|

Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına…

1957’de Kayda Geçmiş Yirmi Dört Ahşap Tekne Çizimi

Sezar Atmaca

M. Cem Gür ile hiç tanışmadım ama yaptığı tekneler ve yazıları hakkında bilgim vardı. “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” (Küdenfor, 2020) kitabının ilanını görünce almış, kitabı elden geçirdikten sonra da bir arkadaşımdan Cem’in e-posta adresini isteyip 13 Şubat 2021’de “tebrik ve teşekkür” başlıklı “Yaptığınız  tekneleri gördükçe sizi  hayırla yadetmiş ve  konuyla ilgili yazılarınızın (ki haberleşme dışında pek internet ve mecralarını kullanmadığım için hayli geç de fark ettim) geliştirilerek kitap olmasını istemiş/dilemiş biri olarak…”  diye başlayan bir e-posta göndermiştim.

15 Şubat 2021’de “Kendi adıma, karınca kararınca, ulusal deniz kültürüne bir tuğla koyabildim ise ancak onur duyarım.” diye biten zarif bir cevap almıştım M. Cem Gür’den.

Kitabı satır satır okuduktan sonra alışkanlıktan gözüme çarpan yazım hatalarını ekleyip, “armalarla ilgili çok şey öğrendim, müteşekkirim” “böyle güzel kitaplar ayrıntılı bir dizini ve kaynakçayı hak ediyor” diyerek verdiği bilgiler için tekrar müteşekkir olduğumu belirtip, paylaşmak ve ne düşündüğünü öğrenmek istediğim bazı notlar yazmıştım 7 Mayıs 2021’de. Örneğin kitabın adı ile ilgili şunları yazmıştım: “Eleştiri olarak değil de paylaşmak için yazıyorum: Kitabın adına takıldım… sanki ‘Yok olan’ (Tükenen?) olsa daha iyi olacak gibi geldi. Kaybolmak sanki arayıp da tekrar bulacakmışız anlamını da taşıyor. Çok-kültürlü yapı ortadan kalkıp, değerini bilen/kullanan/üreten, bilgiyi taşıyan/yazan nadir insan kalınca, bir şeyi yerine koymak/anlamlandırmak/canlandırmak  yani tekrar bulmak mümkün değil. Arşivlerden çıkar mı bilmiyorum ama kitabında söz ettiğin tekneleri bize anlatan, tecrübelerini gelecek nesillere ‘miras’ bırakan yazılı kaynaklarımız da pek yok…”

Ayrıca kitabında “saygıyla anmalıyız” dediği denizcilik etnografı Amiral François Edmond Paris’in (1806-1893) 19. yüzyılda yazmış olduğu iki kitabın elimdeki pdf dosyalarını da iki ayrı e-posta ile göndermiştim. Ancak cevap alamayınca bayramda belki bir yerlere gitmiştir diye düşünüyordum ki, 23 Mayıs 2021’de “sahibinden.com” sitesinde “Golant Gaffer sınıfı Klasik Ahşap Yelkenli” başlıklı Cem Gür’ün yaptığı teknelerden birinin satılık ilanında “…geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz usta klasik tekne tasarımcısı M. Cem Gür…” satırlarını okuyunca donup kaldım, inanamadım.

M. Cem Gür (1956-2021)

Onca zaman geçtiği halde hastalığından ve 17 Nisan’daki ölümünden haberim olmamıştı. Sonrasında haberleştiğim arkadaşlarım da haklı olarak “duymuşsundur diye düşündük” dediler. Teknolojinin/haberleşmenin böylesine gelişmediği zamanlarda üzücü haberler ancak aylar sonra alınabilirdi ama uzaklarda olmanın, telefon kullanmamanın, internet mecralarına fazla takılmamanın bedeli de aynı oldu.  

Eline ulaşmayan e-postamı “Yeni kitaplar yapman, yazmaya/aydınlatmaya devam etmen dileğiyle, hoşça ve sağlıcakla kal…” diye bitirsem de benim için hayli gecikmiş ve yarıda kalmış, trajik bir tanışma/yazışma/ayrılma oldu ne yazık ki… Tek tesellim kitabı hakkındaki düşüncelerimi kendisine iletebilmiş olmam. Sevgili M. Cem Gür, çok değerli bir kitap ve yaptığı güzel/klasik tekneler, klasik teknelerle ilgili yazılar bırakarak ayrıldı aramızdan. Ruhuna selam olsun…

Küdenfor Yayınları 2020

Kürekten Yelkene Kaybolan Miras

M. Cem Gür’ün kitabının etkileyici bir tarafı da ülkemizde 2000’li yıllarda güncel/dinamik olan ancak çabuk silikleşen amatör denizcilik (ruhu) için önemli bir kaynak olmasıydı. Amatör denizciliğin araçları/dünyadaki örnekleri, bizdeki gidişatı hakkında değerli ipuçlarıyla doluydu “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras”. Kitabın sonuna eklediği ve çevirisini kendisinin yaptığı “Sakin Seyir Manifestosu” (s.195-196) bunca yıldır yaptığı/yapmaya/anlatmaya çalıştığı şeylerin belki de bir özeti, adeta ideal bir amatör denizcilik manifestosu gibiydi. M. Cem Gür’ün “Sakin Seyir Manifestosu” çevirisinin yelken kulüpleri/marinalar/barınaklar vb. yerlerde bir çerçeve içinde görünür bir yerde bulundurulması, böylesi bir denizcilik de var/olabilir diye denize açılanlara hatırlatmanın bir yolu olabilir. Gezgin Korsan/Klasik Tekneler Platformu gibi sitelerde yazdığı makalelerin bir dosyada toplanarak tasnif edilmesi/paylaşıma açılması, kitap olabilecek haldeyse basılması da denizcilik kültürümüze, koyduğu tuğlanın daha görünür/bilinir olmasına, geliştirilmesine katkı sağlayabilir…

Balıkçı teknelerimizi kayda geçiren ünlü tasarımcı: Howard I. Chapelle

M. Cem Gür kitabında hükümetin/Et ve Balık Kurumu’nun talebiyle  FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) tarafından bölgesel şartlara uygun tekne tasarımları hazırlaması/önermesi için 1957’de Türkiye’ye gönderilen ve ülkemizde on ay kalarak “REPORT TO THE GOVERNMENT OF TURKEY ON FISHING BOATS” (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor) başlıklı balıkçı tekneleri envanteri ve raporu hazırlayan dünya çapında bir tasarımcıdan da söz eder: Howard Irving Chapelle.

FAO raporu, Roma 1957

“Chapelle çalışkan biriymiş. … raporun ekinde, emek verdiği kırka yakın planda, ülkede bulunduğu süre içinde balıkçılıkta kullanılan hemen hemen bütün teknelerin planlarını çizmiş ve belki de 1957’de Karadeniz ve Marmara Türk balıkçı filosu modeller envanterini çıkarmış diyebiliriz.” (…) “…Chapelle’in önerdiği modeller inşa edilmiş mi bilemiyoruz. Raporda kırka yakın plan çalışması var. 10 aylık bir süre için çok ciddi bir emek gerektirmiş. Elimizin altında böylesi kıymetli bir çalışma varken insan doğal olarak akıbetini merak ediyor.” diyerek rapordaki tekne çizimlerinden de üç örnek vermiş Cem Gür.

Tamamı İngilizce olan 105 sayfalık bu raporun ekinde 24 tekneyle ilgili 44 çizim de yer alır.  Balıkçı teknelerinin o yıllardaki durumu/inşası/gelişimi, malzemeleri, usulleri, araçları, tipleri ve karakteristikleri gibi birçok ayrıntılı bilgiyi de içeren bu FAO raporunun tamamı dileriz Türkçeye çevrilir (Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats -Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor-, Howard Irwing Chapelle, FAO, Roma, 1957).

Her Yönüyle Ahşap Tekne Yapımı Elkitabı, 1941

Chapelle’le yapılmış bir söyleşi, hazırladığı raporla ilgili özet çeviriler, yazarın kısa biyografisi o yıllarda Et ve Balık Kurumu tarafından yayımlanan Balık ve Balıkçılık dergisinin 1956 ve 1957’deki çeşitli sayılarında da yer alır (erişime açık bu yazıların dökümü yazı sonunda). Chapelle söyleşisinde incelediği “Sandal ve küçük teknelerin yapı bakımından hiçbir kusurları olmadığını” belirtir ve “bu işleri başaran kimselerin zekâlarını takdir” eder. Balık ve Balıkçılık dergisinin Aralık 1956 sayısında yayımlanan bu söyleşide “Türkiye’deki vazifem esnasında altı yeni tip gemi plânı hazırladım. Bunlardan ikisi, inşa edilmek üzere, tetkik edilmektedir.” dese de önerilerinin akıbeti ile ilgili bir bilgiye ulaşamadım ne yazık ki.

Klasik tekne tutkunu M. Cem Gür’ün anısına raporda yer alan tekne çizimlerini, rapora ulaşmamı sağlayan TÜDAV başkanı Prof. Bayram Öztürk’e teşekkürlerimle ekte yayımlıyorum.

Raporda tekne tipleri ve karakteristikleri

Yirmi dört tekneyle ilgili toplam kırk dört çizimde, bazı teknelerin isimleri (Atılay), tekne tipleri (6 temel tekne tipi), tam boy (length overall), su hattı boyu (length LWL), su çekimi (draft), genişlik (beam), deplasman (displacement), teknenin tasarımcısı, inşaiyecisi, inşa edildiği yer, sahibi gibi birçok bilgi de yer alıyor. Daha düzgün taramak isterdim ama çizimlerdeki çerçeve, netlik vb. sorunlar için kusura bakmayın.

M. Cem Gür’ün “Kaybolan Miras” diye adlandırdığı teknelerden de örnekler içeren bu çizimler yok olmuş ya da nadir örnekleri kalmış bir mirası da gözler önüne seriyor.

Aşağıda yer alan çizimlerin listesi şöyle:

• 1a. ATILAY (15.90 m.) • 1b. ATILAY (ofset tablosu) • 2. Gırgır (15.10 m.) • 3. Gırgır (14.15 m.) • 4a.Balıkçı (15 m.) • 4b. Balıkçı (ofset tablosu) • 4c. Balıkçı (inşası) • 5. Modifiye taka (12.27 m.) • 6a. Taka (11.86 m.) •6b. Taka (inşası) •7. İskenderun trawler (18.20 m.) •8. İzmir trawler (16.80 m.) •9. İstanbul balıkçı (7.05 m.) •10. Kayık (7.60 m.) •11. İstanbul balıkçı kayığı (13.30 m.) •12. İstanbul sandal (6.00 m.) •13a. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal  (5.62 m.) •13b. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal yelken planı •14. Yelkenli ve kürekli sandal (5.68 m.) •15. Çektirme (9.12 m.) •16a.Balıkçı, geliştirilmiş model (14.67 m.) •16b. Balıkçı (ofset tablosu) •16c. Balıkçı (inşası) •17a. Balıkçı, geliştirilmiş model (14.56 m.) •17b. Balıkçı (ofset tablosu) •18a. Taka, geliştirilmiş model (13 m.) •18b. Taka (ofset tablosu) •19a. Taka, geliştirilmiş balık taşıma ( 12.08 m.) •19b. Taka (ofset tablosu) •20a. Trawler, -önerilen- 150-200 beygir (18.48 m.) •20b. Trawler (ofset tablosu) •20c. Trawler (inşası) •20d/e. Bölümleri •21a. Trawler –önerilen kombinasyon, orta ağırlık, 205 beygir– (17.50 m.) •21b. Trawler (ofset tablosu) •21c. Trawler (inşası) •22a. Trawler –önerilen kombinasyon, hafif ağırlık, 150 beygir (17.14 m) •22b. Trawler (ofset tablosu) •23a. Taka- geliştirilmiş- ( 7.72 m.) •23b. Taka (ofset tablosu) •24. Karadeniz balıkçıları için önerilen kürekli tekne (7.50 m.) •25. Bazı tekne inşa araçları / 26. Taka kıç varyasyonları •27. Tipik kavitasyon plakası / 28. Önerilen yapım detayları


1a. ATILAY (15.90 m.)
1b. ATILAY (ofset tablosu)
2. Gırgır (15.10 m.)
3. Gırgır (14.15 m.)
4a. Balıkçı (15 m.)
4b. Balıkçı (ofset tablosu)
4c. Balıkçı (inşası)
5. Modifiye taka (12.27 m.)
6a. Taka (11.86 m.)
6b. Taka (inşası)
7. İskenderun trawler (18.20 m.)
8. İzmir trawler (16.80 m.)
9. İstanbul balıkçı (7.05 m.)
10. Kayık (7.60 m.)
11. İstanbul balıkçı kayığı (13.30 m.)
12. İstanbul sandal (6.00 m.)
13a. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal  (5.62 m.)
13b. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal yelken planı
14. Yelkenli ve kürekli sandal (5.68 m.)
15. Çektirme (9.12 m.)
16a.Balıkçı, geliştirilmiş model (14.67 m.)
16b. Balıkçı (ofset tablosu)
16c. Balıkçı (inşası)
17a. Balıkçı, geliştirilmiş model (14.56 m.)
17b. Balıkçı (ofset tablosu)
18a. Taka, geliştirilmiş model (13 m.)
18b. Taka (ofset tablosu)
19a. Taka, geliştirilmiş balık taşıma ( 12.08 m.)
19b. Taka (ofset tablosu)
20a. Trawler, -önerilen- 150-200 beygir (18.48 m.)
20b. Trawler (ofset tablosu)
20c. Trawler (inşası)
20d. Önerilen 18 m. trawler bölümleri
20e. Önerilen 18 m. trawler bölümleri
21a. Trawler –önerilen kombinasyon, orta ağırlık, 205 beygir- (17.50 m.)
21b. Trawler (ofset tablosu)
21c. Trawler (inşası)
22a. Trawler –önerilen kombinasyon, hafif ağırlık, 150 beygir (17.14 m)
22b. Trawler (ofset tablosu)
23a. Taka- geliştirilmiş- ( 7.72 m.)
23b. Taka (ofset tablosu)
24. Karadeniz balıkçıları için önerilen kürekli tekne (7.50 m.)
25. Bazı tekne inşa araçları / 26. Taka kıç varyasyonları
27. Tipik kavitasyon plakası / 28. Önerilen yapım detayları

Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor), Howard I. Chapelle, FAO, Roma, 1957.


Balık ve Balıkçılık dergisinde yer alan Howard I. Chapelle‘le ilgili yazılar/çeviriler:

*Yarının Balıkçılık Gemileri Üzerinde Çalışmalar (Chapelle ile söyleşi) / Aralık 1956. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_4_Sayi_12_EBK_Yil_1956_.pdf (esk.gov.tr),

*Türk Balıkçı Tekneleri (çeviri) / Ocak 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_1_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr)

*Türk Balıkçı Teknelerinin Uygun Makine Güçleri (çeviri) / Nisan 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_4_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr),

*Türk Balıkçı Tekneleri (çeviri) / Ağustos 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_8_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr)


Bağlantılı yazı bkz : Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin

Similar Posts

  • |

    EĞİTMENLER İÇİN DALIŞ SAĞLIĞI

    ‘’Eğitmenler İçin Dalış Sağlığı’’ adlı kitabımız, dalış eğitmenlerinin donanımlı dalışta  faydalanabilmesi için basılmıştır. Vakfımızca çıkarılan bu kitap dalış hastalıkları, tanısal yaklaşımlar, sahada ilk yardım önerileri ve tedavi yöntemlerini içermektedir. Kitap farklı sağlık kurumlarından konusunda uzman akademisyen hekimler tarafından hazırlanmıştır. 18 bölümdeki birçok ana konu bu kitabın içeriğini oluşturuyor. Kitap TSSF/Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun da katkılarıyla 2019’da basıldı.

  • Samsun’da Deniz Faaliyeti (1945-1946)

    Sunuş: Bir Sahafiye Belge / Sezar Atmaca
    “Samsunda Deniz Faaliyeti” İstanbul’da Sahaflarda bulduğum, 1945-46 eğitim yılında hazırlanmış her sayfası öğrenciler tarafından resmedilmiş bir öğrenci ödevi. Ödev,  15 yaşındaki Samsun Lisesi öğrencisi Hasan Altınörs imzalı ama girişteki “…resimler öğretmenimiz Hasan Kavruk’un teşviki ve gayretleriyle bizim çalışmalarımızın mahsülleri” açıklamasına bakılırsa çizimlerde birden çok öğrencinin katkısı var.*

    Yöresindeki iktisadi/ticari konuları ele alan 1940’lı yıllarda hazırlanmış benzer ödev örneklerine de rastladım. Örneğin Güney illerimizden Mersin’deki (Gilindire, bugünkü Aydıncık) bir kış yolculuğunu anlatan Deniz Seyahati (1944-45) başlıklı ödev de bir arkadaşımın arşivinde yer alıyor. Samsun-Mersin gibi birbirine çok uzak iki ilimizin okullarında benzer ödevlerin hazırlanması 1940’larda bu tür ödevlerin MEB talimatları çerçevesinde yapıldığını düşündürüyor. Eğer öyleyse benzer birçok ödev günyüzüne çıkabilmek için araştırılmayı/bulunmayı bekliyor demektir.

  • |

    İlgiyi Bilgiyle Zenginleştirmek

    Özel Teknelerin Kayıt, Belgelendirme ve Donatımına İlişkin Yönerge’de (2006) yapılan bir değişiklikle ADEK/Amatör Denizci Elkitabı, bir süre her teknede bulunması zorunlu yayınlar arasına katılmıştı. Bu yazıdaki “Zorunlu Kitaplar” bölümünde “Kişi denizciliği ADEK’ten öğrenebileceği gibi başka kitaplardan, kaynaklardan da öğrenebilir. Dilerim bu zorunluluk bir an önce kaldırılır.” diye yazıp ADF’ye de bu şartın kabul edilebilir bir şey olmadığını ifade etmiştim. ADF’nin girişimiyle bir süre sonra mevzuat değiştirilerek bu tekel durumuna son verildi.

    Yazıda yer alan “Yanlışlarla Dolu Yeni Yıl Takvimi” başlıklı bölümündeki eleştiriler nedeniyle Naviga dergisi kurucusu/söz sahibi Turgay Noyan’ın yaptıkları için “Yalanı Haber Yapabilen ‘Gazeteci…’” yazısına da bakın lütfen.

    Üç denizcilik dergisinin satış toplamının 15 bini aşması, amatör denizci belgesi veya yelken eğitimi almak isteyenlerin çokluğu gibi birçok göstergeye bakarak son yıllarda denizciliğe olan ilginin, denize açılan, açılmaya niyetlenen insan ve tekne sayısının giderek arttığını söyleyebiliyoruz. İlginin sadece sayısal bir artış olarak kalmaması nitelikçe bir zenginleşmeyle birlikte mümkündür. On sorudan dördünü yapana ADB/amatör denizci belgesi vermek yerine, sınavları, bilgiyi ölçen, öğrenmeye teşvik eden, herkese eşit uygulanan bir biçimde yapmak (Amatör Denizcilik Federasyonu’nun -ADF- yapmaya çabaladığı gibi) veya denizcilik/yelken eğitimini eğitim/eğitmen yönünden bir standarda kavuşturmak gibi örnekler, denizcilikte bir nitelik artışına işaret eder.

    Giderek zenginleşen bir nitelik artışıyla tanımlayabileceğimiz bir değişim, denizciliği sığ sulardan çıkarıp engin denizlere taşıyabilir. İlginin, denizciliğin gelişmesi, yaygınlaşması, zenginleşmesiyle birlikte yürümesi, bu işi öğrenmeye hevesli insanların sayısını giderek arttıracak, ilginin kalıcı olmasını sağlayacaktır.

  • |

    Terimlerin Peşinde…

    Kropi Yayınları’ndan denizcilikle ilgili kitaplar yayımlamaya başladığımızda Yelkende Denizcilik Terimleri Sözlüğü basılınca (Ian Dear&Peter Kemp, çev. Orkun Soyer, Kropi Yay. 2000) kitabın tanınır bilinir olması amacıyla Yachting World dergisinin okuyucu mektuplarına bir not yazmıştım (Mart, 2000). Bu not sonrası başlayan ve genişleyen tartışma/eleştiri Açık Radyo/Açık Deniz programında Beysun Gökçin’le denizcilik dili üzerine bir söyleşi yapmaya kadar gitti. Belirtmem gerekir ki bu tür sorgulamaların/tartışmaların çok faydası var; çünkü birbiri yerine kullanılan birçok terimin aslında farklı anlamları olduğunu/farklarını öğrenmek, yeni ve daha doğru tanımlar yapmak, eskiden yapılan hatalı kullanımları düzeltmek ancak böyle mümkün olabilir. Ancak tartışma had bildirmeye/atışmaya dönüşünce  aslında çok şey öğrenebileceğiniz insanlarla da konuşma/tartışma ortamı yok oluyor maalesef.

    Konuyla ilgili yazılar sırasıyla şöyle:
    →Yanlış Olduğuna Emin misiniz? Yachting World, Nisan 2000.

    →Zuhal Atasoy’a Zorunlu Bir Cevap, Yachting World, Mayıs 2000.

    →Necati Zincirkıran’a Gerekli Bir Cevap, Yachting World, Temmuz 2000.

    →Açık Radyo/Açık Deniz programı, Beysun Gökçin’le Denizcilik Dili üzerine söyleşi, Eylül 2000 (bant çözümü halledilebilirse özeti yayımlanacak)

  • |

    Denize Su Taşımak

    Naviga dergisinde üç ay boyunca (Mayıs, Haziran, Temmuz 2005) yayımlanan Yücel Köyağasıoğlu’nun, “Tekne Tipleri” yazı dizisinde verilen kimi bilgilerin, referans olarak gösterilen kaynaklarla dahi uyuşmaz ve özellikle eski kaynaklarla dahi çelişirken, kesin hüküm içeren bir dil kullanmanın sakıncalarını gözler önüne sererek daha açık uçlu tartışmalara zemin oluşturmak amacı ve düşüncesiyle yazılmıştı “Denize Su Taşımak”. “Yoruma açık, tartışmaya açık, yanlış bildiğimiz ya da kullandığımız konuları ve terimleri ortaya döküp, sağırlar diyaloğuna çevirmeden tartışabilirsek, denizcilik kültürünün zenginleşmesine bir nebze de olsa katkımız olur umarım.” dileğiyle de bitirmiştim yazıyı. Gerek Köyağasıoğlu’nun soru/sorunlara değinmeyen, cevap bile sayılamayacak yazısı gerekse cevabımı ötelemeye çalışan derginin olumsuz tavrı nedeniyle tartışmayı sürdürmedim.
    (Not: Görsellerini ilettiğim fotoğrafların altyazıları Naviga dergisinde yanlış basılmıştır. Ekim 2005 sayısında yer alan Naviga’daki yazının ilk sayfasındaki çizim gulet değil, “velena yelkenli sefine”, üçüncü sayfadaki ise gulettir.)

  • 1 Temmuz Amatör Denizcilerin Bayramı mı?

    “Amatör denizciliğin gelişiminin önemli göstergelerinden biri her alanda –kurum, mevzuat, dil, yayın, temsilciler, kişiler vb.- gemiadamlarıyla olan farkı ifade edebilecek hale gelebilmektir. Teknenin tanımından, arama kurtarmaya dek amatörlerle ilgili akla gelebilecek her türlü mevzuattaki tanımın gemi adamları/ticaret gemiciliği üzerinden yapılması şüphesiz tesadüf değil. Gemiadamlarının gölgesinden kurtulup onlarla eşit bir konuma gelebilmek, eşit statüde konuşabilmek için çaba yine amatör denizcilere düşüyor. Ama farkın yaratılabilmesi onlardan uzak durmak, onlara ilişkin her şeyi reddetmek demek değil. Tam tersi onları tanımak (örneğin askeri cenahı biliriz de 1848’de Sakız’da denizcilik eğitimi veren sivil Mehmet Çelebi’yi duymamışızdır…) anlamak ve kendimizi, derdimizi anlatabilmek önemli.Olanları sindirerek, sorgulayarak, dirsek temasında bu farkı yaratmak, yaratabilmek gerek. Amatör denizciliğe ilişkin derdimizi anlatacak projeler geliştirmek, kurallar, kurumlar oluşturmak bu farkın yaratılması ve kendimiz olabilmek için zorunlu da.”