|

Deniz Meteorolojisi ve “Denizde Amatör Hava Tahmini”

Prof. Dr. Mustafa Sarı – Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu


Gökhan Abur (1943-2023)
Beşinci baskı, 2012
ADEK Meteoroloji (s. 141-170)
Gökhan hocanın kaleminden ADEK/Amatör Denizci Elkitabı için çizim önerisi (2004)



Alfa Yayınları, 2022


Deniz Meteorolojisi, s. 249-251

DENİZDE AMATÖR HAVA TAHMİNİ
Hava İşaretlerine Göre Hava Tahmini: Amatörce hava tahmini yapmak isteyenler için havayı izlemek ve onlardan anlam çıkarmak birinci önceliktir. Bunu yaparken aşağıdaki tablolar size yardımcı olabilir. Örneğin Tablo 12.2’ye bakarak havayı nasıl izleyeceğinizi ve havadaki değişimlerin ne anlama geldiğini öğrenebilirsiniz. Bunun için birçok istasyon verisine ihtiyacınız yoktur.
Kötüleşen Havanın İşaretleri
●Kalınlaşan, alçalan, tabanı yere yaklaşan bulutlar
●Şişkin, kabarık bulutların düşey olarak gelişmeye ve kararmaya başlaması
●Batı yönünde gökyüzünün siyah ve tehdit edici görünmesi
●Bulutların sayısının artması, gökyüzünde hızlı hareket etmesi
●Farklı yükseklikteki bulutların farklı yönlerde hareket etmesi
●Bulutların doğudan veya kuzeydoğudan güneye hareketi
●Geceleyin oluşan şiddetli yağış
●Barometrenin sürekli veya hızlı düşüşü
●Bacalardan çıkan dumanın alçalması
●AM radyolarında parazit
●Rüzgârın yönü kuzeyden doğuya ve muhtemelen doğudan güneye değişmesi
●Ayın etrafında hale (daire) olması
●Sabahleyin görülen kuvvetli rüzgâr ve/veya kırmızı gökyüzü
●Sıcakların mevsim normallerinin çok üzerinde veya altında olması
●Hâkim rüzgâr yönüne göre yönlenmiş ağaç yapraklarının sırtını dönmesi.

Kuvvetli Rüzgâr İşaretleri:
●Güneşin sarı bir ufukta batışı
●Normalden daha parlak yıldızlar
●Hava sıcaklığında büyük değişimler
●Bulutların keskin ve belirgin kenarları
●Açık bir gökyüzünde, hafif, parçalı bulut izleri

Yağış İşaretleri:
●Uzaktaki cisimlerin ufuk çizgisinden daha yukarıda görülmesi
●Sesin çok net ve uzaklardan duyulabilmesi
●Şeffaf tül perde şeklindeki sirrus bulutlarının kalınlaşması, alçalması
●Puslu ve yapışkan bir hava. Yağış 18-36 saat arasında başlayabilir.
●Güneş veya ayın etrafında hale görülmesi
●Güneyli rüzgârın kuvvetlenmesiyle birlikte bulutların batıdan gelmesi
●Rüzgârın (özellikle kuzeyli rüzgârın) önce batıya ve sonra da güneye yön değiştirmesi
●Sürekli olarak barometrenin değerinin düşmesi
●Solgun ve renksiz günbatımı
●Gündoğumunda batıda kırmızı bir gökyüzü

Açan Havanın İşaretleri:
●Bulutların taban yüksekliğinin artması
●Bacalardan çıkan dumanın yükselmesi
●Barometrenin hızla yükselmesi
●Rüzgârın batıya, özellikle doğudan-güneye-batıya dönmesi
●Soğuk bir cephenin 4-7 saat önce geçmiş olması
●Sabah erkenden gri bir gökyüzü
●Sabahleyin sis veya çiy görülmesi
●Yağmurun durması ve bulutların günbatımında parçalanması

Açık Havanın Devam Etmesine Yönelik İşaretler:
●Sabah etkili olan sisin açılması
●Batı ve kuzeybatıdan esen tatlı rüzgâr
●Barometrenin sürekli veya hızlı yükselmesi
●Parlak ay ve geceleyin hafif meltem
●Yerdeki önemli miktarda çiy veya kırağı
●Sabahleyin batıda temiz, mavi bir gökyüzü
●Yazın ikindi vakti bulutların gökyüzünde benek benek dağılması
●Güneş batarken doğuda gökyüzünün kırmızı, batıda açık olması.

Atmosferik Cephe Dalgasına Göre Hava Tahmini: Tablo 12.2, bazı meteorolojik bilgilere ve gözlemsel modellere dayanarak hazırlanmış bir hava tahmin aracıdır. Alçak basınç merkezi ve ona bağlı soğuk ve sıcak cephe gibi genel sinoptik hava sistemlerinin etkili olduğu kış aylarında oldukça kullanışlıdır. Sadece yer seviyesindeki gözlemleri kullanır.

(Deniz Meteorolojisi, Prof. Dr. Mustafa Sarı – Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Alfa Yayınları 2022, s. 249-251)

Bağlantılı yazı bkz: Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin

Similar Posts

  • Yayıncılık Adına Bir Vurdumduymazlık Örneği

    Bu kısa yazı, ilk baskısını eleştirdiğimiz, bu yıl “genişletilmiş” üçüncü baskısı yapılan Amatör ve Deniz kitabının (Turgay Noyan, Naviga Yayınları, 1. Baskı 2019, 3. Baskı 2024) hiçbir düzelti yapılmadan, üstelik yeni hatalar/çaparizler eklenerek basılması üzerine yazarın, yayıncının, okuyucunun sorumluluğunu merak eden bir fikri takip yazısıdır.

    “Turgay Noyan’ın Amatör ve Deniz Kitabının Eleştirisi: Kaptan Yatakta… “ başlıklı yazıda “Başucu kitabı olmaya aday” “Zengin içerikli bir eğitim kitabı” olarak pazarlanan Amatör ve Deniz kitabını önce kısa, sonra geniş bir şekilde ele alıp, kitapta yer alan bilgilerin “bir eğitim kitabı yazmak” için yeterli olmadığını belirterek, gelecek baskılarda gözden geçirilir/düzeltilir umuduyla görebildiğim hatalardan, eksikliklerden/çaparizlerden “örnekler” vermiştim. Aynı yazıda kitabın “genişletilmiş” ikinci baskısının çıktığını (Şubat 2020) ancak bu baskıyı kontrol etmediğimi, dolayısıyla neyin genişletildiğini bilmediğimi ama örneğin kaynakçanın aynı yanlışlarla basıldığını, bir düzeltme yapıldıysa da önsözde belirtilmediğini de yazmıştım.
    Ancak bu sene kitabın üçüncü baskısı yapılınca (Şubat 2024) neyin ne kadar düzeltildiğini merak ederek bu baskıyı satın aldım.

    “Turgay Noyan’ın Amatör ve Deniz Kitabının Eleştirisi: Kaptan Yatakta…” başlıklı yazımda beş sayfaya sığdırabildiğim hatalardan, eksikliklerden/çaparizlerden en azından bir kısmı düzeltilir diye beklerken dört sayfalık “Denize Adam Düştü!” bölümü eklenen kitapta hiçbir düzelti yapılmadığını, onca sakat cümleye bile dokunulmadığını ama yeni yanlışlar eklendiğini gördüm.

  • |

    YILDIZ ADLARI SÖZLÜĞÜ

    Sabit yıldızların ve takımyıldızların adlarını, etimolojilerini ve hikâyelerini anlatan bir sözlük.

    Yıldız Adları Sözlüğü, öyle tesadüfen bulaştığım işlerin bir ürünüdür.

    Denizcilik diline ilgi duymağa başladığımda, bu alandaki sözlüklerin kıtlığı dikkatimi çekmişti. Sayısız emeklilik projelerimden biri olarak bir deniz sözlüğü düzenleme işine giriştikten ve 16 bin civarında sözcük derledikten sonra bunları işlemeye koyuldum. Yapmaya giriştiğim işi öğrenebilmek için, bunu kapsamı en dar olan alanlardan başlayarak yapmanın daha doğru olacağı kanısıyla önce yıldız adlarından başlayayım dedim. Çünkü denizcilikte seyir için kullanılan yıldız sayısı oldukça azdı ve bu işle kolayca başa çıkılabilirdi.
    İşin içine girdikçe kazın ayağının öyle olmadığı, az sayıdaki yıldızın çoğunun bile Türkçe adının bulunmadığı ortaya çıktı. Osmanlı döneminde kullanılan yıldız adları nerdeyse tümüyle terkedilmiş ve onların yerine batı dillerinden aktarılmış olan adlar kullanılmaya başlanmıştı. Biraz mürekkep yalamış biri için Osmanlıca adların ne anlama geldiklerini kavramak mümkün olduğu halde, genelde bozulmuş ve çarpıtılmış Arapça adlar olan yabancı adların anlamını çıkarmak o kadar da kolay, hatta bazan olanaklı bile değildi. Ne demek olduklarını bilmediğimiz Betelgeuse, Vega, Benetnasch, Fomalhaut, Achernar gibi garip adlar kullanıyorduk.

  • Cumhuriyetin 100. Yılında Rakamlarla Sportif Yelkenciliğimiz

    “Sağlıklı”, “işe yarar”, “güvenilir” istatistiki veriler amatör-sportif denizciliğin sorunlarının tespiti/tartışılması ve çözümü için yol gösterici olabilir ancak bu konuda yeterli verinin/araştırmanın/çabanın olmadığını biliyoruz.
    HS/Hareketli Salma sınıfları ile ilgili nadir bir örnek Hakan Ertunk’un yıllardır internette yayımladığı karşılaştırmalı istatistikler/değerlendirmelerdir. “2010, TYF hareketli salma sınıfı yarışları değerlendirmesi” yazısından beri takip ettiğim Ertunk’un verilerine yıllar önce de bir sempozyuma sunduğum bildiride dikkat çekmeye çalışmıştım:
    “TYF bünyesindeki kulüplerin sorunları dile getiren, gidişatı değiştirecek kayda değer bir fikri, iddiası veya projesi duyulmadı ama Marina Dragos Yelken İhtisas Kulübü (M.D.Y.İ.K.) Başkanı Hakan Ertunk’un yıllardır internette yayımladığı hareketli salma sınıfları ile ilgili karşılaştırmalı istatistikler/değerlendirmeler nesillerin spor yap(a)madan nasıl heba edildiğini tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor.” (Amatör Sportif Denizciliğin Sorunları, 2016)
    Hakan Ertunk, uzun bir aradan sonra yazdığı “Cumhuriyetin 100. Yılında Rakamlarla Sportif Yelkenciliğimiz” başlıklı aşağıdaki incelemesinde TYF sitesinde yer alan sporcu ve yarışma verilerini tarayarak 2015-2023 dönemi HS/Hareketli Salma sınıflarının durumunu- gidişatını değerlendiriyor, eleştiriyor, önerilerde bulunuyor. Sörf sınıfları (Techno293, Kite, IQFoil vb.), sabit salma sınıfları (SB20, dragon vb.) ya da yat sınıfları bu yazının kapsamında değil.
    Bu tür incelemelerde, değerlendirmelerde, eleştirilerde, önerilerde görmek isteyene fikir verecek yeterince veri olsa da bunların dikkate alınıp, değerlendirileceğini gösteren bir duyumun/işaretin olmaması ise ayrıca karamsarlık sebebi. Dileriz yazıdaki veriler karşılık bulur, değerlendirilir, tartışılır yeni yılda.

  • Derin Çöp ve Lağım Çukuru Marmara Denizi

    Bilimsel denizcilik kitapları/araştırmaları öncelikle dil sorunu nedeniyle genellikle akademik camia içinde kalır, çok azı bu alan dışına taşar. Konuya ilişkin yayınların azlığı ve dağıtım sorunları da eklenince, eldeki bir avuç kitap denizlerimizin sahipsizliğinin göstergesi gibidir. Gazetelerde/denizcilik köşelerinde, denizcilik dergilerinde daha çok magazinleşen deniz haberlerinin yer bulabilmesi ya da bu yayınlarda, markaların/mekanların tanıtılmasından denizin/denizciliğin sorunlarına yer kalmaması da cabası.

    Yıllardır deniz bilimleri konusunda pek çok araştırma/koruma projesiyle deniz yaşamını korumaya çalışan Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) kuruluşundan bu yana ( 1997) deniz sorunlarıyla ilgili 12’si İngilizce olmak üzere onlarca kitap yayımladı. Lüfer kampanyası gibi popüler projeler içinde de yer alarak toplumu denizin sorunlarına duyarlı olmaya çağıran TÜDAV’ın son yayını ise Marmara Denizi 2010 Sempozyumu Bildiriler Kitabı.

  • |

    Sadun ve Oda Boro’nun Anısına…

    Kısmet iki yıl on ay süren dünya seyahatinin sonuna gelmiş, karasularımıza yaklaşmaktadır. Kısmet’in 15 Haziran 1968’de İstanbul’da olacağı neredeyse bir ay öncesinden açıklanır. Çünkü o güne dek seyahate mali yönden hiçbir katkısı olmayan devlet erkânı kendini göstermiş, işi “resmiyete” dökerek hazırladıkları karşılama törenlerinin programına göre seyir yapılmasını istemiştir.
    Sonraki günlerde Sadun Boro’nun “… artık hareket serbestliğimiz elimizden alınmış oldu.” dediği bu program uygulanır. Aslında çok farklı derecelerde de olsa kamuoyunun ilgi gösterdiği bazı bireysel ya da kolektif başarıların resmî makamlarca “araçsallaştırılması” evrensel bir olaydır.

    Sadun Boro “her ânı ömrümüz boyunca hiçbir zaman hatıralarımızdan silinmeyecek bambaşka bir hayal âleminde yaşadık” dediği son on günün hikâyesini Pupa Yelken’de ayrıntılarıyla anlatır.
    Boroların “hareket serbestliği” ellerinden alınmamış olsaydı karşılama törenleri/ziyaretler resmikabul/resmigeçit havasında değil de daha şenlikli mi olurdu ya da kamarada kapalı kalan Miço kutlamalara katılabilir miydi bilinmez ama zaten tahmin edilemeyen bir kalabalık neticesi askeri-mülki erkânın başrolde olduğu “ne protokol kalmıştı, ne de program…”

    Sadun Boro, “Pupa Yelken’i kaleme almamın esas gayesi gençlerimize, dünyanın en güzel kıyılarına sahip olan yurdumuzun insanlarına denizi sevdirmek, onlara engin ufuklara yelken açmayı özendirmek, teşvik etmekti.” der.
    Bu nedenle, herhangi bir şan-şöhret arayışı olmadan, tutku, açık deniz tutkusu, kendine güven ve özgürlük arayışı peşinde bir hayale yelken açan bu insanların Pupa Yelken’de yansıttığı ruhu/havayı hatırlatıp günümüze taşıyacak tarzda kitaptan alıntılarla hazırlanmış metinlerin ve onlarla ilgili değerli makalelerin MEB müfredatına/okullara sokulması için çaba gösterilmelidir.

    Yazıya serpiştirdiğim İstanbul’daki törenlerden kareler içeren 16×28 cm. ebadındaki siyah-beyaz on dört fotoğrafı 4 Şubat 2018’de İstanbul Müzayede’nin müzayedesinden satın almıştım.
    Fotoğrafları, 15 Haziran 1968’in bir yıldönümünde, 15 Haziran 2024’te, Sadun ve Oda Boro’nun anısına, bu serüveni kalbinde hisseden, takip eden, bu karşılamaya yakın ya da şahit olabilmek için o çoşkulu kalabalığa katılanlar adına paylaşmak istedim.

  • | |

    TYF/ Türkiye Yelken Federasyonu’nun ADB Uygulama Eğitimi Programı: RECAP ve DEBRIEF

    UAB/ Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve TYF/Türkiye Yelken Federasyonu arasında gerçekleştirilen protokolün ardından “Yelken Kulüplerinde” uygulamalı eğitimler başladı. Buna göre, bakanlık bünyesindeki 10 saatlik teorik çevrimiçi eğitimlere, Yelken Kulüpleri eliyle denizde verilecek dört saatlik uygulamalı yüz yüze eğitim eklendi. Bu iki eğitimi başarıyla geçenler yine bakanlık bünyesinde çevrim-içi (online) yapılan ADB/Amatör Denizci Belgesi sınavlarına girebilecekler.

    Üç aşamalı yeni sınav düzenini değerlendiren ilk yazıda UAB/TYF protokolü ve uygulamanın esasları belli olduğunda daha doğru değerlendirmeler yapılabilir demiştim ama açıklamalar/uygulamalar, soruları ve endişe duyulacak konuları arttırdı.

    TYF’nin ADB/Amatör Denizci Belgesi Uygulama Eğitimi programı için kestirmeden bir “recap ve debrief” (özet ve değerlendirme) yapalım. Modüllerden oluşan bu program belli ki İngilizce bir kaynaktan kes-yapıştır usulüyle hazırlanmış. Bunun izlerini, başlıkları yayımlanan üç sayfalık eğitim modülünün dilinde görmek mümkün:

    LAUNCH, SPORTS BOAT, HULL ÇEŞİTLERİ, RIB (RIF INFLATABLE BOAT), COOLING WATER INLET, KILL CORD, DRIFT, MAN OVER BOARD, RECAP VE DEBRIEF gibi kullanımlar yanında (RIF de RIGID olacak herhalde) “TORNİSTON”, “ÇAPALAMA” gibi bir “eğitim” programında olmaması gereken hatalar da var.