|

Porsun Ambarı’na Çeviri Yazılar

Sezar Atmaca

Porsun Ambarı adlı, seyre/donanıma/kullanıma ilişkin telif/çeviri veya derleme birçok  yazının yer alacağı yeni bir kategoride yazılar yayımlayacağımızı” 2024 yılı başında belirtsek de bugüne dek ancak iki yazı yayımlayabildik. Yıllardır üye olarak ilgiyle takip ettiğimiz sitelerden biri olan www.skippertips.com’un kurucusu Kaptan John Jamieson’un “özel izniyle” çevirip/yayımlayacağımız yazıların da katkılarıyla Porsun Ambarı yazılarını çoğaltmaya çalışacağız.

Yazıları, Tekne Mekaniği Elkitabı, Tekne Bakım Elkitabı, Pratik Teknecilik Ansiklopedisi (Ali Gündüz’le birlikte), Denizciler İçin Faydalı Bilgiler Kitabı ve Sürdürülebilir Yelkencilik kitaplarının çevirileriyle literatüre önemli katkılar yapan değerli dostumuz Doğan Çelen çevirecek.

ABD’nin doğu kıyısı ve Karayipler’de onbinlerce mil kat etmiş, uzun yıllar ~8 metrelik (27 feet) yelkenli teknesinde yaşamış bir deniz emektarı olan Kaptan John, yirmi yılı aşkın bir süre Amerika Birleşik Devletleri Sahil Güvenliği’nde navigatör, arama kurtarma sorumlusu, gemi kaptanı ve eğitim uzmanı olarak görev yaptıktan sonra Florida’daki Chapman Denizcilik Okulu’nda denizcilik ve harita navigasyonu bölümlerini yönetmiştir.

Kaptan John Jamieson’un kitaplarından örnekler…

Kaptan John Jamieson, yelkencilik, navigasyon, demirleme, bağlar, tekne kullanma ve hava durumu gibi konularda işe yarayacak denenmiş, kanıtlanmış özlü/pratik bilgiler sunan yazılarıyla teknenizde meydana gelebilecek problemlerin üstesinden gelebilecek, hızlı ve kolay kararlar almanın yollarını göstermeye çalışıyor.

Seamanship Secrets (Denizcilik Sırları) ve Captain John’s Sailing Skills Series (Kaptan John’un Yelken Becerileri​ Serisi) kitaplarının da yazarı olan Kaptan John’un makaleleri Blue Water Sailing ve Good Old Boat dergilerinde yayımlanmıştır.

Yazarın web sitesini www.skippertips.com adresinden ziyaret edip, haftalık yelken bültenine “ücretsiz”​ üye olabilirsiniz.

İlk yazımız motor ömrünün uzatılması için yapılabilecekler hakkında.


Motorunuzun ömrüne ömür katmak için yedi öğüt

John Jamieson*

Büyük paralar ödeyerek sahip olduğunuz kıymetli dizel motorunuzun, seyirleriniz boyunca sizi üzmeden canavar gibi çalışmasını sağlamanız için usta bir mekanik teknisyeni olmanız gerekmez! Motorunuzu çalıştırmadan önce aşağıya sıraladığım şu yedi noktayı kontrol etmeniz, sizi ilerde büyük paralara malolacak tamir ve yedek parça giderlerinden kurtaracaktır.

1. Motor yağı

Yağ çubuğunu bir kere çekip bakmak yerine iki kere daldırmayı adet edinin. Çubuğu çekip kurulayın.  Sonra, çubuğu, ucu karterin dibine erişinceye yani tamamen yuvasına oturuncaya  kadar iterek yerine takın. Tekrar çıkarın ve yağın rengine bakın. Siyah bir yağ görmeniz gerekir. (Çubukta kahverengi veya üzerinde akıntı izleri [damarlar] olan bir yağ görüyorsanız, karterde su var demektir). Yağın birazını parmaklarınızın ucuna sürün ve üzerine ışık tutarak bakın. İçinde topaklanmalar veya (parçacıklar) görüyorsanız, motorunuzda aşınmalar var demektir. Yani, motorunuzda hiç ihmal etmemeniz gereken, yakında arıza çıkaracak bir durum var! Konuyla hemen yakından ilgilenmeye başlayın.

2. Aktarma organları (transmisyon) yağı

Evet biliyorum, o yağı kontrol etmek biraz zor bir iştir; ama öte yandan yapmazsanız sonradan çıkacak onarım masraflarının epeyce tuzlu olacağını da unutmamak gerekir. Doğruluğundan emin olmak için yağ seviyesini iki kere kontrol edin. Makinaların birçoğunda aktarma organlarının yağ çubukları yerlerine vidalanmış olur. Çubuğu söküp alın, kurulayıp temizleyin,  Çubuğu vidalı kısmı dişleri ancak dokunacak şekilde girinceye kadar yuvasına sokarak yerine takın (Yağ seviyesini kontrol etmeden çubuğu sıkıştırmayın). Çubuğu çıkarın, seviyeyi kontrol edin ve yağı koklayın. Yanık kokusu varsa aktarma organlarınızın bakıma ihtiyacı var demektir.

3. Soğutma suyu tankı kapağı ve soğutma suyu (sıvısı)

Kapağı çıkarın, ters çevirip altına bakarak contasını kontrol edin. Aşınmış contalar sızıntılara neden olur. Yalnızca contayı değil kapağın tamamını değiştirin. Yapmazsanız soğutma suyu (sıvısı) kaybıyla karşılaşırsınız. Bu durumda motorunuz aşırı ısınacak ve arıza yapacaktır (İç kısımlarda hasarların ortaya çıkma olasılığı yüksektir).

Tanktaki su (sıvı) seviyesini parmağınızla kontrol edin (tabii ki, su soğukken!).  Su seviyesini tam dolu durumda tutmaya çalışın.

4. Kayışlar ve hortumlar

1,25 cm’den fazla boşluğu olan kayışlarınızı ya yeniden ayarlayın ya da tamamiyle değiştirin Bir yerleri (alternatör, pompa vb.) çalıştıran bu tür kayışlarınız varsa, kontrol etmeden önce onları gevşetin.  Hortumlarınızın yumuşak olup olmadıklarını kontrol edin (Soğukken!).  Çatlak veya aşınmaları arayın. Böyle olanlar varsa hemen değiştirin.

Teknede taşıdığınız yedek parçalar arasında her zaman kayış ve hortumların da yedekleri bulunsun.

5. Salmastralar

Şaft salmastralarındaki aşırı sızıntılara dikkat edin. Sızdıran salmastraları nedeniyle demirde veya bağlıyken batmış birçok teknenin olduğunu da aklınızdan çıkarmayın. Dakikada iki üç damla (motor çalışırken) gerekli yağlamayı sağlamak için yeterlidir. Fazlası size ya salmastra saplamalarının gevşek olduğunu ya da salmastra malzemesinin aşınmış olduğunu söylüyor demektir. Saplamaları sıkmanız için iki tane büyükçe anahtara ihtiyacınız olacaktır. Sıktıktan sonra sızıntı hâlâ devam ediyorsa, salmastra malzemesinin değiştirilmesi gerekir.

6. Denizsuyu vanaları ve egzoz

Denizsuyu giriş vanalarının tutamaklarının (saplarının) vanaya bağlı hortumla aynı hizada olup olmadığına dikkat edin. Böylece soğutma suyunun motora gittiğinden emin olursunuz.

Motorunuzu çalıştırdıktan sonra egzozdan gelen suyun düzgün ve sürekli olup olmadığına dikkat edin.  Sürekli gelmeyen su ya tıkanmış denizsuyu filtrenize ya da su girişini tıkayan bir engele (yosun, plastik torba vb.) işaret eder.

7. Batarya kablolarının kontrolü

Teknenizdeki kabloların bağlantıları, tekne baş-kıç yaptığında, yalpada ve motor titreşimleriyle gevşer. Motor tarafındaki bağlantılarınızı ve batarya uçlarının her birini ayrı ayrı kontrol edin.

Yukarıda söz ettiğim bu yedi öğüt, motorunuzun ömrünü uzatacak ve tamir masraflarınız açısından büyük tasarruflar sağlayacaktır. Böylece teknenizde güvenebileceğiniz dizelinizle mevsimler boyunca sorunsuz seyirler yaşayabileceksiniz.

(Çeviri: Doğan Çelen)

*Bu yazı Kaptan John Jamieson’ın özel izniyle yayımlanmaktadır. Kaptan John, yirmi yılı aşkın bir süre Amerika Birleşik Devletleri Sahil Güvenliği’nde navigatör, arama kurtarma sorumlusu, gemi kaptanı ve eğitim uzmanı olarak görev yaptıktan sonra Florida’daki Chapman Denizcilik Okulu’nda denizcilik ve harita navigasyonu bölümlerini yönetmiştir. Kaptan John Seamanship Secrets / Denizcilik Sırları ve Captain John’s Sailing Skills Series / Kaptan John’un Yelken Becerileri Serisi’nin de yazarıdır. Yazarın web sitesini www.skippertips.com adresinden ziyaret edip,  haftalık yelken bültenine “ücretsiz” üye olabilirsiniz.

Similar Posts

  • | |

    Kitâb-ı Bahriyye’nin Üçüncü Versiyonu “Seyyid Nuh’un Deniz Kitâbı” Hakkında

    Pîrî Reis’in (1470-1553) Bahriye’si (Kitâb-ı Bahriyye) özellikle haritalarıyla birçok Osmanlı coğrafya eserine kaynaklık etmiş, model oluşturmuştur.

    İlk versiyonu (telifi) 1521, ikinci versiyonu ise 1526’da kayda geçen Bahriye’nin günümüzde bilinen 44 kopyasının 16’sı yurtdışında bulunuyor. 2013’te yapılan bir Sotheby’s müzayedesinde 1718 tarihli 121 haritalı Bahriye yazmasının 325.500 sterline satıldığı biliniyor.

    Akdeniz ve Ege kıyılarının atlası niteliğindeki Bahriye’de denizcilikle ilgili demir yerleri, sığlıklar, yerleşim yerleri gibi bilgiler yanında sınırlar, sosyal hayat, coğrafya, bitki örtüsü, su ve benzeri kaynaklar hakkında da birçok farklı bilgi yer alır. Anlatımı Gelibolu’da başlayıp-biten Bahriye kopyalarının bazısında sadece metin (şiir/düzyazı), bir bölümünde hem metin hem de harita vardır. Şiir (nazım) kısımlarını Seyyid Murâdî’nin hazırladığı yazmaların ilk versiyonlarında en fazla 134 harita yer alırken, kapsamı daha geliştirilmiş ikinci versiyonlarında (örneğin Ayasofya yazmasında) 223 harita yer alır.

    Orijinali bulunamayan bu yazma eserin bilinen en eski nüsha tarihi ise 1544. Gemi reisleri veya ilgili (mevki sahibi) kişiler için kopya edilerek çoğaltılan Bahriye nüshalarına bu kopyalamalarda Pîrî Reis’in çizmediği yerler de eklenmiştir.

    Bunlardan biri de üçüncü versiyon Bahriye kopyası sayılan, Seyyid Nuh adında bir denizcinin düzenlediği  Deniz Kitâbı’dır. Seyyid Nuh’un bu kitabına ilk kez F. Babinger, Imago Mundi XI’deki (Leiden 1955, s. 180-182) “Seyyid Nuh and his Turkish Sailing Handbook” makalesinde değinmiştir. 1648-1650 yılları arasında kaleme alındığı tahmin edilen bu eserin bilinen tek nüshası Bologna’daki üniversite kütüphanesinde Luigi Ferdinando Marsigli’nin Arapça-Türkçe-Farsça yazmalar bulunduran “Şark Eserleri Koleksiyonu’nda (Biblioteca Universitaria di Bologna, Manoscritti Arabi) yer almaktadır. F. Babinger’in belirttiği gibi bu elyazması “türünün tek örneğidir ve başka hiçbir yerde saptanamamıştır.”
    Elyazması 1966’da tıpkıbasım olarak Der See-Atlas des Sejjid Nûh (Seyyid Nuh’un Deniz Atlası) adıyla yayımlanmıştır.

  • |

    16. Yüzyıldan Günümüze Yeşilova (Sömbeki) Körfezi Kıyılarında Yer Adlarının Değişimi ve Tarihi Yerler

    “Her harita bir hikâye anlatır” denir. Biz de yıllardır ikâmet ettiğimiz Söğüt’te, sularında dolaştığımız, gün batımlarına-doğumlarına eşlik ettiğimiz Yeşilova (Sömbeki) Körfezi kıyılarındaki yerlerin eski-yeni adlarının peşinde, hikâyenin içine dümen tutalım istedik.

    Yeşilova Körfezi’nin Osmanlı döneminden beri adı Sömbeki Körfezi’dir. Körfez adını, 1522’den 1912’ye kadar Osmanlı hakimiyetindeki, Cezair-i Bahri Sefid vilayetine bağlı, merkezi Simi (Symi) olan Sömbeki Adası’ndan alır ki adı eski kaynaklarda Sönbeki-Zömbeki olarak da geçer.

    Sömbeki Körfezi adı 1980’lerde Yeşilova Körfezi olarak değiştirildi. İmroz Adası’nın 1970’de Gökçeada olması ya da 1980’lere kadar kullanılan Sömbeki Körfezi’nin Yeşilova Körfezi olarak değiştirilmesi gibi Pîrî Reis’in Kitab-ı Bahriye’sinden, yani 16. yüzyıldan beri kullanılan kimi yer adlarının neden değiştirildiğini anlamak zor. Değerli tarihçimiz, Şeyh-ûl Müverrihin (tarihçilerin şeyhi) Halil İnalcık Osmanlıdan gelen Türkçe kökenli yer adlarını kasdederek “yer adlarının değiştirilmesi tarihe ihanettir” der.

    Sömbeki’nin anlamı: Sömbeki Adası eskiden beri süngerciliği/dalgıçlığı ve tekne yapımcılığı ile ünlüdür. Sömbeki adının kökenini, ada menşeli olduğu ileri sürülen ve sünger avcılığında kullanılan sömbeki denilen tekne tipine ya da bir Selçuklu komutanına bağlayan metinler/sözlükler varsa da birinci el kaynaklar bu iddiaları desteklemez.

    Şebek ya da Osmanlıcasıyla Sönbeki; (sünbeki/sümbeki/sumbaki) adıyla da bilinen yelken ve kürekle yürütülen, üç direğinde Latin yelkeni bulunan Berberi korsanların kullandığı hayli hızlı ve zarif bir teknedir. Lingua Franca bu tekne ile Sömbeki Adası arasında kurulan ilişkinin kronolojik olarak sorunlu olduğunu belirtir. Bir başka değerli kaynak da bu bilgiyi destekler ve teknelerin mucidinin 16. yüzyılda Berberi sahillerinde dolanan ünlü Osmanlı korsanı Uluc Ali olduğunu ileri sürer.
    ….

  • |

    “Pupanız Yelken Olsun…”

    Bakanlığın yıllar önce onbinlerce bastırıp dağıttığı bir kitapta[1] yer alan, başlıktaki anlamsız/uyduruk kullanımı okuyunca, güler misin ağlar mısın demiştik ama son 20 yıldır UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının  (Denizcilik Genel Müdürlüğünün) amatör denizcilerle ilgili yayınları/mevzuat değişiklikleri gülüp geçilecek gibi değil ne yazık ki.

    Bu yıl başında amatör denizci sınavı/belgesi, tekne kullanımı/donatımı ve denetimi/yaptırımları hakkındaki “Özel Teknelerin Donatımı ve Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik” yeniden değişti ki bu, 2004’ten beri, amatör denizcilik mevzuatındaki (dördü asli) onuncu değişiklikti.[2] Bu ve benzeri yalpalamaların[3] temelinde UAB’nin gemiadamı bürokratlarının amatör denizciliği ticaret denizciliğinin gözüyle “iş-meslek” olarak algılayan, özel/ticari tekne farkını, hukukunu önemsemeyen, dünyadaki örneklerden habersiz, gel-gitli donanımsız özgüveni yatar.
    Ocak ayında yayımlanan Özel Teknelerin Donatımı… yönetmeliği Temmuz 2026’da yürürlüğe girecek. Bu yönetmelikte de çok çapariz var ama bunların hepsini değil, önemli gördüklerimi ele alacağım. Çünkü önceki yönetmeliklerdeki hataları/yanlışları birçok yazıda karşılaştırmalar yaparak/önerilerle, ayrıntılı olarak ele almaya çalışmıştım, ancak zorunlu ya da kısmi düzeltmeler yapılsa da endâzesizlik sürüp gitti. Örneğin belgelerdeki (ADB) İngilizce yanlışları 2023 yönetmeliği ile düzeltilse de yakın geçmişte “dağıtılan” yüzbinlerce belgedeki yanlışlar düzeltilmeyi bekliyor. Tekneyi başkasının kullanabilmesi için sahibinin ıslak imzası yeterliyken, değişiklikle noter/liman başkanlığı onaylı yetki yazısı zorunluluğu getirilmişti ki, bu yönetmelikte eş ve çocuklar için kaldırılarak kısmen iyileştirildi (ama liman başkanlığı onayı paralı hale getirildi: 1000 TL).

    Yanıt gelmeyecek olsa da not düşmek isterim: Bu değişiklikler yapılırken ilgili kurumlarda nasıl bir tartışma/araştırma oluyor, ya da oluyor mu? Olduysa neler, kimlerle, hangi kurum ve kuruluşlarla konuşulup/tartışılıyor? Tekne filomuzun/coğrafyamızın özel durumu dikkate alınıyor mu, dünyadaki örneklere bakılıyor mu? Yapılan yanlış uygulamaların bir eleştirisi oluyor mu? Dünyayı dolaşmış “deniz kurdu” diyebileceğiniz denizcilerimizi, muhatap alıp bilgilerinden/deneyimlerinden faydalanmak yerine, “ADB 24 ‘teorik eğitimini’ beş yıl içinde tamamlamazsanız artık 10 metre üzeri tekne kullanamazsınız”, diyebilmek nasıl bir aklın ürünüdür, insan merak ediyor.

  • |

    Yeni Yıl Mesajı…(2025)

    Yaşama sevincimizin eksilmeyip arttığı, insanların (öncelikle çocukların,  kadınların) ve hayvanların canının yanmadığı, gidişatın sorgulandığı, daha özgür bir yıl dileğiyle, sevdiklerinizle sağlıklı, güzel günler…

    sezar atmaca

    Not: Yıl içinde bilgi için zaman zaman gönderilen yazılar önümüzdeki yıl gönderilmeyecek.

    •••

    2024 Yazıları Hakkında

    2024’te denize açılan, seyre/donanıma/kullanıma ilişkin yazıların yayımlanacağı “Porsun Ambarı” kategorisine fazla yol veremedik, motorla ilgili bir yazı ile sene geçti.

    Sadun ve Oda Boro’nun dünya seyahatinden dönüş gününü toplu halde ilk defa yayımlanan 14 orijinal fotoğrafla, klasik tekne tutkunu M.Cem Gür’ü 1957’de kayda geçmiş 24 teknenin 44 çizimiyle andık.

    Yazarının izniyle yayımladığımız denizci argosu ile ilgili derli-toplu bir değerlendirme sunan değerli bir çalışma yanında, Bakanlığın (UAB) “loça ağzından direk tepesine dek” usülsüzlüklerle, hatalarla dolu “Bir Milyon Amatör Denizci Projesini” ele alan, PR çalışması sayılabilecek bir başka akademik araştırmanın halini/düştüğü durumu eleştirdik.

    Kitaplarla ilgili iki eleştiri yazısı vardı ki aslında birinin başlığında kullanılsa da ikisi de yayıncılık adına gerçek birer vurdumduymazlık örneğiydi. (…)

    Amatör-sportif denizciliği merkeze alarak seçilen denizcilik dergilerinin veya denizcilik dergileri hakkında yayımlanmış dizinlerin/yazıların, açık kaynakların aktarılmasına çalışılacağı “Eski Denizcilik Dergileri Dizini” serisine bu yıl dört yazı ile başlandı. (…)

    2017’de kamuoyunun gündemine giren, yapılanlarla, yazılanlarla hayli ilgi çeken Kartal römorkörü ile ilgili polemik de Kartal Römorkörünün Bitmeyen Hikâyesi ve Cevap Bekleyen Sorular’da ele alınmıştı ama yedinci seneye girerken sorular/sorunlar hâlâ cevabını bekliyor: (…)

    Konunun önemi ve denizciliğimizin“hal-i pür-melalini”(kederli durumunu) göstermesi açısından amatör denizcilik kurumları/sorunları ile ilgili olan iki yazı hakkındaki özeti biraz geniş tutacağım. Aslında iki yazı da kurumların sportif yönüyle ilgiliydi; biri eski bir yazı vesilesiyle komodorluğu gündeme getirirken, Spor Politikası, ADF, TYF, Kulüpler, Gruplar ve Reis Evi yazısı Paris Olimpiyatları ve yerel seçimler öncesinde genel olarak Türkiye’de spor yönetiminin geçmişini, sporla ilgili trajik tabloyu ve özel olarak da devletin amatör-sportif denizcilik politikasını irdeliyordu. (…)
    Daha önce birkaç kez yazdığım ama çeşitli nedenlerle bir türlü yapamadığımız ADEK/Amatör Denizci Elkitabı ve KMT/Kısa Mesafe Telsiz Elkitabı’nın ya da özet (Mini-ADEK, Mini-KMT) versiyonlarının basılı/satışta olan nüshalarının yanında kişisel kullanım amaçlı (ticari ve promosyon amaçlı kullanılamaz) serbest “erişime açılması”nı bu yıl gerçekleştirmek için çalışacağım. Ayrıca ismi bilinmeyen bir gemiadamı tarafından 1980-84 arasında elyazısıyla yazılmış, “Anonim Denizcilik Sözlüğü” adını verdiğimiz, “isimsiz denizcilerin/gemiadamlarının anısına” adadığımız elyazması sözlüğü teknik sorunlarını hallederek hikâyesiyle birlikte Şubat 2025’te pdf formatında siteye yüklemek istiyorum.

  • |

    Deniz Seyahati (1944-1945)

    Sunuş : “…kışın deniz yolculuğunun kötülüğünü de anlamış oldum” / Sezar Atmaca

    Daha önce (Kasım 2022’de) yayımladığımız Samsun’da Deniz Faaliyeti (1945-46) yazısının sunuşunda  bu sahafiye belgeden de söz etmiştik:

    “Yöresindeki iktisadi/ticari konuları ele alan 1940’lı yıllarda hazırlanmış benzer ödev örneklerine de rastladım. Örneğin Güney illerimizden Mersin’deki (Gilindire, bugünkü Aydıncık) bir kış yolculuğunu anlatan Deniz Seyahati (1944-45) başlıklı ödev de bir arkadaşımın arşivinde yer alıyor. Samsun-Mersin gibi birbirine çok uzak iki ilimizin okullarında benzer ödevlerin hazırlanması 1940’larda bu tür ödevlerin MEB talimatları çerçevesinde yapıldığını düşündürüyor. Eğer öyleyse benzer birçok ödev günyüzüne çıkabilmek için araştırılmayı/bulunmayı bekliyor demektir.”

    Sevgili arkadaşımız Murat Koraltürk’e bu sahafiye belgeyi bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz.

    Kapakla birlikte 8 suluboya renkli çizimin yer aldığı bu ödevi, Silifke’de lise son sınıf öğrencisi olan, 18 yaşındaki Kâmil Doğruöz hazırlamış. Kalın karton kapaklı, 21×14.5 santim ebadında, tel halkalı, sayfa aralarına pelur kâğıt sayfa eklenmiş, her sayfasında bir tekne çizimi olan özenli bir ödev Deniz Seyahati (1944-45). Samsun’da Deniz Faaliyeti’nde olduğu gibi bu metinde de epey imla/yazım hataları varsa da ödevin güzelliğine gölge düşürmediği gibi o dönem bunlara çok önem verilmediğini de gösteriyor. Resim altındaki açıklamalar metinle karıştığı için, yeşil çizgiyle resim altyazısı ile metni ayırdım.

    Kâmil Doğruöz’ün ailesinin yaşadığı Gilindire o dönemde  yerlilerin Kelindir dediği Gülnar kazasının merkezi. İlçeye adını veren Gülnar, şimdiki adı Aydıncık olan Gilindire/Kelenderis kasabası.

    Bayram tatilinde ailesini görmek için Silifke’den Gilindire’ye gelen Kâmil Doğruöz, dönüşte kızkardeşini de yanına alarak Akbaba motoru ile Taşucu’na oradan da arabayla Silifke’ye gitmek üzere 1 Aralık 1944’te (bir kanunievvel) “deniz seyahati”ne başlar. Yelken açan teknenin sereni kırılır, tamir edilir, hava sertleşince tekrar kırılır, motor çalışmaz, fırtınayla baş edilmeye çalışılır. Akbaba, Tekin ve Aygır tekneleri aynı yolun yolcusudur. Uğranılan, sığınılan limanlar, koylar, arızalanan/yedeklenen tekne, yelken tamiri, makine tamiri, balık avı, kıçtan kara, gece yelken seyri… Bir hafta süren, yaklaşık 35-40 millik maceralı bir deniz yolculuğunu anlatan kısa bir ödev metni “Deniz Seyahati”.

    Seyirde karşılaşılan sorunlarla uğraşılırken kız kardeşine cesaret vermeye çalışan Kâmil Doğruöz selametle karaya ulaşınca doğal olarak kışın yapılan bu seyre ihtiyatla yaklaşmış:

    “ Bu seyahatimde heyecanlı dakikalar ve tehlikeler atlatmakla cesaretimin artması ile beraber kışın deniz yolculuğunun kötülüğünü de anlamış oldum.”

    Deniz Seyahati’nin, rotasını bölgenin SHOD haritasının ilgili parçasında göstermeye çalıştım:

  • |

    Amatör Denizcilikle İlgili Bir Üniversite Araştırmasının Hali

    Amatör-sportif denizcilikle ilgili veri, araştırma kıtlığı malum. Ekte tamamını sunduğum 2020’de yapılan “Çanakkale’de Amatör Denizciliğe İlgi Düzeyinin Tesbiti” (Ahmet Mazmanoğlu-Uğur Altınağaç) başlıklı bir yüksek lisans tezi kapsamındaki makaleyi görünce “ne güzel hem de bir üniversitede araştırma konusu olmuş amatör denizcilik” diye sevinmiştim. Ancak tezle ilgili altı sayfalık makaleyi okuyunca sevincim vasat bir rüzgâr hamlesi kadar bile sürmedi.

    Karşımda sadece UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın resmi açıklamalarını, propaganda metinlerini, sadece Bağlama Kütüğü verilerini esas alarak hazırlanmış, 2018-2023 arasında bir milyon ADB sayısına ulaşmak için başlatılan yeni sınav sistemi olan “Bir Milyon Amatör Denizci Projesi”ni güzelleyen bir araştırma makalesi vardı. Araştırmayı “akademik” açıdan değerlendirmeye çalışsak da tezi hazırlayan araştırmacının e-posta adresinin “…@uab.gov.tr” olması (yani UAB memuru olması) aslında araştırmanın halini ve neden bu duruma düşüldüğünü de açıklıyordu.