Yayıncılık Adına Bir Vurdumduymazlık Örneği

Sezar Atmaca

Bu kısa yazı, ilk baskısını eleştirdiğimiz, bu yıl “genişletilmiş” üçüncü baskısı yapılan Amatör ve Deniz kitabının (Turgay Noyan, Naviga Yayınları, 1. Baskı 2019, 3. Baskı 2024) hiçbir düzelti yapılmadan, üstelik yeni hatalar/çaparizler eklenerek basılması üzerine yazarın, yayıncının, okuyucunun sorumluluğunu merak eden bir fikri takip yazısıdır.

“Turgay Noyan’ın Amatör ve Deniz Kitabının Eleştirisi: Kaptan Yatakta… “ başlıklı yazıda “Başucu kitabı olmaya aday” “Zengin içerikli bir eğitim kitabı” olarak pazarlanan Amatör ve Deniz kitabını önce kısa, sonra geniş bir şekilde ele alıp, kitapta yer alan bilgilerin “bir eğitim kitabı yazmak” için yeterli olmadığını belirterek, gelecek baskılarda gözden geçirilir/düzeltilir umuduyla görebildiğim hatalardan, eksikliklerden/çaparizlerden “örnekler” vermiştim. Aynı yazıda kitabın “genişletilmiş” ikinci baskısının çıktığını (Şubat 2020) ancak bu baskıyı kontrol etmediğimi, dolayısıyla neyin genişletildiğini bilmediğimi ama örneğin kaynakçanın aynı yanlışlarla basıldığını, bir düzeltme yapıldıysa da önsözde belirtilmediğini de yazmıştım. Ancak bu sene kitabın üçüncü baskısı yapılınca (Şubat 2024) neyin ne kadar düzeltildiğini merak ederek bu baskıyı satın aldım.

“Turgay Noyan’ın Amatör ve Deniz Kitabının Eleştirisi: Kaptan Yatakta…” başlıklı yazımda beş sayfaya sığdırabildiğim hatalardan, eksikliklerden/çaparizlerden en azından bir kısmı düzeltilir diye beklerken dört sayfalık “Denize Adam Düştü!” bölümü eklenen kitapta hiçbir düzelti yapılmadığını, onca sakat cümleye bile dokunulmadığını ama yeni yanlışlar eklendiğini gördüm. Gerçi editoryal hizmetin de hakkını yemeyeyim birkaç yerde sakat kullanımlar düzeltilmeye çalışılmış: Örneğin “sahil de” hatası “sahilde” olarak düzeltilirken (s. 98), “Kontur omurga” yanlışı “Kontromurga” olarak düzeltilmiş (s.11/çizim) ama bu da doğru değil. Sözlüklerde kontra/kuntra/kuntara yer alır ama kontr diye bir karşılık yok.

3. baskı, Naviga Yayınları 2024

Üçüncü baskıda sayfa sayısını aynı tutmak için birkaç fotoğraf ve yazarın “derin anlamlı denizci atasözü” zannettiği tekerlemelerden iki cümle çıkartılıp dört sayfalık “Denize Adam Düştü!” bölümü eklenmiş, böylece “baskı genişletilmiş”.

Eklenen bu dört sayfalık (s. 125-128) bölüm de kitabın genel durumuna uyumlu. Biri başlıkta olmak üzere iki kez “Williams Dönüşü” (s. 125) kullanılmış ama literatürde bu adla bilinen bir kurtarma manevrası yok. Anlaşılan Yazar çalakalem yazmayı sürdürüp Kaynakça’sına koyduğu kitaplara bile bakmamış. Manevranın doğru adı “Williamson Dönüşü”dür ki adını ABD donanmasında ilk kez bir kurtarma manevrasında uygulayan “John Williamson”dan (1943) aldığı bilinir. MOB şamandırasından söz edilmiş ama ne olduğu açıklanmamış (s. 126), eklenirse iyi olur. Kitap boyunca kullanılan GPS, eklenen bölümde “GPS plotter” oluvermiş (s. 127).  

Yelkenli tekne, “yelkenle seyreden tekne” değildir, yelkenli tekne motorla da seyredebilir, bu nedenle “Yelkenli tekneden biri düşerse” ya da “Yelkenli teknede MOB manevrası” gibi başlıklar hatalıdır/sakattır, “Yelkenle seyreden tekneden/teknede…” olarak düzeltilmeli (s.126 ve 127). Keza “Yelkenli MOB manevrası” olmaz, ama “yelkenle” olur (s. 128).

Literatürde artık “Denize Adam Düştü/MOB/Man Overboard” yanında “Person Overboard”un da kullanılmaya başlandığını hatta Amatör Denizci Elkitabı’na “Denize İnsan (Adam) Düştü” eklemesi yaptığımızı da bilgi olarak belirteyim.

Yayıncı emeği sorunu

Evet biliyoruz ki genel olarak bir “yayıncı emeği” sorunu var.  “Yayıncılar yapması gereken işleri yapmıyor, yel yepelek işler çoğunlukta; az masraf etmek, kitap sayısını arttırmak ana hedef olunca yayınlarda teknik işler, editör, düzelti ve benzeri ‘yayıncı emeği’ pek görülmüyor.” [1] Hatta yayın maliyeti yazara yükletildiği halde bu durum kitapların künyesinde belirtilmiyor.

Bunca çaparizi olan endazesi bozuk bir kitap herhangi bir düzelti özeni gösterilmeden hiçbir şey yokmuşçasına yeniden (2. baskı), yeniden (3. baskı) basılabiliyorsa zaten bir yayıncı emeğinden söz edilemez. Şüphesiz, yazarın özensiz özgüveninin yanında, okuyucuların, kitabı tanıtanların sessizliğinin/tepkisizliğinin de böyle bir gidişata katkısı göz ardı edilemez. Bu durum okuyucuların tepki göstermeyip aldırmama alışkanlığına mı, kitapların yeterince okunmayıp/değerlendirilmeyip sadece bakıldığına mı yorulmalıdır? Ülkenin genel gidişatına bakıldığında da bu ve benzeri konularda belki de kolektif bir aldırmazlıktan/vurdumduymazlıktan söz etmek mümkün.

Eğer amatörsek, bu örnekte yazarın, yayıncının okuyuculara karşı bir özür, açıklama veya düzeltme borcu yok mudur? Amatör-sportif denizci topluluğunun hiç olmazsa bir parçasının yazılanları alıp, okuyup, takip edip, değerlendirdiğini, eleştirdiğini düşünmek istiyor insan…

(Not: Kitabı eleştirdiğim yazıda yer alan sayfa numaraları birinci baskıya göredir. İkinci, üçüncü baskıda 76. sayfadan sonra ekleme ve kayma olduğu için sayfa numaraları az da olsa farklıdır.)


[1] Amatör-Sportif Denizcilik İçin Yayın-Yayıncılık Önerileri – Denizcinin Günlüğü (denizciningunlugu.org)

Ayrıca bakınız: “Turgay Noyan’ın Amatör ve Deniz Kitabının Eleştirisi: Kaptan Yatakta… “

Benzer Gönderiler

  • |

    KAMÛS-İ BAHRÎ: DENİZ SÖZLÜĞÜ

    Mustafa Pultar hocamızın izniyle…
    Ayrıntılı bir deniz sözlüğü derleme amacıyla giriştiğim büyük emeklilik projemi yürütürken kullandığım sözlükler arasında Süleyman Nutkî’nin 1914 yılında derlediği ilk Türkçe denizcilik sözlüğü olan Kamûs-i Bahrî de vardı. Latin alfabemizle bir baskısı yapılmamış olan bu sözlükten gerektiği gibi yararlanabilmek için kitabı yeni yazımıza çevirmek zorunda kaldım. İşte bu kitap o çeviriyazıdır.

    Metnin sonuna iki ek koydum. Birincisi metinde geçen Osmanlıca sözcükler ile ilgili ufak bir lûgatçe. Diğeri ise terimlerin bugünkü söylenişleri ile eski söylenişlerini gösteren bir fihrist.

    Süleyman Nutkî hakkında daha önce yazmış olduğum bir yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

    Basılı olarak İşKültür (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) tarafından yayımlanmış olan kitap için yayınevi ile yaptığımız sözleşme uyarınca Kamûs-i Bahrî’yi deniz dili ve tarihi ile ilgilenen herkesin serbest kullanımına açtım. Bu dijital sözlükte herhangi bir sözcük, terim ya da deyimle arama yapabilirsiniz. İndirmek için ve kullanma yöntemine ilişkin ayrıntılı bilgi için burayı tıklayın. Kullandıktan sonra referans olarak belirtirseniz başkalarına da duyurmuş ve onların da yararlanmasını sağlamış olursunuz.

  • |

    Çocukların Beyni Çöplük Değil

    Bürokrasinin kamu kaynaklarını heba eden ama hiçbir zaman alabora olmayan zihniyetine güzel bir örnek olan Küçük Denizcinin El Kitabı. Kitapçık 2007’de 600.000 basılıp okullara ve denizcilikle ilgili kulüplere dağıtıldı. Kapakta Denizcilik Müsteşarlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, arka kapakta ise bunlarla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı, Deniz Ticaret Odası, İDO, Denizciler Dayanışma Derneği, TURMEPA, Dak-Sar, Denizce amblemi var ama arka kapaktakiler muhtemelen dağıtım ağını genişletmek için eklenmiş/gönüllü katılmış kurumlar. 2016’da WİM/West İstanbul Marina “sosyal sorumluluk projemiz hakkında bilgi” notuyla bölge okullarında aynı kitapçığın İlçe Milli Eğitim ve Kaymakamlık oluruyla bastırılıp dağıtılacağını duyurdu ve dağıttı. Motor Boat dergisi de WİM’in dağıttığı bu kitapçığı dergi eki olarak okuyucularına verdi…
    İzmir DTO/Deniz Ticaret Odası da bu kitapçığın benzeri 34 sayfalık “Ben Denizciyim” kitapçığını bastı. Gazete haberlerine göre üstelik bu kitapçık TED İzmir Koleji ile İzmir DTO arasında imzalanan bir protokolle “Denizci Öğrenci Yetiştirme Projesi (DÖYEP) kapsamında çocuklara rehber kitapçık olarak dağıtıldı.
    İskenderun Ticaret Odası’nın çocuklar için hazırladığı Boyama Kitabı‘nın (2017) künyesi yok, çizeri, hazırlayanı kim belli değil, çizimler özensiz/kötü. Belli ki içeriği düşünüp/tartışıp/konuşmak için zaman harcanmamış.
    Çocukların beyni çöplük değil, nasıl beslerken dikkat edilmesi gerekiyorsa, bir şey hazırlarken de asgari titizlik/özen gösterilmeli.

  • |

    Amatör-Sportif Denizcilik İçin Yayın-Yayıncılık Önerileri

    Kitap denizine açılmak

    Amatör-sportif denizcilik literatürüne, 20 yılı aşkın bir sürede, emek verdiğim/katkıda bulunduğum sayısı 50’ye ulaşan kitapların ve uğraşının deneyimiyle denize açılarak yazılan ekteki yazı, yayın/yayıncılık için neler yapılabilirin rotası hakkında bir harita çizmeye çalışırken, güzergâhtaki kayalıklara, sığlıklara, yosun tutmuş/kekamoz bağlamış ilerlemeye engel nedenlere de değiniyor, eleştiriyor, önerilerde bulunuyor. Kitaplara/denize ilgi duyan herkesle paylaşmanız dileğiyle, deniziniz ve rüzgârınız özlediğiniz gibi olsun.

  • |

    YILDIZ ADLARI SÖZLÜĞÜ

    Sabit yıldızların ve takımyıldızların adlarını, etimolojilerini ve hikâyelerini anlatan bir sözlük.

    Yıldız Adları Sözlüğü, öyle tesadüfen bulaştığım işlerin bir ürünüdür.

    Denizcilik diline ilgi duymağa başladığımda, bu alandaki sözlüklerin kıtlığı dikkatimi çekmişti. Sayısız emeklilik projelerimden biri olarak bir deniz sözlüğü düzenleme işine giriştikten ve 16 bin civarında sözcük derledikten sonra bunları işlemeye koyuldum. Yapmaya giriştiğim işi öğrenebilmek için, bunu kapsamı en dar olan alanlardan başlayarak yapmanın daha doğru olacağı kanısıyla önce yıldız adlarından başlayayım dedim. Çünkü denizcilikte seyir için kullanılan yıldız sayısı oldukça azdı ve bu işle kolayca başa çıkılabilirdi.
    İşin içine girdikçe kazın ayağının öyle olmadığı, az sayıdaki yıldızın çoğunun bile Türkçe adının bulunmadığı ortaya çıktı. Osmanlı döneminde kullanılan yıldız adları nerdeyse tümüyle terkedilmiş ve onların yerine batı dillerinden aktarılmış olan adlar kullanılmaya başlanmıştı. Biraz mürekkep yalamış biri için Osmanlıca adların ne anlama geldiklerini kavramak mümkün olduğu halde, genelde bozulmuş ve çarpıtılmış Arapça adlar olan yabancı adların anlamını çıkarmak o kadar da kolay, hatta bazan olanaklı bile değildi. Ne demek olduklarını bilmediğimiz Betelgeuse, Vega, Benetnasch, Fomalhaut, Achernar gibi garip adlar kullanıyorduk.
    …

  • DAK-SAR’la ilgili iki yayın hakkında

    Derya kadar imla hatası içeren yayınların okuyucuya saygısızlık olduğunu düşünürüm. Kitap DAK/SAR gönüllülerinin yaşadıkları heyecanlı ve tehlikeli olaylardan kesitler anlatma iddiasında ama bir kitapta bu kadar mı imla hatası, yanlış (hipodermi değil, hipotermi!) olur. Merak ediyorum acaba çalakalem yazılıp sonra hiç okunmuyor mu? Düzeltmen/yayıncı değil de okuyucu mu düzeltecek bu hataları?

  • | |

    Erişime Açık Site Önerileri

    Takip ettiğim, ilgimi çeken “üyesiz/abonesiz/şifresiz ulaşılabilen, reklam almayan, ağırlıkla yazılı metinler içeren” sitelerden bazılarını önereceğim. Mutlaka başkaları da vardır ama bunlar benim seçimlerim ki öneri kıstaslarıma uyarsa zamanla başkalarını da listeye ekleyebilirim. Bu sitelerin ortak özelliklerini şöyle sıralayabilirim:

    “Kişisel veya kurumsal, deryamızı zenginleştiren, renk/değer katan, kitapları, makaleleri, çeviri yazıları, söyleşileri, konuşmaları, projeleri/araştırmaları/çalışmaları, gezileri ve fotoğraflarıyla… önemli bilgi/başvuru kaynakları.”

    İzin ve paylaşımları için site ilgililerine teşekkürlerimizle…