Dümencinin Rehberi Çevirisi Hakkında

Dümencinin Rehberi, Bo Streiffert, çev. Tayfun Timuçin, DADD /Denizlerdeyiz Amatör Denizciler Derneği Yayını, 2018.

DADD /Denizlerdeyiz Amatör Denizciler Derneği ilgililerine e-posta ile gönderildi.

(…)

Öteden beri denizcilikle ilgili yayınları/makaleleri -özellikle çeviri kitapları-  hayli ciddiye alır, gidişata bir faydası olur umuduyla, tanıtımın ötesinde değerlendirir/eleştirir, yazdıklarımı da kitabın ilgilisiyle (yazar/yayınevi) veya kamuoyuyla paylaşırım. Bu tür bilgilendirici yazılar sonrası “hakkımda yalan haber yapılması” “yazdığım kitapların dağıtıma sokulmaması” “yazılarımın yayımlanmaması” “mazeret belirtilerek hataların geçiştirilmeye çalışılması, dikkate alınmaması veya görmezden gelinmesi” ya da “yine bir hata buldu” diye küçümsenmem karşılaştığım sıradanlıklardan bazıları.  Yapılan işin niteliğinin değil, niceliğin, tanıtımın/pr’ın, reklamın hayli yol aldığı/öne çıktığı bir rotada bu tür “ötelemeler” de ne yazık ki normal sayılabiliyor. Oysa bu rüzgâr, niteliği/bilgiyi/bilgilendirmeyi değil, niceliği/bilgi düşmanlığını/cehaleti besliyor.

Denizcilerden oluşan bir grup olması nedeniyle DADD’ın yayınını değerlendirip, iletmeyi istedim. Şüphesiz hatasız/noksansız iş pek olmaz ama önemli olan bunların yoğunluğu ve oranıdır ki bu da işe gösterilen özeni ortaya koyar.  Hata az veya kısmi ise sitede yayımlanacak veya kitap arasına konacak bir düzelti cetveliyle giderilebilir.  Ancak örneklerde görüleceği gibi Dümencinin Rehberi’nde bundan fazlası var.  Aşağıda Dümencinin Rehberi’nin ilk iki sayfasının değerlendirmesi var (çeviri önerileri mutlak değil, taslaktır! ). Kitapçığın DADD bünyesinde elden geçirilerek düzeltilmesi (ince işlerde fazla gözün görmesi iyidir) ve denizcilere sunulması dileğiyle selam ve sevgiler…

sezar atmaca

Dümencinin Rehberi Çevirisi Hakkında…

●İngilizce baskısı konu takibi kolaylaşsın diye sayfa açıldığında yukarıdan aşağıya tek sayfa gibi okunabiliyor, Türkçe baskıda niyeyse sayfalar ters basılmış, okumak ve konu takibi zorlaşıyor. Sayfa baskısı orijinalindeki gibi olmalı.

●Baskı iyi değil, -renkler/tonlar kayıp… ör. kapakta mavi yok…, içeride onlarca çizimde sarı olması gereken renkler yeşil/yeşil tonları olarak çıkmış… harita renkleri uymuyor vs… Sayfa 14’te yer alan 10 çizimin ortasında leke oluşmuş (başlık da doğru değil…) Kısıtlı görüş için mi eklenmiş anlayamadım ama İngilizce/Almanca baskıda (bendekiler 2001 İngilizce, 2001 Almanca, 2010 İngilizce) böyle lekeler yok…

●Çevrilmeden bırakılmış veya İngilizce kısaltma kullanılmış ama karşılıkları yazılmamış birçok yer var.

●Aşağıdaki düzeltiler sadece  2. ve 3. sayfaya ait. Dümencinin Rehberi’ndeki çeviriler siyah, kırmızılar düzeltilmiş hali, maviler de yazdığım notlar…

● SAYFA 2:

Büyük ölçekli parça haritalar ve kıyılarla limanları gösteren haritalar (portolonlar) olarak bölümlenebilirler. Büyük ölçekli haritalar, kıyı ve liman haritaları olarak bölümlenebilirler.

Haritaların listesi Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı’ndan (SHOD) temin edilebilir.→ Haritaların listesi SHOD yayını Seyir Haritaları Kataloğu’nda yer alır. Not: İngilizce metne göre bu daha uygun…

Yatçılar için en yararlıları parça haritalar (1:100.000-1:50.000) ve portolonlardır (genellikle 1.200.000-1.500.000).→Yatçılar için en yararlıları büyük ölçekli haritalar (ölçek 1:100.000-1:50.000) ve kıyı haritalarıdır (genellikle 1.200.000-1.500.000). Not: Çeviriye “Portolon” tanımı eklenmiş ama açıklamaları çelişkili/yanlış: Önce “kıyılarla, limanları gösteren haritalar”, sonra “(genellikle 1.200.000-500.000)”, en son da “daha detaylı olan portolonlar ise (ölçek 1:25.000-1:15.000)…” olarak tarif edilmiş. Oysa “Haritacılıkta” sadece 1:50.000’den büyük ölçekli haritalara portolon denir.

…SHOD yayını olan Harita No. 1’den çalışılabilir.→ …SHOD yayını olan Semboller, Kısaltmalar ve Terimler (Harita No. 1) kitabından çalışılabilir. Not: Kitabın tam adı bu, “Harita No.1” ise kısaltması.

SAYFA 3:

Trafik İşaretleri→Denizyolu (Trafik) İşaretleri veya Deniz Trafiği İşaretleri

Yol verime noktası→ Yol verme noktası

etk- →etki-

iki farklı çevirisi var,  biri doğru, diğeri yanlış. Doğrusu iki sütun sonra:  “özel ihtiyaç durumunda yanan fener”.

 (Bn,Mk, vs.)→(Bn/Beacon/Bikın; Mk/Mark/İşaret, vs.)

Konik (Rahibe)→Konik Bikın

Taştan “varde” (rahibe) →Konik taş bikın Not: Varde Norveç dilinde –tuğlalardan- bikın, rahibe hangi kural kitabında/nerede yazıyor bilemedim!

gelgitsiz basen→gelgitsiz havza

su yükselirken gelgit akıntısı (hızıyla)→ yükseksu gelgit akıntısı ve hızı

su alçalırken gelgit akıntısı→alçaksu gelgit akıntısı

Tablolanmış gelgit akıntısının mevkii→ Belirlenmiş gelgit tablosu mevkii

Balık sarınağı→Balık tutma sahası

gerilim→elektrik

Hatlar, Rotalar→Rotalar,  Seyir Rotası

transit→transit hattı

Maksimum izin verilmiş draftı belirtilmiş hat (a), tavsiye edilmiş hat (b).→ (a) Tavsiye edilen seyir rotası, -müsaade edilen maksimum draftı belirtilmiş. (b)Yatçılar için. Not: Birçok çizimde harflendirme burada olduğu gibi ters -İngilizce gibi-  yapılmış.

Demirleme Sahası→Tavsiye edilen demirleme sahası

Baılık→Balık

Balık avlamak yasaktır→Suüstü ve sualtı avcılığı yasaktır Not: Orijinal metindeki yazı ile işaret uyuşmuyor, böyle çevrilse daha uygun olur.

(occas)→ ihtiyaç halinde yanan fener (ve özel fenerler)

Sayfa 8→bkz. sayfa 8

Sayfa 4→bkz. sayfa 4

Fog Signals→Sis İşaretleri

Radio→ Radyo

Hatlar ve Rotalar→Rotalar ve Seyir Rotası (İzi)

Umumi bir hat, genel olarak deniz trafiğine izin verilen ve kullanılan hattır. Kıyısal sularda umumi hatlara kılavuz hattı denir. Kılavuz hatlarının merkezi çizgileri, izin verilen maksimum draft bilgisiyle birlikte Şek.4’teki gibi çizilir.→ Not: “Güvenli seyir rotası”ndan söz ediliyor ama çeviriden bir şey anlaşılmıyor… en azından “çizilir” değil, “gösterilir” olacak.

●Yukarıda da belirttiğim gibi düzeltiler sadece 2. ve 3. sayfa ile ilgili. Kalan kısımda da benzer örneklerin çok olduğunu söyleyebilirim: Örneğin 8. sayfadan birkaç örnek:

Fenerin görünüş yüksekliği deniz mili olarak verilir… → Fenerin görünme mesafesi deniz mili (M) olarak verilir…

Önemli fenerlerin yüksekliği kısaltmasının sonunda gösterilir. → Not: İngilizcesi de böyle ama yanlış. Hem altındaki  örnek kısaltmayla uyuşmuyor, hem de fenerlerin “denizden” yüksekliği haritalarda kısaltmaların sonunda değil, sondan bir önce gösterilir. Şöyle denebilir:  Önemli fenerlerin denizden yüksekliği (m) kısaltmasında gösterilir.

Haritalanmış Menzil→Görünme Mesafesi…

(DADD /Denizlerdeyiz Amatör Denizciler Derneği ilgililerine e-posta,13 Mart 2018)

Similar Posts

  • |

    BÜYÜK DENİZ SÖZLÜĞÜ: DENİZLÜK

    Mustafa Pultar hocamızın izniyle…

    Büyük Deniz Sözlüğü DENİZLÜK, Mustafa Pultar, İş Bankası Kültür Yay. 2022.

    Kitabın erişim adresi ve aşağıdaki bilgiler https://www.pultar.org/ adresinden alınmıştır.

    Deniz kültürümüzün önde gelen yazarlarından Ömer Bozkurt, Yeni Deniz Mecmuası’ndaki yazısında şöyle diyor: “Nisan (2022) ayında yayımlanan Büyük Deniz Sözlüğü: Denizlük … uzun süreli bir çabanın … sabırın eseri …  hiç şüphesiz Türk deniz kültürüne dev bir katkıdır.”

    Denizlük, aslında Türkçe’de çeşitli sözlükler ve diğer kaynaklarda görülen, denize ilişkin sözcüklerin derlenerek işlenmesidir. Uzun yıllar boyunca çok sayıda kaynaktan derlediğim sözcük, terim ve deyimlerin açıklamalarını, etimolojilerini ve İngilizce karşılıklarını biraz ayrıntılandırdım, eksik olarak gördüğüm bilgileri tamamlamaya çalıştım.

    Basılı olarak İşKültür (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) tarafından yayımlanmış olan kitap hem mecâzî hem de lafzî anlamda biraz ağır, 887 sayfa. Ancak, İşKültür ile yaptığımız sözleşme uyarınca Denizlük’ü deniz konularıyla ilgilenen herkesin serbest kullanımına açtım. Bu dijital sözlükte herhangi bir Türkçe ya da İngilizce sözcük, terim ya da deyimle arama yapabilirsiniz.

    Güle güle kullanın, umarım işinize yarar. Kullandıktan sonra referans olarak belirtirseniz başkalarına da duyurmuş ve onların da yararlanmasını sağlamış olursunuz.

  • |

    EĞİTMENLER İÇİN DALIŞ SAĞLIĞI

    ‘’Eğitmenler İçin Dalış Sağlığı’’ adlı kitabımız, dalış eğitmenlerinin donanımlı dalışta  faydalanabilmesi için basılmıştır. Vakfımızca çıkarılan bu kitap dalış hastalıkları, tanısal yaklaşımlar, sahada ilk yardım önerileri ve tedavi yöntemlerini içermektedir. Kitap farklı sağlık kurumlarından konusunda uzman akademisyen hekimler tarafından hazırlanmıştır. 18 bölümdeki birçok ana konu bu kitabın içeriğini oluşturuyor. Kitap TSSF/Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun da katkılarıyla 2019’da basıldı.

  • |

    Çocukların Beyni Çöplük Değil

    Bürokrasinin kamu kaynaklarını heba eden ama hiçbir zaman alabora olmayan zihniyetine güzel bir örnek olan Küçük Denizcinin El Kitabı. Kitapçık 2007’de 600.000 basılıp okullara ve denizcilikle ilgili kulüplere dağıtıldı. Kapakta Denizcilik Müsteşarlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, arka kapakta ise bunlarla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı, Deniz Ticaret Odası, İDO, Denizciler Dayanışma Derneği, TURMEPA, Dak-Sar, Denizce amblemi var ama arka kapaktakiler muhtemelen dağıtım ağını genişletmek için eklenmiş/gönüllü katılmış kurumlar. 2016’da WİM/West İstanbul Marina “sosyal sorumluluk projemiz hakkında bilgi” notuyla bölge okullarında aynı kitapçığın İlçe Milli Eğitim ve Kaymakamlık oluruyla bastırılıp dağıtılacağını duyurdu ve dağıttı. Motor Boat dergisi de WİM’in dağıttığı bu kitapçığı dergi eki olarak okuyucularına verdi…
    İzmir DTO/Deniz Ticaret Odası da bu kitapçığın benzeri 34 sayfalık “Ben Denizciyim” kitapçığını bastı. Gazete haberlerine göre üstelik bu kitapçık TED İzmir Koleji ile İzmir DTO arasında imzalanan bir protokolle “Denizci Öğrenci Yetiştirme Projesi (DÖYEP) kapsamında çocuklara rehber kitapçık olarak dağıtıldı.
    İskenderun Ticaret Odası’nın çocuklar için hazırladığı Boyama Kitabı‘nın (2017) künyesi yok, çizeri, hazırlayanı kim belli değil, çizimler özensiz/kötü. Belli ki içeriği düşünüp/tartışıp/konuşmak için zaman harcanmamış.
    Çocukların beyni çöplük değil, nasıl beslerken dikkat edilmesi gerekiyorsa, bir şey hazırlarken de asgari titizlik/özen gösterilmeli.

  • |

    Gökova Rehberi Hakkında

    Sevgili Deniz Boro’yla Vira Demir hakkında konuşurken, Naviga dergisinin Vira Demir’den alıntılarla hazırladığı ve dergi eki olarak verdiği (2017) Gökova Rehberi’ne bakıp değerlendirme sözü vermiştim, yazı onun e-postası (21 Ağustos 2017).

    (…)

    Naviga dergisi eki olarak verilen Gökova Rehberi‘ne genel olarak baktım ve kabaca gördüklerimi/önerilerimi şöyle sıralayabilirim:

    ●Sadun abinin kullanımları/yazdıkları zorunluluk olmadıkça, keyfi olarak değiştirilmemeli. Örneğin Açıklamalar bölümünde (s.7) Vira Demir’de “çapa” olan terim “çıpa” diye değiştirilmiş ki yanlış hatırlamıyorsam Sadun abi diğer kitaplarında da çapa diye kullandı.

    Yine aynı sayfada yer alan “Fenerlerin son durumu ve koordinatları, yeni konan ve değiştirilen fenerler ‘Askeri Deniz Yasak Sahalar’ ve ‘Dalışa Yasak Sahalar’ SHOD tarafından kontrol edilmiştir.” ifadesi hatalı/sakıncalı bir ifade ve Vira Demir’deki cümleyle ilgisi yok. Özel bir kitaba SHOD böyle bir hizmet vermez/veremez ve böyle bir sorumluluk almaz/alamaz. Bu kitabı yazanlara/hazırlayanlara düşer ki Vira Demir’deki cümle de bunu (hangi kaynakların esas alındığını) anlatır.

    ….

  • |

    TÜRKİYE DENİZLERİNDE TEHLİKELİ TÜRLER

    Türkiye Denizlerinde Tehlikeli Türler: Ekoloji, Sağlık ve Yönetim Yaklaşımları başlıklı kitap Türkiye’de bu konuda yapılan çalışmaların derli toplu bir özeti olarak değerlendirilebilir. Batı ülkelerinde medical oşinografi olarak bilinen bu dal ülkemizde çok bilinmiyor. Oysa tropik sulardan gelen yabancı deniz canlıları ile Türkiye denizlerinde yaşayan zararlı deniz canlıları son zamanlarda sıkça görülmeye başlanınca bu konu önem kazanmıştır. Sorun bir sağlık tehditi olarak görülmeye başlanmış ancak turizm ve balıkçılık sektörü de bu olumsuz gelişmelerden etkilenmiştir. Başta iklim değişikliğinin etkisi ve Süveyş Kanalı’ndan gelen canlıların artışı nedeniyle zararlı ve tehlikeli deniz canlıları sularımızda daha fazla görülmektedir. Yaz ayları başta olmak üzere bazı denizanaları, balon ve aslan balıkları sularımızda artmakta tatil yapmak üzere denize girenler ise tedirgin olmaktadır.

    Bütün bu nedenlerle vakfımız, tehlikeli deniz canlıları adıyla bir çalıştay düzenleyerek değişik disiplinlerden gelen araştırmacıların bu konudaki birikimlerini paylaşmalarını, olgular üzerinden bilgi alışverişinde bulunmalarını ve gelecekte denizlerdeki tehlikenin büyümesi halinde yapılması gerekenleri tartışmak üzere bir araya gelinmiştir. Sorunun büyüklüğü ve önemi nedeniyle de çalıştayın bir kitap haline getirilmesi planlanmıştır.

    Bu kitabın hazırlanmasına ve editörlüğüne katkıda bulunan Dr. Özgür TEZCAN ile Dr. İlayda Destan ÖZTÜRK’e çok teşekkür ediyorum. Bu iki araştırmacı olmazsa kitabın yayınlanması mümkün olmazdı. Kitabın amatör denizcilere, akademisyenlere, dalgıçlara, balıkçılara ve tüm deniz severlere faydalı olmasını diliyorum.

    Prof. Dr. Bayram ÖZTÜRK

  • |

    Sadun ve Oda Boro’nun Anısına…

    Kısmet iki yıl on ay süren dünya seyahatinin sonuna gelmiş, karasularımıza yaklaşmaktadır. Kısmet’in 15 Haziran 1968’de İstanbul’da olacağı neredeyse bir ay öncesinden açıklanır. Çünkü o güne dek seyahate mali yönden hiçbir katkısı olmayan devlet erkânı kendini göstermiş, işi “resmiyete” dökerek hazırladıkları karşılama törenlerinin programına göre seyir yapılmasını istemiştir.
    Sonraki günlerde Sadun Boro’nun “… artık hareket serbestliğimiz elimizden alınmış oldu.” dediği bu program uygulanır. Aslında çok farklı derecelerde de olsa kamuoyunun ilgi gösterdiği bazı bireysel ya da kolektif başarıların resmî makamlarca “araçsallaştırılması” evrensel bir olaydır.

    Sadun Boro “her ânı ömrümüz boyunca hiçbir zaman hatıralarımızdan silinmeyecek bambaşka bir hayal âleminde yaşadık” dediği son on günün hikâyesini Pupa Yelken’de ayrıntılarıyla anlatır.
    Boroların “hareket serbestliği” ellerinden alınmamış olsaydı karşılama törenleri/ziyaretler resmikabul/resmigeçit havasında değil de daha şenlikli mi olurdu ya da kamarada kapalı kalan Miço kutlamalara katılabilir miydi bilinmez ama zaten tahmin edilemeyen bir kalabalık neticesi askeri-mülki erkânın başrolde olduğu “ne protokol kalmıştı, ne de program…”

    Sadun Boro, “Pupa Yelken’i kaleme almamın esas gayesi gençlerimize, dünyanın en güzel kıyılarına sahip olan yurdumuzun insanlarına denizi sevdirmek, onlara engin ufuklara yelken açmayı özendirmek, teşvik etmekti.” der.
    Bu nedenle, herhangi bir şan-şöhret arayışı olmadan, tutku, açık deniz tutkusu, kendine güven ve özgürlük arayışı peşinde bir hayale yelken açan bu insanların Pupa Yelken’de yansıttığı ruhu/havayı hatırlatıp günümüze taşıyacak tarzda kitaptan alıntılarla hazırlanmış metinlerin ve onlarla ilgili değerli makalelerin MEB müfredatına/okullara sokulması için çaba gösterilmelidir.

    Yazıya serpiştirdiğim İstanbul’daki törenlerden kareler içeren 16×28 cm. ebadındaki siyah-beyaz on dört fotoğrafı 4 Şubat 2018’de İstanbul Müzayede’nin müzayedesinden satın almıştım.
    Fotoğrafları, 15 Haziran 1968’in bir yıldönümünde, 15 Haziran 2024’te, Sadun ve Oda Boro’nun anısına, bu serüveni kalbinde hisseden, takip eden, bu karşılamaya yakın ya da şahit olabilmek için o çoşkulu kalabalığa katılanlar adına paylaşmak istedim.