|

Anonim Denizcilik Sözlüğü (pdf) ve Hikâyesi

Sezar Atmaca

Anonim Denizcilik Sözlüğü’nün hikâyesi 2010 yılında ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu yayınlarına editörlük yaparken ADF başkanı Teoman Arsay’ın “değerlendirme yapmam için” PVC kaplı, halkalı klasöre yerleştirilmiş bir sözlük çalışması dosyasını vermesiyle başlar. Dosyayı rahmetli bir gemiadamının akrabaları Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürü Özkan Poyraz’a, o da Ocak 2010’da ADF başkanına vermişti.

Dosyadaki sözlük çalışması 30 yıl önce, 16 Ağustos 1980’de iyi bir elyazısıyla aydınger kâğıdına Rapido kalemle yazılmaya/çizilmeye başlanmış, T harfine kadar tamamlanmış, 340 sayfalık,  her satırındaki el emeği ile farklı bir denizcilik sözlüğü çalışmasıydı. Dosyada yazarla ilgili herhangi bir bilgi olmadığı gibi dosyayı iletenler yazar hakkında herhangi bir bilgi vermemiş, bir irtibat adresi de bırakmamıştı.

İnceledikten sonra yazarı belirsiz bu sözlüğün “aydınger kâğıda yazılmış orijinal haliyle basılmasını” öneren kısa bir rapor hazırlayarak ADF’ye sundum ve bu çerçevede araştırmaya başladık. O dönemde bilgisine başvurduğumuz Mustafa Pultar hocamızın da katkısıyla yazılanları ve yapılanları kısaca şöyle özetleyebilirim:

Yazar Hakkında

Eldeki bilgilere ve kitaptaki ipuçlarına göre büyük olasılıkla bir uzak yol zabiti olan yazarın kim olduğunu bulabilmek için geniş bir çerçevede epey uğraşıldı. Araştırmalar sonucunda sözlüğü hazırlaması muhtemel 3 kişi ile ilgili bilgilere ulaşıldıysa da bunlardan bir sonuç alınamadı. Karşılaşılan bazı durumlar nedeniyle daha sonra yazarın araştırılmasından vazgeçildi. Nedenlerine bir örnek vereyim: Rahmetli Oktay Sönmez’in Mustafa Pultar hocaya verdiği 4-5 sene önce ölmüş, yazar olması muhtemel 1961 mezunu bir uzakyol kaptanının önce ismine, uzun araştırmalar sonunda şahsın ailesine ulaşılmış, kardeşi, oğlu ve kızıyla ayrı ayrı konuşulup, yazışılmış ve sonunda bu şahsın aradığımız kişi olmadığı anlaşılmış, üstelik bir ihtimal üzerine araştırmayı sürdürerek, insanları rahatsız etmenin doğru olmadığı sonucuna varılmıştı.

Sözlük Hakkında

Sayfalarda yer alan bazı tarih bilgilerine göre yazımına 16 Ağustos 1980’de başlanan sözlük aynı yılın sonunda N harfine, sonra hayli yavaşlayarak 28 Kasım 1983’te T harfine ulaşmış ve “U, Ü harfleri 116. fasikül bulunduktan sonra yazılacak, V harfine geçildi” notuyla 340. sayfada sonlanmıştı. Sözlüğe ek olarak dosyada yazarın bazı çalışma notları ve çizim eskizleri de vardı ki küçük kâğıtlara yazılmış çalışma notlarının/çizimlerinin başında 29 Mayıs 1984 tarihi yer alıyordu. Yazım sürecindeki yavaşlamanın ve sözlüğün tamamlanmamış olmasının sağlık sorunları gibi kişisel bir nedene bağlı olduğunu düşündük… Sözlük A-4 ölçüsünde aydınger kâğıdına 18×28 cm boyutunda sınırları çizilmiş bir çerçeveye yazılmıştı.

Sözlüğün sonunda yer alan çalışma notları ve çizim eskizlerini de aktaralım. Bir sayfa denizci bağlarının çizimi ve iki sayfa kurşunkalemle yazılmış kısa terim açıklamaları A-4 kâğıdına yapılmıştı. Üç direkli tamamlanmamış bir barko, kurşunkalem ve Rapido kalemle çizilmişti. Küçük bir zarftan (9×14) çıkan kâğıtlara Lütfi Gürçay’ın Gemici Dili’nin 1943 baskısı F harfine kadar taranarak yazılmış 28 sayfa çalışma notları ve çizimler vardı. Biraz daha büyükçe kâğıtlara 2’si Rapido kalemle yapılmış 6 çizim ile 5 sayfalık da Meydan Larousse’un 9’uncu cildinden çıkartıldığı belirtilen (“ML / cilt 9, shf. 635” notuyla) Osmanlıca bilgisinin yer aldığı notlar vardı.

T harfi dahil tamam olan sözlüğün son beş harfi (U, Ü, V, Y, Z) eksikti ki maddeleri de Mustafa Pultar hocamız tamamladı.

Sözlüğün Muhtemel Kaynakları

Yazarın denizcilikle ilgili şahsi ve mesleki bilgisinin bu “derlemeye” yol/yön verdiği aşikârdı ama ayrıca yararlandığı kaynaklar konusunda dosyada bir bilgi yoktu. Sayfa 340’ta yer alan “U, Ü harfleri 116. fasikül bulunduktan sonra yazılacak, V harfine geçildi” notu yazarın o dönemde yayımlanan ansiklopedi fasiküllerden (Meydan Larousse’dan) faydalandığını gösteriyordu. Bazı maddelerdeki tarihi bilgiler ve açıklamalar da (ör. denizcilik, gemi, pervane, pusula…) ansiklopedik bilgilerdi. Atatürk Kitaplığı’ndaki Gürçay’ın Gemici Dili (1943) gibi sözlükler ve muhtemelen kütüphanedeki başka kaynaklardan da faydalanarak kimi notlar almıştı yazar…

Yazarın sözlüğü hazırlamaya başladığı 1980 ve sonrası internetin olmadığı yıllarda denizcilik dili için temel kaynaklar Gürçay’ın Gemici Dili gibi bahriye kaynaklı sözlükler, Refik Akdoğan’ın hazırladığı “İngilizce Türkçe Ansiklopedik Denizcilik Sözlüğü” (1975), dergi yazıları ve ansiklopedilerdi.

Karşılaştırmalar yapıldığında sözlüğün çoğu maddelerinin bu kaynaklarla benzeştiği, hatta araştırdığımız 2010 yılında internette kimi sitelerdeki sözlüklerle bire bir aynı olduğu görüldü, yazısı hariç özgün bir eser değil derli-toplu bir derleme ile karşı karşıya olduğumuz sonucuna varıldı.

Sözlüğün Seyri

Yazar muhtemelen bu haliyle basılsın diye çalışmasını okunaklı ve iyi sayılabilecek bir yazıyla aydınger kâğıda yazmış ve çizmişti. Verilen emeğin karşılığı olarak kitabın bu haliyle basılmasının bir anlamı olacağını, denizciliğe emek vermiş isimsiz denizcilerin/gemiadamlarının anısına adanan “anonim denizcilik sözlüğü” olarak yayımlanabileceğini düşündük. Zaten metin aydınger kâğıdına yazılmış olduğu için üzerinde düzelti/ekleme yapma şansımız da yoktu. Bu nedenle metnin “kendi” olarak kalabilmesi için, alma kürek yerine almak kürek, kabasorta yerine kabasota, cenova yerine genoa, selviçe yerine selvişe yazılması, İngilizce madde başlıkları ya da bazı küçük imlâ ve sıralama hataları[1] ve benzerlerini yok saydık.

Sözlükte eksik olan U, Ü, V, Y, Z maddelerini yazıları, söyleşileri ve eserleriyle deniz diline taze rüzgârlar getiren Mustafa Pultar hocamız hazırladı (Ocak 2011)  ki o sırada bir taraftan da yıllar sonra “Büyük Deniz Sözlüğü-Denizlük” adıyla İş Bankası yayınlarından 2022’de çıkacak (şimdi erişime açık[2]) sözlüğüyle uğraşıyordu.

Dosyanın sonlarında yer alan, yazarın tamamlayamadığı yazılı-çizili üç direkli barko resmini kitabın ruhunu çok iyi yansıttığı için kapak olarak değerlendirmeyi düşündük.

Ancak yazar hakkında bir bilgi edinilememesi, 30 yıl sonra da olsa ansiklopedi ve internette yayımlanmış yazarı/kaynağı belirsiz kimi sözlüklerdeki maddelerle benzerlik gibi nedenlerle yayımlanmasından vazgeçildi (Şubat 2011).  Birkaç yıl sonra basımı tekrar gündeme gelse de o yıllarda ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu’ndaki yönetim ve zihniyet değişikliği sonrası ADF editörlüğünü bırakmam nedeniyle sözlüğün durumundan haberdar olamadım.

Kopyası elimin altında olan ve zaman zaman da faydalandığım bu çalışmanın orijinal dosyasını geçtiğimiz yıl Teoman abi (Arsay) bana verince çalışmayı kitap haline getirip pdf formatında sitede (https://denizciningunlugu.org) yayımlamayı önerdim.

Mustafa Pultar hocamızın hazırladığı U, Ü, V, Y, Z maddeleri ve yazarın çalışma notları, çizim eskizleri sözlüğe eklendi.  Kitap olabilmesi için yaklaşık 40 yılın yorgunluğu ve ince aydınger kullanılması nedeniyle özelliğini yitirmiş, kırık, dalgalanmış sayfalar temizlenip tarandı, orijinal ölçülerine sadık kalındı, madde başlıkları kırmızı yapıldı, yazar harf başlıklarını düzenli olarak kullanmadığı için sayfa kenarlarına harf bantları (A, B, C…) eklendi. Sözlüğün hikâyesi sunuş yazısı oldu, tamamlanmamış barko çizimi kapakta kullanıldı ve her harfinde/çiziminde el emeği, göz nuru olan, klavyenin imkânlarını değil kalemle yazmanın güzelliğini hatırlatan sıradışı görsellikteki elyazması bu sözlük ortaya çıktı.

Yazarın yaklaşık dört yılda (1980-84) hazırladığı, Teoman Arsay abimizin ve Mustafa Pultar hocamızın katkılarıyla 40 yıl sonra gecikmeyle de olsa sizlere ulaşan bu sözlük, onca emeğine, çabasına karşılık tamamlayamadan deryaya veda eden isimsiz yazarının anısına tüm isimsiz denizcilere/gemiadamlarına adandı.

Deniziniz ve rüzgârınız özlediğiniz gibi olsun.

Sezar Atmaca

NOT: Sözlük birkaç saniye içinde açılır. Sayfa sonundaki İndir‘e basarak ya da maddelere/başlıklara daha kolay ulaşabilmek için yer imleri (bookmarks) işaretli dosyayı https://aybarsoruc.com/dosyalar/Anonim_Denizcilik_Sozlugu.pdf adresinden indirebilirsiniz. Katkısı için Aybars Oruç’a teşekkür ederiz.


[1] Düzeltme şansı olmadığı için yazar ör. KAZIK-KEÇ-KARİNE KEÇESİ  gibi bazı zorunlu sıralama hataları yapmış. Aşağıdaki maddeler ise sıralamadaki yerinde değil, parantez içindeki sayfada bulunuyor: BAŞ KIÇ KOLTUK (214), DENİZ HANGARI (153), GEMİ İSKELETİ(170), GONDOL TESTERESİ (331), KAYGAN KÖŞEBENT (219), MAPA HALKASI (152), MAVİ KURDELE (221), NEHİR İNİŞİ (166), PERVANE EVİ ALT KEMERİ (203), ROTASINI KESMEK (206), SU KESİMİ (206), YOL VERME KURALLARI (220), YÜZGEÇLİK İHTİYATI (164), YÜKLERİ İŞARETLEMEK (175)

[2] Mustafa Pultar hocamızın İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan Büyük Deniz Sözlüğü, Denizlük (2022) yanında, Kamûs-i Bahri Deniz Sözlüğü (2011 ) ve Deniz Balıkları Sözlüğü (2012) kitapları da erişime açık. Kitapların indirme ve kullanım koşulları için bkz.: https://www.pultar.org

Similar Posts

  • |

    Denizcilik Terimlerinden Argoya Geçen Söz Varlığı

    “Denizci argosu, denizcilik dili gibi ağırlıkla denizcilikle uğraşanların kullandığı, kendine özgü sözcük, deyim ve deyişlerden oluşan özel bir dildir. Hulki Aktunç, Büyük Argo Sözlüğü’nde denizcilik argosunun bir ‘alan argosu’ olduğunu belirtir ve alan argosunu özetle ‘yaşama ortam ve biçimleri birbirine yakın kişilerce yaratılıp benimsenmiş sözcükler, deyimler bütünü; bu sözcükler bütününe dayalı konuşma biçimi’ olarak tanımlar ve ekler: ‘Kimi alan argoları, azınlık dillerine ve çevre dillerine özel bir yakınlık gösterir: Örneğin denizci argosu ile İtalyancanın, Lingua Franca’nın ilişkileri gibi… Alan argoları, özel ilişki içinde bulundukları dillerden alınan sözcük ve deyimleri genel argoya taşır.’”
    Denizcilikte ve özellikle deniz ticaretinde yaşanan ekonomik-teknolojik gelişmeler nedeniyle çektirme, kabasorta veya randa armalı brik, brigantin gibi yelkenli teknelerin bu dilin taşıyıcısı denizcilerle birlikte giderek denizlerden çekilmesi, daha çok bu tekneler zamanında kullanılan denizci argosunun kitap sayfalarında kalmasına yol açmıştır.

    Dr. Öğretim Üyesi Zahide Parlar’ın yirmi sekiz sayfalık araştırma makalesi denizcilik terimlerinde argonun izini süren ve bu konuda bizlere derli-toplu bir değerlendirme sunan değerli bir çalışma. Misalli Büyük Türkçe Sözlük ile Büyük Argo Sözlüğü’nü (Hulki Aktunç) denizcilik terimleri bakımından tarayan yazar, “Giriş” yazısında makalesinin amacını şöyle özetlemiş: “…argoda kullanılan denizcilik terimlerini derlemek ve denizcilik terimlerinin argoya nasıl yansıdığının ve argoda nasıl bir kavram alanına sahip olduğunu” tesbit etmek.
    Bu değerli makalenin denizciningunlugu.org’da yayımlanmasına izin verdikleri için sayın Dr. Öğr. Üyesi Zahide Parlar ve AVRASYA Uluslararası Araştırmalar Dergisi’ne teşekkürlerimizle…

  • |

    Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına…

    Klasik tekne tutkunu M. Cem Gür, çok değerli bir kitap ve yaptığı güzel/klasik tekneler, klasik teknelerle ilgili yazılar bırakarak 17 Nisan 2021’de ayrıldı aramızdan. M. Cem Gür ile hiç tanışmadım ama yaptığı tekneler ve yazıları hakkında bilgim vardı. “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” kitabının ilanını görünce almış, kitabı elden geçirdikten sonra da bir arkadaşımdan Cem’in e-posta adresini isteyip 13 Şubat 2021’de “tebrik ve teşekkür” başlıklı “Yaptığınız tekneleri gördükçe sizi hayırla yadetmiş ve konuyla ilgili yazılarınızın (ki haberleşme dışında pek internet ve mecralarını kullanmadığım için hayli geç de fark ettim) geliştirilerek kitap olmasını istemiş/dilemiş biri olarak…” diye başlayan bir e-posta göndermiştim.
    15 Şubat 2021’de “Kendi adıma, karınca kararınca, ulusal deniz kültürüne bir tuğla koyabildim ise ancak onur duyarım.” diye biten zarif bir cevap almıştım M. Cem Gür’den.
    Hastalığından ve ölümünden geç haberdar oldum, benim için hayli gecikmiş ve yarıda kalmış, trajik bir tanışma/yazışma/ayrılma oldu ne yazık ki… Tek tesellim kitabı hakkındaki düşüncelerimi kendisine iletebilmiş olmam.
    M. Cem Gür’ün “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” kitabının etkileyici bir tarafı da ülkemizde 2000’li yıllarda güncel/dinamik olan ancak çabuk silikleşen amatör denizcilik (ruhu) için önemli bir kaynak olmasıydı. Amatör denizciliğin araçları/dünyadaki örnekleri, bizdeki gidişatı hakkında değerli ipuçlarıyla doluydu “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras”. Kitabın sonuna eklediği ve çevirisini kendisinin yaptığı “Sakin Seyir Manifestosu” bunca yıldır yaptığı/yapmaya/anlatmaya çalıştığı şeylerin belki de bir özeti, adeta ideal bir amatör denizcilik manifestosu gibiydi. Dilerim denizcilik sitelerinde yer alan diğer yazıları bir araya getirilerek tasnif edilir/paylaşıma açılır, kitap olabilecek haldeyse yayımlanması sağlanır.
    M. Cem Gür kitabında hükümetin/Et ve Balık Kurumu’nun talebiyle FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) tarafından bölgesel şartlara uygun tekne tasarımları hazırlaması/önermesi için 1957’de Türkiye’ye gönderilen ve ülkemizde on ay kalarak “Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats” (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor) başlıklı balıkçı tekneleri envanteri ve raporu hazırlayan dünya çapında bir tasarımcıdan da söz eder: Howard Irving Chapelle.
    Henüz Türkçeye çevrilmemiş olan 105 sayfalık bu raporun ekinde yer alan 24 tekneyle ilgili 44 çizimi klasik tekne tutkunu M. Cem Gür’ün anısına ekte yayımlıyorum.
    M. Cem Gür’ün “Kaybolan Miras” diye adlandırdığı teknelerden de örnekler içeren bu çizimler yok olmuş ya da nadir örnekleri kalmış bir mirası da gözler önüne seriyor.

  • Biraz tekne, biraz seyir, biraz bakım, biraz yaşam

    Teoman Arsay abimiz yıllar önce denizciliğe yönelik ilginin artışı nedeniyle “amatör denizciler için seyir uyarıları/hatırlatmaları” diyebileceğim notları yazma ihtiyacı duymuştu.
    İlk defa yıllar önce Yelken Dünyası dergisinde “Biraz Tekne, Biraz Seyir, Biraz Bakım, Biraz Yaşam” başlığıyla maddeler halinde yayımlanan notlar “seyre
    çıkarken/yolda/seyirde/dönerken” nelere dikkat edilmesi gerektiğini, “genel uyarılar ve önerilerle” birlikte sıralıyordu.
    Teknik konular, seyir bilgisi, tekne kullanma/navigasyon ve motor uyarıları,
    emniyet/güvenlik kuralları, mevzuata/geleneklere ilişkin hatırlatmalar, teknede/seyirde
    davranış/nezaket kuralları ile denizcilik kültürüne de değinen maddeler kısa cümlelerle, öğütlerle, kimi zaman “denizden gelmeyeni denize atma” gibi aforizmalarla nelere dikkat
    edilmesi/uyulması gerektiğini deneyimli bir denizcinin gözünden özetliyordu.
    “Biraz Tekne, Biraz Seyir, Biraz Bakım, Biraz Yaşam” başlıklı yazının güncellenmiş bir versiyonu Ali Boratav’ın “Mavi Yolculuk Rehberi” kitabının 2. baskısında (Ege Yayınları,
    Mart 2021) yer aldı.
    Boratav yazıyı yeniden yayımlamak için “Hepimizin komodoru” Amatör Denizcilik
    Federasyonu eski başkanı Teoman Arsay’dan izin istediğini ve Arsay’ın notlarını gözden geçirip günümüzün gerektirdiği bazı eklemeler yaptığını aktarır ve “ Teoman Ağabey’in
    öğütlerinden her zaman, hepimize dersler var” diye de ekler.
    “Biraz Tekne, Biraz Seyir, Biraz Bakım, Biraz Yaşam” başlıklı maddeler halindeki bu notların “tek elle izbarço, bayrak katlama” çizimleriyle birlikte son güncellenmiş halini (22.08.2022)
    sunuyoruz. “Hepimizin komodoru”nun bilgelikle yazdıklarını teknede hatta gözönü dosyası
    olarak dümenbaşında/el altında bulundurup zaman zaman göz atmakta fayda var. Deniziniz ve rüzgârınız özlediğiniz gibi olsun, keyifli seyirler…

  • |

    16. Yüzyıldan Günümüze Yeşilova (Sömbeki) Körfezi Kıyılarında Yer Adlarının Değişimi ve Tarihi Yerler

    “Her harita bir hikâye anlatır” denir. Biz de yıllardır ikâmet ettiğimiz Söğüt’te, sularında dolaştığımız, gün batımlarına-doğumlarına eşlik ettiğimiz Yeşilova (Sömbeki) Körfezi kıyılarındaki yerlerin eski-yeni adlarının peşinde, hikâyenin içine dümen tutalım istedik.

    Yeşilova Körfezi’nin Osmanlı döneminden beri adı Sömbeki Körfezi’dir. Körfez adını, 1522’den 1912’ye kadar Osmanlı hakimiyetindeki, Cezair-i Bahri Sefid vilayetine bağlı, merkezi Simi (Symi) olan Sömbeki Adası’ndan alır ki adı eski kaynaklarda Sönbeki-Zömbeki olarak da geçer.

    Sömbeki Körfezi adı 1980’lerde Yeşilova Körfezi olarak değiştirildi. İmroz Adası’nın 1970’de Gökçeada olması ya da 1980’lere kadar kullanılan Sömbeki Körfezi’nin Yeşilova Körfezi olarak değiştirilmesi gibi Pîrî Reis’in Kitab-ı Bahriye’sinden, yani 16. yüzyıldan beri kullanılan kimi yer adlarının neden değiştirildiğini anlamak zor. Değerli tarihçimiz, Şeyh-ûl Müverrihin (tarihçilerin şeyhi) Halil İnalcık Osmanlıdan gelen Türkçe kökenli yer adlarını kasdederek “yer adlarının değiştirilmesi tarihe ihanettir” der.

    Sömbeki’nin anlamı: Sömbeki Adası eskiden beri süngerciliği/dalgıçlığı ve tekne yapımcılığı ile ünlüdür. Sömbeki adının kökenini, ada menşeli olduğu ileri sürülen ve sünger avcılığında kullanılan sömbeki denilen tekne tipine ya da bir Selçuklu komutanına bağlayan metinler/sözlükler varsa da birinci el kaynaklar bu iddiaları desteklemez.

    Şebek ya da Osmanlıcasıyla Sönbeki; (sünbeki/sümbeki/sumbaki) adıyla da bilinen yelken ve kürekle yürütülen, üç direğinde Latin yelkeni bulunan Berberi korsanların kullandığı hayli hızlı ve zarif bir teknedir. Lingua Franca bu tekne ile Sömbeki Adası arasında kurulan ilişkinin kronolojik olarak sorunlu olduğunu belirtir. Bir başka değerli kaynak da bu bilgiyi destekler ve teknelerin mucidinin 16. yüzyılda Berberi sahillerinde dolanan ünlü Osmanlı korsanı Uluc Ali olduğunu ileri sürer.
    ….

  • |

    Osmanlıca Denizcilik Kaynakları ve Kamus-i Bahri

    19. yüzyılda başlayan iktisadi ve teknolojik gelişmeler, deniz teknolojisinde de önemli değişimlere yol açtı. Yelken donanımlı ahşap teknelerin yerini zırhlı ve buharlı gemiler aldı. Osmanlı donanması ve ticaret filosu, gelişen teknolojiye ayak uydurabilmek için bir taraftan torpidobot/denizaltı/drednot/gambot vb. gibi yeni gemiler satın alıyor, diğer taraftan serbest ticaretin yaygınlaşması/hızlanan taşımacılık/limanlarda artan iş hacmi gibi gelişmelerin üstesinden gelmeye uğraşıyordu. 19.-20. yüzyıldaki denizcilik teknolojisinin gelişimine/üretimine bir katkımız olmasa da basılan eğitim kitapları/sözlükleri, ihtiyaçları ve gelişmelere ayak uydurabilme çabasını yansıtır. Bunlar arasında;

    Gemicilik Fenni (İsmail Hakkı, 1874);Hand-book of Nautical Terms (Gemici Tabirleri, İngilizce, İtalyanca, Fransızca ve Türkçe/ William A.Thompson, 1892; Tıpkı basım, TURMEPA, İstanbul 1995); Istılahat-ı Bahriye (Denizcilik Terimleri/Süleyman Nutki, 1905-6); Kamus-ı Bahri (Süleyman Nutki, 1917); Yeni Gemicilik (Ali Haydar Esad/ 6 kitap/1923-25) en başta sayılacak olanlardır. Gemicilik tabirlerini sözlüklerinde açıklayan James Redhouse’un bir sözlüğü de listeye eklenebilir: Türkçe-Osmanlıca-İngilizce Sözlük (1890).

  • Derin Çöp ve Lağım Çukuru Marmara Denizi

    Bilimsel denizcilik kitapları/araştırmaları öncelikle dil sorunu nedeniyle genellikle akademik camia içinde kalır, çok azı bu alan dışına taşar. Konuya ilişkin yayınların azlığı ve dağıtım sorunları da eklenince, eldeki bir avuç kitap denizlerimizin sahipsizliğinin göstergesi gibidir. Gazetelerde/denizcilik köşelerinde, denizcilik dergilerinde daha çok magazinleşen deniz haberlerinin yer bulabilmesi ya da bu yayınlarda, markaların/mekanların tanıtılmasından denizin/denizciliğin sorunlarına yer kalmaması da cabası.

    Yıllardır deniz bilimleri konusunda pek çok araştırma/koruma projesiyle deniz yaşamını korumaya çalışan Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) kuruluşundan bu yana ( 1997) deniz sorunlarıyla ilgili 12’si İngilizce olmak üzere onlarca kitap yayımladı. Lüfer kampanyası gibi popüler projeler içinde de yer alarak toplumu denizin sorunlarına duyarlı olmaya çağıran TÜDAV’ın son yayını ise Marmara Denizi 2010 Sempozyumu Bildiriler Kitabı.