|

Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…

Sezar Atmaca

Amatör/sportif denizciliğin “barınma, örgütlenme, belge, bayrak, bağlama kütüğü” gibi birçok temel sorununun sürdüğü, çözüm diye sunulan uygulamaların yıllardır yeni sorunlar yarattığı söylenebilir. Son 15 yıl boyunca denizcilik bürokrasisinin amatör-sportif denizciliği yok sayma, aşındırma pahasına alanı yap-boz tahtasına çevirmeye, mevzuatı keyfince değiştirmeye doyamadığını biliyoruz.

Şüphesiz bu durumun sürüp gitmesinde dünyada sporun devlet eliyle yönetildiği birkaç ülkeden biri olmamız, skora odaklı spor anlayışı gibi yapısal sorunların ağırlığı yanında, amatör/sportif denizciliğin mevzuat, kurum, dil, temsilci… vb. alanlarda profesyonel denizciliğin dümensuyundan[1] kurtulamayışının, onlara karşı eleştirel olamayışının ve devlet gücüne/mevzuata bel bağlayan kulüp ve federasyonların güçsüzlüğünün de etkisi var.

Bu gidişatın tepeden inme değil ancak aşağıdan gelen/beslenen bir ivmeyle/dip dalgasıyla değişebileceği söylenebilir.

Aşağıdan gelen/beslenen bir ivme de, yaratacağı tartışma ortamıyla, projeleriyle, alanı temsil gücü olan; ilgili politikaların, mevzuatın oluş(turul)masında bahşedilmeyi değil, söz sahibi olmayı, hak aramayı hedefleyen “bağımsız örgütlenmelerle” oluşturulabilir.

Yakın dönemde DSTİ/Denizciler Sivil Toplum İnsiyatifi ve ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu gibi yapıların “ilk dönemlerinde” ya da “bir dönemlerinde” bu tür bir ivmenin/dip dalgasının izini sürmek mümkünse de bu gelişmeler kalıcı ol(a)madı ne yazık ki.

Amatör denizciliğin sorunlarının dile getirildiği “Türk amatör denizciliğinin 21. yüzyıl vizyonunun rotasını çizme” iddiasındaki çalıştaya[2] sunulan bildirilerde bile “çoğunlukla” eski-bildik yol ve yöntemlere bağlı kalındığı, bunların değiştirilmesi değil, iyileştirilmesi için önerilerde bulunulduğu, yapısal sorunlara pek değinilmediği görülüyor.

Seçim Vaatleri…

Aşağıdan gelen/beslenen kuvvetli bir ivme/dip dalgası olmayınca seçimler öncesi açıklanan parti programlarında amatör/sportif denizcilikle ilgili somut vaatler, politikalar olması da güç. Nitekim demokratikleşme, temel insan hak ve özgürlükleri ile sorunlu/mesafeli ilişkisi olan AKP’nin seçim vaatleri “denizcilik bürokrasisinin” yıllardır süregelen politikalarıyla/uygulamalarıyla paralellik gösteriyor. Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin (CHP, İYİ Parti ve diğerleri) 14 Mayıs 2023 Milletvekili seçimleri için hazırladığı 244 sayfalık “Altılı Masa Mutabakat Metni”nde  de amatör/sportif denizcilikle ilgili somut öneriler yok. “Federasyonların tam özerk hale getirileceği” ve “Balıkçı Barınaklarının Rehabilitasyonu” gibi heyecanlandırıcı satırlar dışındakiler deniz kirliliğini önleme ve kıyıların kullanımı ile ilgili “Derin Deniz Deşarjından Vazgeçilmesi” “Kıyılardan Eşit ve Serbest Yararlanma” gibi önemli sayılabilecek vaatler. Vaatlerin genellikle dümen suyundaki kabarcıklar gibi sönüp gittiğini biliyoruz, dileriz bu sefer yerine getirilir.

Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…

Daha önce vurgulamıştık: “Amatör-sportif denizcilik bu sporun/hobinin amatör yönünü öne çıkaran sembollerin ve değerlerin, insan-tekne-deniz hikâyelerinin günışığına çıkarılması, aktarılması ve çoğalması ile gelişebilir. Amatör-sportif denizciliğin yeterince araştırılmış, yazılmış bir tarihi de yok ne yazık ki.”

Örneğin Türk Yelken Sporu Tarihi’nde[3], 1898’de “Afacan” adlı yelkenlisi ile birincilik kazanan “ilk Türk” Faik Bey’den söz edilir ama Faik Bey’in kim olduğundan, teknesini satın aldığı Bedo Usta’dan ya da 1859’da başladığı bilinen yelken yarışlarının/regattaların denizcilik ortamından söz edilmez. Oysa nereden geldiğimizi bilmek bize gelecekte de yol gösterir.

Bu nedenle “Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…” üst başlığıyla yer alacak dosyadaki yazılarda, baskın denizcilik algısını, anlayışını sorgulayacak, kimi eski dergi/gazete sayfalarında kalmış, kimi yakın tarihli, kimi yeni yazılmış ya da yazılacak:

● amatör/sportif denizciliğin ne olduğunu gösteren, hatırlatan, vurgulayan, açıklayan…
● olan-biteni amatör/sportif denizciliğin süzgecinden geçiren,
● amatör/sportif denizciliğin sorunları ve değişen/gelişen yüzü kadar nelerin kaybolduğunu da dert edinen…
● kültürü pozitif anlamda kullanan, “kültürsüzlük”ten değil, denizcilik kültürünün canlı olmayışından söz eden, bunun nedenlerini araştıran,
● denizcilik, yani deniz/tekne/insan ilişkisinin amatör/sportif yönünün izlerini denizcilik mirasında, denizci varoluş tarzında araştırıp, suüstüne çıkarmaya çalışan, geçmişimizin çok kültürlü, renkli karakterini veri alan, hikâyelerini anlatan;

yazılara öncelikle yer verilecek.

Bu dosyaya giren/girecek eski tarihli yazıların amacı sadece anıları aktarmak, nostaljiye varan bir eski özlemi/övgüsü ile nostalji havası yaratmak ya da gelişmeleri “hüzünle” karşılamak değil, ekonomik-teknolojik-sosyal gelişmelerin (hayatımızda, özel olarak) amatör sportif denizcilikte yol açtığı değişikliklerle geçmişi bütünleştirme gayretidir.

Denizcilikteki yenileşmenin/değişmenin ne/nasıl ve ne yönde olduğunu anlamak ve geçmişi/neleri kaybettiğimizi unutmadan, karşılaştırmalarla, eskiyi dönüştürerek yeni bir senteze ulaşma, bir anlamda geçmişin olumlu yönlerini gelecekle bütünleştirme çabasıdır.

Şimdilik eski kaynaklardan aktarmayı düşündüğüm yazılmış veya taslakları hazır yeni yazıların başlıklarını/konularını kabaca şöyle sıralayabilirim (alfabetik):

1930’dan Günümüze, Bahriyeden Amatör Denizciliğe, Kültürün Yazılı Kaynakları
●1935’ten 1980’e Yelken Seyriyle İlgili Kitaplarımız
1936, 1952, 1968 Hamleleriyle Yelken Kulüplerine Dağıtılan Teknelere Ne Oldu?
●Amatör Denizciler Günü
Bir Klasik Tekne Tutkunu: M. Cem Gür’ün Ardından
●Bir Üniversite Araştırmasının Hali: Çanakkale’de Amatör Denizciliğe İlgi Düzeyi
Deniz Kuvvetleri Teslim Aldığı Bu Eserleri/Çevirileri Neden Basmadı?
●Denizci Bir Muhabbet Mekânı: Reis Evi
Denizci Yetiştirmek İçin Bir Tekne: Moda Sandalı
●Denizcilik Kültürü İçin Bir Çerçeve
Denizcilik Kültürü Notları: Denizcinin Günlüğü 2006-2010, İçindekiler-Kaynakça
●Denizcilik Kültürü/Nezaketi/Görgüsü ile İlgili Kitaplar Neyi Temsil Ediyor/Anlatıyor?
Denizcilik Tarihi/Kültürü ile İlgili Notlar: Fotoğraf/Efemera/Kartpostal
●Denizcilikle İlgili Eski Dergilerdeki Yazıların Dizini: 1935-1952 / 1964-1970
Denize Hasret Kalanlar
●Denize İlk Adım: Nasıl Denize Açıldılar?
Deryadan Örnekler
●Gazavat-ı Hayreddin Paşa ve Kitab-ı Bahriye Nüshaları ve Çeviri Çaparizleri
●İdeal Bir Deniz Kulübü Örneği
●İstanbul Boğazı’nda Yelken Seyri İçin Rota Önerisi
Komodorluk Müessesesi ●Kurumların düzenlediği yarışmaların (resim, fotoğraf, hikâye vb.) katkısı kime/nereye?
●Optimist İlk Eğitim İçin Uygun Bir Tekne mi, Nasıl Seçildi? Vaurian’dan Optimiste
●Preveze’den İnebahtı’ya… Avrupa’da İnebahtı Savaşı’nın 400. Yıl Kutlamaları…
●Sporda Devlet mi, Devlette Spor mu?
●Sultanın Kadırgası ile İlgili Araştırmalar
●Üç Dilde Denizcilik Terimleri (Türkçe-Yunanca- İngilizce)
●Yelkencilik Geri Gidiyor
●Yeni Bir Yatçılık Tarihi
●Yeşilova/Sömbeki Körfezi’nde Yer Adlarının Değişimi
●Yok Olan Bir “Beş Çifte”nin Hikâyesi

Dilerim katkılarla, eklenecek yazılarla “Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…” dosyasının kapsamı daha da genişler. Bazı yazıların başına yayımlanma gerekçelerini anlatan/içeren bir sunuş bölümü eklenecek. Konularına göre ilgili bölümlerde de yayımlanacak (ör. Denizcilik Kültürü, Denizcilik Eğitimi, Reis Evi…) yazıların başlıkları yayımlandıkça aşağıdaki listeye eklenecek.

1. Amatör Denizci Elkitabı‘nın Hikâyesi / Sezar Atmaca (Highlights söyleşisi, Mayıs 2023)

2. Deniz Kültürü ve Amatör Sportif Denizcilik / Sezar Atmaca (Mayıs 2023)

3. 19. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul Gemicilik Şenlikleri: Büyükada (Prinkipo) Regattaları ve Adanın Dönüşümü / Bengi Su Ertürkmen Aksoy ve Neşe Gurallar (Haziran 2023)

4. Denizcilik Kültürü Notları / Sezar Atmaca (Haziran 2023)

5. Bir Temmuz Amatör Denizcilerin Bayramı mı? / Sezar Atmaca

6. Yelkencilik Geri Gidiyor / Harun Ülman (Sunuş: Bir Zamanlar Yelkencilik /Sezar Atmaca) (Ağustos 2023)

7. İstanbul Limanında Yacht’ların Seyri / İbrahim Yıldan (Sunuş: Boğaz Akıntısında Yelken Seyri / Sezar Atmaca) (Eylül 2023)

8. Moda Sandalı (Athar Beşpınar’la Söyleşi) / Taylan Sağnak (Sunuş: Kullanımı Kolay Denizci Tekne Arayışları / Sezar Atmaca) (Ekim 2023)

9. Amatör, Amatör Olarak Kalmalıdır… / Haluk Bilgi (Sunuş / Sezar Atmaca) (Kasım 2023)

10. Sadun Boro’dan Bir Mektup Bir Yazı: Örnek Bir Yat Kulübü / Marina Ayrı, Barınak Ayrı / Sadun Boro (Sunuş: Teknelerin barınma sorunu: “… bu kadar insan denize çıkamıyor bu yüzden.”/ Sezar Atmaca) (Aralık 2023)

11. Cumhuriyetin 100. Yılında Rakamlarla Sportif Yelkenciliğimiz / Hakan Ertunk (Sunuş: Sağlıklı, güvenilir istatistiki verilerin önemi / Sezar Atmaca) (Aralık 2023)

12. Yelken Kulüplerinde Komodorluk Müessesesi / Faruk Birgen (Sunuş: Denizcilik faaliyetleri ile sosyal faaliyetler arasında sıkışan Komodorluk / Sezar Atmaca) (Şubat 2024)

13. Spor Politikası, ADF, TYF, Kulüpler, Gruplar ve Reis Evi / Sezar Atmaca (Mart 2024)

14. Amatör Denizcilikle İlgili Bir Üniversite Araştırmasının Hali / Sezar Atmaca) (Nisan 2024)

15. Amatör Denizcilerin Sembol İsimleri: Sadun ve Oda Boro’nun Anısına / Sezar Atmaca (Haziran 2024)

16. Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına… 1957’de Kayda Geçmiş Yirmi Dört Ahşap Tekne Çizimi / Sezar Atmaca (Eylül 2024)

17. “Eski Denizcilik Dergileri Dizini” Serisi Hakkında / Sezar Atmaca (Ekim 2024)

18. Eski Denizcilik Dergileri Dizini I Liman Mecmuası (Mayıs 1927- Kasım 1927) / Murat Koraltürk (Ekim 2024)

19. Eski Denizcilik Dergileri Dizini II : Av ve Deniz (Eylül 1945-Nisan 1948): “Memleketimizde Amatör Yelkencilik Nasıl Başladı?” / Sezar Atmaca (Kasım 2024)

20. Eski Denizcilik Dergileri Dizini III : Yurtta ve Dünyada Av ve Deniz Sporları (Eylül 1948- Nisan 1954?) / “Memleketimizde Amatör Yelkenciliğin İlk Günlerine Ait Hatıralar” Sezar Atmaca (Aralık 2024)

21. Anonim Denizcilik Sözlüğü (pdf) ve Hikâyesi / Sezar Atmaca (Şubat 2025)

22. Eski Denizcilik Dergileri Dizini IV: Denizatı Dergisi Bibliyografyasından Seçmeler / Denizatı Dergisi Hakkında Sezar Atmaca (Nisan 2025)

23. 16. Yüzyıldan Günümüze Yeşilova (Sömbeki) Körfezi Kıyılarında Yer Adlarının Değişimi ve Tarihi Yerler / Sezar Atmaca (Temmuz 2025 )

24. Amatör Denizciler İçin Sınav Soru Bankası / Sezar Atmaca (Ağustos 2025)


[1] Bahriye ve ticaret denizciliğinin “iş-meslek” temelli, kendilerini “lokomotif” amatör/sportif denizciliği “katar” ya da “destek sınıfı” “yumuşak güç” “güç mücadelesinin bir parçası” olarak gören profesyonel denizcilik  anlayışı.

[2] Sadun Boro Rotasında Türk Amatör Denizciliğinin 21. Yüzyıl Vizyonu, KÜDENFOR Yay. 2017. Bir üniversite bünyesinde yer aldığı için, akademik forum/platform olması beklenen, ama olmayan KÜDENFOR, “Türk Denizcilik Gücü” sempozyumlarının kapsamlı, sürekli ve üniversite destekli bir replikası gibi faaliyet gösteriyor.

[3] Türk Yelken Sporu Tarihi, Cem Atabeyoğlu, Türk Spor Vakfı Yayınları, 1986.

Similar Posts

  • Dünden Bugüne Atlantik Şiiri

    “Dünden Bugüne Atlantik Şiiri” başlıklı e-posta amatör/sportif denizciliğin gündeme gelmeyen-tartışıl(a)mayan önemli sorunlarından birisi olan “sponsor/pazarlama/reklam/gizli reklam/haber/bilgi” ilişkisine dikkat çekmek için, “Medyatik Cazibe” başlıklı ikinci e-posta ise ilk yazı hakkındaki bir eleştiriye cevap olarak yazılmıştı.

    Yazılanlar kişilerle veya seyirle değil bir “meseleyle” ilgili. Bir seyri medyatik cazibesi olan bir olay/reklam haline getirebilmek için yapılanlardan ör. haberdeki bilginin kayboluşundan, gerçeklerin göz ardı edilmesinden söz ediyorum. Yoksa her türlü riski ve zorluğu barındıran 2700 millik bir açık deniz seyri şüphesiz ki kolay değildir. 16 yaşındaki genç denizcimizi bu girişimi ve başarısı için kutlamak gerekir.

    ARC rallisi (Atlantic Rally for Crusiers) başka ralliler de düzenleyen World Cruising Club’ın Atlantik geçişini özendirmek ve popüler hale getirmek için yıllardır sürdürdüğü bir organizasyondur. Organizasyonun istediği koşulları yerine getiren ve katılım bedelini ödeyen her tekne veya şahıs bu ralliye katılabilir. Örneğin 2010’da katılan 233 teknenin 19’u yarış/IRC Racing sınıfında yarışmaktadır. Ülkemizde de bu yolla Atlantik’i geçen birçok tekne ve kişi var. Ayrıntılı bilgi için www.worldcruising.com bakılabilir.

  • Belge/Eğitim Zorunluluğu Yerine Öğrenmeyi Teşvik…

    Eğitim ile ilgili görüşlerimi özetleyen, bu konularda yazıştığımız ve genç yaşta kaybettiğimiz bahriyeli arkadaşımız Mehmet Tunçay’a hitaben Şubat 2014’te denizciler@yahoogroups.com, grubuna yazılmış kısa bir eğitim yazısı bu.

    Amatör denizciler açısından zorunlu değil, iknaya ve rızaya dayalı, “eğitimi/öğrenmeyi” teşvik eden bir denizcilik anlayışının daha öğretici olduğunu düşünürüm. Örneğin zorunlu eğitim/belge yerine, her sene küpür derleme ajanslarından satın alınacak verilerle amatör denizcilerin yaşadıkları kaza istatistiklerinin çıkarılması, bunların değerlendirilmesinden çıkacak sonuçlara göre her yıl özellikle kulüpler aracılığıyla ücretli kurslar düzenlenmesi denizciliği daha fazla geliştirir.

    Bu nedenle tekne kullanımında ehliyet zorunluluğuna sıcak bakmam. Ehliyetin çeşitlendirilmesini, “belirli sınırlar dahilinde” kaldırılmasını, ya da sınavının basitleştirilmesini daha anlamlı bulurum. Şüphesiz bu “sınırların” gerekçelerinin enine boyuna tartışılarak çizilmesi/kabul edilmesi gerekir. Kurulacak sistemin zaaflarının giderilmesi ve geliştirilmesi açısından tartışmalardaki argümanların kayda geçilmesi önemlidir.

  • Amatör Sportif Denizciliğin Sorunları

    Marmara Üniversitesi VIII. Türk Deniz Ticareti Sempozyumu’na sunulan bu bildiri amatör/sportif denizcilikle ilgili yeni rotalar çizip, yol göstermek için değil, ülkemizdeki “deniz-tekne-insan” ilişkisini farklı bir çerçeveye oturtabilecek doğru düzgün bir “harita oluşturabilmek” amacıyla kaleme alınmıştır. Çünkü rota çizebilmek için, “navigasyon bilgisi” yanında öncelikle güncel ve doğru bir “harita” gerekir.
    Denizle olan ilişkimiz daha çok bakmak/izlemek, yolculuk keyfi üzerine kurulmuş, oldukça duygusal ve dolaylı bir ilişkidir. “Üç tarafımız denizle çevrili ama denize sırtımızı dönmüşüz” diye başlayan eleştiriler denize olan tutkuyu anlamaktan/anlatmaktan uzaktır. Çünkü bu algı “denizle ilgili” (denizel) olanla, “denizcilikle ilgili” (denizsel) olanın farkını yok sayar. Oysa yeterince ilgimiz/ilişkimiz olmayan deniz değil, denizcilik, yani“deniz-tekne-insan ilişkisi”dir. Yazı bunun nedenlerini/niçinlerini de gösterebilen bir harita oluşturabilme amacındadır. Günümüzde denize açılmanın, denizle yaşamanın sevildiği, “deniz-tekne-insan” ilişkisinin geliştiği ülkeler genellikle tarihinden gelen, denizaşırı gelişmiş bir deniz ticareti sayesinde “denizden yararlanma” oranı yüksek ülkelerdir. …
    Amatör/sportif denizci, herhangi bir maddi kazanç amacı taşımaksızın, sevgisi, hevesi, merakı, eğlencesi, sporu, hobisi için “denizi kullanan” kimsedir. Günümüzde “deniz-tekne-insan” ilişkisinin, bu çerçevede geliştiği, denizciliğin “yalın (saf) ve bireysel kaynağı”nın amatör-sportif denizcilik olduğu, hatta doğru dürüst bir amatör/sportif denizcilik olmadan profesyonel denizciliğin de yeterince beslenemeyeceği/gelişemeyeceği söylenebilir.
    Dünyada amatör/sportif denizciliğin geliştiği ülkeler, profesyonel denizci/amatör denizci, gemiadamı/amatör denizci… gibi ayrımların netleştiği/yerli yerine oturduğu ve bu sayede kurum, mevzuat, dil, yayın, temsilci, vb. olarak amatörlüğün özerkleştiği ve bağımsızlaştığı ülkelerdir.
    Ülkemizdeki duruma bakıldığında “denizde çalışan/denizi kullanan” ayrımının belirginleşmediği, özellikle bahriye ve ticaret denizciliğinin “iş-meslek” temelli denizcilik algısının kendi mesleki faaliyet alanları dışında da “denizcilik bizden sorulur” anlayışıyla hegemonyasını sürdürdüğü görülür. Bu zihniyetin beslenmesinde amatör/sportif denizciliğin de yeterli katkısı var şüphesiz.

  • Denizcilik Şişerken Problemleri Tartışmak

    Yazı, Pekin Olimpiyatları (2008) dolayısıyla spor kültürü, skor kültürü lumbozundan sorular sorup, denizciliğin gelişmekten çok şiştiğini tartışırken, çıkış yolları arıyor.

    Hürriyet’te Temuçin Tüzecan “Pekin Olimpiyatları’nın ardından Türkiye Yelken Federasyonu tartışılmalı” (Orsa, Hürriyet 30 Ağustos, 2008) başlıklı bir yazı yayımladı. Yazısında özetle, başarısızlığın spor yönetiminden geldiğini, yelkene ilginin arttığını, alınan teknelerin içinde yelkenli oranının, örneğin Amerika’nın dahi üzerinde olduğunu, bunun da yelken sporcusu aday havuzunun büyümesi demek olduğunu belirtiyor ve çözüm de öneriyordu: “Yelken Federasyonu’nun bu haliyle lağvedilip, İngiltere’de olduğu gibi deniz üzerinde teknecilikle uğraşan tüm amatörlerin örgütünü oluşturmak.” Bu yapının federasyona sürekli bir gelir kaynağı yaratabileceğini ve bunun da akılcı bir spor eğitim programı oluşturmakta kullanılabileceğini de ekliyordu.

    Yazısındaki birçok görüşe uzak durmama, katılmamama rağmen Tüzecan’ın Orsa köşesindeki yazısını denizciliğin, sporun tartışılması ve yaygınlaştırılması açısından önemsedim. Çünkü bu ülkede herhangi bir problemi enine boyuna tartışabilmek oldukça güç.

  • |

    Amatör-Sportif Denizcilik İçin Yayın-Yayıncılık Önerileri

    Kitap denizine açılmak

    Amatör-sportif denizcilik literatürüne, 20 yılı aşkın bir sürede, emek verdiğim/katkıda bulunduğum sayısı 50’ye ulaşan kitapların ve uğraşının deneyimiyle denize açılarak yazılan ekteki yazı, yayın/yayıncılık için neler yapılabilirin rotası hakkında bir harita çizmeye çalışırken, güzergâhtaki kayalıklara, sığlıklara, yosun tutmuş/kekamoz bağlamış ilerlemeye engel nedenlere de değiniyor, eleştiriyor, önerilerde bulunuyor. Kitaplara/denize ilgi duyan herkesle paylaşmanız dileğiyle, deniziniz ve rüzgârınız özlediğiniz gibi olsun.

  • |

    “Pupanız Yelken Olsun…”

    Bakanlığın yıllar önce onbinlerce bastırıp dağıttığı bir kitapta[1] yer alan, başlıktaki anlamsız/uyduruk kullanımı okuyunca, güler misin ağlar mısın demiştik ama son 20 yıldır UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının  (Denizcilik Genel Müdürlüğünün) amatör denizcilerle ilgili yayınları/mevzuat değişiklikleri gülüp geçilecek gibi değil ne yazık ki.

    Bu yıl başında amatör denizci sınavı/belgesi, tekne kullanımı/donatımı ve denetimi/yaptırımları hakkındaki “Özel Teknelerin Donatımı ve Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik” yeniden değişti ki bu, 2004’ten beri, amatör denizcilik mevzuatındaki (dördü asli) onuncu değişiklikti.[2] Bu ve benzeri yalpalamaların[3] temelinde UAB’nin gemiadamı bürokratlarının amatör denizciliği ticaret denizciliğinin gözüyle “iş-meslek” olarak algılayan, özel/ticari tekne farkını, hukukunu önemsemeyen, dünyadaki örneklerden habersiz, gel-gitli donanımsız özgüveni yatar.
    Ocak ayında yayımlanan Özel Teknelerin Donatımı… yönetmeliği Temmuz 2026’da yürürlüğe girecek. Bu yönetmelikte de çok çapariz var ama bunların hepsini değil, önemli gördüklerimi ele alacağım. Çünkü önceki yönetmeliklerdeki hataları/yanlışları birçok yazıda karşılaştırmalar yaparak/önerilerle, ayrıntılı olarak ele almaya çalışmıştım, ancak zorunlu ya da kısmi düzeltmeler yapılsa da endâzesizlik sürüp gitti. Örneğin belgelerdeki (ADB) İngilizce yanlışları 2023 yönetmeliği ile düzeltilse de yakın geçmişte “dağıtılan” yüzbinlerce belgedeki yanlışlar düzeltilmeyi bekliyor. Tekneyi başkasının kullanabilmesi için sahibinin ıslak imzası yeterliyken, değişiklikle noter/liman başkanlığı onaylı yetki yazısı zorunluluğu getirilmişti ki, bu yönetmelikte eş ve çocuklar için kaldırılarak kısmen iyileştirildi (ama liman başkanlığı onayı paralı hale getirildi: 1000 TL).

    Yanıt gelmeyecek olsa da not düşmek isterim: Bu değişiklikler yapılırken ilgili kurumlarda nasıl bir tartışma/araştırma oluyor, ya da oluyor mu? Olduysa neler, kimlerle, hangi kurum ve kuruluşlarla konuşulup/tartışılıyor? Tekne filomuzun/coğrafyamızın özel durumu dikkate alınıyor mu, dünyadaki örneklere bakılıyor mu? Yapılan yanlış uygulamaların bir eleştirisi oluyor mu? Dünyayı dolaşmış “deniz kurdu” diyebileceğiniz denizcilerimizi, muhatap alıp bilgilerinden/deneyimlerinden faydalanmak yerine, “ADB 24 ‘teorik eğitimini’ beş yıl içinde tamamlamazsanız artık 10 metre üzeri tekne kullanamazsınız”, diyebilmek nasıl bir aklın ürünüdür, insan merak ediyor.