2018 Deniz Kitapları Örnekleri

denizciler@yahoogroups.com grubunda yayımladığım senenin deniz kitapları örnekleri…

Ülkemizde günde yaklaşık 150 kitap basılıyor, çok az da olsa bunların bazıları deryayla ilgili. Bunların bilinmesi/tanınması ancak paylaşmayla mümkün. Geçen yıl gönderdiğim, 2017 Deniz Kitapları Örnekleri’ne bir katkı olmadı, ama şu  kitaplar da 2017’de basılmış: Osmanlı Denizciliği (1825-55), Levent Düzcü, Doğu Kütüphanesi; Sultanın Casusları, Emrah Sefa Gürkan, Kronik Kitap (üstelik 2017’de 3 baskı yapmış); Osmanlı Bahriyesinde Bir Amerikalı, Bucknam Paşa, Ender Kuntsal, İş Bankası Yayınları; Pruvamız Neta II, Erdal Kurumlu, Boyut Yayınları.

Aşağıda “ilk baskısı” 2018’de yapılan ilgi alanımıza girebilecek kitaplardan ulaşabildiklerimin bir listesi var, katkı olur, genişletilir umuduyla gönderiyorum. Kitaplara, kısa notlar, tanıtım/eleştiri yazıları yazdım. Keyifle kitap okunabilecek/seyir yapılabilecek günler dileğiyle, selamlar ve sevgiler…

sezar atmaca

Adalar’a Çıkmak, İstanbul Açıklarındaki Bir Takımadanın Öyküsü, Catherine Pinguet, çev. Orhun Alkan, İş Bankası (sert kapak, büyük boy, 204 sayfa). Denizle ilgisi biraz dolaylı da olsa deniz banyoları, Hayırsızada’da köpek itlafı, Marmara rüzgârı vb. ve Albüm bölümünde 55 fotoğraf/kartpostal ve görsel malzemenin yer aldığı (ör. s.75-76 Osmanlı döneminde adalar açıklarında Türk tekneleri) 9 İstanbul adasıyla ilgili bu keyifli anı kitabı da listeye eklenebilir.

Aganta Burina Burinata, Cevat Şakir Kabaağaçlı, “The Fisherman of Halicarnassus”, İngilizceye çeviren: Gregory Key (sert kapak, 280 sayfa). Sponsorluğunu Provezza Sailing Team’in , editörlüğünü Halikarnas Balıkçısı’nın torunlarının (Joanne Aliye Noonan Kutup, Diana Deniz Noonan) yaptığı, Librakons Rare Books’un projelendirdiği ve Ege Yayınları’nın yayımladığı bir proje kitabı. İngilizcedeki ilk Cevat Şakir kitabı.

Akdeniz’de Ay Yıldızlı Gemiler,Ali Bozoğlu, İMEAK İzmir (324 sayfa). Yazarın İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi’nin “Denizden Merhaba” dergisinde yayımlanmış yolcu gemileri hakkında yazdığı yazılardan oluşuyor. Zaman zaman mürettebatın da yer aldığı ilginç, keyifli, hüzünlü bir yolcu gemileri tarihi…

Arşipel, Kehanetler Denizi, Cenk Şahin, Cinius Yayınları (252 sayfa). “Denizler Ülkesi’nden Öyküler” alt başlığı ile antik çağlara, yüzyılımıza, günümüze ait Ege’den 20 hikâye.

Bahriye’de Zafer Rehberi (rehber-i muzafferiyyât-ı bahriye),Miralay Ahmed Muhtar Paşa, haz. Ali Fuat Örenç, İş Bankası Kültür Yayınları (238 sayfa). II. Abdülhamid devrine (1876-1909) ışık tutacak önemde, orijinali 1900 yılında basılmış, bu devirdeki zırhlı gemiler ve deniz muharebe doktrinlerini, Osmanlı İmparatorluğu’nun deniz stratejisini ele alan, imparatorluğun denizdeki haline  o dönemde kafa yoran önemli bir eser. Kitapta Ali Fuat Örenç’in eser hakkında uzunca bir takdim yazısı ve Osmanlı askeri entelektüellerinden Miralay Ahmed Muhtar Paşa’nın eserlerinin bir listesi de yer alıyor.

1421. Çin’in Dünyayı Keşfettiği Yıl,Gavin Menzies, çev. Kardelen Kala, Kalkedon Yayınları (680 sayfa). Her ne kadar “Dünya tarihini yeniden yazan bestseller” diye sunulan kitap hakkında Mahfi Eğilmez “Coğrafi keşiflerle ilgili bilgilerimizi alt üst eden bu önemli kitabı okumanızı öneriyorum.” dese de İngiliz Kraliyet donaması subaylarından Menzies’in verdiği bilgiler hayli abartılı ve tartışmalı. Şansa bakın ki bu kitaptaki safsatalarla ilgili güzel/ayrıntılı bir inceleme Deniz Mecmuası’nın 12. sayısında (Aralık 2018) yer alıyor: Zheng He’nin Yolculukları, Haluk Ertan s. 47-57. Kitabı bu bilgiler ışığında ihtiyatla okumakta fayda var.

Brezilya Seyâhatnâmesi, Bağdatlı Abdurrahman Efendi, sadeleştiren Yusuf Turan Günaydın, Kopernik Yayınları (74 sayfa). Aslında yeni bir kitap değil, yıllar önce Brezilya’da İlk Müslümanlar adıyla (Kitabevi, 2005) çevrilmişti ama her ne hikmetse kitapta bu çeviriden hiç söz edilmemiş. 19. Yüzyılda Basra’ya giderken Brezilya’ya sürüklenen iki Osmanlı savaş gemisinden birinin imamı olan Abdurrahman Efendi’nin anılarının yeni ve sadeleştirilmiş bir versiyonu.

Denizde Bir Devekuşu, İsmail Oruç, Cinius Yayınları (172 sayfa). Haldun Sevel arka kapakta şöyle yazmış: “İsmail Oruç, kendi imkanları, kendi emeği ve azmi ile tekne sahibi olmak ve denizlerde yaşamak hayalinin ve amacının adım adım nasıl gerçek olabileceğini yaptıklarıyla ve yazdıklarıyla deniz yürekli insanlara yol gösteren bir deniz feneri olmuştur.” Kendi teknesini yapan Oruç’un yazılarından/hikâyesinden haberdardım ama kendisiyle Tuzla Boat Show’da yeni çıkmış kitabıyla ilgili standında tanıştım. Yaşadıklarını kitap haline getirmesine çok da sevindim. Çünkü amatör-sportif denizciliği geliştirecek yollardan biri “bir milyon  amatör denizci belgesi dağıtma” gibi yalapşap iddialar değil, bu tür girişimlerin artması ve yazı/kitap olarak paylaşılması/çoğalmasıdır. Ama acı olan, yazarın kendi imkânlarıyla bastırdığı bu tür kitapları yayımlayacak, gün ışığına çıkaracak, heveslendirecek bir yayınevinin/yayıncının olmamasıdır.

Denize Yansıyan, Joseph Conrad, çev. Ömer Bozkurt, Everest Yayınları (282 sayfa). Ömer Bozkurt, mükemmel çevirileri yanında yazdığı kapsamlı ve hayli bilgilendirici sunuş/giriş yazıları ile kitaplara benzersiz bir değer katıyor; “Conrad’ın Denizcilik Yaşamı ve Tanıklığı” başlıklı yaklaşık 50 sayfalık yazısı gibi. Bozkurt, kitap “ yelkenli gemilere yönelik tutkulu bir övgü olarak da okunabilir” diyor. Conrad’ın denizde yaşadıklarını, denize bakışını ve bir denizci olarak gelişimini anlatan bir edebiyat şöleni.

Denizin Tarihi, Jacques Attali, çev. Berna Günen, Kırmızı Kedi Yayınları (296 sayfa). Evrenin oluştuğu günlerden günümüze “insanlığın yok etmeye başladığı ve insanlığı yok edecek olan” denizin tarihi… Çevirisi de iyi ama birkaç yerde geçen “eğlence gemisi” tanımını yat/gezi teknesi vb. olarak okuyun (yeni baskıda düzeltilecek). Deniz/denizcilikle ilgili hayli veri içeren kitap her kütüphaneye lazım. 

Dümencinin Rehberi, Pratik Bilgi ve İpuçları, Bo Streiffert, çev. Tayfun Timoçin, DADD (su geçirmez, telli, 20×24 cm. 24  sayfa). Denizlerdeyiz Amatör Denizciler Derneği’nin üyelerine satış/dağıtım için hazırladığı  ilk yayını, bir pratik kullanım rehberi.  Çevirisi ve baskısı problemliydi, ilettim, elden geldiğince düzeltileceği söylendi ama düzeltilmiş bir nüsha görmedim.

Dünya Varmış II, Ekrem İnözü, Naviga Yayınları (büyük boy, sert kapak, 384 sayfa). İlk Dünya turu (2004-2007) anılarını da kitaplaştıran M.Ekrem İnözü’nün üç yıl süren, Horn Burnu ve Güney Amerika’ya uzanan, farklı ekiplerle sürdürdüğü gezisinin hikâyesini (+ öncesindeki Akdeniz seferini) anlatan güzel fotoğraflarla süslü bir butik kitap Dünya Varmış II. Son 20 yılda defalarca Atlantik ve Akdeniz seyri yapan İnözü kitabın ilk bölümünde tecrübelerini/önerilerini de aktarmış. Deniz kütüphanemizin önemli eksiklerinden biri uzunyol seyirleriyle ilgili teknik bilgilerin/önerilerin yer aldığı bağımsız kitapların olmayışı. Dilerim yazar uzun seyirleriyle ilgili (denizcilik/seyir-yelken/donanım/güvenlik vb.) bilgilerini denizcilik diline de önem vererek ayrı bir kitap haline getirmeyi de düşünür.

Güverte Güncesi,  Şilepte Bir Yolcu, Ömer Bozkurt, Kırmızı Kedi Yayınları (268 sayfa). Denizcilikle ilgili çevirileri yanında esas olarak yolculuk yazıları  ve kitaplarıyla bizi gemilere/gemiadamları dünyasına taşıyan Ömer Bozkurt’un denizcilik literatürüne hakim akıcı diliyle Avrupa’dan Kuzey Amerika’ya çelik taşıyan bir şileple, İngiliz Boğazı ve Kuzey Atlantik’te, sonrasında Saint Lawrence Irmağı’nda ve ardından  Büyük Göller’de süren ve Yukarı Göl’ün (Superior) batı ucunda son bulan bir deniz yolculuğunun öyküsü… Deniz yazınına bu seneki katkılarından dolayı da Prof. Ömer Bozkurt’a ayrıca teşekkürler…

II. Abdülhamit Dönemi Deniz Stratejisi, Evren Mercan, Dergah Yayınları (268 sayfa). Günümüzde II. Abdülhamid dönemi revaçta ama İmparatorluğun bu zor döneminin anlaşılması, önyargılardan, basmakalıp fikirlerden uzaklaşılması için ayrıntılı incelemelere, eleştirel yaklaşımlara, yeni yorumlara ihtiyaç var. Bu döneme ilişkin Bahriye’deki değişimleri ele alan ayrıntılı bir akademik çalışma.

İstanbul’da Deniz Sefası, Deniz Hamamından Plaja Nostalji, Sergi Katalogu, Pera Müzesi (Türkçe-İngilizce, büyük boy, 432 sayfa). Pera Müzesi’nde açılan serginin katalogu. Toplumun ve sahillerin nasıl değişip/dönüştüğünün belgeseli… Fotoğraflar, çizimler, resimler, kişiler eşliğinde sefadan cefaya İstanbul sahillerinin hikâyesi.

Kara ve Deniz, Carl Schmitt, çev. Gültekin Yıldız, Vakıfbank Kültür Yayınları (100 sayfa). Nazi Almanya’sının fikir babalarından siyaset kuramcısı Carl Schmitt’in deniz odaklı jeopolitik bir dünya tarihi okuması sunan felsefi, ilginç metni.

On Altı Batıkta Dünya Tarihi, Stewart Gordon çev. Zülal Kılıç, Kitap Yayınları (304 sayfa). Gemilerin ve onları inşa edip denize açılan insanların hikâyeleri üzerinden anlatılan, gemi yapımı ve seyrüsefer teknolojilerinin keşifler ve bilimler dünyasına nasıl yeni ufuklar açtığını gösteren benzersiz bir dünya tarihi.

Osmanlı Bahriyesi, 19. Yüzyıl Buharlı Gemiler Dönemi, Nurcan Bal, Kronik Kitap (422 sayfa). Deniz Müzesi’nde arşiv uzmanı olarak çalışırken birçok Bahriye yayındaki katkıları/emeği ve kitapları ile hatırladığımız (hatta Süleyman Nutki’nin Istılahat-ı Bahriye’sini çevirdiğini biliyorum ama Deniz Kuvvetleri yıllardır basmadı…) yazarın “arşivlerde geçen 27 yılın bilgi ve tecrübe birikimiyle yazdığını” belirttiği titiz bir çalışma.

Osmanlı Donanması’nın 1827 Navarin’de yakılması, 1839’da Mısır’a kaçırılıp yaklaşık iki yıl boyunca bakımsız bir şekilde kalması ve 1853 Sinop Baskını faciası sonrası büyük oranda zayıflaması ve buharlı gemilere geçiş çabaları…

Osmanlı Donanması 1572-1923, Daniel Panzac, çev. Ahmet Maden- Sertaç Canpolat, İş Bankası Kültür Yayınları (568 sayfa).  Osmanlı denizcilik tarihinin önemli isimlerinden Daniel Panzac’ın “…zaferleri kadar yenilgileriyle, arı kovanı gibi çalışan tersaneleriyle… leventleri, korsanları ve Avrupalı mühendisleriyle Osmanlı donanmasının serüveni…” Sunuş yazısında da belirtildiği gibi “Türk denizcilik tarihi literatüründe kalıcı bir yapıtaşı…” Donanma tarihine meraklı herkese lazım. 

35 Yıl 20 Dakikaya Nasıl Sığdı? Aykut Altay, İkinci Adam Yayınları (274 sayfa). “Bir Gemi İnşa Mühendisinin Anıları” alt başlığını taşıyan kitap Türkiye gemi inşa sektörünün bir dönemine ışık tutuyor… Gemiadamı tarihi meraklılarına…

Sultanın Korsanları, Osmanlı Akdenizi’nde Gaza, Yağma ve Esaret 1500-1700, Emrah Safa Gürkan, Kronik Kitap (570 sayfa). Deniz tarihi hakkında bildiklerimizi, duyduklarımızı sorgulayan, neredeyse bütün Akdeniz ülkeleri arşivlerinde çalışılarak hazırlanmış, yepyeni bilgi ve kaynakların sunulduğu, gazavat dilinin eleştirildiği, bilindik kategorileri altüst eden ezber bozucu bir kitap. Kadırga hayatı, mühtediler, korsanların etnik, dini ve coğrafi dağılımı, Gazavat-ı Hayreddin Paşa’yı nasıl okumalıyız?, korsanlığın coğrafyası, ganimeti paylaşmak… milli devlet paradigmasına hapsolmuş bir tarihçilikten uzak Osmanlı tarihi çalışması…

Tarihte Türkiye Haritaları, ed. Bülent Özükan, Boyut Yay. (karton kutu, sert kapak,~ 50×35 cm. 336 sayfa). Türkiye’ye ilişkin koleksiyon haritaların ilk kez bu kitapta bir araya getirildiği eser 20 yıllık çalışmanın ürünü. 6000’nin üzerinde harita arasından seçilen 265 haritanın yer aldığı butik kitabın girişinde Celal Şengör’ün “Ülkelerin kendi geçmişine ilişkin harita koleksiyonları üzerine geniş bir sunum” yazısı var. Harita meraklılarına…

TÜDAV Yayınları… Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’nın dijital basılmış, internetten indirilebilen 3 önemli İngilizce kitabı var. Bunlardan ikisi yaz aylarında hepimize lazım olacak, “aslan balığı, jelimsi organizmalar ve ilkyardım önerilerini” hakkında. Lisan sorunu olsa da açıklayıcı şekiller, fotoğraflar olduğu için denizde/deniz kenarında olan herkesin yanında olmasında fayda var.

Lionfish Invasion and Its Management in the Mediterranean Sea /Akdeniz’de Aslan Balığı’nın Yayılımı ve Yönetimi, (121 sayfa). Tanıtım yazısında17 kurumdan 24 yazarın katkısıyla hazırlanmış, 10 makaleden oluşan kitabın farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getirerek Akdeniz’e aslan balığının girişini, yayılımını, ekosistem, dalış turizmi ve insan sağlığı üzerinde yarattığı etkilerini, akvaryum ticaretini, tüketimini ve yönetimini kapsamlı bir şekilde ele aldığı” belirtiliyor.

http://tudav.org/wp-content/uploads/2019/01/TUDAV_lionfish_book.pdf

Jellyfish of the Black Sea and Eastern Mediterranean Waters/ Doğu Akdeniz ve Karadeniz Sularındaki Jelimsi Organizmalar(74 sayfa). Dünya Sualtı Federasyonu (CMAS) ve Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun (TSSF) da katkılarıyla hazırlandığı belirtilen kitap, bu canlıların özelliklerini ve onlarla etkileşim sonucu alınacak ilkyardım önerilerini içeriyor.

http://tudav.org/wp-content/uploads/2019/01/TUDAV_jellybook.pdf

Oil Spill along the Turkish Straits Sea Area; Accidents, Environmental Pollution, Socio-Economic Impacts and Protection/Türk Boğazları Deniz Alanında Petrol Sızıntıları: Kazalar, Çevresel Kirlilik, Sosyoekonomik Etkileri ve Korunma (464 sayfa). 20 kurumdan 59 yazarın katkısıyla hazırlanmış 7 bölüm ve 42 makaleden oluşan kitap www.tudav.org sitesinden indirilebilir.

Türk Deniz Gücünün 21. Yüzyıl Boyutu, Küdenfor, (110 sayfa). Ocak 2017’de yapılan Küdenfor çalıştayının kitabı. Çoğu bahriye kökenli yazarların “deniz gücü” tasavvurlarının derli-toplu bir özeti.

Üç Hikâye, İlban Ertem, İletişim Yayınları (büyük boy, 140 sayfa). İlban Ertem’in 1990’lı yıllarda HBR dergisinde yayımlanmış üç güzel çizgili tefrikası. Radarımıza giren ise meşhur halk türküsü Çökertme’nin hikâyesi (sayfa 13-85)… Tekne çizimleri eşliğinde keyifli bir çizgi hikâye.

●●●●●●●●●●●●●

Yayımlandığından haberdar olduğum ancak göremediğim birkaç kitap daha var:

● Aklın Kusuru, Tamer Şahin, Ulak Yayıncılık. ●Hırçın Deniz , Hasan Şahin, Anemon Yayınları.●Kulağım Karadeniz’de, Kemal Anadol, Kuvayı Milliye Donanmasının Romanı, Kırmızı Kedi Yayınları.●Odisseas’ın Simi’ye Yolculuğu, Odisseas’ın Simi’ye Yolculuğu Ege denizinde kanoyla gezen bir grup Yunan gencinin öyküsü. Kitap Simi Belediye’sinin desteği ile yayımlamış ama satılan bir yer bulamadım. Simi’ye mi gitmek lazım acaba?

Türk Armatörleri Tarihi, Osman Öndeş, İMEAK, İzmir. 6 ciltlik kitabın son dört cildi geçen yıl prestij kitap olarak yayımlandı diye biliyorum, satışa sunulmadı. Sahaflara düşeceği günü bekleyeceğiz demektir.

(denizciler@yahoogroups.com, 19 Şubat 2019)

Similar Posts

  • Eski Denizcilik (Ahmet Rasim Barkınay’ın) Kitaplarının “İçi Zedelenmiş/Boşaltılmış” Yeni Baskıları

    Osmanlı ya da Cumhuriyet Bahriyesinin yayını olan ve denizcilik kültürünün/literatürünün sürekliliğini sağlayacak eski kaynak kitapların Deniz Kuvvetleri Yayınları arasında yer almaması kurumun yayın politikası açısından düşündürücüdür.
    Basılması gereken kitaplardan da örnekler vererek bu eksikliği birçok kez yazmıştım. Söz konusu yazılardan birinde Ahmet Rasim Barkınay’ın kılavuz kitaplarını da basılması gereken eserler arasında saymıştım.
    Denizcilik alanına ilgisini duymadığımız/bilmediğimiz bir yayınevinin (Dorlion Yayınları) Ahmet Rasim Barkınay’ın üçü kılavuz kitabı (Karadeniz, Akdeniz ve Ege), toplam beş eserini birbiri peşisıra yayımladığını öğrenince kitapları edindim. Cumhuriyetin ilk yıllarında yeni yazıyla basılmış bu beş kitap sadeleştirilerek günümüze ulaştırılmış, ancak, eski ve yeni (sadeleştirilmiş) baskılar karşılaştırıldığında yayıncının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun sağladığı bir haktan bir an önce faydalanarak yol alma/ilk olma, terlemeden kazanma hevesi dışında bir niyeti/gayreti olmadığını gördüm.
    “Deniz haritacılığımızın öncüsü bir deniz subayı” olan Barkınay Cumhuriyet döneminin başlarında kaleme aldığı “hâlâ aşılamamış” kıyı kılavuzları hazırladığı için Prof. Dr. Mustafa Pultar “ona Cumhuriyet’in Pîrî Reisi’i” unvanını verirsek hiç abartmış olmayız” der.
    Bu kısa bilgiyi vermemin nedeni Dorlion Yayınları’nın Ahmet Rasim Barkınay hakkında kitaplarda tek kelime yazmamış olmasıdır.
    Basılan kitapların durumunu gösterebilmek için önce beş kitaptaki (Karadeniz Sevahili, 1930; Akdeniz Kılavuzu, 1945; Ege Denizi ve Edremit Körfezi Deniz Kılavuzu, 1939; Denizcilere Faydalı Bilgiler, 1939; Gemicilik Sözlüğü -Ufak Gemicilik Lügatı, 1947-) ortak noktaları vurgulayıp sonra da tek tek eski baskılarına bakarak bazı örneklerle yeni baskıları değerlendirelim.
    Yazı boyunca vereceğim örnekler, yapılan ekleme, çıkarma, atlama, uydurma ve değişiklikler kitaplardaki “sadeleştirmenin niteliği ve özeni hakkında” yeterli bir fikir veriyor, bu nedenle karşılaştırmaları kitapların ilk 10-15 sayfasını esas alarak yaptım, fazlasına gerek duymadım.

    Belki “zaten baskıları yoktu, üstelik de sadeleştirilmiş, hiç yoktan iyidir” diyen de çıkabilir, ancak, kitapların düzgün bir yayıncı ciddiyetinden uzak, keyfi müdahalelerle “içi boşaltılmış” yeni hallerini bir “yayıncılık hizmeti” saymak mümkün değildir.

    Bu tür kitapları günümüze aktarabilmek geçmişe ve geleceğe olan sorumluluğumuzdur ama bunun için hayli emek, çaba, bilgi ve iyi niyet gerekiyor, yoksa özensiz, üstten bakan bir el değdirmeyle terlemeden kazanacak bir “ürün” çıkarmak işin kolayı. Orijinal metinleri olduğu gibi basmak ya da dijital hallerinin erişilebilir hale getirilmesi de bir çözüm ama değerli olan bu eserlerin yazar biyografili, açıklamalı gerekirse notlamalı, derkenârlı çeviriyazılarını/sadeleştirmelerini hazırlayabilmek (bunun güzel bir örneği de var: Adalar Denizi Kılavuzu (1926) çeviriyazı, Prof. Dr. Mustafa Pultar).

    Dileriz Barkınay’ın kitaplarının başına gelenler benzeri diğer denizcilik kitaplarının başına gelmez, çünkü denizcilik geçmişimizi tanıma ve bilmenin kazandıracağı bilgi birikimine ihtiyacımız var.

  • |

    Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına…

    Klasik tekne tutkunu M. Cem Gür, çok değerli bir kitap ve yaptığı güzel/klasik tekneler, klasik teknelerle ilgili yazılar bırakarak 17 Nisan 2021’de ayrıldı aramızdan. M. Cem Gür ile hiç tanışmadım ama yaptığı tekneler ve yazıları hakkında bilgim vardı. “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” kitabının ilanını görünce almış, kitabı elden geçirdikten sonra da bir arkadaşımdan Cem’in e-posta adresini isteyip 13 Şubat 2021’de “tebrik ve teşekkür” başlıklı “Yaptığınız tekneleri gördükçe sizi hayırla yadetmiş ve konuyla ilgili yazılarınızın (ki haberleşme dışında pek internet ve mecralarını kullanmadığım için hayli geç de fark ettim) geliştirilerek kitap olmasını istemiş/dilemiş biri olarak…” diye başlayan bir e-posta göndermiştim.
    15 Şubat 2021’de “Kendi adıma, karınca kararınca, ulusal deniz kültürüne bir tuğla koyabildim ise ancak onur duyarım.” diye biten zarif bir cevap almıştım M. Cem Gür’den.
    Hastalığından ve ölümünden geç haberdar oldum, benim için hayli gecikmiş ve yarıda kalmış, trajik bir tanışma/yazışma/ayrılma oldu ne yazık ki… Tek tesellim kitabı hakkındaki düşüncelerimi kendisine iletebilmiş olmam.
    M. Cem Gür’ün “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” kitabının etkileyici bir tarafı da ülkemizde 2000’li yıllarda güncel/dinamik olan ancak çabuk silikleşen amatör denizcilik (ruhu) için önemli bir kaynak olmasıydı. Amatör denizciliğin araçları/dünyadaki örnekleri, bizdeki gidişatı hakkında değerli ipuçlarıyla doluydu “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras”. Kitabın sonuna eklediği ve çevirisini kendisinin yaptığı “Sakin Seyir Manifestosu” bunca yıldır yaptığı/yapmaya/anlatmaya çalıştığı şeylerin belki de bir özeti, adeta ideal bir amatör denizcilik manifestosu gibiydi. Dilerim denizcilik sitelerinde yer alan diğer yazıları bir araya getirilerek tasnif edilir/paylaşıma açılır, kitap olabilecek haldeyse yayımlanması sağlanır.
    M. Cem Gür kitabında hükümetin/Et ve Balık Kurumu’nun talebiyle FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) tarafından bölgesel şartlara uygun tekne tasarımları hazırlaması/önermesi için 1957’de Türkiye’ye gönderilen ve ülkemizde on ay kalarak “Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats” (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor) başlıklı balıkçı tekneleri envanteri ve raporu hazırlayan dünya çapında bir tasarımcıdan da söz eder: Howard Irving Chapelle.
    Henüz Türkçeye çevrilmemiş olan 105 sayfalık bu raporun ekinde yer alan 24 tekneyle ilgili 44 çizimi klasik tekne tutkunu M. Cem Gür’ün anısına ekte yayımlıyorum.
    M. Cem Gür’ün “Kaybolan Miras” diye adlandırdığı teknelerden de örnekler içeren bu çizimler yok olmuş ya da nadir örnekleri kalmış bir mirası da gözler önüne seriyor.

  • 2017 Deniz Kitapları Örnekleri

    İlk baskısı 2017’de yapılan ilgi alanımıza girebilecek denize bulaşmış kitaplardan bakabildiklerimin/okuyabildiklerimin bir listesi var aşağıda. Kitapları konularına göre tasnif etmedim, genel bir durum değerlendirmesi de (ör. neden hiç teknik kitap yok…) yapmadım; yerine fazla ayrıntı (fiyat/sayfa vb.) vermeden notlar/kısa tanıtım/eleştiri yazıları yazdım. Geçtiğimiz yıl basılmış bilinen başka kitaplar varsa bunların da eklenmesi/bilinmesi iyi olur.

    “Savaş olunca ilk ölen gerçektir” ve “ne iyi bir savaş vardır, ne de kötü bir barış” (R. Kipling /B. Franklin). Keyifle kitap okunabilecek/seyir yapılabilecek günler dileğiyle…

  • Yayıncılık Adına Bir Vurdumduymazlık Örneği

    Bu kısa yazı, ilk baskısını eleştirdiğimiz, bu yıl “genişletilmiş” üçüncü baskısı yapılan Amatör ve Deniz kitabının (Turgay Noyan, Naviga Yayınları, 1. Baskı 2019, 3. Baskı 2024) hiçbir düzelti yapılmadan, üstelik yeni hatalar/çaparizler eklenerek basılması üzerine yazarın, yayıncının, okuyucunun sorumluluğunu merak eden bir fikri takip yazısıdır.

    “Turgay Noyan’ın Amatör ve Deniz Kitabının Eleştirisi: Kaptan Yatakta… “ başlıklı yazıda “Başucu kitabı olmaya aday” “Zengin içerikli bir eğitim kitabı” olarak pazarlanan Amatör ve Deniz kitabını önce kısa, sonra geniş bir şekilde ele alıp, kitapta yer alan bilgilerin “bir eğitim kitabı yazmak” için yeterli olmadığını belirterek, gelecek baskılarda gözden geçirilir/düzeltilir umuduyla görebildiğim hatalardan, eksikliklerden/çaparizlerden “örnekler” vermiştim. Aynı yazıda kitabın “genişletilmiş” ikinci baskısının çıktığını (Şubat 2020) ancak bu baskıyı kontrol etmediğimi, dolayısıyla neyin genişletildiğini bilmediğimi ama örneğin kaynakçanın aynı yanlışlarla basıldığını, bir düzeltme yapıldıysa da önsözde belirtilmediğini de yazmıştım.
    Ancak bu sene kitabın üçüncü baskısı yapılınca (Şubat 2024) neyin ne kadar düzeltildiğini merak ederek bu baskıyı satın aldım.

    “Turgay Noyan’ın Amatör ve Deniz Kitabının Eleştirisi: Kaptan Yatakta…” başlıklı yazımda beş sayfaya sığdırabildiğim hatalardan, eksikliklerden/çaparizlerden en azından bir kısmı düzeltilir diye beklerken dört sayfalık “Denize Adam Düştü!” bölümü eklenen kitapta hiçbir düzelti yapılmadığını, onca sakat cümleye bile dokunulmadığını ama yeni yanlışlar eklendiğini gördüm.

  • Turgay Noyan’ın Amatör ve Deniz Kitabının Eleştirisi: Kaptan Yatakta…

    Turgay Noyan’ın Amatör ve Deniz adlı kitabı “zengin içerikli bir eğitim kitabı” olarak sunulmuş ama çok çaparizi var. Arka kapak yazısındaki reklam kokan satırların sihrini bozmayalım desem de pek mümkün değil. Yazar “Kendi teknemin reisi olmak bana yetiyor” (s. 17) demiş, amatör reislerin çoğunun itiraz etmeyeceği bu satırlar “bir eğitim kitabı yazmak” için yetmiyor ne yazık ki… Gelecek baskılarda gözden geçirilir/düzeltilir umuduyla yazdıklarımı somutlayabilecek eksikliklerden/çaparizlerden “örnekler” vereyim.
    (Kitabın “genişletilmiş” ikinci baskısını kontrol etmedim, dolayısıyla neyin genişletildiğini bilmiyorum ama örneğin kaynakçanın aynı yanlışlarla basıldığını, bir düzeltme yapıldıysa da önsözde belirtilmediğini biliyorum).
    EKLEME (MAYIS 2024): Aynı kitabın hiçbir düzelti yapılmadan, üstelik yeni hatalar/çaparizler eklenerek 2024’te 3. baskısının yapılması üzerine yazarın, yayıncının, okuyucunun sorumluluğunu merak eden bir fikri takip yazısı için bakınız: Yayıncılık Adına Bir Vurdumduymazlık Örneği

  • Amat’ta Denizcilik Dili

    İhsan Oktay Anar son romanında (Amat, İletişim Yayınları İstanbul 2005), 1670’te İstanbul’dan demir alarak denize açılan gizemli kalyon Amat’ın fantastik hikayesini büyülü ve oturaklı bir dille anlatıyor. Romanın büyülü ve oturaklı dilinde denizcilik terimleri önemli bir yer tutuyor. Okuyucu denizcilikle ilgili bilmediği birçok kelimeyle, terimle karşılaşsa da, kitap akıcılığından, sürükleyiciliğinden bir şey kaybetmiyor. Aksine kalyondaki efsanevi insanlar ve hikâyeler denizcilik diliyle süsleniyor, derinleşiyor. Denizcilikle ilgili bu kadar çok bilinmeyen kelime, terim, deyim kullanmasına rağmen bunları sanki hepimizin bildiği şeylermiş gibi anlatabilmesi de romanın başarısı. Kimi kelimelerin karşılıklarını satır aralarında bulabiliyorsunuz. Örneğin “gemici dilinde tavlon denen alt güverte” veya “ariva komutuyla marineller ve diğer denizciler çarmıklardan direklere tırmandılar”, gibi açıklamalarla gemici dilinin bağı çözülüyor. Denizcilik dilini, kültürünü yadırgatmadan, eğreti durmadan metne böylesine yedirebilmesi Amat’ı çok başarılı bir denizcilik romanı yapıyor.