|

Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına…

1957’de Kayda Geçmiş Yirmi Dört Ahşap Tekne Çizimi

Sezar Atmaca

M. Cem Gür ile hiç tanışmadım ama yaptığı tekneler ve yazıları hakkında bilgim vardı. “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” (Küdenfor, 2020) kitabının ilanını görünce almış, kitabı elden geçirdikten sonra da bir arkadaşımdan Cem’in e-posta adresini isteyip 13 Şubat 2021’de “tebrik ve teşekkür” başlıklı “Yaptığınız  tekneleri gördükçe sizi  hayırla yadetmiş ve  konuyla ilgili yazılarınızın (ki haberleşme dışında pek internet ve mecralarını kullanmadığım için hayli geç de fark ettim) geliştirilerek kitap olmasını istemiş/dilemiş biri olarak…”  diye başlayan bir e-posta göndermiştim.

15 Şubat 2021’de “Kendi adıma, karınca kararınca, ulusal deniz kültürüne bir tuğla koyabildim ise ancak onur duyarım.” diye biten zarif bir cevap almıştım M. Cem Gür’den.

Kitabı satır satır okuduktan sonra alışkanlıktan gözüme çarpan yazım hatalarını ekleyip, “armalarla ilgili çok şey öğrendim, müteşekkirim” “böyle güzel kitaplar ayrıntılı bir dizini ve kaynakçayı hak ediyor” diyerek verdiği bilgiler için tekrar müteşekkir olduğumu belirtip, paylaşmak ve ne düşündüğünü öğrenmek istediğim bazı notlar yazmıştım 7 Mayıs 2021’de. Örneğin kitabın adı ile ilgili şunları yazmıştım: “Eleştiri olarak değil de paylaşmak için yazıyorum: Kitabın adına takıldım… sanki ‘Yok olan’ (Tükenen?) olsa daha iyi olacak gibi geldi. Kaybolmak sanki arayıp da tekrar bulacakmışız anlamını da taşıyor. Çok-kültürlü yapı ortadan kalkıp, değerini bilen/kullanan/üreten, bilgiyi taşıyan/yazan nadir insan kalınca, bir şeyi yerine koymak/anlamlandırmak/canlandırmak  yani tekrar bulmak mümkün değil. Arşivlerden çıkar mı bilmiyorum ama kitabında söz ettiğin tekneleri bize anlatan, tecrübelerini gelecek nesillere ‘miras’ bırakan yazılı kaynaklarımız da pek yok…”

Ayrıca kitabında “saygıyla anmalıyız” dediği denizcilik etnografı Amiral François Edmond Paris’in (1806-1893) 19. yüzyılda yazmış olduğu iki kitabın elimdeki pdf dosyalarını da iki ayrı e-posta ile göndermiştim. Ancak cevap alamayınca bayramda belki bir yerlere gitmiştir diye düşünüyordum ki, 23 Mayıs 2021’de “sahibinden.com” sitesinde “Golant Gaffer sınıfı Klasik Ahşap Yelkenli” başlıklı Cem Gür’ün yaptığı teknelerden birinin satılık ilanında “…geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz usta klasik tekne tasarımcısı M. Cem Gür…” satırlarını okuyunca donup kaldım, inanamadım.

M. Cem Gür (1956-2021)

Onca zaman geçtiği halde hastalığından ve 17 Nisan’daki ölümünden haberim olmamıştı. Sonrasında haberleştiğim arkadaşlarım da haklı olarak “duymuşsundur diye düşündük” dediler. Teknolojinin/haberleşmenin böylesine gelişmediği zamanlarda üzücü haberler ancak aylar sonra alınabilirdi ama uzaklarda olmanın, telefon kullanmamanın, internet mecralarına fazla takılmamanın bedeli de aynı oldu.  

Eline ulaşmayan e-postamı “Yeni kitaplar yapman, yazmaya/aydınlatmaya devam etmen dileğiyle, hoşça ve sağlıcakla kal…” diye bitirsem de benim için hayli gecikmiş ve yarıda kalmış, trajik bir tanışma/yazışma/ayrılma oldu ne yazık ki… Tek tesellim kitabı hakkındaki düşüncelerimi kendisine iletebilmiş olmam. Sevgili M. Cem Gür, çok değerli bir kitap ve yaptığı güzel/klasik tekneler, klasik teknelerle ilgili yazılar bırakarak ayrıldı aramızdan. Ruhuna selam olsun…

Küdenfor Yayınları 2020

Kürekten Yelkene Kaybolan Miras

M. Cem Gür’ün kitabının etkileyici bir tarafı da ülkemizde 2000’li yıllarda güncel/dinamik olan ancak çabuk silikleşen amatör denizcilik (ruhu) için önemli bir kaynak olmasıydı. Amatör denizciliğin araçları/dünyadaki örnekleri, bizdeki gidişatı hakkında değerli ipuçlarıyla doluydu “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras”. Kitabın sonuna eklediği ve çevirisini kendisinin yaptığı “Sakin Seyir Manifestosu” (s.195-196) bunca yıldır yaptığı/yapmaya/anlatmaya çalıştığı şeylerin belki de bir özeti, adeta ideal bir amatör denizcilik manifestosu gibiydi. M. Cem Gür’ün “Sakin Seyir Manifestosu” çevirisinin yelken kulüpleri/marinalar/barınaklar vb. yerlerde bir çerçeve içinde görünür bir yerde bulundurulması, böylesi bir denizcilik de var/olabilir diye denize açılanlara hatırlatmanın bir yolu olabilir. Gezgin Korsan/Klasik Tekneler Platformu gibi sitelerde yazdığı makalelerin bir dosyada toplanarak tasnif edilmesi/paylaşıma açılması, kitap olabilecek haldeyse basılması da denizcilik kültürümüze, koyduğu tuğlanın daha görünür/bilinir olmasına, geliştirilmesine katkı sağlayabilir…

Balıkçı teknelerimizi kayda geçiren ünlü tasarımcı: Howard I. Chapelle

M. Cem Gür kitabında hükümetin/Et ve Balık Kurumu’nun talebiyle  FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) tarafından bölgesel şartlara uygun tekne tasarımları hazırlaması/önermesi için 1957’de Türkiye’ye gönderilen ve ülkemizde on ay kalarak “REPORT TO THE GOVERNMENT OF TURKEY ON FISHING BOATS” (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor) başlıklı balıkçı tekneleri envanteri ve raporu hazırlayan dünya çapında bir tasarımcıdan da söz eder: Howard Irving Chapelle.

FAO raporu, Roma 1957

“Chapelle çalışkan biriymiş. … raporun ekinde, emek verdiği kırka yakın planda, ülkede bulunduğu süre içinde balıkçılıkta kullanılan hemen hemen bütün teknelerin planlarını çizmiş ve belki de 1957’de Karadeniz ve Marmara Türk balıkçı filosu modeller envanterini çıkarmış diyebiliriz.” (…) “…Chapelle’in önerdiği modeller inşa edilmiş mi bilemiyoruz. Raporda kırka yakın plan çalışması var. 10 aylık bir süre için çok ciddi bir emek gerektirmiş. Elimizin altında böylesi kıymetli bir çalışma varken insan doğal olarak akıbetini merak ediyor.” diyerek rapordaki tekne çizimlerinden de üç örnek vermiş Cem Gür.

Tamamı İngilizce olan 105 sayfalık bu raporun ekinde 24 tekneyle ilgili 44 çizim de yer alır.  Balıkçı teknelerinin o yıllardaki durumu/inşası/gelişimi, malzemeleri, usulleri, araçları, tipleri ve karakteristikleri gibi birçok ayrıntılı bilgiyi de içeren bu FAO raporunun tamamı dileriz Türkçeye çevrilir (Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats -Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor-, Howard Irwing Chapelle, FAO, Roma, 1957).

Her Yönüyle Ahşap Tekne Yapımı Elkitabı, 1941

Chapelle’le yapılmış bir söyleşi, hazırladığı raporla ilgili özet çeviriler, yazarın kısa biyografisi o yıllarda Et ve Balık Kurumu tarafından yayımlanan Balık ve Balıkçılık dergisinin 1956 ve 1957’deki çeşitli sayılarında da yer alır (erişime açık bu yazıların dökümü yazı sonunda). Chapelle söyleşisinde incelediği “Sandal ve küçük teknelerin yapı bakımından hiçbir kusurları olmadığını” belirtir ve “bu işleri başaran kimselerin zekâlarını takdir” eder. Balık ve Balıkçılık dergisinin Aralık 1956 sayısında yayımlanan bu söyleşide “Türkiye’deki vazifem esnasında altı yeni tip gemi plânı hazırladım. Bunlardan ikisi, inşa edilmek üzere, tetkik edilmektedir.” dese de önerilerinin akıbeti ile ilgili bir bilgiye ulaşamadım ne yazık ki.

Klasik tekne tutkunu M. Cem Gür’ün anısına raporda yer alan tekne çizimlerini, rapora ulaşmamı sağlayan TÜDAV başkanı Prof. Bayram Öztürk’e teşekkürlerimle ekte yayımlıyorum.

Raporda tekne tipleri ve karakteristikleri

Yirmi dört tekneyle ilgili toplam kırk dört çizimde, bazı teknelerin isimleri (Atılay), tekne tipleri (6 temel tekne tipi), tam boy (length overall), su hattı boyu (length LWL), su çekimi (draft), genişlik (beam), deplasman (displacement), teknenin tasarımcısı, inşaiyecisi, inşa edildiği yer, sahibi gibi birçok bilgi de yer alıyor. Daha düzgün taramak isterdim ama çizimlerdeki çerçeve, netlik vb. sorunlar için kusura bakmayın.

M. Cem Gür’ün “Kaybolan Miras” diye adlandırdığı teknelerden de örnekler içeren bu çizimler yok olmuş ya da nadir örnekleri kalmış bir mirası da gözler önüne seriyor.

Aşağıda yer alan çizimlerin listesi şöyle:

• 1a. ATILAY (15.90 m.) • 1b. ATILAY (ofset tablosu) • 2. Gırgır (15.10 m.) • 3. Gırgır (14.15 m.) • 4a.Balıkçı (15 m.) • 4b. Balıkçı (ofset tablosu) • 4c. Balıkçı (inşası) • 5. Modifiye taka (12.27 m.) • 6a. Taka (11.86 m.) •6b. Taka (inşası) •7. İskenderun trawler (18.20 m.) •8. İzmir trawler (16.80 m.) •9. İstanbul balıkçı (7.05 m.) •10. Kayık (7.60 m.) •11. İstanbul balıkçı kayığı (13.30 m.) •12. İstanbul sandal (6.00 m.) •13a. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal  (5.62 m.) •13b. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal yelken planı •14. Yelkenli ve kürekli sandal (5.68 m.) •15. Çektirme (9.12 m.) •16a.Balıkçı, geliştirilmiş model (14.67 m.) •16b. Balıkçı (ofset tablosu) •16c. Balıkçı (inşası) •17a. Balıkçı, geliştirilmiş model (14.56 m.) •17b. Balıkçı (ofset tablosu) •18a. Taka, geliştirilmiş model (13 m.) •18b. Taka (ofset tablosu) •19a. Taka, geliştirilmiş balık taşıma ( 12.08 m.) •19b. Taka (ofset tablosu) •20a. Trawler, -önerilen- 150-200 beygir (18.48 m.) •20b. Trawler (ofset tablosu) •20c. Trawler (inşası) •20d/e. Bölümleri •21a. Trawler –önerilen kombinasyon, orta ağırlık, 205 beygir– (17.50 m.) •21b. Trawler (ofset tablosu) •21c. Trawler (inşası) •22a. Trawler –önerilen kombinasyon, hafif ağırlık, 150 beygir (17.14 m) •22b. Trawler (ofset tablosu) •23a. Taka- geliştirilmiş- ( 7.72 m.) •23b. Taka (ofset tablosu) •24. Karadeniz balıkçıları için önerilen kürekli tekne (7.50 m.) •25. Bazı tekne inşa araçları / 26. Taka kıç varyasyonları •27. Tipik kavitasyon plakası / 28. Önerilen yapım detayları


1a. ATILAY (15.90 m.)
1b. ATILAY (ofset tablosu)
2. Gırgır (15.10 m.)
3. Gırgır (14.15 m.)
4a. Balıkçı (15 m.)
4b. Balıkçı (ofset tablosu)
4c. Balıkçı (inşası)
5. Modifiye taka (12.27 m.)
6a. Taka (11.86 m.)
6b. Taka (inşası)
7. İskenderun trawler (18.20 m.)
8. İzmir trawler (16.80 m.)
9. İstanbul balıkçı (7.05 m.)
10. Kayık (7.60 m.)
11. İstanbul balıkçı kayığı (13.30 m.)
12. İstanbul sandal (6.00 m.)
13a. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal  (5.62 m.)
13b. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal yelken planı
14. Yelkenli ve kürekli sandal (5.68 m.)
15. Çektirme (9.12 m.)
16a.Balıkçı, geliştirilmiş model (14.67 m.)
16b. Balıkçı (ofset tablosu)
16c. Balıkçı (inşası)
17a. Balıkçı, geliştirilmiş model (14.56 m.)
17b. Balıkçı (ofset tablosu)
18a. Taka, geliştirilmiş model (13 m.)
18b. Taka (ofset tablosu)
19a. Taka, geliştirilmiş balık taşıma ( 12.08 m.)
19b. Taka (ofset tablosu)
20a. Trawler, -önerilen- 150-200 beygir (18.48 m.)
20b. Trawler (ofset tablosu)
20c. Trawler (inşası)
20d. Önerilen 18 m. trawler bölümleri
20e. Önerilen 18 m. trawler bölümleri
21a. Trawler –önerilen kombinasyon, orta ağırlık, 205 beygir- (17.50 m.)
21b. Trawler (ofset tablosu)
21c. Trawler (inşası)
22a. Trawler –önerilen kombinasyon, hafif ağırlık, 150 beygir (17.14 m)
22b. Trawler (ofset tablosu)
23a. Taka- geliştirilmiş- ( 7.72 m.)
23b. Taka (ofset tablosu)
24. Karadeniz balıkçıları için önerilen kürekli tekne (7.50 m.)
25. Bazı tekne inşa araçları / 26. Taka kıç varyasyonları
27. Tipik kavitasyon plakası / 28. Önerilen yapım detayları

Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor), Howard I. Chapelle, FAO, Roma, 1957.


Balık ve Balıkçılık dergisinde yer alan Howard I. Chapelle‘le ilgili yazılar/çeviriler:

*Yarının Balıkçılık Gemileri Üzerinde Çalışmalar (Chapelle ile söyleşi) / Aralık 1956. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_4_Sayi_12_EBK_Yil_1956_.pdf (esk.gov.tr),

*Türk Balıkçı Tekneleri (çeviri) / Ocak 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_1_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr)

*Türk Balıkçı Teknelerinin Uygun Makine Güçleri (çeviri) / Nisan 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_4_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr),

*Türk Balıkçı Tekneleri (çeviri) / Ağustos 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_8_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr)


Bağlantılı yazı bkz : Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin

Similar Posts

  • Bahriye Yayınları ve Türk Denizcilik Tarihi (I-II)

    Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde uzun yıllardır yayımlanan ve son yıllarda sayıları giderek artan kitapların, –Hücumbotlar / Türk Donanmasının Mayın Harbi gibi mesleki ağırlıklı olanlar değerlendirme dışı tutularak- “genel bir değerlendirmesini” yapmak istediğimizde; “belirlenmemiş/oturmamış bir yayın politikasının doğurduğu dağınıklık, kitapların çoğunun yeni bilgiler ve belgeler içermemesi, araştırmadan çok derleme veya Deniz Kuvvetleri bünyesinde daha önce yayımlanmış kitaplardaki bilgilerin tekrarına dayanması; ilgili literatürün takip edilmediği izlenimi nedeniyle akademik yönden yetersizliği; sayfa düzeni/baskı kalitesi vb. görsel eksiklikler” ilk olarak gözümüze çarpanlardır. Örneğin denizcilik tarihi için hayli önemli temel kitapların ( Hızır Hayrettin Reis’in, Seydi Ali Reis’in, Piri Reis’in, Katip Çelebi’nin kitapları -gözden geçirilmeyi bekleyen farklı nüshaları- ve Kamus-u Bahri vb…) hiçbirinin bu yayınlar içinde çıkmaması yayın politikası açısından düşündürücü. Seydi Ali Reis’in 16. yüzyılda yazdığı, kimi bölümleri 19. yüzyılda İngilizce Almanca ve İtalyancaya çevrilen ancak hâlâ Türkçeye kazandırılmamış Hint denizlerinin kılavuz kitabı Muhit basılmayı bekliyor… Dünyadaki sayılı örneklerden biri olan Deniz Müzesi’ndeki kadırga hakkında yayımlanmış ciddi hiçbir araştırma yok, Müze kataloğunun kaynakçasında Osmanlı gemileri hakkında yapılmış en ciddi çalışma yer almıyor… vb.

  • Sadece Bir Amatör Denizcinin Değil, Amatör Denizciliğimizin de Hikâyesi…

    Geçen yıl Kader kotrasının harap halde “sahibinden.com” adresinde satışa sunulduğunu görünce denizcilik tarihinde önemli bir yeri olan bu tekneye sahip çıkılması dileğiyle yazdığım yazıda (Ocak 2022) bu konuda yeni bilgilere ulaştığımı, ayrıntılarını daha sonra aktarmaya çalışacağımı belirtmiştim. Biraz geç de olsa önce, bürokrasi engelledi diye bilinen hikâyeyi değiştirebilecek yeni kaynakları/tartışmaları aktarıp, son bölümde de bu bilgiler ışığında rüzgârın neden aniden Sinan Everest aleyhine döndüğünü değerlendirmeye/yorumlamaya çalışacağım.

    Sinan Everest’in başına gelenler sadece bir amatör denizcinin değil, bir bakıma amatör denizciliğimizin de hikâyesi…

  • DAK-SAR’la ilgili iki yayın hakkında

    Derya kadar imla hatası içeren yayınların okuyucuya saygısızlık olduğunu düşünürüm. Kitap DAK/SAR gönüllülerinin yaşadıkları heyecanlı ve tehlikeli olaylardan kesitler anlatma iddiasında ama bir kitapta bu kadar mı imla hatası, yanlış (hipodermi değil, hipotermi!) olur. Merak ediyorum acaba çalakalem yazılıp sonra hiç okunmuyor mu? Düzeltmen/yayıncı değil de okuyucu mu düzeltecek bu hataları?

  • |

    Hedefi Olmayan Tekne…

    Eylül 2014’te yayımlanan Hedefi Olmayan Tekne. yazısı genel olarak amatör/sportif denizciliğin sorunlarını ele alsa da “özel olarak” ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu’nun “ faaliyet ve yönetim olarak başlangıçtaki fikri iddialarından uzaklaşmasını” dert edinen bir yazı. Amatör sportif denizciliği kültürel açıdan ve kurumsal yapı itibarıyla değerlendiren ve birbirini besleyen yazılar, zorunlu olarak da bazı yönlerden birbirinin tekrarı niteliğindedir.
    …. …. ….
    Sadun ve Oda Boro’nun (+ Miço), 10.5 metrelik Kısmet’le yaptıkları dünya turu (1965-1968) sonrası amatör/sportif denizciliğe yönelik toplumsal ilgi/heves doruk noktasına ulaşsa da bireylerin hevesini, merakını teşvik edip, gelişmesine yardımcı olacak bir kültür ve spor örgütlenmesi olmadığı için bu ilgi/heves zamanla kayboldu. Başka bir deyişle heves kırıldı, merak cezalandırıldı! Çünkü Türkiye, spor kültürünün değil, skor kültürünün geliştiği ve Avrupa’da spor yapma oranı en düşük ülkelerden biri. Spor dallarındaki çeşitlilik de kısıtlı. Batı ülkeleri, sporu, devletin düzenleyici, kollayıcı, teşvik edici etkisi altında, “sporun öznesi” kulüp/dernek/federasyon gibi merkezler eliyle yöneterek kitle sporunu, spor kültürünü geliştirirken, Türkiye, dünyada sporun devlet eliyle yönetildiği Kuzey Kore, Çin gibi birkaç ülkeden biri. Spor federasyonları kanunla değil yönetmelikle yönetiliyor, federasyonlar (ve seçimleri) siyasi etkilere çok açık. Buna devletin vatandaşa güvenmeyen, iknaya değil hizaya zorlayan zihniyeti ile kulüp ve federasyonların “demokratikleşmeye/paylaşmaya” değil, devlet gücüne /zihniyetine/mevzuata bel bağlayan/yaslanan zihniyeti de eklenince çaparizler çoğalıyor.

  • Sığ Sularda İki Denizcilik Kitabı

    Denizcilik eğitimi konusunda denizcilik kütüphanemizin eksiği çok. Yayımlanan kitapların var olan kitap sayısını arttırmaktan öte bir anlamının olması, eksiklikleri gidermesi, verdiği bilgilerle denizcilik terminolojisini geliştirmesi, eski yayınlarda görülen hatalı terimleri ve kullanımları elden geçirmesi, düzeltmesi, örnek olması, kısacası denizcilik kütüphanemizi zenginleştirmesi beklenir. Çeviri kitaplarda kitap seçimi, çeviri dili ve terminoloji bilgisi gibi kıstaslar nedeniyle bu konudaki beklentiler daha da büyür. Denizcilik kütüphanemize kazandırılan iki çeviri kitap (Her Yönüyle Yelken Kitabı ve Resimlerle Navigasyon)ne yazık ki söz konusu beklentileri karşılamaktan hayli uzak.

  • Dünden Bugüne Atlantik Şiiri

    “Dünden Bugüne Atlantik Şiiri” başlıklı e-posta amatör/sportif denizciliğin gündeme gelmeyen-tartışıl(a)mayan önemli sorunlarından birisi olan “sponsor/pazarlama/reklam/gizli reklam/haber/bilgi” ilişkisine dikkat çekmek için, “Medyatik Cazibe” başlıklı ikinci e-posta ise ilk yazı hakkındaki bir eleştiriye cevap olarak yazılmıştı.

    Yazılanlar kişilerle veya seyirle değil bir “meseleyle” ilgili. Bir seyri medyatik cazibesi olan bir olay/reklam haline getirebilmek için yapılanlardan ör. haberdeki bilginin kayboluşundan, gerçeklerin göz ardı edilmesinden söz ediyorum. Yoksa her türlü riski ve zorluğu barındıran 2700 millik bir açık deniz seyri şüphesiz ki kolay değildir. 16 yaşındaki genç denizcimizi bu girişimi ve başarısı için kutlamak gerekir.

    ARC rallisi (Atlantic Rally for Crusiers) başka ralliler de düzenleyen World Cruising Club’ın Atlantik geçişini özendirmek ve popüler hale getirmek için yıllardır sürdürdüğü bir organizasyondur. Organizasyonun istediği koşulları yerine getiren ve katılım bedelini ödeyen her tekne veya şahıs bu ralliye katılabilir. Örneğin 2010’da katılan 233 teknenin 19’u yarış/IRC Racing sınıfında yarışmaktadır. Ülkemizde de bu yolla Atlantik’i geçen birçok tekne ve kişi var. Ayrıntılı bilgi için www.worldcruising.com bakılabilir.