|

Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına…

1957’de Kayda Geçmiş Yirmi Dört Ahşap Tekne Çizimi

Sezar Atmaca

M. Cem Gür ile hiç tanışmadım ama yaptığı tekneler ve yazıları hakkında bilgim vardı. “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras” (Küdenfor, 2020) kitabının ilanını görünce almış, kitabı elden geçirdikten sonra da bir arkadaşımdan Cem’in e-posta adresini isteyip 13 Şubat 2021’de “tebrik ve teşekkür” başlıklı “Yaptığınız  tekneleri gördükçe sizi  hayırla yadetmiş ve  konuyla ilgili yazılarınızın (ki haberleşme dışında pek internet ve mecralarını kullanmadığım için hayli geç de fark ettim) geliştirilerek kitap olmasını istemiş/dilemiş biri olarak…”  diye başlayan bir e-posta göndermiştim.

15 Şubat 2021’de “Kendi adıma, karınca kararınca, ulusal deniz kültürüne bir tuğla koyabildim ise ancak onur duyarım.” diye biten zarif bir cevap almıştım M. Cem Gür’den.

Kitabı satır satır okuduktan sonra alışkanlıktan gözüme çarpan yazım hatalarını ekleyip, “armalarla ilgili çok şey öğrendim, müteşekkirim” “böyle güzel kitaplar ayrıntılı bir dizini ve kaynakçayı hak ediyor” diyerek verdiği bilgiler için tekrar müteşekkir olduğumu belirtip, paylaşmak ve ne düşündüğünü öğrenmek istediğim bazı notlar yazmıştım 7 Mayıs 2021’de. Örneğin kitabın adı ile ilgili şunları yazmıştım: “Eleştiri olarak değil de paylaşmak için yazıyorum: Kitabın adına takıldım… sanki ‘Yok olan’ (Tükenen?) olsa daha iyi olacak gibi geldi. Kaybolmak sanki arayıp da tekrar bulacakmışız anlamını da taşıyor. Çok-kültürlü yapı ortadan kalkıp, değerini bilen/kullanan/üreten, bilgiyi taşıyan/yazan nadir insan kalınca, bir şeyi yerine koymak/anlamlandırmak/canlandırmak  yani tekrar bulmak mümkün değil. Arşivlerden çıkar mı bilmiyorum ama kitabında söz ettiğin tekneleri bize anlatan, tecrübelerini gelecek nesillere ‘miras’ bırakan yazılı kaynaklarımız da pek yok…”

Ayrıca kitabında “saygıyla anmalıyız” dediği denizcilik etnografı Amiral François Edmond Paris’in (1806-1893) 19. yüzyılda yazmış olduğu iki kitabın elimdeki pdf dosyalarını da iki ayrı e-posta ile göndermiştim. Ancak cevap alamayınca bayramda belki bir yerlere gitmiştir diye düşünüyordum ki, 23 Mayıs 2021’de “sahibinden.com” sitesinde “Golant Gaffer sınıfı Klasik Ahşap Yelkenli” başlıklı Cem Gür’ün yaptığı teknelerden birinin satılık ilanında “…geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz usta klasik tekne tasarımcısı M. Cem Gür…” satırlarını okuyunca donup kaldım, inanamadım.

M. Cem Gür (1956-2021)

Onca zaman geçtiği halde hastalığından ve 17 Nisan’daki ölümünden haberim olmamıştı. Sonrasında haberleştiğim arkadaşlarım da haklı olarak “duymuşsundur diye düşündük” dediler. Teknolojinin/haberleşmenin böylesine gelişmediği zamanlarda üzücü haberler ancak aylar sonra alınabilirdi ama uzaklarda olmanın, telefon kullanmamanın, internet mecralarına fazla takılmamanın bedeli de aynı oldu.  

Eline ulaşmayan e-postamı “Yeni kitaplar yapman, yazmaya/aydınlatmaya devam etmen dileğiyle, hoşça ve sağlıcakla kal…” diye bitirsem de benim için hayli gecikmiş ve yarıda kalmış, trajik bir tanışma/yazışma/ayrılma oldu ne yazık ki… Tek tesellim kitabı hakkındaki düşüncelerimi kendisine iletebilmiş olmam. Sevgili M. Cem Gür, çok değerli bir kitap ve yaptığı güzel/klasik tekneler, klasik teknelerle ilgili yazılar bırakarak ayrıldı aramızdan. Ruhuna selam olsun…

Küdenfor Yayınları 2020

Kürekten Yelkene Kaybolan Miras

M. Cem Gür’ün kitabının etkileyici bir tarafı da ülkemizde 2000’li yıllarda güncel/dinamik olan ancak çabuk silikleşen amatör denizcilik (ruhu) için önemli bir kaynak olmasıydı. Amatör denizciliğin araçları/dünyadaki örnekleri, bizdeki gidişatı hakkında değerli ipuçlarıyla doluydu “Kürekten Yelkene Kaybolan Miras”. Kitabın sonuna eklediği ve çevirisini kendisinin yaptığı “Sakin Seyir Manifestosu” (s.195-196) bunca yıldır yaptığı/yapmaya/anlatmaya çalıştığı şeylerin belki de bir özeti, adeta ideal bir amatör denizcilik manifestosu gibiydi. M. Cem Gür’ün “Sakin Seyir Manifestosu” çevirisinin yelken kulüpleri/marinalar/barınaklar vb. yerlerde bir çerçeve içinde görünür bir yerde bulundurulması, böylesi bir denizcilik de var/olabilir diye denize açılanlara hatırlatmanın bir yolu olabilir. Gezgin Korsan/Klasik Tekneler Platformu gibi sitelerde yazdığı makalelerin bir dosyada toplanarak tasnif edilmesi/paylaşıma açılması, kitap olabilecek haldeyse basılması da denizcilik kültürümüze, koyduğu tuğlanın daha görünür/bilinir olmasına, geliştirilmesine katkı sağlayabilir…

Balıkçı teknelerimizi kayda geçiren ünlü tasarımcı: Howard I. Chapelle

M. Cem Gür kitabında hükümetin/Et ve Balık Kurumu’nun talebiyle  FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) tarafından bölgesel şartlara uygun tekne tasarımları hazırlaması/önermesi için 1957’de Türkiye’ye gönderilen ve ülkemizde on ay kalarak “REPORT TO THE GOVERNMENT OF TURKEY ON FISHING BOATS” (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor) başlıklı balıkçı tekneleri envanteri ve raporu hazırlayan dünya çapında bir tasarımcıdan da söz eder: Howard Irving Chapelle.

FAO raporu, Roma 1957

“Chapelle çalışkan biriymiş. … raporun ekinde, emek verdiği kırka yakın planda, ülkede bulunduğu süre içinde balıkçılıkta kullanılan hemen hemen bütün teknelerin planlarını çizmiş ve belki de 1957’de Karadeniz ve Marmara Türk balıkçı filosu modeller envanterini çıkarmış diyebiliriz.” (…) “…Chapelle’in önerdiği modeller inşa edilmiş mi bilemiyoruz. Raporda kırka yakın plan çalışması var. 10 aylık bir süre için çok ciddi bir emek gerektirmiş. Elimizin altında böylesi kıymetli bir çalışma varken insan doğal olarak akıbetini merak ediyor.” diyerek rapordaki tekne çizimlerinden de üç örnek vermiş Cem Gür.

Tamamı İngilizce olan 105 sayfalık bu raporun ekinde 24 tekneyle ilgili 44 çizim de yer alır.  Balıkçı teknelerinin o yıllardaki durumu/inşası/gelişimi, malzemeleri, usulleri, araçları, tipleri ve karakteristikleri gibi birçok ayrıntılı bilgiyi de içeren bu FAO raporunun tamamı dileriz Türkçeye çevrilir (Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats -Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor-, Howard Irwing Chapelle, FAO, Roma, 1957).

Her Yönüyle Ahşap Tekne Yapımı Elkitabı, 1941

Chapelle’le yapılmış bir söyleşi, hazırladığı raporla ilgili özet çeviriler, yazarın kısa biyografisi o yıllarda Et ve Balık Kurumu tarafından yayımlanan Balık ve Balıkçılık dergisinin 1956 ve 1957’deki çeşitli sayılarında da yer alır (erişime açık bu yazıların dökümü yazı sonunda). Chapelle söyleşisinde incelediği “Sandal ve küçük teknelerin yapı bakımından hiçbir kusurları olmadığını” belirtir ve “bu işleri başaran kimselerin zekâlarını takdir” eder. Balık ve Balıkçılık dergisinin Aralık 1956 sayısında yayımlanan bu söyleşide “Türkiye’deki vazifem esnasında altı yeni tip gemi plânı hazırladım. Bunlardan ikisi, inşa edilmek üzere, tetkik edilmektedir.” dese de önerilerinin akıbeti ile ilgili bir bilgiye ulaşamadım ne yazık ki.

Klasik tekne tutkunu M. Cem Gür’ün anısına raporda yer alan tekne çizimlerini, rapora ulaşmamı sağlayan TÜDAV başkanı Prof. Bayram Öztürk’e teşekkürlerimle ekte yayımlıyorum.

Raporda tekne tipleri ve karakteristikleri

Yirmi dört tekneyle ilgili toplam kırk dört çizimde, bazı teknelerin isimleri (Atılay), tekne tipleri (6 temel tekne tipi), tam boy (length overall), su hattı boyu (length LWL), su çekimi (draft), genişlik (beam), deplasman (displacement), teknenin tasarımcısı, inşaiyecisi, inşa edildiği yer, sahibi gibi birçok bilgi de yer alıyor. Daha düzgün taramak isterdim ama çizimlerdeki çerçeve, netlik vb. sorunlar için kusura bakmayın.

M. Cem Gür’ün “Kaybolan Miras” diye adlandırdığı teknelerden de örnekler içeren bu çizimler yok olmuş ya da nadir örnekleri kalmış bir mirası da gözler önüne seriyor.

Aşağıda yer alan çizimlerin listesi şöyle:

• 1a. ATILAY (15.90 m.) • 1b. ATILAY (ofset tablosu) • 2. Gırgır (15.10 m.) • 3. Gırgır (14.15 m.) • 4a.Balıkçı (15 m.) • 4b. Balıkçı (ofset tablosu) • 4c. Balıkçı (inşası) • 5. Modifiye taka (12.27 m.) • 6a. Taka (11.86 m.) •6b. Taka (inşası) •7. İskenderun trawler (18.20 m.) •8. İzmir trawler (16.80 m.) •9. İstanbul balıkçı (7.05 m.) •10. Kayık (7.60 m.) •11. İstanbul balıkçı kayığı (13.30 m.) •12. İstanbul sandal (6.00 m.) •13a. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal  (5.62 m.) •13b. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal yelken planı •14. Yelkenli ve kürekli sandal (5.68 m.) •15. Çektirme (9.12 m.) •16a.Balıkçı, geliştirilmiş model (14.67 m.) •16b. Balıkçı (ofset tablosu) •16c. Balıkçı (inşası) •17a. Balıkçı, geliştirilmiş model (14.56 m.) •17b. Balıkçı (ofset tablosu) •18a. Taka, geliştirilmiş model (13 m.) •18b. Taka (ofset tablosu) •19a. Taka, geliştirilmiş balık taşıma ( 12.08 m.) •19b. Taka (ofset tablosu) •20a. Trawler, -önerilen- 150-200 beygir (18.48 m.) •20b. Trawler (ofset tablosu) •20c. Trawler (inşası) •20d/e. Bölümleri •21a. Trawler –önerilen kombinasyon, orta ağırlık, 205 beygir– (17.50 m.) •21b. Trawler (ofset tablosu) •21c. Trawler (inşası) •22a. Trawler –önerilen kombinasyon, hafif ağırlık, 150 beygir (17.14 m) •22b. Trawler (ofset tablosu) •23a. Taka- geliştirilmiş- ( 7.72 m.) •23b. Taka (ofset tablosu) •24. Karadeniz balıkçıları için önerilen kürekli tekne (7.50 m.) •25. Bazı tekne inşa araçları / 26. Taka kıç varyasyonları •27. Tipik kavitasyon plakası / 28. Önerilen yapım detayları


1a. ATILAY (15.90 m.)
1b. ATILAY (ofset tablosu)
2. Gırgır (15.10 m.)
3. Gırgır (14.15 m.)
4a. Balıkçı (15 m.)
4b. Balıkçı (ofset tablosu)
4c. Balıkçı (inşası)
5. Modifiye taka (12.27 m.)
6a. Taka (11.86 m.)
6b. Taka (inşası)
7. İskenderun trawler (18.20 m.)
8. İzmir trawler (16.80 m.)
9. İstanbul balıkçı (7.05 m.)
10. Kayık (7.60 m.)
11. İstanbul balıkçı kayığı (13.30 m.)
12. İstanbul sandal (6.00 m.)
13a. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal  (5.62 m.)
13b. Karadeniz taka tipi yelkenli sandal yelken planı
14. Yelkenli ve kürekli sandal (5.68 m.)
15. Çektirme (9.12 m.)
16a.Balıkçı, geliştirilmiş model (14.67 m.)
16b. Balıkçı (ofset tablosu)
16c. Balıkçı (inşası)
17a. Balıkçı, geliştirilmiş model (14.56 m.)
17b. Balıkçı (ofset tablosu)
18a. Taka, geliştirilmiş model (13 m.)
18b. Taka (ofset tablosu)
19a. Taka, geliştirilmiş balık taşıma ( 12.08 m.)
19b. Taka (ofset tablosu)
20a. Trawler, -önerilen- 150-200 beygir (18.48 m.)
20b. Trawler (ofset tablosu)
20c. Trawler (inşası)
20d. Önerilen 18 m. trawler bölümleri
20e. Önerilen 18 m. trawler bölümleri
21a. Trawler –önerilen kombinasyon, orta ağırlık, 205 beygir- (17.50 m.)
21b. Trawler (ofset tablosu)
21c. Trawler (inşası)
22a. Trawler –önerilen kombinasyon, hafif ağırlık, 150 beygir (17.14 m)
22b. Trawler (ofset tablosu)
23a. Taka- geliştirilmiş- ( 7.72 m.)
23b. Taka (ofset tablosu)
24. Karadeniz balıkçıları için önerilen kürekli tekne (7.50 m.)
25. Bazı tekne inşa araçları / 26. Taka kıç varyasyonları
27. Tipik kavitasyon plakası / 28. Önerilen yapım detayları

Report To The Government Of Turkey On Fishing Boats (Türkiye Hükümetine Balıkçı Tekneleri Hakkında Rapor), Howard I. Chapelle, FAO, Roma, 1957.


Balık ve Balıkçılık dergisinde yer alan Howard I. Chapelle‘le ilgili yazılar/çeviriler:

*Yarının Balıkçılık Gemileri Üzerinde Çalışmalar (Chapelle ile söyleşi) / Aralık 1956. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_4_Sayi_12_EBK_Yil_1956_.pdf (esk.gov.tr),

*Türk Balıkçı Tekneleri (çeviri) / Ocak 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_1_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr)

*Türk Balıkçı Teknelerinin Uygun Makine Güçleri (çeviri) / Nisan 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_4_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr),

*Türk Balıkçı Tekneleri (çeviri) / Ağustos 1957. Balik_ve_Balikcilik_Dergisi_Cilt_5_Sayi_8_EBK_Yil_1957_.pdf (esk.gov.tr)


Bağlantılı yazı bkz : Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin

Similar Posts

  • Alp Alpagut Türkiye’de Kalsa Ne Olurdu…?

    Alp Alpagut, uluslararası düzeyde pek çok başarıları bulunan ve Olimpiyat’ta (Atlanta 1996) ve Akdeniz Oyunları’nda (1997) ülkemizi Laser sınıfında temsil etmiş bir sporcu. 2001’den beri yurtdışında antrenörlük yapıyor, 2004’ten beri de İtalya’da yaşıyor, olimpiyatlara sporcular hazırlıyor. Çalıştırdığı sporcuların olimpiyat kotası alma başarıları göstermesi geçtiğimiz yıl ona İtalya Laser Milli Takımı Antrenörlüğü kapısını açtı. Yılda 250 gün denizde İtalyan Laser milli takımına koçluk yapıyor, fırsat bulursa da yarışıyor. Örneğin 2009 ve 2012’de İtalya masterlar şampiyonluğunu kazanmıştı. Gerekli ve yeterli antrenmanları yapa(a)madan katıldığı 4-11 Ekim 2014’te Güney Fransa Hyeres’de yapılan Laser Masterlar Dünya Şampiyonası’nda grubunda 3. oldu (sonuçlar için şu siteye bakılabilir: http://lasermasters.coych.org/results/).

    Eylül ayında İspanya/Santander’de yapılan, tüm olimpik sınıfların katıldığı ve ülke olimpiyat kotalarının yarısının belli olduğu Dünya Şampiyonası’nda Alp Alpagut’un çalıştırdığı İtalyan Laser Milli Takımı’ndan 3 sporcu ilk 25’e girerek olimpiyat kotası aldı. Türkiye bu yarışlarda hiçbir sınıfta olimpiyat kotası alamadı. (Santander’de yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı muhteşem organizasyonun açılış töreni ve laser sınıfı yarışları için şu videolara da bakılabilir. http://www.youtube.com/watch?v=L7NrpazIbxghttp://www.youtube.com/watch?v=X9Ey4ovBODM )

  • Dünden Bugüne Atlantik Şiiri

    “Dünden Bugüne Atlantik Şiiri” başlıklı e-posta amatör/sportif denizciliğin gündeme gelmeyen-tartışıl(a)mayan önemli sorunlarından birisi olan “sponsor/pazarlama/reklam/gizli reklam/haber/bilgi” ilişkisine dikkat çekmek için, “Medyatik Cazibe” başlıklı ikinci e-posta ise ilk yazı hakkındaki bir eleştiriye cevap olarak yazılmıştı.

    Yazılanlar kişilerle veya seyirle değil bir “meseleyle” ilgili. Bir seyri medyatik cazibesi olan bir olay/reklam haline getirebilmek için yapılanlardan ör. haberdeki bilginin kayboluşundan, gerçeklerin göz ardı edilmesinden söz ediyorum. Yoksa her türlü riski ve zorluğu barındıran 2700 millik bir açık deniz seyri şüphesiz ki kolay değildir. 16 yaşındaki genç denizcimizi bu girişimi ve başarısı için kutlamak gerekir.

    ARC rallisi (Atlantic Rally for Crusiers) başka ralliler de düzenleyen World Cruising Club’ın Atlantik geçişini özendirmek ve popüler hale getirmek için yıllardır sürdürdüğü bir organizasyondur. Organizasyonun istediği koşulları yerine getiren ve katılım bedelini ödeyen her tekne veya şahıs bu ralliye katılabilir. Örneğin 2010’da katılan 233 teknenin 19’u yarış/IRC Racing sınıfında yarışmaktadır. Ülkemizde de bu yolla Atlantik’i geçen birçok tekne ve kişi var. Ayrıntılı bilgi için www.worldcruising.com bakılabilir.

  • Hızır (Barbaros) Hayreddin Paşa’nın Vakfiyenamesi ve Vasiyetnamesi

    Yıllar önce bir sahaf mezatından edindiğim “Hızır (Barbaros) Hayreddin Paşa’nın Vakfiyenamesi’ni yayına hazırlamak için epey uğraşmış ama süreç uzayınca bir kenara koymuştum. Karantina günlerinde yeniden ele almak mümkün oldu. (…) Epeyce dipnot var, umarım yayında sorun olmaz. Metnin başlıkları şöyle:

    (I). BİR SAHAFİYE BELGESİNİN HİKÂYESİ

    (II). VAKFİYENAME VE ÇAPARİZLER/DÜĞÜMLER

    (III). VAKFİYENAME’DEKİ GELİR KAYNAKLARI VE HARCAMA KALEMLERİ

    (IV). SAHAFİYE BELGESİ: ÇEVRİYAZI HIZIR HAYREDDİN PAŞA’NIN VAKFİYENAMESİ

    Metin, Barbaros Hayreddin Paşa’nın Vakfiyenamesi’nin Osmanlıca harflerden Latince harflere tam metin olarak çevirisini, yani çevriyazısını (transkripsiyonu) da içeriyor. Dolayısıyla çevriyazı da olsa Barbaros Hayreddin Paşa’nın Vakfiyenamesi’nin “tamamının” ilk (+dijital) yayını. Şüphesiz araştırarak/sorarak bilgi edinmeye çalışsam da (sorularıma verdikleri cevaplar için İdris Bostan hocama ve Murat Koraltürk’e teşekkür ederim) yazıda çıkabilecek hataların/netameli bilgilerin sorumluluğu bana aittir. Dilerim tarihe, Barbaros Hayreddin Paşa’ya meraklı olanların işine yarar.

  • DAK-SAR’la ilgili iki yayın hakkında

    Derya kadar imla hatası içeren yayınların okuyucuya saygısızlık olduğunu düşünürüm. Kitap DAK/SAR gönüllülerinin yaşadıkları heyecanlı ve tehlikeli olaylardan kesitler anlatma iddiasında ama bir kitapta bu kadar mı imla hatası, yanlış (hipodermi değil, hipotermi!) olur. Merak ediyorum acaba çalakalem yazılıp sonra hiç okunmuyor mu? Düzeltmen/yayıncı değil de okuyucu mu düzeltecek bu hataları?

  • Motorlu Tekne Rehberi

    Marintek kitap serisinin ilki olarak yayımlanan, meraklı bir tekne sahibinin tekneler hakkında öğrenmek istediği her şeyi bulabileceği “Sorensen’in Motorlu Tekne Rehberi” denizcilik kütüphanemize önemli katkılar yapacak bir kitap.

    Bu denli hacimli (520 sayfa, büyük boy) ve teknik konuları da içeren kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese öncelikle teşekkürler. Her şeyden önce böyle bir kitabı seçme, çevirme ve yayımlama cesareti başlı başına övgüyü hak ediyor.

    Kitabın yazarı yıllardır motorlu teknelerle ilgili değerlendirmeleri birçok önemli İngilizce dergide yayımlanan Eric W. Sorensen. Kulaktan dolma yetersiz bilgilerin, yazıların, tekne değerlendirmelerinin dergi sayfalarını doldurduğu ülkemizde, teorik, pratik, teknik ve yapım yöntemlerine ilişkin konuların anlaşılır bir dille anlatıldığı Motorlu Tekneler Kitabı’nın önemli bir boşluğu dolduracağı muhakkak.

  • |

    Deniz Meteorolojisi ve “Denizde Amatör Hava Tahmini”

    Amatör denizcilere yönelik yayınlar hayli az olduğu için amatör denizciler meteoroloji/hava tahmini konusunda uzun yıllar yazılı kaynak olarak sadece profesyonel denizcilere yönelik kitapları ve dergilerde çıkan makaleleri kullandılar. Yazıları, çevirileri, radyo/TV yayınları, dersleri, brifingleri, kurslarının yanında amatör denizcilerle kurduğu sıcak ilişkilerle bu gidişatı değiştiren 15 Eylül’de yitirdiğimiz meteoroloji yüksek mühendisi Gökhan Abur (1943-2023) hocamızıdır. Gökhan hoca uzun yıllar Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Bölümü’nde çalıştıktan sonra 2003’te emekli olmuştu.
    Gökhan Abur hocamızı 1999’da kurucu ortağı olduğum Atlantis Yatçılık’ta verdiği “Meteoroloji ve Denizde Hava Tahmini” dersleri vesilesiyle tanıdım. Davudi sesiyle, tahtaya yaptığı çizimlerle işlediği konuları tane tane anlatarak sizi adeta “havaya sokar”dı.
    (…)
    Gökhan Abur hocamız her ne kadar amatör-sportif denizcileri meteoroloji/hava tahmini konusunda aydınlatmaya çalışmışsa da Boat Show’larda/internet sayfalarında sunum yapan amatör meteorologlar hiç eksilmedi.  Yazıları ve kitaplarıyla[1] tanıdığımız iki değerli biliminsanı Mustafa Sarı (su ürünleri) ve Mikdat Kadıoğlu (meteoroloji/afet yönetimi) Deniz Meteorolojisi (Alfa Yayınları, 2022) kitabında ABD’de yanlış bir tahmin nedeniyle linç edilerek trajik bir şekilde hayatını kaybeden hava tahmini yorumcusunun hikâyesine atıf yaparak “hava tahmininin ne kadar zor ve sorumluluk gerektiren bir iş olduğunu anlamışsınızdır” diye bu konuda bizleri uyarıyor ve sınırları çiziyorlar…