DAK-SAR’la ilgili iki yayın hakkında

DAK-SAR/ Denizde Arama Kurtarma ilgililerine e-posta ile gönderildi.


***

(…) Cumartesi günü …… bıraktığınız kitabınız Gönülleri Denizde Olanlar ve Köprüüstü Gözönü Dosyası’nın yeni baskısı için teşekkür ederim. Geçen sene 2017’de yayımlanmış deniz kitapları hakkında yazarken sizin kitabınız hakkında pek olumlu şeyler yazmamıştım: “Derya kadar imla hatası içeren yayınların okuyucuya saygısızlık olduğunu düşünürüm.” “…bir kitapta bu kadar mı imla hatası, yanlış (hipodermi değil, hipotermi!) olur.” (2017 Deniz Kitapları Örnekleri, denizciler@yahoogroups.com 20 Ocak 2018).  Yazının tamamı aşağıda, orada yazmadım ama kabaca baktığımda şunları da not almışım, düzeltmeniz dileğiyle, bilginiz olsun: Klistin değil knistin veya kinistin (kökeni Kingston –valve- markasından…) veya çıma kısa ya da ince halat değildir, halatın ucudur (çımacı…, halatın ucunu tutup atan/uzatan…).

Teknedeki muhabbetimizde de söylemiştim, Köprüüstü Gözönü Dosyası’nı ilk günden beri biliyorum, rahmetli arkadaşım Mehmet Tunçay ilk baskı sonrası özellikle Çatışmayı Önleme Tüzüğü ile ilgili şekillerdeki maddi hataları iletmişti DAK-SAR ilgililerine. Sanırım bunlar düzeltilmiştir ancak metnin temel bir sorunu vardı ki gördüğüm kadarıyla hâlâ da sürüyor. O da aslı çeviri olan bu dosyanın çevirisinde mevzuatı düzenleyen Türkçe ana kaynaklardan yeterince faydalanılmamış olmasıdır. Diğer taraftan sayılamayacak kadar da düzeltilmesi gereken yer var. Unutmayın ki eksik ve tek yanlı bilgi de yanlış bilgidir. Elimden geldiğince gördüklerimi özetlemeye çalışayım, belki işinize yarar.

Noktalama, büyük/küçük harf vs. hatası başta olmak üzere sayısız yazım kuralı ve yanlışı var.  Metnin yeniden okunup, elden geçirilmesi birçok yerin de çıkarılması, düzeltilmesi, eklemeler yapılması iyi olur. İlk sayfalardan örnekler vereyim:

“Emniyet ve Güvenliğin 10 Temel Kuralı”nda ikinci maddede istenenler zaten birinci maddede var, çıkartılırsa veya birinci maddeye eklenirse yeterli olur.

Spot olarak kullandığınız “Denizdeki can ve mal güvenliğinizin temel unsurları can yeleğiniz ve teknenizin sigortasıdır.” cümlesi sizce doğru/anlamlı bir cümle midir?

 Teknelerin Kapasitesi olarak verdiğiniz rakamlar yanıltıcıdır.

Telsiz çalışma kanalları listesi var ama Boğaz’daki kanal tahsislerinden söz edilmiyor: Sektör Türkeli, Kavak, Kandilli, Kadıköy, Marmara… ortada yok. Adı olan fırtına günlerine “sayılı fırtına günleri” denir. “14-17 Ağustos Fırtına” sayılı fırtına günlerinden değildir.

Bulutlar başlığı altında verilen bilgilerin hayli yanlış. Muhtemelen çeviri hatası ya da şekillerle başlıklar uyuşmuyor. Bulutlar “göründükleri yüksekliğe göre 4 sınıfa ayrılırlar.” denmiş ama başlıklarda bu ayrım söz konusu değil… Altokümülüs alçak değil orta yükseklikte bir buluttur. Alçak bulutlarda altokümülüs olarak geçen bulut “stratolümülüs”tür. Kümülüs, kümülonimbüs dikey gelişmeli alçak bulutlardır. 10 Bofor’un karşılığı “orkan-kasırga” değil “şiddetli fırtına”dır… “Denizde Tehlike Bildirme” doğru bir başlık değil, bu işaretler tehlike içinde “yardım istenen” bir durumu gösterir…(Veri Fişekleri nedir?). Emniyet haberleşmesi niye yer almıyor? vs.vs.

 “Rüzgarla Seyreden Yelkenli Tekneler” nasıl bir başlık? Deviation, Variation, Cardinal Marks (emercensi telsiz?) gibi birçok terimin niye böyle (İngilizce) kullanılmış belli değil. Şekillerde kimi yerde “kıçtan”, kimi yerde “pupadan” terimi kullanılmış, bir standart yok (“kıçtan” kullanılırsa iyi olur). Alfabetik bayrakların önce uluslararası, gerekiyorsa sonra yerel adları kullanılmalı Alfa, Aydın, Ahmet gibi… Qk diye bir kısaltma hele “Qk.Fl.=çabuk çakar” diye bir açıklama/kısaltma duymadım, okumadım. Yapılan kısaltmaların, ilgili konu başlıklarının, açıklamaların Fenerler ve Sis İşaretleri, Semboller Kısaltmalar ve Terimler gibi konuyu açıklayan kitaplara uygun olması beklenir. Örneğin “marka şamandıraları” ya da “özel markalamalar”  gibi başlıkların karşılıkları “işaret şamandıraları”, “özel işaret şekilleri”dir. Flamalardaki “Rakam ve Bedel” neyin başlığıdır, ne anlama geliyor, neyin bedelidir? Fonetik Alfabe’de kaynak gösterilen ITU App. 14’te A harfi Alpha değil, Alfa’dır, Y harfi, Yankie değil Yankee’dir. Burada Ulusal Alfabe’ye  kaynak olarak gösterilen Telsiz Yönetmeliği 2009 yılında yürürlükten kaldırılmıştır, denizcilerin kullandığı böyle bir alfabe yok bildiğim kadarıyla.

Çatışmayı Önleme Kuralları ile ilgili şekillere bakmadım ama önerim Uluslararası Deniz Şamandıralama Sistemi, UDÇÖT, Fenerler ve Sis İşaretleri, Semboller Kısaltmalar ve Terimler, Uluslararası İşaret Kod Kitabı gibi temel kitaplar eşliğinde metni elden geçirip düzeltmeniz. Bu kaynaklar temel alınarak hazırlanmış ADF yayını Amatör Denizci Elkitabı ve Kısa Mesafe Telsiz Elkitabı’ndan da faydalanabilirsiniz. Selamlar, sevgiler, kolay gelsin.

sezar atmaca 

●Gönülleri Denizde Olanlar, Murat Kaya, Derin Yayınları. Derya kadar imla hatası içeren yayınların okuyucuya saygısızlık olduğunu düşünürüm.  Kitap DAK/SAR gönüllülerinin yaşadıkları heyecanlı ve tehlikeli olaylardan kesitler anlatma iddiasında ama bir kitapta bu kadar mı imla hatası, yanlış (hipodermi değil, hipotermi!) olur. Merak ediyorum acaba çalakalem yazılıp sonra hiç okunmuyor mu? Düzeltmen/yayıncı değil de okuyucu mu düzeltecek bu hataları? (2017 Deniz Kitapları Örnekleri…)

(DAK-SAR/ Denizde Arama Kurtarma ilgililerine e-posta, 11 Mart 2019)

Similar Posts

  • |

    Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…

    “Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…” üst başlığıyla yer alacak dosyadaki yazılarda, baskın denizcilik algısını, anlayışını sorgulayacak, kimi eski dergi/gazete sayfalarında kalmış, kimi yakın tarihli, kimi yeni yazılmış ya da yazılacak:
    ● amatör/sportif denizciliğin ne olduğunu gösteren, hatırlatan, vurgulayan, açıklayan…
    ● olan-biteni amatör/sportif denizciliğin süzgecinden geçiren,
    ● amatör/sportif denizciliğin sorunları ve değişen/gelişen yüzü kadar nelerin kaybolduğunu da dert edinen…
    ● kültürü pozitif anlamda kullanan, “kültürsüzlük”ten değil, denizcilik kültürünün canlı olmayışından söz eden, bunun nedenlerini araştıran,
    ● denizcilik, yani deniz/tekne/insan ilişkisinin amatör/sportif yönünün izlerini denizcilik mirasında, denizci varoluş tarzında araştırıp, suüstüne çıkarmaya çalışan, geçmişimizin çok kültürlü, renkli karakterini veri alan, hikâyelerini anlatan;
    yazılara öncelikle yer verilecek.
    Şimdilik eski kaynaklardan aktarmayı düşündüğüm yazılmış veya taslakları hazır yeni yazıların başlıklarını/konularını kabaca şöyle sıralayabilirim (alfabetik):

  • |

    Sintineyi Temiz Tutmak…

    Radikal Kitap ekinde (15.06.2007) kitap incelemesi başlığı altında AMYC yayını Denizde Günah’la ilgili Cem Erciyes imzalı bir eleştiri çıktı. Ancak yazı alışılmadık bir biçimde kitap eleştirisinden çok “yayınevi” eleştirisi gibiydi. Üstelik Erciyes, kitap ekinin sorumlu yayın koordinatörüydü. AMYC yayınları olarak başka hesaplara malzeme edildiğimizin farkındaydık: “Özel bir amaç ve kasıt olunca yayın eleştiri kriterleri, nesnellik de ayaklar altına alınıyor Cem Erciyes’in yazısında.” Yine de yazıyı çevirtip yazar Klaus Hympendahl’a da iletmiştik. Radikal Kitap’tan bir cevap/tepki gelmeyince yazarın hayretle “bu işler orada böyle mi dönüyor…?” diye biten cevabını da iletemedik. Evet bu işler burada böyle dönüyor ne yazık ki…

    Önce Radikal Kitap eki yetkililerine -Tuğrul Eryılmaz, İsmet Berkan, Cem Erciyes- gönderdiğimiz “Sintineyi Temiz Tutmak…” başlıklı yazı, sonra da Cem Erciyes’in kitabın yazarına “bu işler orada böyle mi dönüyor…?” dedirttiren yazısı ekte.

  • Kuralını Bilmeyen Oynayamaz!

    Olimpiyatlar için hazırlanmış kitabın yelken ve rüzgar sörfü bölümlerinin eleştirisi.

    Denizcilik kadar, denizcilik yazınına da meraktan, içinde deniz geçen her kitaba bakmaya, beğenirsem almaya çalışırım. NTV yayını Spor Kitabı’nı da içindeki su sporlarına ve özellikle yelkene göz atmak için aldım. Öncelikle belirtmeliyim ki 200’den fazla spor dalı hakkında bilmemiz gereken her şeyi anlatma iddiasındaki, 448 sayfalık hayli hacimli ve faydalı kitapla ilgili eleştirilerim öncelikle yelken ve rüzgar sörfü ile ilgili toplam 12 sayfalık 2 bölümü kapsıyor.

  • |

    Deniz Meteorolojisi ve “Denizde Amatör Hava Tahmini”

    Amatör denizcilere yönelik yayınlar hayli az olduğu için amatör denizciler meteoroloji/hava tahmini konusunda uzun yıllar yazılı kaynak olarak sadece profesyonel denizcilere yönelik kitapları ve dergilerde çıkan makaleleri kullandılar. Yazıları, çevirileri, radyo/TV yayınları, dersleri, brifingleri, kurslarının yanında amatör denizcilerle kurduğu sıcak ilişkilerle bu gidişatı değiştiren 15 Eylül’de yitirdiğimiz meteoroloji yüksek mühendisi Gökhan Abur (1943-2023) hocamızıdır. Gökhan hoca uzun yıllar Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Bölümü’nde çalıştıktan sonra 2003’te emekli olmuştu.
    Gökhan Abur hocamızı 1999’da kurucu ortağı olduğum Atlantis Yatçılık’ta verdiği “Meteoroloji ve Denizde Hava Tahmini” dersleri vesilesiyle tanıdım. Davudi sesiyle, tahtaya yaptığı çizimlerle işlediği konuları tane tane anlatarak sizi adeta “havaya sokar”dı.
    (…)
    Gökhan Abur hocamız her ne kadar amatör-sportif denizcileri meteoroloji/hava tahmini konusunda aydınlatmaya çalışmışsa da Boat Show’larda/internet sayfalarında sunum yapan amatör meteorologlar hiç eksilmedi.  Yazıları ve kitaplarıyla[1] tanıdığımız iki değerli biliminsanı Mustafa Sarı (su ürünleri) ve Mikdat Kadıoğlu (meteoroloji/afet yönetimi) Deniz Meteorolojisi (Alfa Yayınları, 2022) kitabında ABD’de yanlış bir tahmin nedeniyle linç edilerek trajik bir şekilde hayatını kaybeden hava tahmini yorumcusunun hikâyesine atıf yaparak “hava tahmininin ne kadar zor ve sorumluluk gerektiren bir iş olduğunu anlamışsınızdır” diye bu konuda bizleri uyarıyor ve sınırları çiziyorlar…

  • |

    Anonim Denizcilik Sözlüğü (pdf) ve Hikâyesi

    Anonim Denizcilik Sözlüğü’nün hikâyesi 2010 yılında ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu yayınlarına editörlük yaparken ADF başkanı Teoman Arsay’ın “değerlendirme yapmam için” PVC kaplı, halkalı klasöre yerleştirilmiş bir sözlük çalışması dosyasını vermesiyle başlar. Dosyayı rahmetli bir gemiadamının akrabaları Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürü Özkan Poyraz’a, o da Ocak 2010’da ADF başkanına vermişti.
    Dosyadaki sözlük çalışması 30 yıl önce, Ağustos 1980’de iyi bir elyazısıyla aydınger kâğıdına Rapido kalemle yazılmaya/çizilmeye başlanmış, T harfine kadar tamamlanmış, 340 sayfalık, her satırındaki el emeği ile farklı bir denizcilik sözlüğü çalışmasıydı. Dosyada yazarla ilgili herhangi bir bilgi olmadığı gibi dosyayı iletenler yazar hakkında herhangi bir bilgi vermemiş, bir irtibat adresi de bırakmamıştı.
    İnceledikten sonra yazarı belirsiz bu sözlüğün “aydınger kâğıda yazılmış orijinal haliyle basılmasını” öneren kısa bir rapor hazırlayarak ADF’ye sundum ve bu çerçevede Mustafa Pultar hocamızın da katkısıyla araştırmaya başladık. (…) Yazar hakkında bir bilgi edinilememesi, 30 yıl sonra da olsa ansiklopedi ve internette yayımlanmış yazarı/kaynağı belirsiz kimi sözlüklerdeki madde benzerliği nedeniyle yayımlanmasından vazgeçildi (Şubat 2011).
    (…)
    Kopyası elimin altında olan ve zaman zaman da faydalandığım bu çalışmanın orijinal dosyasını geçtiğimiz yıl Teoman abi (Arsay) bana verince çalışmayı kitap haline getirip pdf formatında sitede yayımlamayı önerdim.

    Mustafa Pultar hocamızın hazırladığı U, Ü, V, Y, Z maddeleri yazarın yazısına yakın bir puntoyla dizildi ve yazarın çalışma notlarıyla birlikte sözlüğe eklendi. Kitap olabilmesi için yaklaşık 40 yılın yorgunluğu ve ince aydınger kullanılması nedeniyle özelliğini yitirmiş, kırık, dalgalanmış sayfalar temizlenip tarandı, orijinal ölçülerine sadık kalındı, madde başlıkları kırmızı yapıldı, yazar harf başlıklarını düzenli olarak kullanmadığı için sayfa kenarlarına harf bantları (A, B, C…) eklendi. Sözlüğün hikâyesi sunuş yazısı oldu, kitaptaki çizimlerden ön/arka kapak hazırlandı ve her harfinde/çiziminde el emeği, göz nuru olan, klavyenin imkânlarını değil kalemle yazmanın güzelliğini hatırlatan sıradışı görsellikteki elyazması bu sözlük ortaya çıktı.

    Yazarının yaklaşık dört yılda hazırladığı, Teoman Arsay abimizin ve Mustafa Pultar hocamızın katkılarıyla 40 yıl sonra gecikmeyle de olsa sizlere ulaşan bu sözlük, onca emeğine, çabasına karşılık tamamlayamadan deryaya veda eden isimsiz yazarının anısına tüm isimsiz denizcilere/gemiadamlarına adandı.

    Deniziniz ve rüzgârınız özlediğiniz gibi olsun.

    Sezar Atmaca

    NOT: Sözlük birkaç saniye içinde açılır. Sayfa sonundaki İndir’e basarak sözlüğü indirebilirsiniz.

  • Sarıyer Belediyesi Yeşil Martı Dergisi

    Denizcinin Günlüğü (ADF Yayınları, 2006-2010) serisini kaynak olarak kullanma izni isteyen bir arkadaşım Sarıyer Belediyesi’nin Yeşil Martı dergisinin Ocak 2018 sayısının pdf dosyasını gönderip, değerlendirmemi istemişti. Ancak dergide Denizcinin Günlüğü’nden çok alıntı olmasına rağmen bunun gerektiği gibi belirtilmediğini gördüm, yol açabileceği sorunları kendisine ilettim. Ayrıca derginin denizcilikle ilgili kısımlarında gördüğüm eksiklikleri/yanlışları yazdım.

    Sarıyer Belediyesi’nin Yeşil Martı dergisinin 8. sayısının (Ocak 2018) denizcilikle ilgili kısımlarını inceledim. “Olay denizde geçiyor” ama çok çapariz var. Geçen sene Şubat’taki Boat Show’da aldığım ilk sayısında da denizcilikle ilgili yazılarda epey hata ve kaynak göstermeme durumu vardı, “ilk sayıdır olur” demiştim ama sonraki sayıları görmedim. Derginin hazırlanmasında kullanılacak eserlerden/kaynaklardan nasıl faydalanılabileceğinin bilinmesi gerekir. Kullanılan/faydalanılan kaynakları belirtme kimsenin ihtiyarına/keyfine kalmış bir konu değildir. Kanunun (5846) gereğini bir tarafa bıraktık öncelikle emeğe saygı gösterilmesi esastır, faydalanılan kaynaklar yağmalanacak kamu malı değildir. Faydalanılan kaynakların belirtilmesi etik olduğu kadar hazırlayanın ne tür kaynaklardan faydalandığını (ör. kaynak değeri var mı?) gösterdiği için de önemlidir. Üzülerek görüyorum ki böyle bir hassasiyet sekizinci sayıda da oluşmamış…