|

Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına…

1957’de Kayda Geçmiş Yirmi Dört Ahşap Tekne Çizimi

Sezar Atmaca

M. Cem Gür ile hiç tanışmadım ama yaptığı tekneler ve yazıları hakkında bilgim vardı. “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” (Küdenfor, 2020) kitabının ilanını görünce almış, kitabı elden geçirdikten sonra da bir arkadaşımdan Cem’in e-posta adresini isteyip 13 Şubat 2021’de “tebrik ve teşekkür” başlıklı “Yaptığınız  tekneleri gördükçe sizi  hayırla yadetmiş ve  konuyla ilgili yazılarınızın (ki haberleşme dışında pek internet ve mecralarını kullanmadığım için hayli geç de fark ettim) geliştirilerek kitap olmasını istemiş/dilemiş biri olarak…”  diye başlayan bir e-posta göndermiştim.

15 Şubat 2021’de “Kendi adıma, karınca kararınca, ulusal deniz kültürüne bir tuğla koyabildim ise ancak onur duyarım.” diye biten zarif bir cevap almıştım M. Cem Gür’den.

Kitabı satır satır okuduktan sonra alışkanlıktan gözüme çarpan yazım hatalarını ekleyip, “armalarla ilgili çok şey öğrendim, müteşekkirim” “böyle güzel kitaplar ayrıntılı bir dizini ve kaynakçayı hak ediyor” diyerek verdiği bilgiler için tekrar müteşekkir olduğumu belirtip, paylaşmak ve ne düşündüğünü öğrenmek istediğim bazı notlar yazmıştım 7 Mayıs 2021’de. Örneğin kitabın adı ile ilgili şunları yazmıştım: “Eleştiri olarak değil de paylaşmak için yazıyorum: Kitabın adına takıldım… sanki ‘Yok olan’ (Tükenen?) olsa daha iyi olacak gibi geldi. Kaybolmak sanki arayıp da tekrar bulacakmışız anlamını da taşıyor. Çok-kültürlü yapı ortadan kalkıp, değerini bilen/kullanan/üreten, bilgiyi taşıyan/yazan nadir insan kalınca, bir şeyi yerine koymak/anlamlandırmak/canlandırmak  yani tekrar bulmak mümkün değil. Arşivlerden çıkar mı bilmiyorum ama kitabında söz ettiğin tekneleri bize anlatan, tecrübelerini gelecek nesillere ‘miras’ bırakan yazılı kaynaklarımız da pek yok…”

Ayrıca kitabında “saygıyla anmalıyız” dediği denizcilik etnografı Amiral François Edmond Paris’in (1806-1893) 19. yüzyılda yazmış olduğu iki kitabın elimdeki pdf dosyalarını da iki ayrı e-posta ile göndermiştim. Ancak cevap alamayınca bayramda belki bir yerlere gitmiştir diye düşünüyordum ki, 23 Mayıs 2021’de “sahibinden.com” sitesinde “Golant Gaffer sınıfı Klasik Ahşap Yelkenli” başlıklı Cem Gür’ün yaptığı teknelerden birinin satılık ilanında “…geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz usta klasik tekne tasarımcısı M. Cem Gür…” satırlarını okuyunca donup kaldım, inanamadım.

M. Cem Gür (1956-2021)

Onca zaman geçtiği halde hastalığından ve 17 Nisan’daki ölümünden haberim olmamıştı. Sonrasında haberleştiğim arkadaşlarım da haklı olarak “duymuşsundur diye düşündük” dediler. Teknolojinin/haberleşmenin böylesine gelişmediği zamanlarda üzücü haberler ancak aylar sonra alınabilirdi ama uzaklarda olmanın, telefon kullanmamanın, internet mecralarına fazla takılmamanın bedeli de aynı oldu.  

Eline ulaşmayan e-postamı “Yeni kitaplar yapman, yazmaya/aydınlatmaya devam etmen dileğiyle, hoşça ve sağlıcakla kal…” diye bitirsem de benim için hayli gecikmiş ve yarıda kalmış, trajik bir tanışma/yazışma/ayrılma oldu ne yazık ki… Tek tesellim kitabı hakkındaki düşüncelerimi kendisine iletebilmiş olmam. Sevgili M. Cem Gür, çok değerli bir kitap ve yaptığı güzel/klasik tekneler, klasik teknelerle ilgili yazılar bırakarak ayrıldı aramızdan. Ruhuna selam olsun…

Küdenfor Yayınları 2020

Kürekten Yelkene Kaybolan Miras

M. Cem Gür’ün kitabının etkileyici bir tarafı da ülkemizde 2000’li yıllarda güncel/dinamik olan ancak çabuk silikleşen amatör denizcilik (ruhu) için önemli bir kaynak olmasıydı. Amatör denizciliğin araçları/dünyadaki örnekleri, bizdeki gidişatı hakkında değerli ipuçlarıyla doluydu “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras”. Kitabın sonuna eklediği ve çevirisini kendisinin yaptığı “Sakin Seyir Manifestosu” (s.195-196) bunca yıldır yaptığı/yapmaya/anlatmaya çalıştığı şeylerin belki de bir özeti, adeta ideal bir amatör denizcilik manifestosu gibiydi. M. Cem Gür’ün “Sakin Seyir Manifestosu” çevirisinin yelken kulüpleri/marinalar/barınaklar vb. yerlerde bir çerçeve içinde görünür bir yerde bulundurulması, böylesi bir denizcilik de var/olabilir diye denize açılanlara hatırlatmanın bir yolu olabilir. Gezgin Korsan/Klasik Tekneler Platformu gibi sitelerde yazdığı makalelerin bir dosyada toplanarak tasnif edilmesi/paylaşıma açılması, kitap olabilecek haldeyse basılması da denizcilik kültürümüze, koyduğu tuğlanın daha görünür/bilinir olmasına, geliştirilmesine katkı sağlayabilir…

Balıkçı teknelerimizi kayda geçiren ünlü tasarımcı: Howard I. Chapelle

M. Cem Gür kitabında hükümetin/Et ve Balık Kurumu’nun talebiyle  FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) tarafından bölgesel şartlara uygun tekne tasarımları hazırlaması/önermesi için 1957’de Türkiye’ye gönderilen ve ülkemizde on ay kalarak “REPORT TO THE GOVERNMENT OF TURKEY ON FISHING BOATS” (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor) başlıklı balıkçı tekneleri envanteri ve raporu hazırlayan dünya çapında bir tasarımcıdan da söz eder: Howard Irving Chapelle.

FAO raporu, Roma 1957

“Chapelle çalışkan biriymiş. … raporun ekinde, emek verdiği kırka yakın planda, ülkede bulunduğu süre içinde balıkçılıkta kullanılan hemen hemen bütün teknelerin planlarını çizmiş ve belki de 1957’de Karadeniz ve Marmara Türk balıkçı filosu modeller envanterini çıkarmış diyebiliriz.” (…) “…Chapelle’in önerdiği modeller inşa edilmiş mi bilemiyoruz. Raporda kırka yakın plan çalışması var. 10 aylık bir süre için çok ciddi bir emek gerektirmiş. Elimizin altında böylesi kıymetli bir çalışma varken insan doğal olarak akıbetini merak ediyor.” diyerek rapordaki tekne çizimlerinden de üç örnek vermiş Cem Gür.

Tamamı İngilizce olan 105 sayfalık bu raporun ekinde 24 tekneyle ilgili 44 çizim de yer alır.  Balıkçı teknelerinin o yıllardaki durumu/inşası/gelişimi, malzemeleri, usulleri, araçları, tipleri ve karakteristikleri gibi birçok ayrıntılı bilgiyi de içeren bu FAO raporunun tamamı dileriz Türkçeye çevrilir (Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats -Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor-, Howard Irwing Chapelle, FAO, Roma, 1957).

Her Yönüyle Ahşap Tekne Yapımı Elkitabı, 1941

Chapelle’le yapılmış bir söyleşi, hazırladığı raporla ilgili özet çeviriler, yazarın kısa biyografisi o yıllarda Et ve Balık Kurumu tarafından yayımlanan Balık ve Balıkçılık dergisinin 1956 ve 1957’deki çeşitli sayılarında da yer alır (erişime açık bu yazıların dökümü yazı sonunda). Chapelle söyleşisinde incelediği “Sandal ve küçük teknelerin yapı bakımından hiçbir kusurları olmadığını” belirtir ve “bu işleri başaran kimselerin zekâlarını takdir” eder. Balık ve Balıkçılık dergisinin Aralık 1956 sayısında yayımlanan bu söyleşide “Türkiye’deki vazifem esnasında altı yeni tip gemi plânı hazırladım. Bunlardan ikisi, inşa edilmek üzere, tetkik edilmektedir.” dese de önerilerinin akıbeti ile ilgili bir bilgiye ulaşamadım ne yazık ki.

Klasik tekne tutkunu M. Cem Gür’ün anısına raporda yer alan tekne çizimlerini, rapora ulaşmamı sağlayan TÜDAV başkanı Prof. Bayram Öztürk’e teşekkürlerimle ekte yayımlıyorum.

Raporda tekne tipleri ve karakteristikleri

Yirmi dört tekneyle ilgili toplam kırk dört çizimde, bazı teknelerin isimleri (Atılay), tekne tipleri (6 temel tekne tipi), tam boy (length overall), su hattı boyu (length LWL), su çekimi (draft), genişlik (beam), deplasman (displacement), teknenin tasarımcısı, inşaiyecisi, inşa edildiği yer, sahibi gibi birçok bilgi de yer alıyor. Daha düzgün taramak isterdim ama çizimlerdeki çerçeve, netlik vb. sorunlar için kusura bakmayın.

M. Cem Gür’ün “Kaybolan Miras” diye adlandırdığı teknelerden de örnekler içeren bu çizimler yok olmuş ya da nadir örnekleri kalmış bir mirası da gözler önüne seriyor.

Aşağıda yer alan çizimlerin listesi şöyle:

• 1a. ATILAY (15.90 m.) • 1b. ATILAY (ofset tablosu) • 2. Gırgır (15.10 m.) • 3. Gırgır (14.15 m.) • 4a.Balıkçı (15 m.) • 4b. Balıkçı (ofset tablosu) • 4c. Balıkçı (inşası) • 5. Modifiye taka (12.27 m.) • 6a. Taka (11.86 m.) •6b. Taka (inşası) •7. İskenderun trawler (18.20 m.) •8. İzmir trawler (16.80 m.) •9. İstanbul balıkçı (7.05 m.) •10. Kayık (7.60 m.) •11. İstanbul balıkçı kayığı (13.30 m.) •12. İstanbul sandal (6.00 m.) •13a. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal  (5.62 m.) •13b. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal yelken planı •14. Yelkenli ve kürekli sandal (5.68 m.) •15. Çektirme (9.12 m.) •16a.Balıkçı, geliştirilmiş model (14.67 m.) •16b. Balıkçı (ofset tablosu) •16c. Balıkçı (inşası) •17a. Balıkçı, geliştirilmiş model (14.56 m.) •17b. Balıkçı (ofset tablosu) •18a. Taka, geliştirilmiş model (13 m.) •18b. Taka (ofset tablosu) •19a. Taka, geliştirilmiş balık taşıma ( 12.08 m.) •19b. Taka (ofset tablosu) •20a. Trawler, -önerilen- 150-200 beygir (18.48 m.) •20b. Trawler (ofset tablosu) •20c. Trawler (inşası) •20d/e. Bölümleri •21a. Trawler –önerilen kombinasyon, orta ağırlık, 205 beygir– (17.50 m.) •21b. Trawler (ofset tablosu) •21c. Trawler (inşası) •22a. Trawler –önerilen kombinasyon, hafif ağırlık, 150 beygir (17.14 m) •22b. Trawler (ofset tablosu) •23a. Taka- geliştirilmiş- ( 7.72 m.) •23b. Taka (ofset tablosu) •24. Karadeniz balıkçıları için önerilen kürekli tekne (7.50 m.) •25. Bazı tekne inşa araçları / 26. Taka kıç varyasyonları •27. Tipik kavitasyon plakası / 28. Önerilen yapım detayları


1a. ATILAY (15.90 m.)
1b. ATILAY (ofset tablosu)
2. Gırgır (15.10 m.)
3. Gırgır (14.15 m.)
4a. Balıkçı (15 m.)
4b. Balıkçı (ofset tablosu)
4c. Balıkçı (inşası)
5. Modifiye taka (12.27 m.)
6a. Taka (11.86 m.)
6b. Taka (inşası)
7. İskenderun trawler (18.20 m.)
8. İzmir trawler (16.80 m.)
9. İstanbul balıkçı (7.05 m.)
10. Kayık (7.60 m.)
11. İstanbul balıkçı kayığı (13.30 m.)
12. İstanbul sandal (6.00 m.)
13a. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal  (5.62 m.)
13b. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal yelken planı
14. Yelkenli ve kürekli sandal (5.68 m.)
15. Çektirme (9.12 m.)
16a.Balıkçı, geliştirilmiş model (14.67 m.)
16b. Balıkçı (ofset tablosu)
16c. Balıkçı (inşası)
17a. Balıkçı, geliştirilmiş model (14.56 m.)
17b. Balıkçı (ofset tablosu)
18a. Taka, geliştirilmiş model (13 m.)
18b. Taka (ofset tablosu)
19a. Taka, geliştirilmiş balık taşıma ( 12.08 m.)
19b. Taka (ofset tablosu)
20a. Trawler, -önerilen- 150-200 beygir (18.48 m.)
20b. Trawler (ofset tablosu)
20c. Trawler (inşası)
20d. Önerilen 18 m. trawler bölümleri
20e. Önerilen 18 m. trawler bölümleri
21a. Trawler –önerilen kombinasyon, orta ağırlık, 205 beygir- (17.50 m.)
21b. Trawler (ofset tablosu)
21c. Trawler (inşası)
22a. Trawler –önerilen kombinasyon, hafif ağırlık, 150 beygir (17.14 m)
22b. Trawler (ofset tablosu)
23a. Taka- geliştirilmiş- ( 7.72 m.)
23b. Taka (ofset tablosu)
24. Karadeniz balıkçıları için önerilen kürekli tekne (7.50 m.)
25. Bazı tekne inşa araçları / 26. Taka kıç varyasyonları
27. Tipik kavitasyon plakası / 28. Önerilen yapım detayları

Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor), Howard I. Chapelle, FAO, Roma, 1957.


Balık ve Balıkçılık dergisinde yer alan Howard I. Chapelle‘le ilgili yazılar/çeviriler:

*Yarının Balıkçılık Gemileri Üzerinde Çalışmalar (Chapelle ile söyleşi) / Aralık 1956. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_4_Sayi_12_EBK_Yil_1956_.pdf (esk.gov.tr),

*Türk Balıkçı Tekneleri (çeviri) / Ocak 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_1_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr)

*Türk Balıkçı Teknelerinin Uygun Makine Güçleri (çeviri) / Nisan 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_4_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr),

*Türk Balıkçı Tekneleri (çeviri) / Ağustos 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_8_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr)


Bağlantılı yazı bkz : Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin

Similar Posts

  • ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu’nun Hatalarla Dolu “Yeni” Kitabı…

    ADF’nin yayımladığı Yelkencinin Cep Kitabı’ndaki yanlışları görünce “Amatör Denizci Elkitabı’ndan
    başlayarak kitaplarının oluşmasına ve gelişmesine hayli emek/katkı verdiğim
    ADF Yayınları’nın böylesine sorunlu bir kitap yayımlamasına üzüldüm.” diye başlayan aşağıdaki yazıyı 5 Temmuz 2021’de ADF yetkililerine e-posta ile gönderdim. Yazıda kitabın elden geçirilmesini dileyerek gördüğüm yanlışları/hataları örneklerle açıklamaya çalıştım.

    E-postama herhangi bir cevap alamadım. Ancak Mart 2022’de yapılan ADF Olağan Genel Kurul toplantısı “Faaliyet Raporu”nda 3000 adet basılan “Yelkencinin Cep Kitabı”na “İlginin çok olduğu” kitabın 2. baskısının da yakında yapılacağı bilgisi yer alıyordu (https://www.adf.org.tr/amator-denizcilik-federasyonu-yonetim-kurulu/). Dilerim kitap bu haliyle tekrar basılmaz.

  • |

    Setur Marinaları Seyir Defteri’nin Hali

    Setur Marinaları’nın müşterilerine dağıtmak üzere hazırladığı “Setur Marinas Seyir Defteri” ile Teoman abinin (Arsay) teknesi “Mat” ta karşılaştım (Haziran 2017). “Bir göz atsana” demişti ama onun da ilk izlenimleri hayli olumsuzdu. Gözden geçirip aşağıdaki e-postayı Teoman abiye yazdım. Sonrasında onun girişimiyle Seyir Defterini hazırlayan marina ilgilisi ile Mat’ta görüştük, “hazırlık sürecini” konuştuk. Bu görüşme çerçevesinde Jurnal (Seyir Defteri) Hazırlanması İçin Öneriler başlıklı ikinci yazıyı görüştüğümüz marina ilgilisine gönderdim. Ancak sonraki yıllarda da Setur Marinas Seyir Defteri’nin dağıtımının sürdüğünü biliyorum (herhalde stoklar bitinceye dek dağıtımı sürdürüldü).

    İkinci yazıdaki jurnal önerileri, bizim denizlerimize göre hazırlanacak “düzgün/denizci” bir jurnal için taslak olarak da düşünülebilir.

  • |

    İskenderiye Limanı’na Kırlangıçtan Bakmak

    Sosyoloji ve kamu yönetimi alanındaki akademi serüvenini sona erdirdikten sonra coğrafya, doğabilim ve yolculuk yazınına yönelen Ömer Bozkurt hocayı denizciler daha çok bu alandaki yazına katkılarıyla ve “gezginlik yer küreyi, doğayı sevmektir” diyen yönüyle tanırlar/bilirler.

    Şileple, yük/posta/araştırma gemileriyle, kabasorta armalı yelkenliyle yaptığı en ücra köşelere dek uzanan yolculukları hakkındaki yazıları/kitapları/çevirileri, çektiği fotoğraflar Türkçedeki en özgün örneklerdendir.

    Bozkurt, konforun, rahatın değil, gerçek bir deniz/denizci ortamında yapılan gemi yolculuklarının peşindedir. Gemiyle yolculuğun tarihsel gelişimini/değişimini anlattığı “Gemiyle Yolculuk” yazısında şileple yolculuğun farkını vurgular:  “… deniz yolculuğu artık çoğunlukla deniz eğlence gezisine dönüşmüştür. Deniz gezisi için değil de, bir yerden bir yere gitmek ve bunu mümkün olduğunca gerçek bir deniz ve denizci ortamında yapmak için günümüzde tek yol şileple yolculuk gibi görünüyor.”

    Enis Batur, Ömer Bozkurt’un Kutup Toprağı Svalbard’ayaptığı yolculuğu anlattığı Soğuk Kıyıları kitabını “konforlu gezmen izlenimleri peşindeki okuru en hafifinden dürtükleyecek içeriği ve üslubuyla” Türkçedeki en özgün örneklerden biri olarak değerlendirir: “Alışveriş haritasına, tumturaklı yemek mönülerine, çılgınca(!) eğlenme ritüellerine yer tanımayan bir keşif gözlem seyir defteri.”

    Yolculuk yaptığı gemilerdeki hayatı komuta merkezinden, köprüden izleyerek, mürettebatın günlük yaşamından, profesyonel denizcilerin dünyasından değerli kesitler aktarır, en ücra köşelerde çektiği fotoğrafları sunar bize. Çevirilerine adeta kitabı zenginleştiren kapsamlı ve mükemmel sunuşlar yazar.

    Ömer Bozkurt hocanın denizcilikle ilgili yazdığı ve çevirdiği kitapları yazı sonuna ekledim ama diğer kitapları, kitap incelemeleri, yolculuk yazıları, klasik müzik tutkusu, fotoğrafları, fotoğraf sergileri -ki kitaplarındaki/makalelerindeki fotoğrafları kendisi çeker- akademik kariyeri hakkında bilgi edinmek isteyenler yazarın kişisel sitesini (www.omerbozkurt.com) ziyaret edebilir.

    Yaklaşık 10 yıl önce, 2016’da gemiyle yaptığı bir Doğu Akdeniz yolculuğundan tadımlık bir bölüm. Katkısı için değerli dostumuz Ömer Bozkurt hocaya teşekkürlerimizle.

  • |

    Sintineyi Temiz Tutmak…

    Radikal Kitap ekinde (15.06.2007) kitap incelemesi başlığı altında AMYC yayını Denizde Günah’la ilgili Cem Erciyes imzalı bir eleştiri çıktı. Ancak yazı alışılmadık bir biçimde kitap eleştirisinden çok “yayınevi” eleştirisi gibiydi. Üstelik Erciyes, kitap ekinin sorumlu yayın koordinatörüydü. AMYC yayınları olarak başka hesaplara malzeme edildiğimizin farkındaydık: “Özel bir amaç ve kasıt olunca yayın eleştiri kriterleri, nesnellik de ayaklar altına alınıyor Cem Erciyes’in yazısında.” Yine de yazıyı çevirtip yazar Klaus Hympendahl’a da iletmiştik. Radikal Kitap’tan bir cevap/tepki gelmeyince yazarın hayretle “bu işler orada böyle mi dönüyor…?” diye biten cevabını da iletemedik. Evet bu işler burada böyle dönüyor ne yazık ki…

    Önce Radikal Kitap eki yetkililerine -Tuğrul Eryılmaz, İsmet Berkan, Cem Erciyes- gönderdiğimiz “Sintineyi Temiz Tutmak…” başlıklı yazı, sonra da Cem Erciyes’in kitabın yazarına “bu işler orada böyle mi dönüyor…?” dedirttiren yazısı ekte.

  • |

    Gökova Rehberi Hakkında

    Sevgili Deniz Boro’yla Vira Demir hakkında konuşurken, Naviga dergisinin Vira Demir’den alıntılarla hazırladığı ve dergi eki olarak verdiği (2017) Gökova Rehberi’ne bakıp değerlendirme sözü vermiştim, yazı onun e-postası (21 Ağustos 2017).

    (…)

    Naviga dergisi eki olarak verilen Gökova Rehberi‘ne genel olarak baktım ve kabaca gördüklerimi/önerilerimi şöyle sıralayabilirim:

    ●Sadun abinin kullanımları/yazdıkları zorunluluk olmadıkça, keyfi olarak değiştirilmemeli. Örneğin Açıklamalar bölümünde (s.7) Vira Demir’de “çapa” olan terim “çıpa” diye değiştirilmiş ki yanlış hatırlamıyorsam Sadun abi diğer kitaplarında da çapa diye kullandı.

    Yine aynı sayfada yer alan “Fenerlerin son durumu ve koordinatları, yeni konan ve değiştirilen fenerler ‘Askeri Deniz Yasak Sahalar’ ve ‘Dalışa Yasak Sahalar’ SHOD tarafından kontrol edilmiştir.” ifadesi hatalı/sakıncalı bir ifade ve Vira Demir’deki cümleyle ilgisi yok. Özel bir kitaba SHOD böyle bir hizmet vermez/veremez ve böyle bir sorumluluk almaz/alamaz. Bu kitabı yazanlara/hazırlayanlara düşer ki Vira Demir’deki cümle de bunu (hangi kaynakların esas alındığını) anlatır.

    ….

  • |

    Amatör, Amatör Olarak Kalmalıdır…

    Yıllar önce yazılmış ( 2002), amatör/profesyonel denizciliğin farkını ve sınırlarını çarpıcı bir biçimde vurgulayan bu yazının asıl önemli yanı, 42 kez Ümit Burnu’nu geçmiş, dünya denizlerinde  yaklaşık 800 bin mil yol yapmış tecrübeli bir profesyonel denizci (gemiadamı) tarafından yazılmış olması. Yazar Haluk Bilgi makalesinde hepimizin komodoru Teoman Arsay’ın o günkü çabalarını takdir ederken, amatör denizcilere “musallat ettirilen” kimi olumsuzluklara değinip, amatör denizci belgesi (ADB) sınavlarının ve denizcilik dergilerinin rotası hakkında da değerli eleştirilerde/saptamalarda bulunuyor.

    Yazının yayımlandığı yılın sonunda kurulan (Aralık 2002) ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu, Sedat Altunay ve özellikle Teoman Arsay başkanlığı sırasında, bazılarını yazarın da söz ettiği olumsuzlukları gidermek/çözmek için epey yol alsa da 2015 sonrasında bu çabalar da sönümlendi.  

    UAB ve TYF yetkililerinin denizcilik konusunda herkesten fazla bilgiye, öngörüye sahip olması beklenirken önce “Bir Milyon Amatör Denizci” projesi ve devamında yeni “Sınav/Eğitim/Vesayet” sistemi gibi uygulamalarla bunun böyle olmadığını gösterdi. 30 yıl önce yazılmaya niyetlenilmiş ama yaklaşık 21 yıl önce yazılmış/basılmış bu yazı UAB ve TYF yetkilileri, hatta denizcilik dergisi editörleri için fazla bir şey ifade etmese de “Yeni Bir Amatör-Sportif Denizcilik Anlayışı İçin” dosyası açısından eleştirileri/gözlemleri basıldığı günkü kadar önemli/değerli bir makale.