|

Güvertenizi Baştan Kıça Kontrol Edin…

Practical Boat Owner , Skipper’s Handbook (Reislerin Elkitabı) PBO, 2014 ve Tekne Bakımı Elkitabı, Andrew Simpson (çev. Doğan Çelen) ADF Yayınları 2014, kitaplarından faydalanarak derlenmiştir.  Çeviriler Doğan Çelen, derleme Sezar Atmaca.

Güvertede, her an iç içe olduğumuz ve kullandığımız donanıma ve teçhizata acaba hak ettikleri ilgiyi gösteriyor muyuz? Bastığımız zemini, tutamakları, puntelleri, makaraları, tavan kapaklarını, güvertedeki kabloları, vinçleri, emniyet teçhizatını, halatları, yelken arabalarını, bağlantı yerlerini… kontrol ederken nelere dikkat etmeliyiz? Karşılaşılan problemleri nasıl çözebiliriz?

Siz de aşağıdaki listeye göre teknenize bu gözle bir bakın bakalım, acaba sonuçlar ne olacak?

KAYMAZ YÜZEYLER : Kaymaz yüzeylerin yeterince kaymaz olduğundan emin olun. Çünkü bizlere hissettirmeden etkinliklerini yavaş yavaş kaybederler.

Mantar kaplama ve güverte boyası kaplamalı bir güverte.

Dikkat Etmeniz Gerekenler:

– Dökülerek yapılmış yüzeylerin kenarları kullanımla eskiyerek yuvarlaklaşmış mı?

Kaymaz güverteler zamanla etkilerini kaybedebilirler.

– Güvertelerde pürüzlü yüzeyleri yaratan boyalardaki parçacıklar aşınıp gitmiş mi?

– Yapıştırılmış lastikli mantar (Treadmaster ®) veya esnek poliüretan örtüler ( TBS®) gibi- kaymaz yüzeyli kaplamalar kısmen cilalanıp etkinliğini kaybetmiş mi?

Çareler: Güverteler (tekrar veya ilk defa olabilir) boyanabilir. Eğer yeterince erken yakalanırsa, kaymaz kaplama malzemeleri (TBS vb.) bu iş için geliştirilmiş olan sıvı kaplamalarla yeniden gençleştirilebilirler.

TİK (TEAK) GÜVERTELER : Tik kısımların muhteşem görünmesi için fırçalanıp (asla damar boyunca fırçalamayın!), uygun malzemelerle temizlenmesi gerekir; bu da tahtaların gittikçe incelmesine yol açar.

Dikkat Etmeniz Gerekenler:

– Açığa çıkmış bağlantılar.

– Sığlaşmış armuzlar, her ikisi de tik güvertenin ömrünün sonuna yaklaşmış olduğunun göstergesidir.

– Ahşaptan çıkan sentetik dolgu malzemesi. Bu kesinlikle su içeri sızacak demektir.

Çareler: Çareler maalesef pahalıdır… Armuzları kazıyıp boşalttıktan sonra yeniden doldurmak tehlikeyi bir süre için geçiştirir, ama uzun vadede gelecek pek parlak değildir.

BAĞLANTI YERLERİ : Güvertede bulunan ahşabın büyük bir kısmı süs için olabilir; ama tutamaklar ve küpeşteler kesinlikle emniyetiniz için vardır. Onlar olmazsa siz de rahat rahat dolaşamazsınız.  Güvensiz bir tutamak veya korkuluk işe yaramaz olmaktan öte tehlike kaynağıdır.

 Dikkat Etmeniz Gerekenler:- Bağlantı yerlerinin yakınındaki ayrılmalar/ çatlaklar ve genel olarak yerinde sallantılı olan her şey.

Çareler: Sakın o ayrılmaları/çatlakları doldurup geçmeyin; ya doğru dürüst tamir edin ya da değiştirin!

PUNTELLER: Puntellerin güvenli olup olmadıklarını düzenli kontrol edin.

Puntelde çatlaklar…

Dikkat Etmeniz Gerekenler: Puntelin tabanındaki plakanın (yuvasının) güverte üzerinde hareket edip etmediğine bakın. Özellikle alüminyum puntellerde, soketlerde ve taban plakalarında düşeyine çatlakları gözden kaçırmayın, puntel ve soket arasındaki korozyon alüminyum hidroksit üretmiş olabilir; bu da zamanla şişerek sonunda soketi patlatacaktır.

Çareler: Eğer puntel ve soket beraberce sıkışmışsa (kaynamışsa), canınızı sıkacak neden ortadadır. Mümkün olursa gevşetip ayırmaya çalışın. Sıcak su dökmenin yardımı olabilir. Sonra iki kısmı bir teflon bantla birbirinden yalıtın. Eğer taban plakası gevşekse yerinden alın ve yeni baştan yerine sağlamca yerleştirin.

VARDAVELA TELLERİ: Vardavela telleri genellikle küçük liftinlerle (döngerlerle) ya da örgülü polyester kaytanlarla gerdirilir.

Dikkat Etmeniz Gerekenler: Vardavela gergi kaytanları emniyet tellerinizin en zayıf halkasıdır ve zamanla hava koşullarından dolayı zayıflar. Tüm polyester halatlar/ipler morötesi (UV) ışınlardan dolayı bozunurlar. Kalın halatlar, üzerlerindeki örgülü kısım tarafından korunurlarsa da, ince olanların öyle bir şansı pek yoktur.

Çareler: Şüphelendiğinizde gergi kaytanlarını hemen değiştirin!

MAKARALAR: Plastik döküm makaralar güvertede halat düzenleyicilerinde, baş (burun) makaralarında, direklerde halat çıkışlarında yelken ıskotalarının geçtiği yerlerde ve elbetteki palanga makaralarında bol miktarda kullanılmaktadır. Genellikle çok güvenilir olsalar da, bu söz çalışmaya (dönmeye) devam edebildikleri sürece geçerlidir.

Makaralar (makara düzenleri) tuzlu sularla sürekli yıkanıp dururlar; bu yüzden onları sık sık kontrol ederseniz iyi olur.

Dikkat Etmeniz Gerekenler: Sıkışmış makaralar. Bunlar halatların sürtünmesinden kaynaklanan nedenlerden dolayı hasar görürler, parçaları tamir edilemeyecek şekilde bozulur. Her hangi bir makara bir kere aşınarak ekseninden çıktığında, tekrar sıkıştığı yerden kurtarılsa bile büyük bir olasılıkla bir daha dönemeyecektir.

Çareler: Yanlarından her geçtiğinizde onları bir kere yoklayın ve baharda tekrar denize çıkmadan önce bir kere daha kontrol etmeyi aklınızın bir köşesine yazın. Geçen sene mükemmel çalışmış olmalarının, bu sene için hiçbir anlamı yoktur. İhmal onların en büyük düşmanıdır; kış ayları makaraların kilitlenip kalmaları için en uygun zamandır. Eğer makaralarınızdan biri kötü sıkışmışsa değiştirmekten başka seçeneğiniz yoktur

 HEÇLER (TAVAN KAPAKLARI): En çok karşılaşılan türleri alüminyum çerçeveye yerleştirilmiş, renkli akrilik panelleri olanlardır.

Dikkat Etmeniz Gerekenler: Akrilikteki çiziklere ve çatlaklara dikkat. Akrilik pencerelerdeki çatlamalar doğrudan yaşa işaret eder.  Bu çatlakların üzerine basılırsa ağırlığınızı taşıyamayabilir.

Çareler: Her ne kadar bu paneller tamir edilebilirlerse de iyi sonuç vermez, değiştirmek daha uygun olur.

Kabloların giriş-çıkış noktalarını lastik halkacıklarla koruyun.

ELEKTRİK : Kötü bir şey ama, tekne imalatçılarının pek azı güvertede morötesi ışınlara (UV) dayanıklı kablolar kullanmaktadır. Bu yüzden kabloların metal koruyucu kılıflarından günyüzüne çıktıkları yerlere özel ilgi gösterin –direk, baş ve kıç vardavela vb. Buralarda aşınmalara karşı genellikle çok az koruyucu malzeme bulunduğu  ya da hiç bulunmadığı için bu noktalarda kısa devrelere çok sık rastlanmaktadır.

Dikkat Etmeniz Gerekenler: Bozulmuş yalıtımı olan her hangi bir kablo.

Çareler: Kabloyu morötesine (UV) dayanıklı türüyle değiştirin ve yapabiliyorsanız metalin kabloyu yeniden yemesini önlemek için arada yumuşak lastik vb. halkacıklar kullanın.

Çiziklere dikkat

SEYİR FENERLERİ: Çizikler fenerin camını zayıflatabilir.

Dikkat Etmeniz Gerekenler: Seyir fenerlerinizdeki akrilik Fresnel camların üzerinde oluşan çizikler. Çareler: Değiştirin. Tüm feneri almadan da camını bulup almak mümkün olabilir.

İŞARET ŞAMANDIRASI VE CAN SİMİDİ HALATLARI: Bunlar genellikle yüzerliklerinden dolayı polipropilenden yapılmışlardır. Bu plastik özellikle morötesi ışınlara (UV) çok duyarlıdır.

Dikkat Etmeniz Gerekenler: Solgun renkler. Halatın renginin solmuş olması gücünü kaybettiği anlamına gelmez ama o halat yine de uzun bir süredir dışarda kalmış demektir.

Çareler: İşinizi şansa bırakmayın, hemen değiştirin. Örgülü tip emniyet halatları bütün bir yıl (ya da daha fazla) dışarda kalmışlarsa, morötesi ışınlar çoktan onların hakkından gelmiştir. Ne durumda olduklarını keşfetmek için birinin bordadan denize düşmesini beklemek hiç de akıllıca değildir. Hemen değiştirin! –tercihen 3 tonluk kopma değeri olan bir taneyle-  ve limandayken onları aşağıda bir yerlerde saklayın.

YELKEN ARABALARI: Makaraları dönüyor olabilir, ama araba kızağında rahatlıkla hareket ediyor mu? Yazık ki buralar farklı metallerin bir arada kullanıldığı yerlerdir –paslanmaz çelik ve alüminyumun beraberce yan yana olması en çok rastlanılan durumdur–. Yani, o şekilde iki metalin bir araya geldiği yerleriniz varsa, siz de çıkacak sorunlara hazır olun!

Dikkat Etmeniz Gerekenler: Bir yönde sıkışıp kalmış yaylı halat kilitleri.

Çareler: Açılmaları gerekir. Biraz yağlama faydalı olabilir, ama ilk önce imalatçısına bir sorun. Ayrıca tüm güverteyi de yağa bulamayın.

Vinçlerin bakımı kolaydır ama dişlileri aşırı yağlamayın!

VİNÇLER: Bu ağır iş katırlarının güvenilirliği öylesine fazladır ki, sık sık utanılacak derecede ihmal edilip unutulurlar. Yine de dıştan şöyle bir baktığımızda genel sağlık durumları hakkında bir fikir edinebiliriz. 

Dikkat Etmeniz Gerekenler: Dönerken çıkan kuru ve takırtılı ses. Kullanırken hissedilen ağırlık ve direnç, içerdeki yağın koyulaşıp pıhtılaşmaya yüz tuttuğu anlamına gelir. 

Çareler: Vinciniz açılıp bakıma alınmalıdır –genellikle sıralı basit bir iştir, ama yine de söküp toplarken dikkatli olmanız gerekir (küçük parçalar, yaylar vb. hemen ortalığa saçılıverirler). Vinci sökmeden önce üstü açık geniş bir karton kutunun dibini vinç geçecek kadar delerek vincin etrafına oturtursanız, fırlayan parçalar içerde kalır. Geri toplarken yağlama konusunu abartmayın. Fazlası iyidir deyip her yeri yağa bulamak, çok yapılan bir hatadır.

KARADA HAVUZLUKTAN SUYUN TAHLİYESİ: Yağmur çoğunlukla kışlık örtülerinizin arasından bir yerlerden yol bulup kendini tahliye edebilecek olan havuzluğunuza ulaşır. O nedenle bu işe özgü denizsuyu vanalarınızı açık bırakın.

Dikkat Etmeniz Gerekenler: Giderlerdeki uçup gelmiş yapraklar gibi her türlü engel. Bunlar yalnızca suyun akıp gitmesini engellemez, yapraklardaki tanin boyası teknenizin jelkotunu boyayarak lekeler. Teknenizi karada havuzluktan su akıp gidebileceği bir açıda (başı kıçtan daha yüksek) bırakın ki su akıp gidebilsin. Aksi takdirde biriken sular havuzluğun jelkotunda ozmotik kabarcıkların oluşmasına neden olabilir.

 Çareler: Eğer tekneniz suyun dışındaysa suyun her zaman akıp gidebileceği bir açıda, eğimli bırakın. Kışın her fırsatını bulduğunuzda da durumuna bir göz atın, suyun akıp-akmadığını kontrol edin.

Similar Posts

  • |

    Porsun Ambarı’na Çeviri Yazılar

    “Porsun Ambarı adlı, seyre/donanıma/kullanıma ilişkin telif/çeviri veya derleme birçok yazının yer alacağı yeni bir kategoride yazılar yayımlayacağımızı” 2024 yılı başında belirtsek de bugüne dek ancak iki yazı yayımlayabildik. Yıllardır üye olarak ilgiyle takip ettiğimiz sitelerden biri olan www.skippertips.com’un kurucusu Kaptan John Jamieson’un “özel izniyle” çevirip/yayımlayacağımız yazıların da katkılarıyla Porsun Ambarı’nı zenginleştirmeye çalışacağız.
    Yazıların çevirilerini, Tekne Mekaniği Elkitabı, Tekne Bakım Elkitabı, Pratik Teknecilik Ansiklopedisi (Ali Gündüz’le birlikte), Denizciler İçin Faydalı Bilgiler Kitabı ve Sürdürülebilir Yelkencilik kitaplarının çevirileriyle literatüre önemli katkılar yapan değerli dostumuz Doğan Çelen yapacak.
    ABD’nin doğu kıyısı ve Karayipler’de onbinlerce mil kat etmiş, uzun yıllar ~8 metrelik (27 feet) yelkenli teknesinde yaşamış bir deniz emektarı olan Kaptan John, yirmi yılı aşkın bir süre Amerika Birleşik Devletleri Sahil Güvenliği’nde navigatör, arama kurtarma sorumlusu, gemi kaptanı ve eğitim uzmanı olarak görev yaptıktan sonra Florida’daki Chapman Denizcilik Okulu’nda denizcilik ve harita navigasyonu bölümlerini yönetmiştir.
    Kaptan John Jamieson, yelkencilik, navigasyon, demirleme, bağlar, tekne kullanma ve hava durumu gibi konularda işe yarayacak denenmiş, kanıtlanmış özlü/pratik bilgiler sunan yazılarıyla teknenizde meydana gelebilecek problemlerin üstesinden gelebilecek, hızlı ve kolay kararlar almanın yollarını göstermeye çalışıyor.
    Seamanship Secrets (Denizcilik Sırları) ve Captain John’s Sailing Skills Series (Kaptan John’un Yelken Becerileri Serisi) kitaplarının da yazarı olan Kaptan John’un makaleleri Blue Water Sailing ve Good Old Boat dergilerinde yayımlanmıştır.

  • |

    Deniz Seyahati (1944-1945)

    Sunuş : “…kışın deniz yolculuğunun kötülüğünü de anlamış oldum” / Sezar Atmaca

    Daha önce (Kasım 2022’de) yayımladığımız Samsun’da Deniz Faaliyeti (1945-46) yazısının sunuşunda  bu sahafiye belgeden de söz etmiştik:

    “Yöresindeki iktisadi/ticari konuları ele alan 1940’lı yıllarda hazırlanmış benzer ödev örneklerine de rastladım. Örneğin Güney illerimizden Mersin’deki (Gilindire, bugünkü Aydıncık) bir kış yolculuğunu anlatan Deniz Seyahati (1944-45) başlıklı ödev de bir arkadaşımın arşivinde yer alıyor. Samsun-Mersin gibi birbirine çok uzak iki ilimizin okullarında benzer ödevlerin hazırlanması 1940’larda bu tür ödevlerin MEB talimatları çerçevesinde yapıldığını düşündürüyor. Eğer öyleyse benzer birçok ödev günyüzüne çıkabilmek için araştırılmayı/bulunmayı bekliyor demektir.”

    Sevgili arkadaşımız Murat Koraltürk’e bu sahafiye belgeyi bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz.

    Kapakla birlikte 8 suluboya renkli çizimin yer aldığı bu ödevi, Silifke’de lise son sınıf öğrencisi olan, 18 yaşındaki Kâmil Doğruöz hazırlamış. Kalın karton kapaklı, 21×14.5 santim ebadında, tel halkalı, sayfa aralarına pelur kâğıt sayfa eklenmiş, her sayfasında bir tekne çizimi olan özenli bir ödev Deniz Seyahati (1944-45). Samsun’da Deniz Faaliyeti’nde olduğu gibi bu metinde de epey imla/yazım hataları varsa da ödevin güzelliğine gölge düşürmediği gibi o dönem bunlara çok önem verilmediğini de gösteriyor. Resim altındaki açıklamalar metinle karıştığı için, yeşil çizgiyle resim altyazısı ile metni ayırdım.

    Kâmil Doğruöz’ün ailesinin yaşadığı Gilindire o dönemde  yerlilerin Kelindir dediği Gülnar kazasının merkezi. İlçeye adını veren Gülnar, şimdiki adı Aydıncık olan Gilindire/Kelenderis kasabası.

    Bayram tatilinde ailesini görmek için Silifke’den Gilindire’ye gelen Kâmil Doğruöz, dönüşte kızkardeşini de yanına alarak Akbaba motoru ile Taşucu’na oradan da arabayla Silifke’ye gitmek üzere 1 Aralık 1944’te (bir kanunievvel) “deniz seyahati”ne başlar. Yelken açan teknenin sereni kırılır, tamir edilir, hava sertleşince tekrar kırılır, motor çalışmaz, fırtınayla baş edilmeye çalışılır. Akbaba, Tekin ve Aygır tekneleri aynı yolun yolcusudur. Uğranılan, sığınılan limanlar, koylar, arızalanan/yedeklenen tekne, yelken tamiri, makine tamiri, balık avı, kıçtan kara, gece yelken seyri… Bir hafta süren, yaklaşık 35-40 millik maceralı bir deniz yolculuğunu anlatan kısa bir ödev metni “Deniz Seyahati”.

    Seyirde karşılaşılan sorunlarla uğraşılırken kız kardeşine cesaret vermeye çalışan Kâmil Doğruöz selametle karaya ulaşınca doğal olarak kışın yapılan bu seyre ihtiyatla yaklaşmış:

    “ Bu seyahatimde heyecanlı dakikalar ve tehlikeler atlatmakla cesaretimin artması ile beraber kışın deniz yolculuğunun kötülüğünü de anlamış oldum.”

    Deniz Seyahati’nin, rotasını bölgenin SHOD haritasının ilgili parçasında göstermeye çalıştım:

  • |

    2026 Yeni Yıl Mesajı   

    Sitemizin ana sayfasında, dayatılan iklime dikkat çekmek üzere, Nisan 2025’ten beri bir Adalet heykeli (Themis) çalışması ve bir evrensel hukuk ilkesi olan ‘Habeus Corpus’un açıklaması yer alıyor. Her alanda olduğu gibi amatör-sportif denizciliğimiz de gündelik hayatın/siyasetin “çok yüksek dalgalı” çukurunda “orsaboca” sürükleniyor. Ümit odur ki 2026,  adâletin, denetimin, şeffaflığın, hesap verilebilirliğin hissedildiği, etkili bir hukuk devletine, demokrasiye doğru seyrin başladığı bir yıl olur. Deryamız, deniziniz ve rüzgârınız özlediğiniz gibi olsun.

    Sezar Atmaca

    ***

    Amatör Denizci Elkitabı serbest erişime açılıyor…

    Bu yıl “Denizcilik Eğitimi”nde 3 bölümünü yayımladığımız  Amatör Denizciler İçin Sınav Soru Bankası dosyasını Mayıs’a kadar tamamlayıp Mayıs 2026’da ADEK/Amatör Denizci Elkitabı 8 sayfa eklenmiş yeni yüzüyle kişisel kullanım amaçlı (ticari ve promosyon amaçlı kullanılamaz) serbest erişime açılacak. 2015’ten bugüne hep yapmayı düşündüğümüz ADEK’i “serbest erişime” açma fikri “nihayet” Mayıs 2026’da gerçekleşebilecek. Yayıncı ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu ile olan ADEK/ Amatör Denizci Elkitabı sözleşmesi Kasım 2023’te sonlandırılsa da son baskının erimesi için Mayıs 2026’ya kadar beklenecek. Daha sonra ADEK’in Denizcinin Günlüğü’nde pdf olarak indirilebilir/serbest erişime açılması yanında, anlaşma olursa “yeni bir yayıncıyla”, basılısı da yeni yüzüyle piyasada olmaya devam edecek. Ardından KMT/Kısa Mesafe Telsiz kitabı da aynı usullerle yayımlanmaya çalışılacak.

  • |

    Amatör Denizcilikle İlgili Bir Üniversite Araştırmasının Hali

    Amatör-sportif denizcilikle ilgili veri, araştırma kıtlığı malum. Ekte tamamını sunduğum 2020’de yapılan “Çanakkale’de Amatör Denizciliğe İlgi Düzeyinin Tesbiti” (Ahmet Mazmanoğlu-Uğur Altınağaç) başlıklı bir yüksek lisans tezi kapsamındaki makaleyi görünce “ne güzel hem de bir üniversitede araştırma konusu olmuş amatör denizcilik” diye sevinmiştim. Ancak tezle ilgili altı sayfalık makaleyi okuyunca sevincim vasat bir rüzgâr hamlesi kadar bile sürmedi.

    Karşımda sadece UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın resmi açıklamalarını, propaganda metinlerini, sadece Bağlama Kütüğü verilerini esas alarak hazırlanmış, 2018-2023 arasında bir milyon ADB sayısına ulaşmak için başlatılan yeni sınav sistemi olan “Bir Milyon Amatör Denizci Projesi”ni güzelleyen bir araştırma makalesi vardı. Araştırmayı “akademik” açıdan değerlendirmeye çalışsak da tezi hazırlayan araştırmacının e-posta adresinin “…@uab.gov.tr” olması (yani UAB memuru olması) aslında araştırmanın halini ve neden bu duruma düşüldüğünü de açıklıyordu.

  • |

    “Pupanız Yelken Olsun…”

    Bakanlığın yıllar önce onbinlerce bastırıp dağıttığı bir kitapta[1] yer alan, başlıktaki anlamsız/uyduruk kullanımı okuyunca, güler misin ağlar mısın demiştik ama son 20 yıldır UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının  (Denizcilik Genel Müdürlüğünün) amatör denizcilerle ilgili yayınları/mevzuat değişiklikleri gülüp geçilecek gibi değil ne yazık ki.

    Bu yıl başında amatör denizci sınavı/belgesi, tekne kullanımı/donatımı ve denetimi/yaptırımları hakkındaki “Özel Teknelerin Donatımı ve Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik” yeniden değişti ki bu, 2004’ten beri, amatör denizcilik mevzuatındaki (dördü asli) onuncu değişiklikti.[2] Bu ve benzeri yalpalamaların[3] temelinde UAB’nin gemiadamı bürokratlarının amatör denizciliği ticaret denizciliğinin gözüyle “iş-meslek” olarak algılayan, özel/ticari tekne farkını, hukukunu önemsemeyen, dünyadaki örneklerden habersiz, gel-gitli donanımsız özgüveni yatar.
    Ocak ayında yayımlanan Özel Teknelerin Donatımı… yönetmeliği Temmuz 2026’da yürürlüğe girecek. Bu yönetmelikte de çok çapariz var ama bunların hepsini değil, önemli gördüklerimi ele alacağım. Çünkü önceki yönetmeliklerdeki hataları/yanlışları birçok yazıda karşılaştırmalar yaparak/önerilerle, ayrıntılı olarak ele almaya çalışmıştım, ancak zorunlu ya da kısmi düzeltmeler yapılsa da endâzesizlik sürüp gitti. Örneğin belgelerdeki (ADB) İngilizce yanlışları 2023 yönetmeliği ile düzeltilse de yakın geçmişte “dağıtılan” yüzbinlerce belgedeki yanlışlar düzeltilmeyi bekliyor. Tekneyi başkasının kullanabilmesi için sahibinin ıslak imzası yeterliyken, değişiklikle noter/liman başkanlığı onaylı yetki yazısı zorunluluğu getirilmişti ki, bu yönetmelikte eş ve çocuklar için kaldırılarak kısmen iyileştirildi (ama liman başkanlığı onayı paralı hale getirildi: 1000 TL).

    Yanıt gelmeyecek olsa da not düşmek isterim: Bu değişiklikler yapılırken ilgili kurumlarda nasıl bir tartışma/araştırma oluyor, ya da oluyor mu? Olduysa neler, kimlerle, hangi kurum ve kuruluşlarla konuşulup/tartışılıyor? Tekne filomuzun/coğrafyamızın özel durumu dikkate alınıyor mu, dünyadaki örneklere bakılıyor mu? Yapılan yanlış uygulamaların bir eleştirisi oluyor mu? Dünyayı dolaşmış “deniz kurdu” diyebileceğiniz denizcilerimizi, muhatap alıp bilgilerinden/deneyimlerinden faydalanmak yerine, “ADB 24 ‘teorik eğitimini’ beş yıl içinde tamamlamazsanız artık 10 metre üzeri tekne kullanamazsınız”, diyebilmek nasıl bir aklın ürünüdür, insan merak ediyor.

  • | |

    Kitâb-ı Bahriyye’nin Üçüncü Versiyonu “Seyyid Nuh’un Deniz Kitâbı” Hakkında

    Pîrî Reis’in (1470-1553) Bahriye’si (Kitâb-ı Bahriyye) özellikle haritalarıyla birçok Osmanlı coğrafya eserine kaynaklık etmiş, model oluşturmuştur.

    İlk versiyonu (telifi) 1521, ikinci versiyonu ise 1526’da kayda geçen Bahriye’nin günümüzde bilinen 44 kopyasının 16’sı yurtdışında bulunuyor. 2013’te yapılan bir Sotheby’s müzayedesinde 1718 tarihli 121 haritalı Bahriye yazmasının 325.500 sterline satıldığı biliniyor.

    Akdeniz ve Ege kıyılarının atlası niteliğindeki Bahriye’de denizcilikle ilgili demir yerleri, sığlıklar, yerleşim yerleri gibi bilgiler yanında sınırlar, sosyal hayat, coğrafya, bitki örtüsü, su ve benzeri kaynaklar hakkında da birçok farklı bilgi yer alır. Anlatımı Gelibolu’da başlayıp-biten Bahriye kopyalarının bazısında sadece metin (şiir/düzyazı), bir bölümünde hem metin hem de harita vardır. Şiir (nazım) kısımlarını Seyyid Murâdî’nin hazırladığı yazmaların ilk versiyonlarında en fazla 134 harita yer alırken, kapsamı daha geliştirilmiş ikinci versiyonlarında (örneğin Ayasofya yazmasında) 223 harita yer alır.

    Orijinali bulunamayan bu yazma eserin bilinen en eski nüsha tarihi ise 1544. Gemi reisleri veya ilgili (mevki sahibi) kişiler için kopya edilerek çoğaltılan Bahriye nüshalarına bu kopyalamalarda Pîrî Reis’in çizmediği yerler de eklenmiştir.

    Bunlardan biri de üçüncü versiyon Bahriye kopyası sayılan, Seyyid Nuh adında bir denizcinin düzenlediği  Deniz Kitâbı’dır. Seyyid Nuh’un bu kitabına ilk kez F. Babinger, Imago Mundi XI’deki (Leiden 1955, s. 180-182) “Seyyid Nuh and his Turkish Sailing Handbook” makalesinde değinmiştir. 1648-1650 yılları arasında kaleme alındığı tahmin edilen bu eserin bilinen tek nüshası Bologna’daki üniversite kütüphanesinde Luigi Ferdinando Marsigli’nin Arapça-Türkçe-Farsça yazmalar bulunduran “Şark Eserleri Koleksiyonu’nda (Biblioteca Universitaria di Bologna, Manoscritti Arabi) yer almaktadır. F. Babinger’in belirttiği gibi bu elyazması “türünün tek örneğidir ve başka hiçbir yerde saptanamamıştır.”
    Elyazması 1966’da tıpkıbasım olarak Der See-Atlas des Sejjid Nûh (Seyyid Nuh’un Deniz Atlası) adıyla yayımlanmıştır.