Denizcilik Kitapları

  • Derin Çöp ve Lağım Çukuru Marmara Denizi

    Bilimsel denizcilik kitapları/araştırmaları öncelikle dil sorunu nedeniyle genellikle akademik camia içinde kalır, çok azı bu alan dışına taşar. Konuya ilişkin yayınların azlığı ve dağıtım sorunları da eklenince, eldeki bir avuç kitap denizlerimizin sahipsizliğinin göstergesi gibidir. Gazetelerde/denizcilik köşelerinde, denizcilik dergilerinde daha çok magazinleşen deniz haberlerinin yer bulabilmesi ya da bu yayınlarda, markaların/mekanların tanıtılmasından denizin/denizciliğin sorunlarına yer kalmaması da cabası.

    Yıllardır deniz bilimleri konusunda pek çok araştırma/koruma projesiyle deniz yaşamını korumaya çalışan Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) kuruluşundan bu yana ( 1997) deniz sorunlarıyla ilgili 12’si İngilizce olmak üzere onlarca kitap yayımladı. Lüfer kampanyası gibi popüler projeler içinde de yer alarak toplumu denizin sorunlarına duyarlı olmaya çağıran TÜDAV’ın son yayını ise Marmara Denizi 2010 Sempozyumu Bildiriler Kitabı.

  • Sığ Sularda İki Denizcilik Kitabı

    Denizcilik eğitimi konusunda denizcilik kütüphanemizin eksiği çok. Yayımlanan kitapların var olan kitap sayısını arttırmaktan öte bir anlamının olması, eksiklikleri gidermesi, verdiği bilgilerle denizcilik terminolojisini geliştirmesi, eski yayınlarda görülen hatalı terimleri ve kullanımları elden geçirmesi, düzeltmesi, örnek olması, kısacası denizcilik kütüphanemizi zenginleştirmesi beklenir. Çeviri kitaplarda kitap seçimi, çeviri dili ve terminoloji bilgisi gibi kıstaslar nedeniyle bu konudaki beklentiler daha da büyür. Denizcilik kütüphanemize kazandırılan iki çeviri kitap (Her Yönüyle Yelken Kitabı ve Resimlerle Navigasyon)ne yazık ki söz konusu beklentileri karşılamaktan hayli uzak.

  • Denizin “Dilini” Anlamalı

    Denizin “dilini” anlamak isteyenler için benzersiz bir deniz yolculuğu kitabı…

    Amatör Denizcilik Federasyonu’nun sekizinci yayını olan “Denizin Dili Denizin Yazısı”, ODTÜ ve BİLKENT üniversitelerinin emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Pultar’ın, yıllardır adeta akademik çalışma disipliniyle araştırıp kaleme aldığı, denizin/amatör-sportif denizciliğin sorunlarını, kaynaklarını, keyfini anlatan, daha önce yayımlanmış makalelerinden oluşuyor.

    Okuyucuları benzersiz bir deniz yolculuğuna götüren kitabın bölümleri, yazarın anlatımıyla özetlenirse;

    “ilk bölümünde, denizcilik dilinin özellikleri ve sözcüklerin öykülerinden söz eden yazılar”;ikinci bölümde, “daha çok edebî niteliklerinin ağır bastığı öne sürülebilecek, ama denizi, denizden anlatmış olan” yazarlar; üçüncü bölümde “denizcilik kültürümüzün bazı temel kitapları, özellikle kıyı kılavuzları ve denizcilik sözlükleri”; son bölümde, ise teknenin porsun ambarından çıkan “tuzlu sudan yazılar” yer alıyor.

  • Bahriye Yayınları ve Türk Denizcilik Tarihi (I-II)

    Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde uzun yıllardır yayımlanan ve son yıllarda sayıları giderek artan kitapların, –Hücumbotlar / Türk Donanmasının Mayın Harbi gibi mesleki ağırlıklı olanlar değerlendirme dışı tutularak- “genel bir değerlendirmesini” yapmak istediğimizde; “belirlenmemiş/oturmamış bir yayın politikasının doğurduğu dağınıklık, kitapların çoğunun yeni bilgiler ve belgeler içermemesi, araştırmadan çok derleme veya Deniz Kuvvetleri bünyesinde daha önce yayımlanmış kitaplardaki bilgilerin tekrarına dayanması; ilgili literatürün takip edilmediği izlenimi nedeniyle akademik yönden yetersizliği; sayfa düzeni/baskı kalitesi vb. görsel eksiklikler” ilk olarak gözümüze çarpanlardır. Örneğin denizcilik tarihi için hayli önemli temel kitapların ( Hızır Hayrettin Reis’in, Seydi Ali Reis’in, Piri Reis’in, Katip Çelebi’nin kitapları -gözden geçirilmeyi bekleyen farklı nüshaları- ve Kamus-u Bahri vb…) hiçbirinin bu yayınlar içinde çıkmaması yayın politikası açısından düşündürücü. Seydi Ali Reis’in 16. yüzyılda yazdığı, kimi bölümleri 19. yüzyılda İngilizce Almanca ve İtalyancaya çevrilen ancak hâlâ Türkçeye kazandırılmamış Hint denizlerinin kılavuz kitabı Muhit basılmayı bekliyor… Dünyadaki sayılı örneklerden biri olan Deniz Müzesi’ndeki kadırga hakkında yayımlanmış ciddi hiçbir araştırma yok, Müze kataloğunun kaynakçasında Osmanlı gemileri hakkında yapılmış en ciddi çalışma yer almıyor… vb.

  • Kuralını Bilmeyen Oynayamaz!

    Olimpiyatlar için hazırlanmış kitabın yelken ve rüzgar sörfü bölümlerinin eleştirisi.

    Denizcilik kadar, denizcilik yazınına da meraktan, içinde deniz geçen her kitaba bakmaya, beğenirsem almaya çalışırım. NTV yayını Spor Kitabı’nı da içindeki su sporlarına ve özellikle yelkene göz atmak için aldım. Öncelikle belirtmeliyim ki 200’den fazla spor dalı hakkında bilmemiz gereken her şeyi anlatma iddiasındaki, 448 sayfalık hayli hacimli ve faydalı kitapla ilgili eleştirilerim öncelikle yelken ve rüzgar sörfü ile ilgili toplam 12 sayfalık 2 bölümü kapsıyor.

  • Motorlu Tekne Rehberi

    Marintek kitap serisinin ilki olarak yayımlanan, meraklı bir tekne sahibinin tekneler hakkında öğrenmek istediği her şeyi bulabileceği “Sorensen’in Motorlu Tekne Rehberi” denizcilik kütüphanemize önemli katkılar yapacak bir kitap.

    Bu denli hacimli (520 sayfa, büyük boy) ve teknik konuları da içeren kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese öncelikle teşekkürler. Her şeyden önce böyle bir kitabı seçme, çevirme ve yayımlama cesareti başlı başına övgüyü hak ediyor.

    Kitabın yazarı yıllardır motorlu teknelerle ilgili değerlendirmeleri birçok önemli İngilizce dergide yayımlanan Eric W. Sorensen. Kulaktan dolma yetersiz bilgilerin, yazıların, tekne değerlendirmelerinin dergi sayfalarını doldurduğu ülkemizde, teorik, pratik, teknik ve yapım yöntemlerine ilişkin konuların anlaşılır bir dille anlatıldığı Motorlu Tekneler Kitabı’nın önemli bir boşluğu dolduracağı muhakkak.

  • Okyanusta Kaybolmak

    Seyahatname-i Bahr-i Muhit ( bahr-i muhit:okyanus/ Okyanus Seyahatnamesi ) 1865’te görevlendirildikleri Basra’ya gitmek üzere yola çıkan ve okyanusta kaybolan iki Osmanlı savaş gemisinin başından geçenleri anlatıyor. Cebelitarık’tan çıkıp Afrika sahillerini izleyerek Ümit Burnu yoluyla Basra’ya gitmek üzere denize açılan iki Osmanlı korveti rotalarından saparak binlerce mil ötedeki Brezilya’ya, Rio de Janerio’ya varırlar. İstanbul’dan Basra’ya varmaları ise 14 ay sürer. Yazarın seyir, varış limanları, ülkeler, insanlarla ilgili ilginç gözlemleri nedeniyle önemli bir kitap Seyahatname-i Bahr-i Muhit. Denizciler için daha da önemlisi seyrin anlatımının tarihi belge niteliğinde olması.

  • Amat’ta Denizcilik Dili

    İhsan Oktay Anar son romanında (Amat, İletişim Yayınları İstanbul 2005), 1670’te İstanbul’dan demir alarak denize açılan gizemli kalyon Amat’ın fantastik hikayesini büyülü ve oturaklı bir dille anlatıyor. Romanın büyülü ve oturaklı dilinde denizcilik terimleri önemli bir yer tutuyor. Okuyucu denizcilikle ilgili bilmediği birçok kelimeyle, terimle karşılaşsa da, kitap akıcılığından, sürükleyiciliğinden bir şey kaybetmiyor. Aksine kalyondaki efsanevi insanlar ve hikâyeler denizcilik diliyle süsleniyor, derinleşiyor. Denizcilikle ilgili bu kadar çok bilinmeyen kelime, terim, deyim kullanmasına rağmen bunları sanki hepimizin bildiği şeylermiş gibi anlatabilmesi de romanın başarısı. Kimi kelimelerin karşılıklarını satır aralarında bulabiliyorsunuz. Örneğin “gemici dilinde tavlon denen alt güverte” veya “ariva komutuyla marineller ve diğer denizciler çarmıklardan direklere tırmandılar”, gibi açıklamalarla gemici dilinin bağı çözülüyor. Denizcilik dilini, kültürünü yadırgatmadan, eğreti durmadan metne böylesine yedirebilmesi Amat’ı çok başarılı bir denizcilik romanı yapıyor.

  • |

    Çocukların Beyni Çöplük Değil

    Bürokrasinin kamu kaynaklarını heba eden ama hiçbir zaman alabora olmayan zihniyetine güzel bir örnek olan Küçük Denizcinin El Kitabı. Kitapçık 2007’de 600.000 basılıp okullara ve denizcilikle ilgili kulüplere dağıtıldı. Kapakta Denizcilik Müsteşarlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, arka kapakta ise bunlarla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı, Deniz Ticaret Odası, İDO, Denizciler Dayanışma Derneği, TURMEPA, Dak-Sar, Denizce amblemi var ama arka kapaktakiler muhtemelen dağıtım ağını genişletmek için eklenmiş/gönüllü katılmış kurumlar. 2016’da WİM/West İstanbul Marina “sosyal sorumluluk projemiz hakkında bilgi” notuyla bölge okullarında aynı kitapçığın İlçe Milli Eğitim ve Kaymakamlık oluruyla bastırılıp dağıtılacağını duyurdu ve dağıttı. Motor Boat dergisi de WİM’in dağıttığı bu kitapçığı dergi eki olarak okuyucularına verdi…
    İzmir DTO/Deniz Ticaret Odası da bu kitapçığın benzeri 34 sayfalık “Ben Denizciyim” kitapçığını bastı. Gazete haberlerine göre üstelik bu kitapçık TED İzmir Koleji ile İzmir DTO arasında imzalanan bir protokolle “Denizci Öğrenci Yetiştirme Projesi (DÖYEP) kapsamında çocuklara rehber kitapçık olarak dağıtıldı.
    İskenderun Ticaret Odası’nın çocuklar için hazırladığı Boyama Kitabı‘nın (2017) künyesi yok, çizeri, hazırlayanı kim belli değil, çizimler özensiz/kötü. Belli ki içeriği düşünüp/tartışıp/konuşmak için zaman harcanmamış.
    Çocukların beyni çöplük değil, nasıl beslerken dikkat edilmesi gerekiyorsa, bir şey hazırlarken de asgari titizlik/özen gösterilmeli.