|

Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…

Sezar Atmaca

Amatör/sportif denizciliğin “barınma, örgütlenme, belge, bayrak, bağlama kütüğü” gibi birçok temel sorununun sürdüğü, çözüm diye sunulan uygulamaların yıllardır yeni sorunlar yarattığı söylenebilir. Son 15 yıl boyunca denizcilik bürokrasisinin amatör-sportif denizciliği yok sayma, aşındırma pahasına alanı yap-boz tahtasına çevirmeye, mevzuatı keyfince değiştirmeye doyamadığını biliyoruz.

Şüphesiz bu durumun sürüp gitmesinde dünyada sporun devlet eliyle yönetildiği birkaç ülkeden biri olmamız, skora odaklı spor anlayışı gibi yapısal sorunların ağırlığı yanında, amatör/sportif denizciliğin mevzuat, kurum, dil, temsilci… vb. alanlarda profesyonel denizciliğin dümensuyundan[1] kurtulamayışının, onlara karşı eleştirel olamayışının ve devlet gücüne/mevzuata bel bağlayan kulüp ve federasyonların güçsüzlüğünün de etkisi var.

Bu gidişatın tepeden inme değil ancak aşağıdan gelen/beslenen bir ivmeyle/dip dalgasıyla değişebileceği söylenebilir.

Aşağıdan gelen/beslenen bir ivme de, yaratacağı tartışma ortamıyla, projeleriyle, alanı temsil gücü olan; ilgili politikaların, mevzuatın oluş(turul)masında bahşedilmeyi değil, söz sahibi olmayı, hak aramayı hedefleyen “bağımsız örgütlenmelerle” oluşturulabilir.

Yakın dönemde DSTİ/Denizciler Sivil Toplum İnsiyatifi ve ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu gibi yapıların “ilk dönemlerinde” ya da “bir dönemlerinde” bu tür bir ivmenin/dip dalgasının izini sürmek mümkünse de bu gelişmeler kalıcı ol(a)madı ne yazık ki.

Amatör denizciliğin sorunlarının dile getirildiği “Türk amatör denizciliğinin 21. yüzyıl vizyonunun rotasını çizme” iddiasındaki çalıştaya[2] sunulan bildirilerde bile “çoğunlukla” eski-bildik yol ve yöntemlere bağlı kalındığı, bunların değiştirilmesi değil, iyileştirilmesi için önerilerde bulunulduğu, yapısal sorunlara pek değinilmediği görülüyor.

Seçim Vaatleri…

Aşağıdan gelen/beslenen kuvvetli bir ivme/dip dalgası olmayınca seçimler öncesi açıklanan parti programlarında amatör/sportif denizcilikle ilgili somut vaatler, politikalar olması da güç. Nitekim demokratikleşme, temel insan hak ve özgürlükleri ile sorunlu/mesafeli ilişkisi olan AKP’nin seçim vaatleri “denizcilik bürokrasisinin” yıllardır süregelen politikalarıyla/uygulamalarıyla paralellik gösteriyor. Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin (CHP, İYİ Parti ve diğerleri) 14 Mayıs 2023 Milletvekili seçimleri için hazırladığı 244 sayfalık “Altılı Masa Mutabakat Metni”nde  de amatör/sportif denizcilikle ilgili somut öneriler yok. “Federasyonların tam özerk hale getirileceği” ve “Balıkçı Barınaklarının Rehabilitasyonu” gibi heyecanlandırıcı satırlar dışındakiler deniz kirliliğini önleme ve kıyıların kullanımı ile ilgili “Derin Deniz Deşarjından Vazgeçilmesi” “Kıyılardan Eşit ve Serbest Yararlanma” gibi önemli sayılabilecek vaatler. Vaatlerin genellikle dümen suyundaki kabarcıklar gibi sönüp gittiğini biliyoruz, dileriz bu sefer yerine getirilir.

Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…

Daha önce vurgulamıştık: “Amatör-sportif denizcilik bu sporun/hobinin amatör yönünü öne çıkaran sembollerin ve değerlerin, insan-tekne-deniz hikâyelerinin günışığına çıkarılması, aktarılması ve çoğalması ile gelişebilir. Amatör-sportif denizciliğin yeterince araştırılmış, yazılmış bir tarihi de yok ne yazık ki.”

Örneğin Türk Yelken Sporu Tarihi’nde[3], 1898’de “Afacan” adlı yelkenlisi ile birincilik kazanan “ilk Türk” Faik Bey’den söz edilir ama Faik Bey’in kim olduğundan, teknesini satın aldığı Bedo Usta’dan ya da 1859’da başladığı bilinen yelken yarışlarının/regattaların denizcilik ortamından söz edilmez. Oysa nereden geldiğimizi bilmek bize gelecekte de yol gösterir.

Bu nedenle “Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…” üst başlığıyla yer alacak dosyadaki yazılarda, baskın denizcilik algısını, anlayışını sorgulayacak, kimi eski dergi/gazete sayfalarında kalmış, kimi yakın tarihli, kimi yeni yazılmış ya da yazılacak:

● amatör/sportif denizciliğin ne olduğunu gösteren, hatırlatan, vurgulayan, açıklayan…
● olan-biteni amatör/sportif denizciliğin süzgecinden geçiren,
● amatör/sportif denizciliğin sorunları ve değişen/gelişen yüzü kadar nelerin kaybolduğunu da dert edinen…
● kültürü pozitif anlamda kullanan, “kültürsüzlük”ten değil, denizcilik kültürünün canlı olmayışından söz eden, bunun nedenlerini araştıran,
● denizcilik, yani deniz/tekne/insan ilişkisinin amatör/sportif yönünün izlerini denizcilik mirasında, denizci varoluş tarzında araştırıp, suüstüne çıkarmaya çalışan, geçmişimizin çok kültürlü, renkli karakterini veri alan, hikâyelerini anlatan;

yazılara öncelikle yer verilecek.

Bu dosyaya giren/girecek eski tarihli yazıların amacı sadece anıları aktarmak, nostaljiye varan bir eski özlemi/övgüsü ile nostalji havası yaratmak ya da gelişmeleri “hüzünle” karşılamak değil, ekonomik-teknolojik-sosyal gelişmelerin (hayatımızda, özel olarak) amatör sportif denizcilikte yol açtığı değişikliklerle geçmişi bütünleştirme gayretidir.

Denizcilikteki yenileşmenin/değişmenin ne/nasıl ve ne yönde olduğunu anlamak ve geçmişi/neleri kaybettiğimizi unutmadan, karşılaştırmalarla, eskiyi dönüştürerek yeni bir senteze ulaşma, bir anlamda geçmişin olumlu yönlerini gelecekle bütünleştirme çabasıdır.

Şimdilik eski kaynaklardan aktarmayı düşündüğüm yazılmış veya taslakları hazır yeni yazıların başlıklarını/konularını kabaca şöyle sıralayabilirim (alfabetik):

1930’dan Günümüze, Bahriyeden Amatör Denizciliğe, Kültürün Yazılı Kaynakları
●1935’ten 1980’e Yelken Seyriyle İlgili Kitaplarımız
1936, 1952, 1968 Hamleleriyle Yelken Kulüplerine Dağıtılan Teknelere Ne Oldu?
●Amatör Denizciler Günü
Bir Klasik Tekne Tutkunu: M. Cem Gür’ün Ardından
●Bir Üniversite Araştırmasının Hali: Çanakkale’de Amatör Denizciliğe İlgi Düzeyi
Deniz Kuvvetleri Teslim Aldığı Bu Eserleri/Çevirileri Neden Basmadı?
●Denizci Bir Muhabbet Mekânı: Reis Evi
Denizci Yetiştirmek İçin Bir Tekne: Moda Sandalı
●Denizcilik Kültürü İçin Bir Çerçeve
Denizcilik Kültürü Notları: Denizcinin Günlüğü 2006-2010, İçindekiler-Kaynakça
●Denizcilik Kültürü/Nezaketi/Görgüsü ile İlgili Kitaplar Neyi Temsil Ediyor/Anlatıyor?
Denizcilik Tarihi/Kültürü ile İlgili Notlar: Fotoğraf/Efemera/Kartpostal
●Denizcilikle İlgili Eski Dergilerdeki Yazıların Dizini: 1935-1952 / 1964-1970
Denize Hasret Kalanlar
●Denize İlk Adım: Nasıl Denize Açıldılar?
Deryadan Örnekler
●Gazavat-ı Hayreddin Paşa ve Kitab-ı Bahriye Nüshaları ve Çeviri Çaparizleri
●İdeal Bir Deniz Kulübü Örneği
●İstanbul Boğazı’nda Yelken Seyri İçin Rota Önerisi
Komodorluk Müessesesi

●Kurumların düzenlediği yarışmaların (resim, fotoğraf, hikâye vb.) katkısı kime/nereye?
●Optimist İlk Eğitim İçin Uygun Bir Tekne mi, Nasıl Seçildi? Vaurian’dan Optimiste
●Preveze’den İnebahtı’ya… Avrupa’da İnebahtı Savaşı’nın 400. Yıl Kutlamaları…
●Sporda Devlet mi, Devlette Spor mu?
●Sultanın Kadırgası ile İlgili Araştırmalar
●Üç Dilde Denizcilik Terimleri (Türkçe-Yunanca- İngilizce)
●Yelkencilik Geri Gidiyor
●Yeni Bir Yatçılık Tarihi
●Yeşilova/Sömbeki Körfezi’nde Yer Adlarının Değişimi
●Yok Olan Bir “Beş Çifte”nin Hikâyesi

Dilerim katkılarla, eklenecek yazılarla “Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…” dosyasının kapsamı daha da genişler. Bazı yazıların başına yayımlanma gerekçelerini anlatan/içeren bir sunuş bölümü eklenecek. Konularına göre ilgili bölümlerde de yayımlanacak (ör. Denizcilik Kültürü, Denizcilik Eğitimi, Reis Evi…) yazıların başlıkları yayımlandıkça aşağıdaki listeye eklenecek.

1. Amatör Denizci Elkitabı‘nın Hikâyesi / Sezar Atmaca (Highlights söyleşisi, Mayıs 2023)

2. Deniz Kültürü ve Amatör Sportif Denizcilik / Sezar Atmaca (Mayıs 2023)

3. 19. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul Gemicilik Şenlikleri: Büyükada (Prinkipo) Regattaları ve Adanın Dönüşümü / Bengi Su Ertürkmen Aksoy ve Neşe Gurallar (Haziran 2023)

4. Denizcilik Kültürü Notları / Sezar Atmaca (Haziran 2023)

5. Bir Temmuz Amatör Denizcilerin Bayramı mı? / Sezar Atmaca

6. Yelkencilik Geri Gidiyor / Harun Ülman (Sunuş: Bir Zamanlar Yelkencilik /Sezar Atmaca) (Ağustos 2023)

7. İstanbul Limanında Yacht’ların Seyri / İbrahim Yıldan (Sunuş: Boğaz Akıntısında Yelken Seyri / Sezar Atmaca) (Eylül 2023)

8. Moda Sandalı (Athar Beşpınar’la Söyleşi) / Taylan Sağnak (Sunuş: Kullanımı Kolay Denizci Tekne Arayışları / Sezar Atmaca) (Ekim 2023)

9. Amatör, Amatör Olarak Kalmalıdır… / Haluk Bilgi (Sunuş / Sezar Atmaca) (Kasım 2023)

10. Sadun Boro’dan Bir Mektup Bir Yazı: Örnek Bir Yat Kulübü / Marina Ayrı, Barınak Ayrı / Sadun Boro (Sunuş: Teknelerin barınma sorunu: “… bu kadar insan denize çıkamıyor bu yüzden.”/ Sezar Atmaca) (Aralık 2023)

11. Cumhuriyetin 100. Yılında Rakamlarla Sportif Yelkenciliğimiz / Hakan Ertunk (Sunuş: Sağlıklı, güvenilir istatistiki verilerin önemi / Sezar Atmaca) (Aralık 2023)

12. Yelken Kulüplerinde Komodorluk Müessesesi / Faruk Birgen (Sunuş: Denizcilik faaliyetleri ile sosyal faaliyetler arasında sıkışan Komodorluk / Sezar Atmaca) (Şubat 2024)

13. Spor Politikası, ADF, TYF, Kulüpler, Gruplar ve Reis Evi / Sezar Atmaca (Mart 2024)

14. Amatör Denizcilikle İlgili Bir Üniversite Araştırmasının Hali / Sezar Atmaca) (Nisan 2024)

15. Amatör Denizcilerin Sembol İsimleri: Sadun ve Oda Boro’nun Anısına / Sezar Atmaca (Haziran 2024)

16. Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına… 1957’de Kayda Geçmiş Yirmi Dört Ahşap Tekne Çizimi / Sezar Atmaca (Eylül 2024)

17. “Eski Denizcilik Dergileri Dizini” Serisi Hakkında / Sezar Atmaca (Ekim 2024)

18. Eski Denizcilik Dergileri Dizini I Liman Mecmuası (Mayıs 1927- Kasım 1927) / Murat Koraltürk (Ekim 2024)

19. Eski Denizcilik Dergileri Dizini II : Av ve Deniz (Eylül 1945-Nisan 1948): “Memleketimizde Amatör Yelkencilik Nasıl Başladı?” / Sezar Atmaca (Kasım 2024)

20. Eski Denizcilik Dergileri Dizini III : Yurtta ve Dünyada Av ve Deniz Sporları (Eylül 1948- Nisan 1954?) / “Memleketimizde Amatör Yelkenciliğin İlk Günlerine Ait Hatıralar” Sezar Atmaca (Aralık 2024)

21. Anonim Denizcilik Sözlüğü (pdf) ve Hikâyesi / Sezar Atmaca (Şubat 2025)

22. Eski Denizcilik Dergileri Dizini IV: Denizatı Dergisi Bibliyografyasından Seçmeler / Denizatı Dergisi Hakkında Sezar Atmaca (Nisan 2025)

23. 16. Yüzyıldan Günümüze Yeşilova (Sömbeki) Körfezi Kıyılarında Yer Adlarının Değişimi ve Tarihi Yerler / Sezar Atmaca (Temmuz 2025 )

24. Amatör Denizciler İçin Sınav Soru Bankası / Sezar Atmaca (Ağustos 2025)

25. Yeni ADB / Amatör Denizcilik Belgesi ve Mevzuattaki Değişiklikler“…Pupanız Yelken Olsun” Sezar Atmaca (Şubat 2026)


[1] Bahriye ve ticaret denizciliğinin “iş-meslek” temelli, kendilerini “lokomotif” amatör/sportif denizciliği “katar” ya da “destek sınıfı” “yumuşak güç” “güç mücadelesinin bir parçası” olarak gören profesyonel denizcilik  anlayışı.

[2] Sadun Boro Rotasında Türk Amatör Denizciliğinin 21. Yüzyıl Vizyonu, KÜDENFOR Yay. 2017. Bir üniversite bünyesinde yer aldığı için, akademik forum/platform olması beklenen, ama olmayan KÜDENFOR, “Türk Denizcilik Gücü” sempozyumlarının kapsamlı, sürekli ve üniversite destekli bir replikası gibi faaliyet gösteriyor.

[3] Türk Yelken Sporu Tarihi, Cem Atabeyoğlu, Türk Spor Vakfı Yayınları, 1986.

Similar Posts

  • 16. Yüzyıldan Günümüze Yeşilova (Sömbeki) Körfezi Kıyılarında Yer Adlarının Değişimi ve Tarihi Yerler

    “Her harita bir hikâye anlatır” denir. Biz de yıllardır ikâmet ettiğimiz Söğüt’te, sularında dolaştığımız, gün batımlarına-doğumlarına eşlik ettiğimiz Yeşilova (Sömbeki) Körfezi kıyılarındaki yerlerin eski-yeni adlarının peşinde, hikâyenin içine dümen tutalım istedik.

    Yeşilova Körfezi’nin Osmanlı döneminden beri adı Sömbeki Körfezi’dir. Körfez adını, 1522’den 1912’ye kadar Osmanlı hakimiyetindeki, Cezair-i Bahri Sefid vilayetine bağlı, merkezi Simi (Symi) olan Sömbeki Adası’ndan alır ki adı eski kaynaklarda Sönbeki-Zömbeki olarak da geçer.

    Sömbeki Körfezi adı 1980’lerde Yeşilova Körfezi olarak değiştirildi. İmroz Adası’nın 1970’de Gökçeada olması ya da 1980’lere kadar kullanılan Sömbeki Körfezi’nin Yeşilova Körfezi olarak değiştirilmesi gibi Pîrî Reis’in Kitab-ı Bahriye’sinden, yani 16. yüzyıldan beri kullanılan kimi yer adlarının neden değiştirildiğini anlamak zor. Değerli tarihçimiz, Şeyh-ûl Müverrihin (tarihçilerin şeyhi) Halil İnalcık Osmanlıdan gelen Türkçe kökenli yer adlarını kasdederek “yer adlarının değiştirilmesi tarihe ihanettir” der.

    Sömbeki’nin anlamı: Sömbeki Adası eskiden beri süngerciliği/dalgıçlığı ve tekne yapımcılığı ile ünlüdür. Sömbeki adının kökenini, ada menşeli olduğu ileri sürülen ve sünger avcılığında kullanılan sömbeki denilen tekne tipine ya da bir Selçuklu komutanına bağlayan metinler/sözlükler varsa da birinci el kaynaklar bu iddiaları desteklemez.

    Şebek ya da Osmanlıcasıyla Sönbeki; (sünbeki/sümbeki/sumbaki) adıyla da bilinen yelken ve kürekle yürütülen, üç direğinde Latin yelkeni bulunan Berberi korsanların kullandığı hayli hızlı ve zarif bir teknedir. Lingua Franca bu tekne ile Sömbeki Adası arasında kurulan ilişkinin kronolojik olarak sorunlu olduğunu belirtir. Bir başka değerli kaynak da bu bilgiyi destekler ve teknelerin mucidinin 16. yüzyılda Berberi sahillerinde dolanan ünlü Osmanlı korsanı Uluc Ali olduğunu ileri sürer.
    ….

  • |

    Setur Marinaları Seyir Defteri’nin Hali

    Setur Marinaları’nın müşterilerine dağıtmak üzere hazırladığı “Setur Marinas Seyir Defteri” ile Teoman abinin (Arsay) teknesi “Mat” ta karşılaştım (Haziran 2017). “Bir göz atsana” demişti ama onun da ilk izlenimleri hayli olumsuzdu. Gözden geçirip aşağıdaki e-postayı Teoman abiye yazdım. Sonrasında onun girişimiyle Seyir Defterini hazırlayan marina ilgilisi ile Mat’ta görüştük, “hazırlık sürecini” konuştuk. Bu görüşme çerçevesinde Jurnal (Seyir Defteri) Hazırlanması İçin Öneriler başlıklı ikinci yazıyı görüştüğümüz marina ilgilisine gönderdim. Ancak sonraki yıllarda da Setur Marinas Seyir Defteri’nin dağıtımının sürdüğünü biliyorum (herhalde stoklar bitinceye dek dağıtımı sürdürüldü).

    İkinci yazıdaki jurnal önerileri, bizim denizlerimize göre hazırlanacak “düzgün/denizci” bir jurnal için taslak olarak da düşünülebilir.

  • |

    Hedefi Olmayan Tekne…

    Eylül 2014’te yayımlanan Hedefi Olmayan Tekne. yazısı genel olarak amatör/sportif denizciliğin sorunlarını ele alsa da “özel olarak” ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu’nun “ faaliyet ve yönetim olarak başlangıçtaki fikri iddialarından uzaklaşmasını” dert edinen bir yazı. Amatör sportif denizciliği kültürel açıdan ve kurumsal yapı itibarıyla değerlendiren ve birbirini besleyen yazılar, zorunlu olarak da bazı yönlerden birbirinin tekrarı niteliğindedir.
    …. …. ….
    Sadun ve Oda Boro’nun (+ Miço), 10.5 metrelik Kısmet’le yaptıkları dünya turu (1965-1968) sonrası amatör/sportif denizciliğe yönelik toplumsal ilgi/heves doruk noktasına ulaşsa da bireylerin hevesini, merakını teşvik edip, gelişmesine yardımcı olacak bir kültür ve spor örgütlenmesi olmadığı için bu ilgi/heves zamanla kayboldu. Başka bir deyişle heves kırıldı, merak cezalandırıldı! Çünkü Türkiye, spor kültürünün değil, skor kültürünün geliştiği ve Avrupa’da spor yapma oranı en düşük ülkelerden biri. Spor dallarındaki çeşitlilik de kısıtlı. Batı ülkeleri, sporu, devletin düzenleyici, kollayıcı, teşvik edici etkisi altında, “sporun öznesi” kulüp/dernek/federasyon gibi merkezler eliyle yöneterek kitle sporunu, spor kültürünü geliştirirken, Türkiye, dünyada sporun devlet eliyle yönetildiği Kuzey Kore, Çin gibi birkaç ülkeden biri. Spor federasyonları kanunla değil yönetmelikle yönetiliyor, federasyonlar (ve seçimleri) siyasi etkilere çok açık. Buna devletin vatandaşa güvenmeyen, iknaya değil hizaya zorlayan zihniyeti ile kulüp ve federasyonların “demokratikleşmeye/paylaşmaya” değil, devlet gücüne /zihniyetine/mevzuata bel bağlayan/yaslanan zihniyeti de eklenince çaparizler çoğalıyor.

  • |

    “Pupanız Yelken Olsun…”

    Bakanlığın yıllar önce onbinlerce bastırıp dağıttığı bir kitapta[1] yer alan, başlıktaki anlamsız/uyduruk kullanımı okuyunca, güler misin ağlar mısın demiştik ama son 20 yıldır UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının  (Denizcilik Genel Müdürlüğünün) amatör denizcilerle ilgili yayınları/mevzuat değişiklikleri gülüp geçilecek gibi değil ne yazık ki.

    Bu yıl başında amatör denizci sınavı/belgesi, tekne kullanımı/donatımı ve denetimi/yaptırımları hakkındaki “Özel Teknelerin Donatımı ve Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik” yeniden değişti ki bu, 2004’ten beri, amatör denizcilik mevzuatındaki (dördü asli) onuncu değişiklikti.[2] Bu ve benzeri yalpalamaların[3] temelinde UAB’nin gemiadamı bürokratlarının amatör denizciliği ticaret denizciliğinin gözüyle “iş-meslek” olarak algılayan, özel/ticari tekne farkını, hukukunu önemsemeyen, dünyadaki örneklerden habersiz, gel-gitli donanımsız özgüveni yatar.
    Ocak ayında yayımlanan Özel Teknelerin Donatımı… yönetmeliği Temmuz 2026’da yürürlüğe girecek. Bu yönetmelikte de çok çapariz var ama bunların hepsini değil, önemli gördüklerimi ele alacağım. Çünkü önceki yönetmeliklerdeki hataları/yanlışları birçok yazıda karşılaştırmalar yaparak/önerilerle, ayrıntılı olarak ele almaya çalışmıştım, ancak zorunlu ya da kısmi düzeltmeler yapılsa da endâzesizlik sürüp gitti. Örneğin belgelerdeki (ADB) İngilizce yanlışları 2023 yönetmeliği ile düzeltilse de yakın geçmişte “dağıtılan” yüzbinlerce belgedeki yanlışlar düzeltilmeyi bekliyor. Tekneyi başkasının kullanabilmesi için sahibinin ıslak imzası yeterliyken, değişiklikle noter/liman başkanlığı onaylı yetki yazısı zorunluluğu getirilmişti ki, bu yönetmelikte eş ve çocuklar için kaldırılarak kısmen iyileştirildi (ama liman başkanlığı onayı paralı hale getirildi: 1000 TL).

    Yanıt gelmeyecek olsa da not düşmek isterim: Bu değişiklikler yapılırken ilgili kurumlarda nasıl bir tartışma/araştırma oluyor, ya da oluyor mu? Olduysa neler, kimlerle, hangi kurum ve kuruluşlarla konuşulup/tartışılıyor? Tekne filomuzun/coğrafyamızın özel durumu dikkate alınıyor mu, dünyadaki örneklere bakılıyor mu? Yapılan yanlış uygulamaların bir eleştirisi oluyor mu? Dünyayı dolaşmış “deniz kurdu” diyebileceğiniz denizcilerimizi, muhatap alıp bilgilerinden/deneyimlerinden faydalanmak yerine, “ADB 24 ‘teorik eğitimini’ beş yıl içinde tamamlamazsanız artık 10 metre üzeri tekne kullanamazsınız”, diyebilmek nasıl bir aklın ürünüdür, insan merak ediyor.

  • 1 Temmuz Amatör Denizcilerin Bayramı mı?

    “Amatör denizciliğin gelişiminin önemli göstergelerinden biri her alanda –kurum, mevzuat, dil, yayın, temsilciler, kişiler vb.- gemiadamlarıyla olan farkı ifade edebilecek hale gelebilmektir. Teknenin tanımından, arama kurtarmaya dek amatörlerle ilgili akla gelebilecek her türlü mevzuattaki tanımın gemi adamları/ticaret gemiciliği üzerinden yapılması şüphesiz tesadüf değil. Gemiadamlarının gölgesinden kurtulup onlarla eşit bir konuma gelebilmek, eşit statüde konuşabilmek için çaba yine amatör denizcilere düşüyor. Ama farkın yaratılabilmesi onlardan uzak durmak, onlara ilişkin her şeyi reddetmek demek değil. Tam tersi onları tanımak (örneğin askeri cenahı biliriz de 1848’de Sakız’da denizcilik eğitimi veren sivil Mehmet Çelebi’yi duymamışızdır…) anlamak ve kendimizi, derdimizi anlatabilmek önemli.Olanları sindirerek, sorgulayarak, dirsek temasında bu farkı yaratmak, yaratabilmek gerek. Amatör denizciliğe ilişkin derdimizi anlatacak projeler geliştirmek, kurallar, kurumlar oluşturmak bu farkın yaratılması ve kendimiz olabilmek için zorunlu da.”

  • |

    Terimlerin Peşinde…

    Kropi Yayınları’ndan denizcilikle ilgili kitaplar yayımlamaya başladığımızda Yelkende Denizcilik Terimleri Sözlüğü basılınca (Ian Dear&Peter Kemp, çev. Orkun Soyer, Kropi Yay. 2000) kitabın tanınır bilinir olması amacıyla Yachting World dergisinin okuyucu mektuplarına bir not yazmıştım (Mart, 2000). Bu not sonrası başlayan ve genişleyen tartışma/eleştiri Açık Radyo/Açık Deniz programında Beysun Gökçin’le denizcilik dili üzerine bir söyleşi yapmaya kadar gitti. Belirtmem gerekir ki bu tür sorgulamaların/tartışmaların çok faydası var; çünkü birbiri yerine kullanılan birçok terimin aslında farklı anlamları olduğunu/farklarını öğrenmek, yeni ve daha doğru tanımlar yapmak, eskiden yapılan hatalı kullanımları düzeltmek ancak böyle mümkün olabilir. Ancak tartışma had bildirmeye/atışmaya dönüşünce  aslında çok şey öğrenebileceğiniz insanlarla da konuşma/tartışma ortamı yok oluyor maalesef.

    Konuyla ilgili yazılar sırasıyla şöyle:
    →Yanlış Olduğuna Emin misiniz? Yachting World, Nisan 2000.

    →Zuhal Atasoy’a Zorunlu Bir Cevap, Yachting World, Mayıs 2000.

    →Necati Zincirkıran’a Gerekli Bir Cevap, Yachting World, Temmuz 2000.

    →Açık Radyo/Açık Deniz programı, Beysun Gökçin’le Denizcilik Dili üzerine söyleşi, Eylül 2000 (bant çözümü halledilebilirse özeti yayımlanacak)