). Aslında yeni bir kitap değil, yıllar önce Brezilya’da İlk Müslümanlar adıyla (Kitabevi, 2005) çevrilmişti ama her ne hikmetse kitapta bu çeviriden hiç söz edilmemiş. 19. Yüzyılda Basra’ya giderken Brezilya’ya sürüklenen iki Osmanlı savaş gemisinden birinin imamı olan Abdurrahman Efendi’nin anılarının yeni ve sadeleştirilmiş bir versiyonu.

Denizde Bir Devekuşu, İsmail Oruç, Cinius Yayınları (172 sayfa). Haldun Sevel arka kapakta şöyle yazmış: “İsmail Oruç, kendi imkanları, kendi emeği ve azmi ile tekne sahibi olmak ve denizlerde yaşamak hayalinin ve amacının adım adım nasıl gerçek olabileceğini yaptıklarıyla ve yazdıklarıyla deniz yürekli insanlara yol gösteren bir deniz feneri olmuştur.” Kendi teknesini yapan Oruç’un yazılarından/hikâyesinden haberdardım ama kendisiyle Tuzla Boat Show’da yeni çıkmış kitabıyla ilgili standında tanıştım. Yaşadıklarını kitap haline getirmesine çok da sevindim. Çünkü amatör-sportif denizciliği geliştirecek yollardan biri “bir milyon  amatör denizci belgesi dağıtma” gibi yalapşap iddialar değil, bu tür girişimlerin artması ve yazı/kitap olarak paylaşılması/çoğalmasıdır. Ama acı olan, yazarın kendi imkânlarıyla bastırdığı bu tür kitapları yayımlayacak, gün ışığına çıkaracak, heveslendirecek bir yayınevinin/yayıncının olmamasıdır.

Denize Yansıyan, Joseph Conrad, çev. Ömer Bozkurt, Everest Yayınları (282 sayfa). Ömer Bozkurt, mükemmel çevirileri yanında yazdığı kapsamlı ve hayli bilgilendirici sunuş/giriş yazıları ile kitaplara benzersiz bir değer katıyor; “Conrad’ın Denizcilik Yaşamı ve Tanıklığı” başlıklı yaklaşık 50 sayfalık yazısı gibi. Bozkurt, kitap “ yelkenli gemilere yönelik tutkulu bir övgü olarak da okunabilir” diyor. Conrad’ın denizde yaşadıklarını, denize bakışını ve bir denizci olarak gelişimini anlatan bir edebiyat şöleni.

Denizin Tarihi, Jacques Attali, çev. Berna Günen, Kırmızı Kedi Yayınları (296 sayfa). Evrenin oluştuğu günlerden günümüze “insanlığın yok etmeye başladığı ve insanlığı yok edecek olan” denizin tarihi… Çevirisi de iyi ama birkaç yerde geçen “eğlence gemisi” tanımını yat/gezi teknesi vb. olarak okuyun (yeni baskıda düzeltilecek). Deniz/denizcilikle ilgili hayli veri içeren kitap her kütüphaneye lazım. 

Dümencinin Rehberi, Pratik Bilgi ve İpuçları, Bo Streiffert, çev. Tayfun Timoçin, DADD (su geçirmez, telli, 20×24 cm. 24  sayfa). Denizlerdeyiz Amatör Denizciler Derneği’nin üyelerine satış/dağıtım için hazırladığı  ilk yayını, bir pratik kullanım rehberi.  Çevirisi ve baskısı problemliydi, ilettim, elden geldiğince düzeltileceği söylendi ama düzeltilmiş bir nüsha görmedim.

Dünya Varmış II, Ekrem İnözü, Naviga Yayınları (büyük boy, sert kapak, 384 sayfa). İlk Dünya turu (2004-2007) anılarını da kitaplaştıran M.Ekrem İnözü’nün üç yıl süren, Horn Burnu ve Güney Amerika’ya uzanan, farklı ekiplerle sürdürdüğü gezisinin hikâyesini (+ öncesindeki Akdeniz seferini) anlatan güzel fotoğraflarla süslü bir butik kitap Dünya Varmış II. Son 20 yılda defalarca Atlantik ve Akdeniz seyri yapan İnözü kitabın ilk bölümünde tecrübelerini/önerilerini de aktarmış. Deniz kütüphanemizin önemli eksiklerinden biri uzunyol seyirleriyle ilgili teknik bilgilerin/önerilerin yer aldığı bağımsız kitapların olmayışı. Dilerim yazar uzun seyirleriyle ilgili (denizcilik/seyir-yelken/donanım/güvenlik vb.) bilgilerini denizcilik diline de önem vererek ayrı bir kitap haline getirmeyi de düşünür.

Güverte Güncesi,  Şilepte Bir Yolcu, Ömer Bozkurt, Kırmızı Kedi Yayınları (268 sayfa). Denizcilikle ilgili çevirileri yanında esas olarak yolculuk yazıları  ve kitaplarıyla bizi gemilere/gemiadamları dünyasına taşıyan Ömer Bozkurt’un denizcilik literatürüne hakim akıcı diliyle Avrupa’dan Kuzey Amerika’ya çelik taşıyan bir şileple, İngiliz Boğazı ve Kuzey Atlantik’te, sonrasında Saint Lawrence Irmağı’nda ve ardından  Büyük Göller’de süren ve Yukarı Göl’ün (Superior) batı ucunda son bulan bir deniz yolculuğunun öyküsü… Deniz yazınına bu seneki katkılarından dolayı da Prof. Ömer Bozkurt’a ayrıca teşekkürler…

II. Abdülhamit Dönemi Deniz Stratejisi, Evren Mercan, Dergah Yayınları (268 sayfa). Günümüzde II. Abdülhamid dönemi revaçta ama İmparatorluğun bu zor döneminin anlaşılması, önyargılardan, basmakalıp fikirlerden uzaklaşılması için ayrıntılı incelemelere, eleştirel yaklaşımlara, yeni yorumlara ihtiyaç var. Bu döneme ilişkin Bahriye’deki değişimleri ele alan ayrıntılı bir akademik çalışma.

İstanbul’da Deniz Sefası, Deniz Hamamından Plaja Nostalji, Sergi Katalogu, Pera Müzesi (Türkçe-İngilizce, büyük boy, 432 sayfa). Pera Müzesi’nde açılan serginin katalogu. Toplumun ve sahillerin nasıl değişip/dönüştüğünün belgeseli… Fotoğraflar, çizimler, resimler, kişiler eşliğinde sefadan cefaya İstanbul sahillerinin hikâyesi.

Kara ve Deniz, Carl Schmitt, çev. Gültekin Yıldız, Vakıfbank Kültür Yayınları (100 sayfa). Nazi Almanya’sının fikir babalarından siyaset kuramcısı Carl Schmitt’in deniz odaklı jeopolitik bir dünya tarihi okuması sunan felsefi, ilginç metni.

On Altı Batıkta Dünya Tarihi, Stewart Gordon çev. Zülal Kılıç, Kitap Yayınları (304 sayfa). Gemilerin ve onları inşa edip denize açılan insanların hikâyeleri üzerinden anlatılan, gemi yapımı ve seyrüsefer teknolojilerinin keşifler ve bilimler dünyasına nasıl yeni ufuklar açtığını gösteren benzersiz bir dünya tarihi.

Osmanlı Bahriyesi, 19. Yüzyıl Buharlı Gemiler Dönemi, Nurcan Bal, Kronik Kitap (422 sayfa). Deniz Müzesi’nde arşiv uzmanı olarak çalışırken birçok Bahriye yayındaki katkıları/emeği ve kitapları ile hatırladığımız (hatta Süleyman Nutki’nin Istılahat-ı Bahriye’sini çevirdiğini biliyorum ama Deniz Kuvvetleri yıllardır basmadı…) yazarın “arşivlerde geçen 27 yılın bilgi ve tecrübe birikimiyle yazdığını” belirttiği titiz bir çalışma.

Osmanlı Donanması’nın 1827 Navarin’de yakılması, 1839’da Mısır’a kaçırılıp yaklaşık iki yıl boyunca bakımsız bir şekilde kalması ve 1853 Sinop Baskını faciası sonrası büyük oranda zayıflaması ve buharlı gemilere geçiş çabaları…

Osmanlı Donanması 1572-1923, Daniel Panzac, çev. Ahmet Maden- Sertaç Canpolat, İş Bankası Kültür Yayınları (568 sayfa).  Osmanlı denizcilik tarihinin önemli isimlerinden Daniel Panzac’ın “…zaferleri kadar yenilgileriyle, arı kovanı gibi çalışan tersaneleriyle… leventleri, korsanları ve Avrupalı mühendisleriyle Osmanlı donanmasının serüveni…” Sunuş yazısında da belirtildiği gibi “Türk denizcilik tarihi literatüründe kalıcı bir yapıtaşı…” Donanma tarihine meraklı herkese lazım. 

35 Yıl 20 Dakikaya Nasıl Sığdı? Aykut Altay, İkinci Adam Yayınları (274 sayfa). “Bir Gemi İnşa Mühendisinin Anıları” alt başlığını taşıyan kitap Türkiye gemi inşa sektörünün bir dönemine ışık tutuyor… Gemiadamı tarihi meraklılarına…

Sultanın Korsanları, Osmanlı Akdenizi’nde Gaza, Yağma ve Esaret 1500-1700, Emrah Safa Gürkan, Kronik Kitap (570 sayfa). Deniz tarihi hakkında bildiklerimizi, duyduklarımızı sorgulayan, neredeyse bütün Akdeniz ülkeleri arşivlerinde çalışılarak hazırlanmış, yepyeni bilgi ve kaynakların sunulduğu, gazavat dilinin eleştirildiği, bilindik kategorileri altüst eden ezber bozucu bir kitap. Kadırga hayatı, mühtediler, korsanların etnik, dini ve coğrafi dağılımı, Gazavat-ı Hayreddin Paşa’yı nasıl okumalıyız?, korsanlığın coğrafyası, ganimeti paylaşmak… milli devlet paradigmasına hapsolmuş bir tarihçilikten uzak Osmanlı tarihi çalışması…

Tarihte Türkiye Haritaları, ed. Bülent Özükan, Boyut Yay. (karton kutu, sert kapak,~ 50×35 cm. 336 sayfa). Türkiye’ye ilişkin koleksiyon haritaların ilk kez bu kitapta bir araya getirildiği eser 20 yıllık çalışmanın ürünü. 6000’nin üzerinde harita arasından seçilen 265 haritanın yer aldığı butik kitabın girişinde Celal Şengör’ün “Ülkelerin kendi geçmişine ilişkin harita koleksiyonları üzerine geniş bir sunum” yazısı var. Harita meraklılarına…

TÜDAV Yayınları… Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’nın dijital basılmış, internetten indirilebilen 3 önemli İngilizce kitabı var. Bunlardan ikisi yaz aylarında hepimize lazım olacak, “aslan balığı, jelimsi organizmalar ve ilkyardım önerilerini” hakkında. Lisan sorunu olsa da açıklayıcı şekiller, fotoğraflar olduğu için denizde/deniz kenarında olan herkesin yanında olmasında fayda var.

Lionfish Invasion and Its Management in the Mediterranean Sea /Akdeniz’de Aslan Balığı’nın Yayılımı ve Yönetimi, (121 sayfa). Tanıtım yazısında17 kurumdan 24 yazarın katkısıyla hazırlanmış, 10 makaleden oluşan kitabın farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getirerek Akdeniz’e aslan balığının girişini, yayılımını, ekosistem, dalış turizmi ve insan sağlığı üzerinde yarattığı etkilerini, akvaryum ticaretini, tüketimini ve yönetimini kapsamlı bir şekilde ele aldığı” belirtiliyor.

http://tudav.org/wp-content/uploads/2019/01/TUDAV_lionfish_book.pdf

Jellyfish of the Black Sea and Eastern Mediterranean Waters/ Doğu Akdeniz ve Karadeniz Sularındaki Jelimsi Organizmalar(74 sayfa). Dünya Sualtı Federasyonu (CMAS) ve Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun (TSSF) da katkılarıyla hazırlandığı belirtilen kitap, bu canlıların özelliklerini ve onlarla etkileşim sonucu alınacak ilkyardım önerilerini içeriyor.

http://tudav.org/wp-content/uploads/2019/01/TUDAV_jellybook.pdf

Oil Spill along the Turkish Straits Sea Area; Accidents, Environmental Pollution, Socio-Economic Impacts and Protection/Türk Boğazları Deniz Alanında Petrol Sızıntıları: Kazalar, Çevresel Kirlilik, Sosyoekonomik Etkileri ve Korunma (464 sayfa). 20 kurumdan 59 yazarın katkısıyla hazırlanmış 7 bölüm ve 42 makaleden oluşan kitap www.tudav.org sitesinden indirilebilir.

Türk Deniz Gücünün 21. Yüzyıl Boyutu, Küdenfor, (110 sayfa). Ocak 2017’de yapılan Küdenfor çalıştayının kitabı. Çoğu bahriye kökenli yazarların “deniz gücü” tasavvurlarının derli-toplu bir özeti.

Üç Hikâye, İlban Ertem, İletişim Yayınları (büyük boy, 140 sayfa). İlban Ertem’in 1990’lı yıllarda HBR dergisinde yayımlanmış üç güzel çizgili tefrikası. Radarımıza giren ise meşhur halk türküsü Çökertme’nin hikâyesi (sayfa 13-85)… Tekne çizimleri eşliğinde keyifli bir çizgi hikâye.

●●●●●●●●●●●●●

Yayımlandığından haberdar olduğum ancak göremediğim birkaç kitap daha var:

● Aklın Kusuru, Tamer Şahin, Ulak Yayıncılık. ●Hırçın Deniz , Hasan Şahin, Anemon Yayınları.●Kulağım Karadeniz’de, Kemal Anadol, Kuvayı Milliye Donanmasının Romanı, Kırmızı Kedi Yayınları.●Odisseas’ın Simi’ye Yolculuğu, Odisseas’ın Simi’ye Yolculuğu Ege denizinde kanoyla gezen bir grup Yunan gencinin öyküsü. Kitap Simi Belediye’sinin desteği ile yayımlamış ama satılan bir yer bulamadım. Simi’ye mi gitmek lazım acaba?

Türk Armatörleri Tarihi, Osman Öndeş, İMEAK, İzmir. 6 ciltlik kitabın son dört cildi geçen yıl prestij kitap olarak yayımlandı diye biliyorum, satışa sunulmadı. Sahaflara düşeceği günü bekleyeceğiz demektir.

(denizciler@yahoogroups.com, 19 Şubat 2019)

Similar Posts

  • |

    Gökova Rehberi Hakkında

    Sevgili Deniz Boro’yla Vira Demir hakkında konuşurken, Naviga dergisinin Vira Demir’den alıntılarla hazırladığı ve dergi eki olarak verdiği (2017) Gökova Rehberi’ne bakıp değerlendirme sözü vermiştim, yazı onun e-postası (21 Ağustos 2017).

    (…)

    Naviga dergisi eki olarak verilen Gökova Rehberi‘ne genel olarak baktım ve kabaca gördüklerimi/önerilerimi şöyle sıralayabilirim:

    ●Sadun abinin kullanımları/yazdıkları zorunluluk olmadıkça, keyfi olarak değiştirilmemeli. Örneğin Açıklamalar bölümünde (s.7) Vira Demir’de “çapa” olan terim “çıpa” diye değiştirilmiş ki yanlış hatırlamıyorsam Sadun abi diğer kitaplarında da çapa diye kullandı.

    Yine aynı sayfada yer alan “Fenerlerin son durumu ve koordinatları, yeni konan ve değiştirilen fenerler ‘Askeri Deniz Yasak Sahalar’ ve ‘Dalışa Yasak Sahalar’ SHOD tarafından kontrol edilmiştir.” ifadesi hatalı/sakıncalı bir ifade ve Vira Demir’deki cümleyle ilgisi yok. Özel bir kitaba SHOD böyle bir hizmet vermez/veremez ve böyle bir sorumluluk almaz/alamaz. Bu kitabı yazanlara/hazırlayanlara düşer ki Vira Demir’deki cümle de bunu (hangi kaynakların esas alındığını) anlatır.

    ….

  • Bahriye Yayınları ve Türk Denizcilik Tarihi (I-II)

    Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde uzun yıllardır yayımlanan ve son yıllarda sayıları giderek artan kitapların, –Hücumbotlar / Türk Donanmasının Mayın Harbi gibi mesleki ağırlıklı olanlar değerlendirme dışı tutularak- “genel bir değerlendirmesini” yapmak istediğimizde; “belirlenmemiş/oturmamış bir yayın politikasının doğurduğu dağınıklık, kitapların çoğunun yeni bilgiler ve belgeler içermemesi, araştırmadan çok derleme veya Deniz Kuvvetleri bünyesinde daha önce yayımlanmış kitaplardaki bilgilerin tekrarına dayanması; ilgili literatürün takip edilmediği izlenimi nedeniyle akademik yönden yetersizliği; sayfa düzeni/baskı kalitesi vb. görsel eksiklikler” ilk olarak gözümüze çarpanlardır. Örneğin denizcilik tarihi için hayli önemli temel kitapların ( Hızır Hayrettin Reis’in, Seydi Ali Reis’in, Piri Reis’in, Katip Çelebi’nin kitapları -gözden geçirilmeyi bekleyen farklı nüshaları- ve Kamus-u Bahri vb…) hiçbirinin bu yayınlar içinde çıkmaması yayın politikası açısından düşündürücü. Seydi Ali Reis’in 16. yüzyılda yazdığı, kimi bölümleri 19. yüzyılda İngilizce Almanca ve İtalyancaya çevrilen ancak hâlâ Türkçeye kazandırılmamış Hint denizlerinin kılavuz kitabı Muhit basılmayı bekliyor… Dünyadaki sayılı örneklerden biri olan Deniz Müzesi’ndeki kadırga hakkında yayımlanmış ciddi hiçbir araştırma yok, Müze kataloğunun kaynakçasında Osmanlı gemileri hakkında yapılmış en ciddi çalışma yer almıyor… vb.

  • | |

    Kitâb-ı Bahriyye’nin Üçüncü Versiyonu “Seyyid Nuh’un Deniz Kitâbı” Hakkında

    Pîrî Reis’in (1470-1553) Bahriye’si (Kitâb-ı Bahriyye) özellikle haritalarıyla birçok Osmanlı coğrafya eserine kaynaklık etmiş, model oluşturmuştur.

    İlk versiyonu (telifi) 1521, ikinci versiyonu ise 1526’da kayda geçen Bahriye’nin günümüzde bilinen 44 kopyasının 16’sı yurtdışında bulunuyor. 2013’te yapılan bir Sotheby’s müzayedesinde 1718 tarihli 121 haritalı Bahriye yazmasının 325.500 sterline satıldığı biliniyor.

    Akdeniz ve Ege kıyılarının atlası niteliğindeki Bahriye’de denizcilikle ilgili demir yerleri, sığlıklar, yerleşim yerleri gibi bilgiler yanında sınırlar, sosyal hayat, coğrafya, bitki örtüsü, su ve benzeri kaynaklar hakkında da birçok farklı bilgi yer alır. Anlatımı Gelibolu’da başlayıp-biten Bahriye kopyalarının bazısında sadece metin (şiir/düzyazı), bir bölümünde hem metin hem de harita vardır. Şiir (nazım) kısımlarını Seyyid Murâdî’nin hazırladığı yazmaların ilk versiyonlarında en fazla 134 harita yer alırken, kapsamı daha geliştirilmiş ikinci versiyonlarında (örneğin Ayasofya yazmasında) 223 harita yer alır.

    Orijinali bulunamayan bu yazma eserin bilinen en eski nüsha tarihi ise 1544. Gemi reisleri veya ilgili (mevki sahibi) kişiler için kopya edilerek çoğaltılan Bahriye nüshalarına bu kopyalamalarda Pîrî Reis’in çizmediği yerler de eklenmiştir.

    Bunlardan biri de üçüncü versiyon Bahriye kopyası sayılan, Seyyid Nuh adında bir denizcinin düzenlediği  Deniz Kitâbı’dır. Seyyid Nuh’un bu kitabına ilk kez F. Babinger, Imago Mundi XI’deki (Leiden 1955, s. 180-182) “Seyyid Nuh and his Turkish Sailing Handbook” makalesinde değinmiştir. 1648-1650 yılları arasında kaleme alındığı tahmin edilen bu eserin bilinen tek nüshası Bologna’daki üniversite kütüphanesinde Luigi Ferdinando Marsigli’nin Arapça-Türkçe-Farsça yazmalar bulunduran “Şark Eserleri Koleksiyonu’nda (Biblioteca Universitaria di Bologna, Manoscritti Arabi) yer almaktadır. F. Babinger’in belirttiği gibi bu elyazması “türünün tek örneğidir ve başka hiçbir yerde saptanamamıştır.”
    Elyazması 1966’da tıpkıbasım olarak Der See-Atlas des Sejjid Nûh (Seyyid Nuh’un Deniz Atlası) adıyla yayımlanmıştır.

  • ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu’nun Hatalarla Dolu “Yeni” Kitabı…

    ADF’nin yayımladığı Yelkencinin Cep Kitabı’ndaki yanlışları görünce “Amatör Denizci Elkitabı’ndan
    başlayarak kitaplarının oluşmasına ve gelişmesine hayli emek/katkı verdiğim
    ADF Yayınları’nın böylesine sorunlu bir kitap yayımlamasına üzüldüm.” diye başlayan aşağıdaki yazıyı 5 Temmuz 2021’de ADF yetkililerine e-posta ile gönderdim. Yazıda kitabın elden geçirilmesini dileyerek gördüğüm yanlışları/hataları örneklerle açıklamaya çalıştım.

    E-postama herhangi bir cevap alamadım. Ancak Mart 2022’de yapılan ADF Olağan Genel Kurul toplantısı “Faaliyet Raporu”nda 3000 adet basılan “Yelkencinin Cep Kitabı”na “İlginin çok olduğu” kitabın 2. baskısının da yakında yapılacağı bilgisi yer alıyordu (https://www.adf.org.tr/amator-denizcilik-federasyonu-yonetim-kurulu/). Dilerim kitap bu haliyle tekrar basılmaz.

  • Amatör Sportif Denizciliğin Sorunları

    Marmara Üniversitesi VIII. Türk Deniz Ticareti Sempozyumu’na sunulan bu bildiri amatör/sportif denizcilikle ilgili yeni rotalar çizip, yol göstermek için değil, ülkemizdeki “deniz-tekne-insan” ilişkisini farklı bir çerçeveye oturtabilecek doğru düzgün bir “harita oluşturabilmek” amacıyla kaleme alınmıştır. Çünkü rota çizebilmek için, “navigasyon bilgisi” yanında öncelikle güncel ve doğru bir “harita” gerekir.
    Denizle olan ilişkimiz daha çok bakmak/izlemek, yolculuk keyfi üzerine kurulmuş, oldukça duygusal ve dolaylı bir ilişkidir. “Üç tarafımız denizle çevrili ama denize sırtımızı dönmüşüz” diye başlayan eleştiriler denize olan tutkuyu anlamaktan/anlatmaktan uzaktır. Çünkü bu algı “denizle ilgili” (denizel) olanla, “denizcilikle ilgili” (denizsel) olanın farkını yok sayar. Oysa yeterince ilgimiz/ilişkimiz olmayan deniz değil, denizcilik, yani“deniz-tekne-insan ilişkisi”dir. Yazı bunun nedenlerini/niçinlerini de gösterebilen bir harita oluşturabilme amacındadır. Günümüzde denize açılmanın, denizle yaşamanın sevildiği, “deniz-tekne-insan” ilişkisinin geliştiği ülkeler genellikle tarihinden gelen, denizaşırı gelişmiş bir deniz ticareti sayesinde “denizden yararlanma” oranı yüksek ülkelerdir. …
    Amatör/sportif denizci, herhangi bir maddi kazanç amacı taşımaksızın, sevgisi, hevesi, merakı, eğlencesi, sporu, hobisi için “denizi kullanan” kimsedir. Günümüzde “deniz-tekne-insan” ilişkisinin, bu çerçevede geliştiği, denizciliğin “yalın (saf) ve bireysel kaynağı”nın amatör-sportif denizcilik olduğu, hatta doğru dürüst bir amatör/sportif denizcilik olmadan profesyonel denizciliğin de yeterince beslenemeyeceği/gelişemeyeceği söylenebilir.
    Dünyada amatör/sportif denizciliğin geliştiği ülkeler, profesyonel denizci/amatör denizci, gemiadamı/amatör denizci… gibi ayrımların netleştiği/yerli yerine oturduğu ve bu sayede kurum, mevzuat, dil, yayın, temsilci, vb. olarak amatörlüğün özerkleştiği ve bağımsızlaştığı ülkelerdir.
    Ülkemizdeki duruma bakıldığında “denizde çalışan/denizi kullanan” ayrımının belirginleşmediği, özellikle bahriye ve ticaret denizciliğinin “iş-meslek” temelli denizcilik algısının kendi mesleki faaliyet alanları dışında da “denizcilik bizden sorulur” anlayışıyla hegemonyasını sürdürdüğü görülür. Bu zihniyetin beslenmesinde amatör/sportif denizciliğin de yeterli katkısı var şüphesiz.

  • |

    Çocukların Beyni Çöplük Değil

    Bürokrasinin kamu kaynaklarını heba eden ama hiçbir zaman alabora olmayan zihniyetine güzel bir örnek olan Küçük Denizcinin El Kitabı. Kitapçık 2007’de 600.000 basılıp okullara ve denizcilikle ilgili kulüplere dağıtıldı. Kapakta Denizcilik Müsteşarlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, arka kapakta ise bunlarla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı, Deniz Ticaret Odası, İDO, Denizciler Dayanışma Derneği, TURMEPA, Dak-Sar, Denizce amblemi var ama arka kapaktakiler muhtemelen dağıtım ağını genişletmek için eklenmiş/gönüllü katılmış kurumlar. 2016’da WİM/West İstanbul Marina “sosyal sorumluluk projemiz hakkında bilgi” notuyla bölge okullarında aynı kitapçığın İlçe Milli Eğitim ve Kaymakamlık oluruyla bastırılıp dağıtılacağını duyurdu ve dağıttı. Motor Boat dergisi de WİM’in dağıttığı bu kitapçığı dergi eki olarak okuyucularına verdi…
    İzmir DTO/Deniz Ticaret Odası da bu kitapçığın benzeri 34 sayfalık “Ben Denizciyim” kitapçığını bastı. Gazete haberlerine göre üstelik bu kitapçık TED İzmir Koleji ile İzmir DTO arasında imzalanan bir protokolle “Denizci Öğrenci Yetiştirme Projesi (DÖYEP) kapsamında çocuklara rehber kitapçık olarak dağıtıldı.
    İskenderun Ticaret Odası’nın çocuklar için hazırladığı Boyama Kitabı‘nın (2017) künyesi yok, çizeri, hazırlayanı kim belli değil, çizimler özensiz/kötü. Belli ki içeriği düşünüp/tartışıp/konuşmak için zaman harcanmamış.
    Çocukların beyni çöplük değil, nasıl beslerken dikkat edilmesi gerekiyorsa, bir şey hazırlarken de asgari titizlik/özen gösterilmeli.