|

DENİZ KÜLTÜRÜ VE AMATÖR SPORTİF DENİZCİLİK

Sezar Atmaca

“Deniz Kültürü ve Amatör-Sportif Denizcilik” başlıklı yazı, on yıl önce “İskeleye Yanaşan Denizler, Gemiler, Denizciler (derleyenler Orhan Berent, Murat Koraltürk, İletişim Yayınları, 2013) kitabında yer almıştı.

İletişim Yayınları, 2013

Son iki yılda deniz kültürü, görgüsü, örf adeti, nezaketi ile ilgili, ancak kavramları/tanımları/konuları/kaynakları/önerileri daha çok yazarlarının “işi-mesleği”(askeri ve ticari bahriye) temelinde ele alınmış, “sadece profesyonel denizcilerin bakışını göstermesi açısından önemsediğim” iki kitap yayımlanınca[1] İletişim Yayınları’ndan izin alarak bu makaleyi de yayımlamak istedim. Zengin konu/yazar içeriğiyle alanında yayımlanmış nadir kitaplardan biri olan bu güzel derlemede yer alan makaleleri de bilgi için dipnot olarak verdim. [2]

Fazlaca araştırmadan-sorgulamadan, birçok yerde kesintisiz sayfalarca süren bol alıntıyla yazılmış, bir kitabın kısa/hızlı değerlendirilmesi için gerekli dizin, kaynakça gibi verilerden yoksun A. İlker Meşe ve Cem Gürdeniz’in yazdığı, adları bir nolu dipnotta yer alan bu iki kitabın değerlendirilmesi ayrı bir konu ki “Yeni Bir Amatör Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…” dosyası yazılarında yeri geldikçe değineceğim.

Aşağıdaki yazıda adı geçen dergilerle ilgili bir düzeltme yapacağım. Dergilerin yayın yıllarını o zaman elimde mevcut sayılara göre yazmışım. Oysa Av ve Deniz dergisinin son sayısı (18. sayı) Nisan 1948’de, Yacht dergisi ise aralıklarla 1981’e kadar (152+2 sayı) yayımlanmış ki bu sayıları daha sonra İYK/İstanbul Yelken Kulübü kütüphanesinde bularak inceleyebildim.


[1] Denizde Örf Adet ve Nezaket Kuralları, A. İlker Meşe, Denizler Kitabevi, 2021. Kültürü ve Görgüsüyle Denizcilik, Cem Gürdeniz, YKY, 2022.

[2] İskeleye Yanaşan… Denizler, Gemiler, Denizciler Sunuş MURAT KORALTÜRK – ORHANBERENT (der.)

Deniz, gemi ve sanat ●Minik modelleri ile koskoca gemiler, AHMET GÜLERYÜZ ●Edebiyatımızda deniz ve içimizin sönmeyen yangını, ÇİMEN GÜNAY-ERKOL ●Gemiler geçer şarkılarımdan: Memleket müziğinde gemi, vapur ve diğerleri… MURAT MERİÇ ●Türk sinemasının deniz yolculukları… ALİ CAN SEKMEÇ / Deniz şehirleri ●Boğaziçi’nin balıkları EROL ÜYEPAZARCI ●Altmış yıl öncesinin ada vapurlarında yolculuk AVADİS HACINLIYAN ●Dünyanın en zorlu doğal su yolu: Boğaziçi’nin vapurlar ile mücadelesi…  SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU ●Bundan 40 sene evvel Boğaziçi’ne,“Hisar”a doğru bir vapur yolculuğu, AKIN KURTOĞLU ●Boğaziçi yalıları ve Boğaziçi vapurları , MUSTAFA NOYAN ●İstanbul vapurlarına ismi verilenlerin hikâyesi , MUSTAFA NOYAN ●İzmir Körfez vapurları ,ORHAN BERENT / Denizciler ●Yakınçağ Osmanlı denizciliği ve Karadenizliler,  KAORİ KOMATSU ●Ankara gemisinin efsane süvarisi: Kaptan Şefik Gogen, OSMAN ÖNDEŞ ●Ahırkapı Feneri ve Lik ailesi, ALİ BOZOĞLU / Gemiyle yolculuk ●Gemiyle yolculuk, ÖMER BOZKURT ●Adı güzel kendi güzel  Gülcemal, ERTAN ÜNAL●Tarsus ve Amerika, GÖKHAN AKÇURA ●Posta gemileri , OKTAY SÖNMEZ ●Mavi yolculuğun gayıkları ve teğneleri,  RÜŞTÜ TEZCAN ●Bir efsane gemi: Cutty Sark, KEREM COŞKUNER / Deniz kültürü üzerine ●Deniz kültürü ve amatör-sportif denizcilik, SEZAR ATMACA ●Tarihî denizcilik sözlüklerimiz, MUSTAFA PULTAR ●Taşranın en batısı olarak Gökçeada, MAHİR ÜNSAL ERİŞ / Deniz, siyaset ve ekonomi ●Gemiler, isimler: “Hatıramdan hayalini istesen de silemezsin”,  MURAT KORALTÜRK ●Osmanlı Devleti’nde deniz sigortacılığı, FATİH KAHYA ●Milli iktisat politikalarında süreklilik: Kabotaj meselesi, ARZU VARLI ●Deniz ulaştırma tarihimizin en büyük felaketi: Üsküdar faciası, ATİLLA ORAL / Gemi yapmak ●Teknelerdeki sır, denizlerde son yüzyıl, OSMAN KADEMOĞLU ●Gemi sanayi tarihimiz,  ALİ CAN

Benzer Gönderiler

  • |

    Terimlerin Peşinde…

    Kropi Yayınları’ndan denizcilikle ilgili kitaplar yayımlamaya başladığımızda Yelkende Denizcilik Terimleri Sözlüğü basılınca (Ian Dear&Peter Kemp, çev. Orkun Soyer, Kropi Yay. 2000) kitabın tanınır bilinir olması amacıyla Yachting World dergisinin okuyucu mektuplarına bir not yazmıştım (Mart, 2000). Bu not sonrası başlayan ve genişleyen tartışma/eleştiri Açık Radyo/Açık Deniz programında Beysun Gökçin’le denizcilik dili üzerine bir söyleşi yapmaya kadar gitti. Belirtmem gerekir ki bu tür sorgulamaların/tartışmaların çok faydası var; çünkü birbiri yerine kullanılan birçok terimin aslında farklı anlamları olduğunu/farklarını öğrenmek, yeni ve daha doğru tanımlar yapmak, eskiden yapılan hatalı kullanımları düzeltmek ancak böyle mümkün olabilir. Ancak tartışma had bildirmeye/atışmaya dönüşünce  aslında çok şey öğrenebileceğiniz insanlarla da konuşma/tartışma ortamı yok oluyor maalesef.
    …
    Konuyla ilgili yazılar sırasıyla şöyle:
    →Yanlış Olduğuna Emin misiniz? Yachting World, Nisan 2000.

    →Zuhal Atasoy’a Zorunlu Bir Cevap, Yachting World, Mayıs 2000.

    →Necati Zincirkıran’a Gerekli Bir Cevap, Yachting World, Temmuz 2000.

    →Açık Radyo/Açık Deniz programı, Beysun Gökçin’le Denizcilik Dili üzerine söyleşi, Eylül 2000 (bant çözümü halledilebilirse özeti yayımlanacak)

  • |

    KAMÛS-İ BAHRÎ: DENİZ SÖZLÜĞÜ

    Mustafa Pultar hocamızın izniyle…
    Ayrıntılı bir deniz sözlüğü derleme amacıyla giriştiğim büyük emeklilik projemi yürütürken kullandığım sözlükler arasında Süleyman Nutkî’nin 1914 yılında derlediği ilk Türkçe denizcilik sözlüğü olan Kamûs-i Bahrî de vardı. Latin alfabemizle bir baskısı yapılmamış olan bu sözlükten gerektiği gibi yararlanabilmek için kitabı yeni yazımıza çevirmek zorunda kaldım. İşte bu kitap o çeviriyazıdır.

    Metnin sonuna iki ek koydum. Birincisi metinde geçen Osmanlıca sözcükler ile ilgili ufak bir lûgatçe. Diğeri ise terimlerin bugünkü söylenişleri ile eski söylenişlerini gösteren bir fihrist.

    Süleyman Nutkî hakkında daha önce yazmış olduğum bir yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

    Basılı olarak İşKültür (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) tarafından yayımlanmış olan kitap için yayınevi ile yaptığımız sözleşme uyarınca Kamûs-i Bahrî’yi deniz dili ve tarihi ile ilgilenen herkesin serbest kullanımına açtım. Bu dijital sözlükte herhangi bir sözcük, terim ya da deyimle arama yapabilirsiniz. İndirmek için ve kullanma yöntemine ilişkin ayrıntılı bilgi için burayı tıklayın. Kullandıktan sonra referans olarak belirtirseniz başkalarına da duyurmuş ve onların da yararlanmasını sağlamış olursunuz.

  • |

    DENİZ BALIKLARI SÖZLÜĞÜ

    Deniz Balıkları Sözlüğü, Türkiye’nin dört ayrı denizinde yaşayan balıkların adlarını sistemli biçimde derleyen az sayıdaki derlemeden biri.

    Bu konudaki öncü çalışmaları bütünleyerek ve güncelleyerek, Türkiye sularında yaşadığı kayda geçmiş 512 balık türünü, bilimsel adları başta olmak üzere pek çok dildeki karşılığıyla sunmaya çalıştım. Balık adlarının kökeni Farsçadan Rumcaya, Katalancadan Romancaya, İspanyolcadan Rusçaya iki düzineye yakın dilden geliyor.

    Basılı olarak İşKültür (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) tarafından yayımlanmış olan kitap için yayınevi ile yaptığımız sözleşme uyarınca Deniz Balıkları Sözlüğü’nü deniz dili ve bilimi ile ilgilenen herkesin serbest kullanımına açtım. Bu dijital sözlükte herhangi bir sözcük, terim ya da deyimle arama yapabilirsiniz. İndirmek için ve kullanma yöntemine ilişkin ayrıntılı bilgi için burayı tıklayın. Kullandıktan sonra referans olarak belirtirseniz başkalarına da duyurmuş ve onların da yararlanmasını sağlamış olursunuz.

  • |

    BÜYÜK DENİZ SÖZLÜĞÜ: DENİZLÜK

    Mustafa Pultar hocamızın izniyle…

    Büyük Deniz Sözlüğü DENİZLÜK, Mustafa Pultar, İş Bankası Kültür Yay. 2022.

    Kitabın erişim adresi ve aşağıdaki bilgiler https://www.pultar.org/ adresinden alınmıştır.

    Deniz kültürümüzün önde gelen yazarlarından Ömer Bozkurt, Yeni Deniz Mecmuası’ndaki yazısında şöyle diyor: “Nisan (2022) ayında yayımlanan Büyük Deniz Sözlüğü: Denizlük … uzun süreli bir çabanın … sabırın eseri …  hiç şüphesiz Türk deniz kültürüne dev bir katkıdır.”

    Denizlük, aslında Türkçe’de çeşitli sözlükler ve diğer kaynaklarda görülen, denize ilişkin sözcüklerin derlenerek işlenmesidir. Uzun yıllar boyunca çok sayıda kaynaktan derlediğim sözcük, terim ve deyimlerin açıklamalarını, etimolojilerini ve İngilizce karşılıklarını biraz ayrıntılandırdım, eksik olarak gördüğüm bilgileri tamamlamaya çalıştım.

    Basılı olarak İşKültür (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) tarafından yayımlanmış olan kitap hem mecâzî hem de lafzî anlamda biraz ağır, 887 sayfa. Ancak, İşKültür ile yaptığımız sözleşme uyarınca Denizlük’ü deniz konularıyla ilgilenen herkesin serbest kullanımına açtım. Bu dijital sözlükte herhangi bir Türkçe ya da İngilizce sözcük, terim ya da deyimle arama yapabilirsiniz.

    Güle güle kullanın, umarım işinize yarar. Kullandıktan sonra referans olarak belirtirseniz başkalarına da duyurmuş ve onların da yararlanmasını sağlamış olursunuz.

  • |

    Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına…

    Klasik tekne tutkunu M. Cem Gür, çok değerli bir kitap ve yaptığı güzel/klasik tekneler, klasik teknelerle ilgili yazılar bırakarak 17 Nisan 2021’de ayrıldı aramızdan. M. Cem Gür ile hiç tanışmadım ama yaptığı tekneler ve yazıları hakkında bilgim vardı. “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” kitabının ilanını görünce almış, kitabı elden geçirdikten sonra da bir arkadaşımdan Cem’in e-posta adresini isteyip 13 Şubat 2021’de “tebrik ve teşekkür” başlıklı “Yaptığınız tekneleri gördükçe sizi hayırla yadetmiş ve konuyla ilgili yazılarınızın (ki haberleşme dışında pek internet ve mecralarını kullanmadığım için hayli geç de fark ettim) geliştirilerek kitap olmasını istemiş/dilemiş biri olarak…” diye başlayan bir e-posta göndermiştim.
    15 Şubat 2021’de “Kendi adıma, karınca kararınca, ulusal deniz kültürüne bir tuğla koyabildim ise ancak onur duyarım.” diye biten zarif bir cevap almıştım M. Cem Gür’den.
    Hastalığından ve ölümünden geç haberdar oldum, benim için hayli gecikmiş ve yarıda kalmış, trajik bir tanışma/yazışma/ayrılma oldu ne yazık ki… Tek tesellim kitabı hakkındaki düşüncelerimi kendisine iletebilmiş olmam.
    M. Cem Gür’ün “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” kitabının etkileyici bir tarafı da ülkemizde 2000’li yıllarda güncel/dinamik olan ancak çabuk silikleşen amatör denizcilik (ruhu) için önemli bir kaynak olmasıydı. Amatör denizciliğin araçları/dünyadaki örnekleri, bizdeki gidişatı hakkında değerli ipuçlarıyla doluydu “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras”. Kitabın sonuna eklediği ve çevirisini kendisinin yaptığı “Sakin Seyir Manifestosu” bunca yıldır yaptığı/yapmaya/anlatmaya çalıştığı şeylerin belki de bir özeti, adeta ideal bir amatör denizcilik manifestosu gibiydi. Dilerim denizcilik sitelerinde yer alan diğer yazıları bir araya getirilerek tasnif edilir/paylaşıma açılır, kitap olabilecek haldeyse yayımlanması sağlanır.
    M. Cem Gür kitabında hükümetin/Et ve Balık Kurumu’nun talebiyle FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) tarafından bölgesel şartlara uygun tekne tasarımları hazırlaması/önermesi için 1957’de Türkiye’ye gönderilen ve ülkemizde on ay kalarak “Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats” (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor) başlıklı balıkçı tekneleri envanteri ve raporu hazırlayan dünya çapında bir tasarımcıdan da söz eder: Howard Irving Chapelle.
    Henüz Türkçeye çevrilmemiş olan 105 sayfalık bu raporun ekinde yer alan 24 tekneyle ilgili 44 çizimi klasik tekne tutkunu M. Cem Gür’ün anısına ekte yayımlıyorum.
    M. Cem Gür’ün “Kaybolan Miras” diye adlandırdığı teknelerden de örnekler içeren bu çizimler yok olmuş ya da nadir örnekleri kalmış bir mirası da gözler önüne seriyor.

  • |

    Yazı Sayısı mı Kalitesi mi?

    Mesut Baran yönetimindeki Yelken Dünyası amatör denizciliğimizin amatör yüzünün yüzakıydı uzun yıllar. Dergiye yönelik eleştirileri bile çekincesiz basar, gocunmaz, yazıyı kabul ederken de “burası sizin derginiz, yerinde eleştiriler bize yol gösterir” derdi. Onun yönetimindeki dergi bizler için de sığınılacak bir limandı ancak sayıların giderek daha fazla birbirine benzemeye, tekrara düşmeye başladığını düşününce Eylül 2006 sayısına bu yazıyı yazmıştım.

    Yelken Dünyası’nın Ağustos sayısını okuduğumda aklıma “Acaba Yelken Dünyası gönderilen her yazıyı olduğu gibi basmakta mıdır?” sorusu geldi. Gelen her yazıyı istisnasız basmanın belki yazı çeşidi (nicelik) yönünden dergiye epey bir katkısı olsa da yazıların öncelikle nitelik yönünden katkısını da düşünmek gerekmez mi? Dergiyi daha değerli yapacak olan nitelik değil midir? Gelen yazıların dilbilgisi, derdini anlatabilme, yeni bilgiler-yeni bakış açıları sunma, konuya hakimiyet, yeterlik, gelişmelerden-mevcut ve yeni yazılı eserlerden haberdar olma, gelişmeleri aktarma, tekrara düşmeme, vb. kriterlerle değerlendirilmesi daha doğru olmaz mı? Bu açıdan bakıldığında kimi yazıların eksikliklerini, zaaflarını gidermesi için iade edilmesi, kimi yazılara okuyucuyu bilgilendirmek için kısa notlar düşülmesi gerekmez mi?