|

Amatör Denizci Elkitabı’ndan Usûlsüz Alıntı Nedeniyle Tazminat Ödeyen Bakanlık

Sezar Atmaca

Denizcilik Müsteşarlığı 2010 yılında “© 2010 Denizcilik Müsteşarlığı. Her hakkı mahfuzdur.” künyesiyle “Denizcinin El Kitabı” adlı 82 (+14) sayfalık bir kitap çıkardı. Kitap, ADEK/Amatör Denizci Elkitabı’ndan kes-yapıştır alıntılarla dolu olsa da bunun dışında birçok hata ve yanlış içeriyordu.

Denizcinin “İntihal” Kitabı… (Fotoğraf: www.peramezat.com)

Alıntılar için izin alınmadığını, onca “intihal” alıntıya rağmen ADEK’in adının künyede dahi geçmediğini belirtip kitaptaki yanlışları da ekleyerek önce ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu aracılığıyla sözlü, sonra da yazılı olarak Ulaştırma Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı’na başvurdum. Kitaptaki yanlışları da örnekleriyle vererek, “Böyle bir kitabın hazırlanması zaman, emek ve uzmanlık (ehillik) ister.” dediğim yazıda, dört yıldır yayına hazırlamaya çalıştığımız Laser kitabından söz ederek  kabaca bir kitap hazırlık sürecinin aşamalarını da yazmıştım. Başvurulara herhangi bir cevap verilmedi.

Bu pişkinlik nedeniyle dava açmak istedim, ancak yayıncı ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu davacı olmak istemedi. Uzun bir bekleyişten sonra ADEK/Amatör Denizci Elkitabı’nın izinsiz kullanımı hakkında Ulaştırma Bakanlığı/Denizcilik Müsteşarlığı aleyhine “tecavüzün önlenmesi ve tazminat”  davası açtım (Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 30.03.2011, Dosya no: 2011/63 Esas). Ayrıca Müsteşar Hasan Naiboğlu’nun önsözünde kitabı hazırladığı belirtilen sekiz kamu görevlisi hakkında da şikâyetçi oldum. İfade için savcılığa çağırılan ve ceza davası ile karşı karşıya olan bürokratlar haklarındaki şikâyetten vazgeçmem için ADF’den ricacı oldu; kırmadım, şikâyetimi geri çektim. Oysa avukatım benzer davalarda bürokratların davayı sürüncemede bırakma çabalarını engellediği/davanın sonuçlanmasını çabuklaştırdığı için bu yolu önermişti.

Nitekim dava yıllar boyunca sürdü, ikinci bir dava daha açmak zorunda kaldım, bu arada Denizcilik Müsteşarlığı dava konusu kitabı bastırıp-dağıtmayı sürdürerek 30 bin rakamına ulaştı. Bu yıllarda bakanlığın adı 3 kez değişti (UB, UDHB, UAB). İstinaf ve Yargıtay sürecinden de geçen dava Yargıtay’ın onaması (01.04.2019) ve “Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi” kararıyla 13.11.2019’da karara bağlandı ve bakanlık “eserden (Amatör Denizci Elkitabı) usülsüz alıntı nedeniyle” maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkum oldu. Başlangıçta niyetim, tazminatı haklarındaki şikâyeti geri çektiğim kamu görevlisi “sekiz Denizcilik Müsteşarlığı uzmanı”na ödetmek için ayrı bir dava açmaktı. Ama dava dokuz yıl sürünce bakanlık şemsiyesi altında istediklerini yapabileceklerini zanneden bu uzmanlarla uğraş(a)madım.

Dava açtıktan sonra konu hakkında yazamadım. Aşağıdaki yazı konu ile ilgili Ulaştırma Bakanlığı’na kargoyla ve ilgili kurumlara e-posta ile gönderilen metindir.

Yeri gelmişken araya sıkıştırayım ki intihal ya da izinsiz/usülsüz kullanım, eserlerin sanki kamu malıymışçasına yağmalanması amatör-sportif denizcilik yazılarında da (özellikle internette) sık rastlanıyor. Bu konuda  dsti@yahoogroups.com grubuna yazdığım iki “uyarı” örneğini buraya koydum:

  1. Sorunlu Manevra

… son gönderilen “tekne manevralarını” gösteren 14 sayfalık e kitaptaki bilgilerin ve resimlerin çoğu geçtiğimiz aylarda ©Denizler Kitabevi  yayınlarından çıkan,  redaksiyonunu yaptığım Temel Denizcilik Bilgileri kitabındandır (Temel Denizcilik Bilgileri, bağla(n)ma-manevra-demirleme, Ivar Dedekam, çeviri: Enis Tek, redaksiyon Sezar Atmaca, Denizler Kitabevi, Şubat 2011). Örneğin yazıdaki 8 şekil (toplam 24 çizim) adı geçen kitaptan (kes-yapıştır) alınmıştır. Şüphesiz bu tür yazıların hazırlanması emek/çaba/araştırma/bilgi ister ama kaynak göstermek de öncelikle işin adabının/etik değerlerinin, daha sonra da mevzuatın gereğidir. Faydalanılan kaynakları belirtmek yazıların değerini azaltmaz, arttırır; nelerin araştırıldığını/okunduğunu gösterir, meraklısına yeni kaynaklar sunar; emeğe/bilgiye/hakka da saygının gereğidir. Ancak bu tür alıntılar kaynak dahi gösterilse belli sınırlar içinde yapılabilir; kamu malı muamelesi yapılıp, istenildiği gibi alıntı yapılamaz. Bir eserin, “eser (veya ©/copyright) sahibinin  rızası olmadan veya arzusuna aykırı biçimde/ normal yararlanma sınırları dışında/kaynak gösterilmeden… vb. şekilde” kullanılması mevzuata aykırıdır… Mevzuatın da hükümleri hayli ağırdır. Ayrıntılı bilgi için Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na  (özellikle madde 35, 38 ve  66-72 arası)  bakılabilir.  Faydalanılan eserlerin de emek/çaba/bilgi/maliyet olarak başkalarının hakkı olduğunu unutmayalım lütfen… (dsti@yahoogroups.com, 22 Nisan 2011)

2. Kaynakça 

…. bu ve önceki yazılarınız emek ürünü ama yazılarınızda ne yazık ki pek (çoğu zaman hiç) kaynakça yok. Kaynaklar kadar kullanılan kaynakların “kaynak değeri” de yazılar hakkında fikir verir. Kaynakça eklerseniz en azından daha önce bu konulara emek vermiş olanları, faydalandığınız kaynakları hatırlatmış olursunuz!. (dsti@yahoogroups.com, 21 Eylül 2014)


 (Ekim 2021)


                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                              23 Ağustos 2010

Ulaştırma Bakanlığı’na,

Bakanlığınıza bağlı Denizcilik Müsteşarlığı tarafından hazırlanan ve künyesinde “© 2010 Denizcilik Müsteşarlığı. Her hakkı mahfuzdur.” yazan, “Denizcinin El Kitabı” adlı, “önsöz yazdığınız” eserdeki birçok çizim/metin, telifi bana ait olan ve süreli sözleşmeyle Amatör Denizcilik Federasyonu’na devredilen Amatör Denizci Elkitabı’ndan (ADEK) “intihal” suretiyle bire bir iktibas edilmiştir.

Birçok insanın emeği ve katkısıyla tarafımdan hazırlanan, diğer yazarların mali haklarını özel vekaletname ile tarafıma devrettiği Amatör Denizci Elkitabı (ADEK), taraflar arasında yapılan süreli sözleşmeye dayanılarak (“©2005 Amatör Denizcilik Federasyonu-©2005 Sezar Atmaca”) 2005 yılından beri ADF tarafından basılmaktadır.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde doğan hakları açıkça ihlal eden, kapağında Ulaştırma Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı’nın amblemlerinin yer aldığı, 82 (+14) sayfalık eser için, bırakın izin alınıp sözleşme (mali/telif hakkı) imzalanmasını, kaynakçası dahi olmayan kitapta, belli ki hazırlayanlar arasında işin niteliğini, geleceğini, emeğini ve mevzuatı düşünen bulunmuyor ki, ADEK/Amatör Denizci Elkitabı adı herhangi bir yerde geçmiyor! 

Kitabın ana gövdesi 32 çizim  ile 20 foto-çizimden (vinyet)  oluşmaktadır. Kitaptaki çizimlerin %70’i, ADEK’ten intihal suretiyle bire bir iktibas edilmiştir… Bu kadar istifade (!) olunca, metinde de ADEK’ten bire bir iktibas edilmiş (örneğin tablolar…) ya da doğal olarak esinlenilmiş epey yer var. Şüphesiz esinlenme olabilir, diyecek bir şey yok…

Ancak bilgi vermek için hazırlanmış bir kitapta, ADEK’ten alınan çizim ve metinler dışında, yanlış, eksik ya da anlatım bozuklukları, özensizlikler dikkat çekicidir. İlk bakışta göze batan örneklerden söz edersek (örnekler sırasızdır):

* Bir vinyeti (ör. tekne fotoğrafı) sağa sola çevirip, üzerine bir iki çizgi eklenerek oluşturulan sıradan foto-çizimlerle anlatılan konular, eksik  ya da hatalıdır. Örneğin sayfa 34, 35, 38, 39 ve 40’ta yer alan yelkenli tekneler; sayfa 23, 24, 25 ve 26’da yer alan motorlu tekneler ile ilgili şekiller ve bilgileri yanlıştır. (Yelkenli tekneler için bkz. Çatışmayı Önleme Tüzüğü / motoryat gemi değildir! bir çapraz halatı şekillerdeki gibi kullanılmaz…kullanılırsa adı çapraz halatı olmaz…).

* Pusula düzeltmesi (doğrusu “pusula hatası düzeltmesi” olacak) formülü kitaptaki haliyle bir anlam ifade etmez (E/W değerleri yok).

* Pusula hatası düzeltme formülü (CDMVT) ve diğer bazı kelime-kısaltmalar nedense İngilizce bırakılmış: halat  ismi (spring), kısaltma (l), COLREG gibi.  Ayrıca onlarca kez “Çatışmayı Önleme Kuralları” karşılığı olarak kullanılan COLREG kısaltmasının doğrusu COLREGS’tir;

* Radio beacon “radyo farları” değil Ramark diye bilinen, kerteriz için sürekli yayın yapan radar bikınıdır.

* Sayfa 29’daki teknede bayrak taşıma yeri yanlıştır.

* Puntel, teknenin manevra ile ilgili bir kısmı değildir.

*Haritalarda gösterilen, fenerin kendi boyu değil, fenerin denizden yüksekliğidir. Silyon fenerinin tarifi anlamsız ve hatalıdır; mevzuatımızda kıç feneri diye bir tabir yoktur, doğrusu pupa feneridir;

* Çatışmayı Önleme Tüzüğü’ne göre kısa düdük 1-2 saniye değil 1 saniye sürelidir.

* Meteorolojide iki çeşit değil, dört çeşit cephe vardır. (3.Duralar, 4. Oklüzyon)

* Ebirb mevki göstermez, mevki bildirir.

* Sunuş yazısında özellikle amatör denizci belgesi almayı planlayan kişiler için hazırlandığı belirtilen kitapta drenaj tapası, köprü üstü, fribord, menhol, revir, balast suyu gibi birçok ticaret gemisi ve gemici terimi yanında, Sözlük’te de birçok yanlış vardır. Ör. anelenin bir tarafı açık olmaz, ıskota halatı tarifi yanlış vb.

* Kitapta “… pupanız yelken olsun”  ya da “Yasadışı göçmen ile mücadele” gibi anlamsız/sakat cümle ve kullanımlar hayli fazla. Sıradan bir seyir temennisindeki iyi niyetin böylesine uyduruk (…pupanız yelken olsun)  olmaması beklenir.

* Bandrol Yönetmeliği (24577 sayılı) hükümlerinin açıkça ihlal edilmesi ve bir kitabın aranınca kolayca bulunmasını, uluslararası kataloglara girmesini sağlayan ISBN numarasının alınmaması, kitabın mevzuat yönünden diğer önemli aykırılıklarıdır.

Daha ayrıntılı incelendiğinde yukarıdaki örnekleri arttırmak ne yazık ki hiç de zor değildir.

Böyle bir kitabın hazırlanması zaman, emek ve uzmanlık (ehillik) ister. Kabaca böyle bir kitap taslağı hazırlanabilmesi için onlarca toplantı, görüşme-tartışma yapılıp neyin, kime, niçin anlatılacağı belirlenecek; yerli yabancı örnek kaynaklar incelenecek; ilgili mevzuat gözden geçirilecek; başvuru kaynakları toplanıp, el altında bulundurulacak; eksik görülen konularda uzmanlara, ehil kişilere başvurulacak; gerekli izinler alınacak, sözleşmeler hazırlanacak; benzer hazırlıklar teknik işler, görsel malzemeler, baskı için de yapılacak; kitabın çerçevesi ve maliyeti netleştirilip, ehil ellerde kitabın hazırlığına başlanacak. Hazırlanan eser kompozisyon, kurgu, veya dil açısından editoryal bir gözle tekrar okunacak, gerekirse bir redaktör metni tamir edecek…vs. Örneğin ADF için hazırlanan ve yaklaşık 4 yıldır uğraşılan bir dingi eğitim kitabı (laser) hâlâ bitirilebilmiş değil. Merak ediyorum acaba ilgilileri bu kitabı ne kadar zamanda hazırladı?

Yıllar önce, Denizcilik Müsteşarlığı ilgililerinin önayak olması ile hazırlanan, Ulaştırma Bakanı İsmet Yılmaz’ın önsözünün de yer aldığı, baştan sona yanlışlarla, mantık hatalarıyla dolu,  “Küçük Denizcinin El Kitabı” fiyaskosunu yazmıştım. (Buyrun İşte Kara, Radikal 2 /26 Ağustos 2007; geniş versiyonu Yacht Türkiye, Ekim 2007)  Onbinlerce basılan broşürü, eleştirilerden sonra üstlenen çıkmadı. Müsteşarlık ilgilileri kitapçıkları toplayıp ayıbı gidermek yerine, yıllardır el altından bu kitapçıkları dağıtmayı sürdürdü, sürdürüyor. (Özellikle denizcilik etkinliklerinde, yaz kamplarında kitapçık her sene yine piyasaya çıkıyor… ) Dilerim Denizcinin El Kitabı’nın akıbeti böyle olmaz.

Öven, yücelten önsözler yazarak bu tür kitapları teşvik etmenin etik değerlendirmesini sizlere bırakıyorum ama, cevaplanması ve üzerinde düşünülmesi gereken asıl soru, bu düzeyde kitapların nasıl ve neden hazırlanabildiğidir? On bin basıldığı söylenen böyle bir kitabın binlerce basılıp dağıtılmasının kime ne yararı vardır? Bilgisiz ve ilgisizce hazırlanan bu tür yayınlar ne denizciliğe ne de kurumlara bir değer katar.

Başta intihal olmak üzere, yukarıda belirtilen hususların ivedilikle cevaplandırılmasını ve değerlendirilmesini dilerim. (23 Ağustos 2010)

                                                                                             Sezar Atmaca

Gereği:  Ulaştırma Bakanlığı

Bilgi:    Denizcilik Müsteşarlığı (basin@denizcilik.gov.tr ) ( webmaster@denizcilik.gov.tr ) ve Amatör Denizcilik Federasyonu (adf@adf.org.tr )

Ek: Kapak (Denizcinin El Kitabı) / Önsöz 1-2 (Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu’nun kitaba yazdıkları önsözler )


Ayrıca bakınız: Amatör Denizcilikle İlgili Bir Üniversite Araştırmasının Hali Sezar Atmaca (Nisan 2024)

Similar Posts

  • | |

    TYF/ Türkiye Yelken Federasyonu’nun ADB Uygulama Eğitimi Programı: RECAP ve DEBRIEF

    UAB/ Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve TYF/Türkiye Yelken Federasyonu arasında gerçekleştirilen protokolün ardından “Yelken Kulüplerinde” uygulamalı eğitimler başladı. Buna göre, bakanlık bünyesindeki 10 saatlik teorik çevrimiçi eğitimlere, Yelken Kulüpleri eliyle denizde verilecek dört saatlik uygulamalı yüz yüze eğitim eklendi. Bu iki eğitimi başarıyla geçenler yine bakanlık bünyesinde çevrim-içi (online) yapılan ADB/Amatör Denizci Belgesi sınavlarına girebilecekler.

    Üç aşamalı yeni sınav düzenini değerlendiren ilk yazıda UAB/TYF protokolü ve uygulamanın esasları belli olduğunda daha doğru değerlendirmeler yapılabilir demiştim ama açıklamalar/uygulamalar, soruları ve endişe duyulacak konuları arttırdı.

    TYF’nin ADB/Amatör Denizci Belgesi Uygulama Eğitimi programı için kestirmeden bir “recap ve debrief” (özet ve değerlendirme) yapalım. Modüllerden oluşan bu program belli ki İngilizce bir kaynaktan kes-yapıştır usulüyle hazırlanmış. Bunun izlerini, başlıkları yayımlanan üç sayfalık eğitim modülünün dilinde görmek mümkün:

    LAUNCH, SPORTS BOAT, HULL ÇEŞİTLERİ, RIB (RIF INFLATABLE BOAT), COOLING WATER INLET, KILL CORD, DRIFT, MAN OVER BOARD, RECAP VE DEBRIEF gibi kullanımlar yanında (RIF de RIGID olacak herhalde) “TORNİSTON”, “ÇAPALAMA” gibi bir “eğitim” programında olmaması gereken hatalar da var.

  • |

    Çocukların Beyni Çöplük Değil

    Bürokrasinin kamu kaynaklarını heba eden ama hiçbir zaman alabora olmayan zihniyetine güzel bir örnek olan Küçük Denizcinin El Kitabı. Kitapçık 2007’de 600.000 basılıp okullara ve denizcilikle ilgili kulüplere dağıtıldı. Kapakta Denizcilik Müsteşarlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, arka kapakta ise bunlarla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı, Deniz Ticaret Odası, İDO, Denizciler Dayanışma Derneği, TURMEPA, Dak-Sar, Denizce amblemi var ama arka kapaktakiler muhtemelen dağıtım ağını genişletmek için eklenmiş/gönüllü katılmış kurumlar. 2016’da WİM/West İstanbul Marina “sosyal sorumluluk projemiz hakkında bilgi” notuyla bölge okullarında aynı kitapçığın İlçe Milli Eğitim ve Kaymakamlık oluruyla bastırılıp dağıtılacağını duyurdu ve dağıttı. Motor Boat dergisi de WİM’in dağıttığı bu kitapçığı dergi eki olarak okuyucularına verdi…
    İzmir DTO/Deniz Ticaret Odası da bu kitapçığın benzeri 34 sayfalık “Ben Denizciyim” kitapçığını bastı. Gazete haberlerine göre üstelik bu kitapçık TED İzmir Koleji ile İzmir DTO arasında imzalanan bir protokolle “Denizci Öğrenci Yetiştirme Projesi (DÖYEP) kapsamında çocuklara rehber kitapçık olarak dağıtıldı.
    İskenderun Ticaret Odası’nın çocuklar için hazırladığı Boyama Kitabı‘nın (2017) künyesi yok, çizeri, hazırlayanı kim belli değil, çizimler özensiz/kötü. Belli ki içeriği düşünüp/tartışıp/konuşmak için zaman harcanmamış.
    Çocukların beyni çöplük değil, nasıl beslerken dikkat edilmesi gerekiyorsa, bir şey hazırlarken de asgari titizlik/özen gösterilmeli.

  • |

    Amatör Denizci Elkitabı’nın Hikâyesi

    ADEK / Amatör Denizci Elkitabı’nın ilk baskısı 2005 yılında yayımlandı ama 18 yıldır basılı ya da sosyal medyadan kimse merak edip de kitabın hikâyesini sormadı, ta ki Setur Marinaları’nın telefon uygulamasında yer alan Highlights’tan Kayhan Yavuz sorana kadar. ADEK’le ilgili sorulara verdiğim cevapların Highlights* yorumlarıyla yayımlanan metni aşağıda.

    Konusunda amatör denizciler tarafından yazılmış/hazırlanmış bir ilk kitap olduğu için ADEK / Amatör Denizci Elkitabı’nın hikâyesini içeren bu yazışmayı “Yeni Bir Amatör Sportif Denizcilik Anlayışı İçin” dosyasına bir ilk yazı olarak eklemekte tereddüt etmedim. İşin emektarı ben olsam da kollektif bir çalışmayı/çabayı göstermesi açısından da güzel/özenilesi bir hikâyedir ADEK/Amatör Denizci Elkitabı’nın hikâyesi.

    *(Setur Marinaları telefon uygulaması Highlights’a erişim için uygulamayı appstore veya Google Play’den –ücretsiz- indirip telefonda açmak gerekiyor. )

  • | |

    Amatör Denizciler İçin Yeni “Sınav/Eğitim veya Vesayet” Sistemi

    UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 18 Ocak 2023’te amatör denizcilerin eğitim/sınav/tekne kullanma şartlarını yeniden düzenleyen bir yönetmelik yayımladı. Uygulamalı eğitimi de içeren proje için TYF/Türkiye Yelken Federasyonu ile bir protokol imzalandı. Müfredat/uygulama içeriği gibi ayrıntılar henüz kamuoyuna yansımasa da TYF sitesindeki açıklamaya göre (6 Aralık 2022) “Türkiye Yelken Federasyonu, Amatör Denizcilik Belgesi Uygulama Eğitimlerinin Tek Adresi Oldu.”

    UAB’nin eğitim/sınav geçmişi hakkında kısa bir hatırlatma yapalım (ayrıntılarına bu klasördeki yazılardan ulaşılabilir): UAB tarihinde ilk defa “Yetki Devri Sözleşmesi” ile özerk bir federasyona (ADF/ Amatör Denizcilik Federasyonu’na) devrettiği ve bu sayede bürokrasiyi azaltan/aracıları ortadan kaldıran on-line yapılmaya başlanan sınav sisteminden vazgeçip, 2014’te pratik eğitim iddiası ile ADES/Amatör Denizci Eğitim Sistemi’ni başlattı. Bir süre sonra Stratejik Plan’da “ADES sisteminin kolaylaştırılmasının” “ihtiyaç” olduğu açıklandı. 2018’de pratik eğitim iddiasından vazgeçilip ADES rafa kaldırıldı. ADED/Amatör Denizci Eğitim Programı (25 sayfa) ile “1 Milyon Amatör Denizci Projesi” için mevcut mevzuat yok sayılarak ilan edilen rakama ulaşabilmek adına her yol denedi. Son yenilik olarak 5 Aralık 2022’de Sepetçiler Kasrı’nda yapılan “Bir Milyonuncu Amatör Denizci Belge Teslim ve Protokol İmza Töreni”nde TYF ile yapılan protokol açıklandı.

    Ayrıntılarını bilmiyoruz ama UAB/TYF protokolünde bir “yetki devri” yok, tersine bir “görevlendirme” hatta bürokrasinin etki/yetki alanını genişletmesi, vesayetin artışı söz konusu.

  • |

    Derneğin Zaafları

    DSTİ (Denizciler Sivil Toplum İnsiyatifi) 2000’li yılların başında tartışmalarıyla/yaptıklarıyla amatör denizciliğe taze rüzgârlar getirmiş, birçok denizcinin birbirini tanımasına/kaynaşmasına neden olmuş bir platformdu. Esintisi fazla uzun sürmese de hoş anılar bıraktı. DSTİ’nin yapısını/işleyişini ve o günlerde çokça dile getirilen dernek olma fikrini/tartışmalarını değerlendiren aşağıdaki yazı 8 Ocak 2003’te DSTİ sitesinde (dsti@yahoogroups.com ) yayımlanmıştı.

    ***

    DSTİ kendiliğinden oluşmuş iktidar olma arayışına sıkışmayan ama müdahil/müdahaleci yapısıyla AD/Amatör Denizcilik sorunlarına yeni bir soluk getirme potansiyeli taşıyor. Çoğunluk açısından ağırlıkla yazışma edimi üzerine kurulu bir etkinlik işlevi görse de kurulan ve işleyen grupları (ör. iletişim grubu) ile bunun ötesinde bir işleyisi de var. DSTİ’nin daha da canlanmasını amatör denizcilikle ilgili, söz alıp girişimde bulunup, insiyatif geliştirmesini umarken derneğin ortaya çıkmasının bu gidişatı zaafa uğratacağını düşünüyorum.

    DSTİ’nin ufkunu açacak olan kendi “içsel dinamiği”dir. DSTİ’nin öncü ve taban olacağı, yönlendireceği büyüklü küçüklü pek çok projenin yavaş yavaş da olsa şekillenmesine çalışılmalı. Örneğin imkânlar dahilinde bir organizasyon olsa da gezi/site/hukuki ve diğer girişimler, taslaklar/amatör tekne yapımı… gibi birçok faaliyetin sahicileştirilmesi, daha da geliştirilmesi için çaba gösterilmeli. Bu süreçte en önemli şey insanların birbirini tanıması ve katılımın artmasıdır. Örneğin kimin hangi işi yapabileceği, hangisine katılabileceği, kimin sözünde durduğu, ne kadar gönüllü olduğu… fikirler, güçler, imkânlar … olumlu olumsuz birçok tavır/davranış/katkı/gelişme… bu sürecin benzersiz kazanımlarıdır. Bu kazanımların yaratacağı içsel dinamizm amatör denizciliğin sorunlarını paylaşmayı tartışmayı, çözmeyi göğüslemeyi… de sağlar. Sürecin bu yönde zenginleşmesi umulurken “dernek kurma” yönündeki “müdahale” bu gidişatı sekteye uğratabilir.

  • |

    Yelken Kulüplerinde Komodorluk Müessesesi

    “Amatör-sportif denizcilik örgütlenmesinin temelini oluşturan yelken kulüplerinin çoğu maddi sorunlar, yer problemi gibi çözülemeyen temel sorunların cenderesinde sportif faaliyetler ile gelir yaratmaya yönelik sosyal faaliyetler arasında bocalayıp duruyor. Faaliyetlerde ‘kulüp’le ‘işletme’nin farkına varılamaması da önemli bir eksiklik. Amatör-sportif denizciliğin gelişmesi, amatörlük ruhunun yükseltilmesi, kulüplerin, sporcularını/üyelerini ‘denizle buluşturacak’, denizde vakit geçirme kültürü oluşturmayı özendirecek, farklı araçlar, yol ve yöntemler geliştirmesine bağlıyken, yelken kulüpleri eğiticiliğe değil, yarışmacılığa, ‘performansa ve yarışa dönük’ denizcilik faaliyetlerine önem veriyor; kulüplerin sadece ‘yarışla/yarışmacılıkla’ ilgili faaliyetleri federasyonlar tarafından destekleniyor. Özellikle sponsorlar pahalı ve yüksek ödüllü yarışmalarla ilgi/katılım çekmeye çalışıyor. Oysa her amatör spor gibi amatör-sportif denizcilik de bolca heves, sıradan bir  beceri, düşük sayılabilen yetenek halinde bile sürdürülebilen bir faaliyettir.” (Deniz Kültürü ve Amatör-Sportif Denizcilik – Denizcinin Günlüğü (denizciningunlugu.org)

    Komodor, yatçılıkta “bir yat kulübünün en üst mevkii ya da seçilmiş en yüksek rütbeli üyesi”dir. Kökeni Hollanda dilinden ve bahriyedeki kullanımından gelen bu terim deniz kuvvetlerinde çeşitli savaş gemilerinin oluşturduğu bir birliğin (konvoy/filotilla) komutanını tanımlar.

    Yelken/yat kulüplerinde denizcilik faaliyetleri geleneksel olarak “komodorluk” eliyle yürütülmesi beklenir/istenir.  Ancak kulüplerde denizcilik dışı sosyal faaliyetlerin ağırlık kazanması oranında komodorluğun “üst mevkii” olma vasfı hızla anlamını yitirirken, bu durum kulüplerin denizcilik faaliyetlerinden hızla uzaklaştığı anlamına da gelir.

    Denizcilik yazınında komodorluğun önemini vurgulayan, komodorluk hakkında yazılmış nadir yazılardan biridir Faruk Birgen’in yazısı (Yacht, Ekim 1966).