|

Setur Marinaları Seyir Defteri’nin Hali

Setur Marinaları’nın müşterilerine dağıtmak üzere hazırladığı “Setur Marinas Seyir Defteri” ile Teoman abinin (Arsay) teknesi “Mat” ta karşılaştım (Haziran 2017). “Bir göz atsana” demişti ama onun da ilk izlenimleri hayli olumsuzdu. Gözden geçirip aşağıdaki e-postayı Teoman abiye yazdım. Sonrasında onun girişimiyle Seyir Defterini hazırlayan marina ilgilisi ile Mat’ta görüştük, “hazırlık sürecini” konuştuk. Bu görüşme çerçevesinde Jurnal (Seyir Defteri) Hazırlanması İçin Öneriler başlıklı ikinci yazıyı görüştüğümüz marina ilgilisine gönderdim. Ancak sonraki yıllarda da hatalarla dolu Setur Marinas Seyir Defteri’nin dağıtımının sürdüğünü biliyorum (herhalde stoklar bitinceye dek dağıtımı sürdürüldü).

Jurnal (Seyir Defteri) Hazırlanması İçin Öneriler yazısındaki jurnal önerileri, bizim denizlerimize göre hazırlanacak “düzgün/denizci” bir jurnal için taslak olarak da düşünülebilir.

Setur Marinas Seyir Defteri” mi, Setur Marinas Hatıra Defteri mi?  

Setur Marinas Seyir Defteri“ne baktıkça sadece şu geldi aklıma: Ne olsa gidiyor memlekette… Dilerim satışa sunulmaz… Yayının yarı Türkçe, yarı İngilizce adını bir tarafa koydum, hazırlayanı/hazırlayanları, onay verenleri merak ettim…
İmkân olsa da oturup hazırlık sürecini konuşsak mesela… (…) ne düşündüler, nereyi örnek aldılar, nerelere baktılar, neyi konuştular? Acaba hiç seyir sırasında navigasyon/hava durumu bilgisi işledikleri bir defterleri oldu mu, ya da bir seyirde bu Seyir Defteri’ni  kullanmayı deneseler  ne olurdu acaba?…
Yol noktası, rotadan kayma… vb. yok… akıntı var… (herhalde “düşme” olacak), ya da hava başlığı altında “durum” yazıyor… neyin durumu…? Sürat bilgisi yok… vs…vs… Tarih sayfa başında… yani her gün için ayrı bir sayfa gerekli, oysa ilk sütunda yer alır tarih…. Sayfa no’su yok, ayracı yok… her yer reklam dolu…, kullanan hangi sayfada olduğunu nasıl bulacak?
“Depar Edilen Liman” “Kaydı Yapılan Tekne” gibi garip ifadelerle (nereye kayıt yaptırıyor tekne?), ya da 16-13 Nisan 27-23 Haziran gibi çaparizlerle dolu metin…
Halk takvimi literatürüne yeni katkılar da var: Sitte-i seyir, Kestane kırası, Koz kayuran, Çabak meltemi… ilk göze çarpanlar.
Ne, niye konmuş diye bir mantık aramak da anlamsız: Örneğin “Tekneye Ait Bilgiler” bölümünde tekne arması/tipi belli değil, teknenin gros tonu yok… ama “uskur” var, “pitch” var… Gemiyi düşünmüşler herhalde… “pitch=uskur adımı olmuş”, pervane hatvesi’nin nesi var? “Motor veya Yelken Seyri”, diye sütun açılmış, ama “basılı yelken” ortada yok…
Mesafe cetveli sadece Setur Marinaları’nı içeriyor… Bodrum gibi bir merkezin bile konulması düşünülmemiş… Sonuna da birkaç sayfa  “Telsiz Jurnali” (!) eklenmiş (ilk defa burada Jurnal geçiyor…)…
Rahmi Koç, seyirlerini anlattığı kitaplarına (ki Denizcilik Alfabesi’nde hepsini ismen belirttim…) hiç Jurnal sayfası örneği koymamış ne yazık ki… Keşke koysaymış belki o örnek alınırdı… Önsöz’de “… denizcilik geleneğinin asırlardır eskimeyen bir başyapıtı olan Seyir Defterini kullanımınıza sunuyoruz.” diye yazıyor…
Baştaki “Misafir Kayıtları” ve sondaki “Misafir Notları” bölümleri birlikte düşünüldüğünde hazırlayanların bir ”Seyir Hatıra Defteri” tasavvur ettiklerini düşünüyor insan…
Ne diyelim hayırlısı…
(e-posta, 10 Haziran 2017)

Jurnal (Seyir Defteri) Hazırlanması İçin Öneriler

Aşağıda yazılanlar, SETUR marinaları tarafından dağıtılan “Seyir Defteri”nin ayrıntılı bir eleştirisi değildir ancak sayılamayacak kadar çok çaparizli ve en azından “… denizcilik geleneğinin asırlardır eskimeyen bir başyapıtı olan Seyir Defterini kullanımınıza sunuyoruz.” gibi bir iddia söz konusu olduğunda daha özenli ve dikkatli davranılması gerektiği söylenebilir.

Türkçede gemiler için hazırlanmış mevzuata uygun jurnaller yanında amatör denizciler için satılan jurnaller de var ama bunlar reklam/hata dolu, işlevsel değil ve daha çok seyir hatıra defteri gibi ne yazık ki. İngilizce ve diğer dillerde yayımlanmış birçok jurnal örneği var. Bunlardan biri örnek alınabilir. Ne var ki, “telif hakkı olup olmadığına” ve “ne tür bir tekne/seyir için hazırlandığına” dikkat edilmesi gerekir.  Jurnaller birçok açıdan birbirine benzeseler de gemilerde kullanılan jurnaller belli kurallara (ör. Uluslararası Emniyetli Yönetim Kodu/ISM Code) bağlıdırlar ve içerikleri oldukça farklıdır. Örneğin her gün için bir sayfa ayırmak veya jurnali liman başkanlığına onaylatmak zorunludur.

Denizciliğimiz (seyir ortalaması) ve marinada bağlı tekne ortalaması dikkate alındığında “kıyı seyri”  yapan tekneler esas alınarak bir jurnal hazırlanması önerilir. Küçük teknelerdeki yer azlığı nedeniyle jurnal ebadı, örneğin A3 gibi seçilebilir,  kapakların yumuşak malzemeden olması halinde defterin rulo halinde de muhafazası mümkün olabilir. Sert kapak istenirse ebadın daha küçük seçilmesi uygun olur.

Amatör Denizci Elkitabı’nda (sayfa 252, Tunç Tokay’ın taslağı) veya Denizcilik Alfabesi’nde  (sayfa 35, MAT teknesi jurnali) yer alan jurnaller de örnek alınarak taslak için şunlar önerilebilir:

  1. GİRİŞ

Tekne ve sahiplikle ilgili bilgiler yazılır. 

  • Sahibi (adres, telefon, e-posta bilgileri);
  • Tekne adı, cinsi, kayıt limanı/bağlama kütüğü No ve/veya Gemi Tasdiknamesi Belge No, 
  • Tescil boyu/en/derinlik, gros ton/net ton,
  • Makine gücü/makine seri No,
  • Tekne çağrı işareti…
  • Ayrıca; su hattından direk boyu, inşa malzemesi, yelken numarası vb. başka bilgiler de eklenebilir

2. KULLANIMI HAKKINDA

Jurnal kullanım kuralları yazılır. Örneğin, (mahkemelerde resmi evrak niteliğinde olduğu için) jurnal okunaklı, kazıntısız ve silintisiz yazılacak, iptaller ayrı bir kalemle, tek çizgiyle parafla yapılacak… Jurnalde çizelge/cetvel olarak verilen kısaltma ve işaretler kullanılacak… vs.

İlgili mevzuat –TTK 1096, 1097- dikkate alınarak kullanım hakkında daha fazla ayrıntı yazılabilir… (ör. jurnale hangi olaylar yazılır vs.)

Jurnalin içinde hangi bölümlerin/çizelgelerin yer aldığı kısaca maddeler halinde açıklanır ve bir kullanım standardı oluşabilmesi için jurnal çizelgelerinin ve yorum/not sayfalarının nasıl kullanılacağı/yazılacağı örnek bir sayfayla gösterilir.

3. JURNALE EKLENEBİLECEK ÇİZELGELER VE CETVELLER

Jurnale, kullanım standardını sağlamak/yükseltmek veya sadece bilgi için çeşitli çizelge ve cetveller eklenebilir.  Ancak esas olan, jurnalin doldurulması için asıl gerekli cetveller/çizelgelerdir. Ayrıca seyirde yardımcı olacak cetvel ve çizelgeler de eklenebilir. Şunlar önerilebilir:

  1. Deniz dip yapısı ile ilgili kısaltmalar (1 nolu harita/SHOD, semboller ve kısaltmalar kitabından)…  S   Sand/Kum; M  Mud/Çamur….
  2. Rüzgârın estiği yönü açı ve harf olarak gösteren çizelge… 349-011 N; 148-169 SSE
  3. Bofor (Beaufort) Çizelgesi (10 kuvvete kadar yeterlidir)
  4. Deniz Durumu Çizelgesi (Douglas Sea Scale)… 2  0.1-0.5 m. ; 4 1.25-2.5 m.
  5. Gökyüzü… b blue sky mavi gök (0-2/8) bulutlarla kaplı); f fog sis…
  6. Görüş… 1 kalın sis (200 m.deki maddeler görülemiyor); 7 iyi görme (… ….)
  7. Seyirde işe yarayacak birçok cetvel/çizelge de eklenebilir… örneğin mors alfabesi, işaret bayrakları, mesafe cetveli, fırtına takvimi, tehlike işaretleri, telsiz haberleşme bilgileri (kanallar/kolay kullanım kılavuzu) vs. Ancak diğer cetvel/çizelgeler (a-f) jurnalin başında yer alırken bu gibi cetvel/çizelge mutlaka jurnalin sonuna eklenmelidir.
  8. Reklam vb. seyirle ilgili olmayan sayfalar, jurnalin sonunda ve mümkünse toplu halde yer almalıdır.
  9. Jurnalde yer alacak cetvel ve çizelgeler gelişigüzel kaynaklardan/internetten değil SHOD kitapları, Amatör Denizci Elkitabı ve bağlı kaynakları gibi daha temel kitaplardan (kaynak belirtilerek !) alınmalıdır ki metinlerde hata/noksan olmasın.

4. JURNAL SAYFASI

Jurnal istenilen ebada göre tasarlanabilir, sayfa sayısı, yorum/not sayfasının durumu, satırlar/sütunlar da ebada, isteğe göre azaltılıp/çoğaltılabilir (sayı, en/boy…). Örneğin:

 Seyir/Navigasyon

Kalkış limanı,

•Tarih,

•Yerel saat (kıyı seyri esas alındığı için UTC dikkate alınmayabilir.),

•Rota,

•Rotaya uygulanan

-dev.

-var.

-düşme

•Varış noktası,

Hava

•Rüzgâr

-yönü

-şiddeti

•Deniz durumu

•Hava durumu

-gökyüzü

-görüş

•Basınç (mb.)

• Sıcaklık

Basılı yelken

•Motor devri, yakıt/su miktarı vb. bilgiler de konabilir.

Seyir/navigasyon başlığı altında GPS, harita okuyucu vb. cihazlar veya seyir mesafesi esas alınarak daha farklı bir tablo hazırlanabilir. Örneğin “yol(dönüş) noktası” “yol(dönüş) noktası no”, “mevki” “sürat bilgileri” “mesafe” “bir sonraki noktaya olan mesafe” vb. sütunlar eklenebilir. (Bkz. Mat jurnali, Denizcilik Alfabesi s. 35)

(İlgilisine e-posta, 29 Temmuz 2017)

Similar Posts

  • Yakınımızdaki Uzak Denizler

    Tersane-i Amire’nin yerine  “Bu tarihi mekânda –bütün denizci dünya devletlerinde olduğu gibi- bir Tersane ve Deniz Müzesinin kurulması” önerisinin karşılık bulması üzerine bir değerlendirme yazısıydı “Yakınımızdaki Uzak Denizler” (Radikal 2, 5 Temmuz 2009).

    Belediye Başkanı’nın “Haliç Tersanesi’nin deniz müzesi olacağını İstanbullulara müjdelemesi”… rüzgârın drise ettiğinin bir göstergesi sayılabilir mi? diye ihtiyatla/iyi niyetle değerlendirmişim gelişmeleri ama sonra rüzgâr bambaşka bir yöne drise etti: Rantsal dönüşüm…

    Haliç Tersaneleri (Tersane-i Amire)  -ki aslında Camialtı, Taşkızak ve Haliç Tersanesi olarak üç tersanedir- geçtiğimiz yıl 565. yaşını kutladı. Ancak Camialtı ve Taşkızak Tersaneleri 2013 yılında açılan bir ihale ile Haliçport Projesi (Şubat 2019’dan sonra Tersane İstanbul Projesi…) ile elden gitti. İki büyük kızak ve üç kuru havuzun yer aldığı Haliç Tersanesi’nde ise halen İBB/ Şehir Hatları’nın gemi bakım ve onarım faaliyetleri sürüyor.

    Haliç Tersanesi’nin kamu yararı yaklaşımıyla korunabileceğine inanan “Haliç Dayanışması” rantsal dönüşüme karşı mücadele ediyor. Haliç Dayanışması’na katkı ve Haliç Tersaneleri’nde yaşananlar hakkında bilgi için aşağıdaki linklerden faydalanılabilir:

    Web: http://www.halicdayanismasi.org/

    Blog: https://halicdayanismasi.blogspot.com/

    Email: halicdayanismasi@gmail.com

  • Denizcilik Kültürü Notları 

    Amatör Denizcilik Federasyonu/ADF için hazırladığım Denizcinin Günlüğü yıllıkları beş sene boyunca (2006-2010) yayımlandı. Günlükler, ADF üyesi kulüplerin, üyelerinin, yöresel denizcilerin yastık altındaki resimlerini, notlarını, hikâyelerini, söyleşilerini aktararak denizcilik kültürünü besleyecek bir kanal olarak düşünülmüştü ama böyle bir kanal oluşturulamadı ne yazık ki.

    Yazılı kaynaklarımız oldukça sınırlı olduğu için önceki kuşakların denizcilikle ilgili öykülerini/hikâyelerini, bilgilerini bil(e)miyoruz, araştırmıyoruz dolayısıyla geleceğe aktaramıyoruz. Denizcilik kültürü açısından bu tür benzer yıllıkların basılması veya amatör sportif denizcilik konulu efemera malzemesine dayanarak ajanda, takvim, foto albümler hazırlanması için çaba gösterilmesi yanında sözlü tarih/sözlü aktarım ve yayınlar, faaliyetler/yarışmalar düşünülmeli, projelendirilmelidir. Tabii ki bu tür araştırmalar farklı bir ilgi, hayli emek/çaba/zaman gerektiriyor[1], bu yapılmayınca yeri/boşluğu kolayca benzer konulardaki çeviri makale bolluğu ile ya da “ürün”lerle doldurulmaya çalışılıyor…

    Deniz kültürünü/görgüsünü ele alan eserlerin birinci el kaynaklara, yeterli bir araştırmaya dayanması, çalakalem yazılmış birçok hatalı bilgiyi tekrar etmemesi, çeviri metinleri/uyarlamaları sorgulaması, kavramları yerli yerinde kullanması beklenir. Örneğin ‘Yeni Bir Yatçılık Tarihi’nde Mike Bender (A New History of Yachting, Mike Bender, The Boydell Press, 2017) yatçılık tarihi ile ilgili eski metinlerin büyük yarış yatları üzerine yoğunlaştığını ve bu tarihçelerin prestijli zenginlerin yaşadığı olaylarla ilgili olduğunu anlatır. Ülkemizde denizde nezaket/görgü hakkında yazılmış kaynaklar bunlardan esintilerle doludur…

  • |

    Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına…

    Klasik tekne tutkunu M. Cem Gür, çok değerli bir kitap ve yaptığı güzel/klasik tekneler, klasik teknelerle ilgili yazılar bırakarak 17 Nisan 2021’de ayrıldı aramızdan. M. Cem Gür ile hiç tanışmadım ama yaptığı tekneler ve yazıları hakkında bilgim vardı. “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” kitabının ilanını görünce almış, kitabı elden geçirdikten sonra da bir arkadaşımdan Cem’in e-posta adresini isteyip 13 Şubat 2021’de “tebrik ve teşekkür” başlıklı “Yaptığınız tekneleri gördükçe sizi hayırla yadetmiş ve konuyla ilgili yazılarınızın (ki haberleşme dışında pek internet ve mecralarını kullanmadığım için hayli geç de fark ettim) geliştirilerek kitap olmasını istemiş/dilemiş biri olarak…” diye başlayan bir e-posta göndermiştim.
    15 Şubat 2021’de “Kendi adıma, karınca kararınca, ulusal deniz kültürüne bir tuğla koyabildim ise ancak onur duyarım.” diye biten zarif bir cevap almıştım M. Cem Gür’den.
    Hastalığından ve ölümünden geç haberdar oldum, benim için hayli gecikmiş ve yarıda kalmış, trajik bir tanışma/yazışma/ayrılma oldu ne yazık ki… Tek tesellim kitabı hakkındaki düşüncelerimi kendisine iletebilmiş olmam.
    M. Cem Gür’ün “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” kitabının etkileyici bir tarafı da ülkemizde 2000’li yıllarda güncel/dinamik olan ancak çabuk silikleşen amatör denizcilik (ruhu) için önemli bir kaynak olmasıydı. Amatör denizciliğin araçları/dünyadaki örnekleri, bizdeki gidişatı hakkında değerli ipuçlarıyla doluydu “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras”. Kitabın sonuna eklediği ve çevirisini kendisinin yaptığı “Sakin Seyir Manifestosu” bunca yıldır yaptığı/yapmaya/anlatmaya çalıştığı şeylerin belki de bir özeti, adeta ideal bir amatör denizcilik manifestosu gibiydi. Dilerim denizcilik sitelerinde yer alan diğer yazıları bir araya getirilerek tasnif edilir/paylaşıma açılır, kitap olabilecek haldeyse yayımlanması sağlanır.
    M. Cem Gür kitabında hükümetin/Et ve Balık Kurumu’nun talebiyle FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) tarafından bölgesel şartlara uygun tekne tasarımları hazırlaması/önermesi için 1957’de Türkiye’ye gönderilen ve ülkemizde on ay kalarak “Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats” (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor) başlıklı balıkçı tekneleri envanteri ve raporu hazırlayan dünya çapında bir tasarımcıdan da söz eder: Howard Irving Chapelle.
    Henüz Türkçeye çevrilmemiş olan 105 sayfalık bu raporun ekinde yer alan 24 tekneyle ilgili 44 çizimi klasik tekne tutkunu M. Cem Gür’ün anısına ekte yayımlıyorum.
    M. Cem Gür’ün “Kaybolan Miras” diye adlandırdığı teknelerden de örnekler içeren bu çizimler yok olmuş ya da nadir örnekleri kalmış bir mirası da gözler önüne seriyor.

  • Bir Okul Gemisinin Karanlık Yılları

    Geçtiğimiz ay İstanbul’u tekrar ziyaret eden Şili okul gemisi Esmeralda’yla ilgili iki haber vardı gazetelerde ve bunlardan biri geminin kanlı tarihini de hatırlatıyordu.

    Şili donanmasına bağlı okul gemisi 113 metrelik uskuna barko Esmeralda daha önce de birçok kez limanlarımızı ziyaret etmiş ve gazetelere konu olmuştu. 28 Mayıs 1967’de Oktay Sönmez, 16 Ağustos 1994’te Mümtaz Soysal Cumhuriyet gazetesindeki yazılarında İstanbul’u ziyaret eden Esmeralda’yı tanıtmış, hatta Soysal’ın yazısı, Sönmez’in 27 yıl önceki haber küpürüyle birlikte yer almıştı.

    Geçtiğimiz ay İstanbul’u tekrar ziyaret eden Esmeralda’yla ilgili iki haber vardı gazetelerde, ancak bunlardan biri gemiyle ilgili övücü eski haberlerin aksine geminin kanlı tarihini hatırlatıyordu. Oktay Sönmez’in 2 Ağustos 2008 tarihli Cumhuriyet gazetesindeki Esmeralda’yı övücü yazısına yazar Necmiye Alpay Radikal’de ( 7 Ağustos 2008) ironik bir yazıyla cevap verip, Esmeralda’nın karanlık tarihinden söz ediyordu. Seçimle Şili devlet başkanı olan Salvador Allende’yi darbeyle devirip, öldürterek iktidara gelen General Augusto Pinochet döneminde (1973-1990) sistematik işkence gemisi olarak kullanılmıştı Esmeralda.

  • Motorlu Tekne Rehberi

    Marintek kitap serisinin ilki olarak yayımlanan, meraklı bir tekne sahibinin tekneler hakkında öğrenmek istediği her şeyi bulabileceği “Sorensen’in Motorlu Tekne Rehberi” denizcilik kütüphanemize önemli katkılar yapacak bir kitap.

    Bu denli hacimli (520 sayfa, büyük boy) ve teknik konuları da içeren kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese öncelikle teşekkürler. Her şeyden önce böyle bir kitabı seçme, çevirme ve yayımlama cesareti başlı başına övgüyü hak ediyor.

    Kitabın yazarı yıllardır motorlu teknelerle ilgili değerlendirmeleri birçok önemli İngilizce dergide yayımlanan Eric W. Sorensen. Kulaktan dolma yetersiz bilgilerin, yazıların, tekne değerlendirmelerinin dergi sayfalarını doldurduğu ülkemizde, teorik, pratik, teknik ve yapım yöntemlerine ilişkin konuların anlaşılır bir dille anlatıldığı Motorlu Tekneler Kitabı’nın önemli bir boşluğu dolduracağı muhakkak.

  • Amat’ta Denizcilik Dili

    İhsan Oktay Anar son romanında (Amat, İletişim Yayınları İstanbul 2005), 1670’te İstanbul’dan demir alarak denize açılan gizemli kalyon Amat’ın fantastik hikayesini büyülü ve oturaklı bir dille anlatıyor. Romanın büyülü ve oturaklı dilinde denizcilik terimleri önemli bir yer tutuyor. Okuyucu denizcilikle ilgili bilmediği birçok kelimeyle, terimle karşılaşsa da, kitap akıcılığından, sürükleyiciliğinden bir şey kaybetmiyor. Aksine kalyondaki efsanevi insanlar ve hikâyeler denizcilik diliyle süsleniyor, derinleşiyor. Denizcilikle ilgili bu kadar çok bilinmeyen kelime, terim, deyim kullanmasına rağmen bunları sanki hepimizin bildiği şeylermiş gibi anlatabilmesi de romanın başarısı. Kimi kelimelerin karşılıklarını satır aralarında bulabiliyorsunuz. Örneğin “gemici dilinde tavlon denen alt güverte” veya “ariva komutuyla marineller ve diğer denizciler çarmıklardan direklere tırmandılar”, gibi açıklamalarla gemici dilinin bağı çözülüyor. Denizcilik dilini, kültürünü yadırgatmadan, eğreti durmadan metne böylesine yedirebilmesi Amat’ı çok başarılı bir denizcilik romanı yapıyor.