Eski Denizcilik Dergileri Dizini II: Av ve Deniz (Eylül 1945-Nisan 1948)

Sayı 1, Eylül 1945
Boro’nun kaleminden “Dayıbey”

Av ve Deniz dergisi dizini (Eylül 1945-Nisan 1948)/(Eksik sayılar: 7, 15, 16, 17)

Sayı 1
Sayı 2
Sayı 3

AV VE DENİZ→ EYLÜL 1945, sayı 1: ● Deniz ve Spor, N.H.Arık ● Yatçılık, Fikret Bayrakdaroğlu ● Yacht Kökeni ●Yat Klasları-Ratingleri, Asaf Beşpınar (Mevcut Yatların Su Hattı Boyları…) ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Yelken Yarışlarında Çıkış, M. Curry ●1945 Başbakanlık Kupası Yelken Yarışları (Büyük ve küçük yatlarda 1943-44-45 birincileri), Tam Sayfa Yarış Rotası ● İzmir Fuar Kupası Yelken Yarışları –Şarpi- ● Bulutlar Sizi Çağırıyor, Walter Ackerman

AV VE DENİZ → EKİM 1945, sayı 2: ●İpar Macerası, Va-Nü (Marmara’da 6 Gece , 5 Gün) ●Denizcilik Sporunun Önemi, Hüsam Yülk ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Yatçılık, Fikret Bayrakdaroğlu (J Klas vd.) ●Barbaros Kupası Yelken Yarışları (3 Tekne Yıldız, Esen, Rüya, Rota Çizimi, Tramolaları, 29.9.1945) ●Handikaplar-Plan, Asaf Beşpınar (Denizcilik Federasyonu İçin Hazırlanmış 22 ve 25 Metrekare Milli Klas Yarış Kotrası Planları/Endaze) ● Denizcilik Bilgileri, Fikret Bayrakdaroğlu (Pusula, Pusula Gülü vs.)● Bulutlar Sizi Çağırıyor, Walter Ackerman ●Balıkçılık, Eşref Şefik (“…Lüfercilik Amatör Balıkçılığın Ta Kendisidir.”…●Marmara Adalarında Sinağrit Avı, Kemal Başaran●

AV VE DENİZ → KASIM 1945, sayı 3: ● Madem ki Yelken Kullanıyoruz, Hüsam Yülk ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Yatçılık, Fikret Bayraktaroğlu (Rainbow Yatı Çizimi) ● Boğaziçi Hakkında Birkaç Söz, S. Ayaşlı ● Handikap Hesapları M. Beri ● Küçük Yat Sınıfları, Asaf Beşpınar .. Tekne Önermeleri…(Denizcilik Federasyonuna Önerilen 15 Metrekare D Klas Şarpi) ● Denizcilik Bilgileri, Fikret Bayraktaroğlu ● Denizcilik Köşesinden, Nevzat Erkan ● Ördek Avı İçin Küçük Çırnık (Çamurcun) Planı, (boy 2,8-en 1 m).● Bulutlar Sizi Çağırıyor, Walter Ackermann çev. Ali Haydar Barşal

Sayı 4
Sayı 5
Sayı 6

AV VE DENİZ → OCAK 1946, Sayı 4: ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Denizcilik Bilgileri, Fikret Bayraktaroğlu (Rota) ● Handikap Hesapları Asaf Beşpınar ● Plan, Asaf Beşpınar (10 Metrelik Deniz Keçi) 3 Sayfa Plan ● Yelkencilik, M. N. Beri ● Bulutlar Sizi Çağırıyor, Walter Ackerman, çev. A.H.Barşal ● Denizcilik Köşesinden, Nevzat Erkan ● YD Ticaret Okulu Talebeleriyle Bir Konuşma, Nevzat Erkan

AV VE DENİZ → ŞUBAT 1946, sayı 5: ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ●Yatçılık, Fikret Bayraktaroğlu ● Denizcilik Bilgileri, Fikret Bayraktaroğlu (Fener-Meni Müsademe) ● Sandaldan Normandi’ye, Asaf Beşpınar  ● Plan, Asaf Beşpınar (12,5 metre deniz yarış kotrası, endaze, iç yerleşim, laynlar)● Yeni Ticaret Gemilerini Kendi Tersanelerimizde Yapmalıyız, Naci Ark ●Yelkencilik, M. N. Beri (orsa, apazlama, laşka ve pupa…vb.) ● Hikâye, Bir Deniz Yolcusu ●Handikap (Asaf B.ye Cevap)

AV VE DENİZ → MART 1946, sayı 6: ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Deniz Şehitlerine İthaf, Nevzat Erkan(şiir) ● Denizcilik Bilgileri, Fikret Bayraktaroğlu (tehlike işaretleri) ●12 M. Kasra Güverteli Kotra M. Assaf (plan/ölçü) ● Plan, Asaf B.● Yelkencilik, M.N.Beri (boca tramola, volta seyri,● Hendikepler Asaf B.● Yeni Gemilerimizi Nasıl Yapmalıyız?, Naci Ark ● Gemi Yapabilir miyiz?● Yacht Building And Repairing, Fikret Bayraktaroğlu

AV VE DENİZ → ……… 1946, sayı 7: ●●●

Sayı 8
Sayı 9

AV VE DENİZ → MAYIS 1946, sayı 8: ● Denizcilik Bilgileri, Fikret Bayraktaroğlu (pusula hatası, rota..) ●Denizcilik: Amatör Yelkencilik ve Kotracılık, Harun Ülman ● Plan, M. Asaf ( 9,20 m. Plan/ölçek) ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Asaf Beşpınar Vefat Etti, (26 Mayıs 1946, pazartesi…)

AV VE DENİZ → TEMMUZ 1946, sayı 9 :(31 TEMMUZ) ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Denizcilik: Amatör Yelkencilik ve Kotracılık, Harun Ülman ● Denizcilik Bilgileri, Fikret Bayraktaroğlu (pusula hatası) ● Kabotaj Bayramı, İbrahim Kulan ● Kabotaj Bayramı, Hüsamettin Ülsel ● Deniz Bayramı Münasebetiyle, Salahattin Güngör ● Bakır Şilebi Amerika sularında ● Kabotaj Bayramı/1 Temmuz (bol fotoğraflı)

Sayı 10, kapak
Sayı 10, içindekiler

AV VE DENİZ → AĞUSTOS-EYLÜL 1946, sayı 10: ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Denizcilik: Amatör Yelkencilik ve Kotracılık, Harun Ülman ●Başbakanlık Kupası, Yelken Yarışları ● Yarışlarda Bir Çarpışma, Harun Ülman ●Ödemiş Gemisi ● İstanbul-İzmir Arasında İşleyecek Gemilerimiz Nasıl Olmalıdır? Naci Ark ● Boğaz Yelken Yarışı, 29 Eylül 1946 (Moda Beykoz git-gel) ● (Meteoroloji) Walter Ackermann çev. Ali Haydar Barşal

AV VE DENİZ → EKİM 1946, sayı 11: ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Denizcilik: Amatör Yelkencilik ve Kotracılık, Harun Ülman (ket, slup, kotra, yol, keç, skuner, çizimleri)● Yatçılık, Fikret Bayraktaroğlu ●İngiliz Deniz Ticareti, Fuat Girgin ● Deniz Ticaret Filomuzdaki Son Gelişmeler ● (Meteoroloji) Walter Ackermann çev. Ali Haydar Barşal

AV VE DENİZ →ŞUBAT 1947, sayı 12: ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ●YD Okulu’nda Hayri Baran’la Bir Konuşma, Kamran Evrenos ● Sürmenede Gemi İnşaatı, Şükrü Köse (Kayık, Çapar, Mavna, Motör, Cırnık, Şarpi Hesapları Başka Başkadır. İnşaatın Pratik Hesap Kaideleri… Terimleri…) ●Balıkçılık Yazıları…● Derin Su Balıkçılığı ● FOTO: “Hamit Naci” balık gemisi iken… ● (Meteoroloji) Walter Ackermann çev. Ali Haydar Barşal

AV VE DENİZ → NİSAN 1947, Sayı 13: ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Yelken, Dümenci ve Dümen Tutma, Ali Rıza Seyfi ● Tayfun, J. Conrad, Çev. A. R. Seyfi ● Yüksek Denizcilik Okulunda, Kâmuran Evrenos ●● (Meteoroloji) Walter Ackermann çev. Ali Haydar Barşal

Sayı 11
Sayı 12
sayı 13
Sayı 14
Sayı 14, kapak
Sayı 18

AV VE DENİZ → MAYIS 1947, Sayı 14: ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Çınarcık’ta İki Sürek Avı, Niyazi Ahmet Banoğlu (Takayla Gidiş Fotosu)● Memleketimizde Amatör Yelkencilik Nasıl Başladı ?, Ali Rıza Seyfi Demir Üstünden Şamandıradan Yelkenle Nasıl Kalkarsınız? A. Rıza Seyfi ● Beynelmilel Müsabakalara  Neden İştirak Etmiyoruz? Faruk Birgen ● Deniz Müzesi, Tarihi Kadırga ve Bir Teklif, Kâmran Evrenos  ● Gemiciye…Şiiri, Hisar Vapuru Faciası Münasebetiyle ●Yeni Gemilerimiz, Fuat Girgin ● Kılıç Balıklarımıza Yazık Oluyor, Zeki Can ● Tayfun, J. Conrad, Çev. A. R. Seyfi ● (Meteoroloji) Walter Ackermann çev. Ali Haydar Barşal

AV VE DENİZ → ……. Sayı 15…

AV VE DENİZ → ……. Sayı 16…

AV VE DENİZ → …… Sayı 17…

AV VE DENİZ → NİSAN 1948, Sayı 18: ● Okyanuslarda Tek Başına (Alain Gerbault’un Hatıraları), Abidin Daver ● Finlandiya Seferi ve Radar, kaptan Süreyya Gürsu ● Bir Seyahat Kotrası Nasıl Olmalı?, A.H. Calahan, çev. Ali Rıza Seyfi ● Memleketimizde Amatör Yelkenciliğin İlk Günlerine Ait Hatıralar, Ali Rıza Seyfi ●Harp Sonrası Yolcu Gemilerinin İnşaatı, Fikret Çuhadaroğlu ● Şefik Kaptan, Harp İçinde Tunç Gemisi Binbir Tehlike Geçirerek Çanakkale’ye Nasıl Ulaşmıştı?, Selâhattin Güngör ● Atlantik’te Birkaç Gün, Nevzat Erkan ● Aktüel Deniz Tetkikleri, Fuad Girgin

Av ve Deniz dergisi dizini (Eylül 1945-Nisan 1948) /  (Eksik sayılar: 7, 15, 16, 17)


“Memleketimizde Amatör Yelkencilik Nasıl Başladı?” Ali Rıza Seyfi (Sayı 14, Mayıs 1947)

Av ve Deniz, sayı 14, sayfa 21 (Mayıs 1947)
Av ve Deniz, sayı 14, sayfa 22 (Mayıs 1947)

Ayrıca Bkz.: “Eski Denizcilik Dergileri Dizini” Serisi Hakkında” / “Eski Denizcilik Dergileri Dizini I : Liman Mecmuası” ve Yeni Bir Amatör / Sportif Denizcilik Anlayışı İçin

Similar Posts

  • |

    Hedefi Olmayan Tekne…

    Eylül 2014’te yayımlanan Hedefi Olmayan Tekne. yazısı genel olarak amatör/sportif denizciliğin sorunlarını ele alsa da “özel olarak” ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu’nun “ faaliyet ve yönetim olarak başlangıçtaki fikri iddialarından uzaklaşmasını” dert edinen bir yazı. Amatör sportif denizciliği kültürel açıdan ve kurumsal yapı itibarıyla değerlendiren ve birbirini besleyen yazılar, zorunlu olarak da bazı yönlerden birbirinin tekrarı niteliğindedir.
    …. …. ….
    Sadun ve Oda Boro’nun (+ Miço), 10.5 metrelik Kısmet’le yaptıkları dünya turu (1965-1968) sonrası amatör/sportif denizciliğe yönelik toplumsal ilgi/heves doruk noktasına ulaşsa da bireylerin hevesini, merakını teşvik edip, gelişmesine yardımcı olacak bir kültür ve spor örgütlenmesi olmadığı için bu ilgi/heves zamanla kayboldu. Başka bir deyişle heves kırıldı, merak cezalandırıldı! Çünkü Türkiye, spor kültürünün değil, skor kültürünün geliştiği ve Avrupa’da spor yapma oranı en düşük ülkelerden biri. Spor dallarındaki çeşitlilik de kısıtlı. Batı ülkeleri, sporu, devletin düzenleyici, kollayıcı, teşvik edici etkisi altında, “sporun öznesi” kulüp/dernek/federasyon gibi merkezler eliyle yöneterek kitle sporunu, spor kültürünü geliştirirken, Türkiye, dünyada sporun devlet eliyle yönetildiği Kuzey Kore, Çin gibi birkaç ülkeden biri. Spor federasyonları kanunla değil yönetmelikle yönetiliyor, federasyonlar (ve seçimleri) siyasi etkilere çok açık. Buna devletin vatandaşa güvenmeyen, iknaya değil hizaya zorlayan zihniyeti ile kulüp ve federasyonların “demokratikleşmeye/paylaşmaya” değil, devlet gücüne /zihniyetine/mevzuata bel bağlayan/yaslanan zihniyeti de eklenince çaparizler çoğalıyor.

  • |

    Denize Su Taşımak

    Naviga dergisinde üç ay boyunca (Mayıs, Haziran, Temmuz 2005) yayımlanan Yücel Köyağasıoğlu’nun, “Tekne Tipleri” yazı dizisinde verilen kimi bilgilerin, referans olarak gösterilen kaynaklarla dahi uyuşmaz ve özellikle eski kaynaklarla dahi çelişirken, kesin hüküm içeren bir dil kullanmanın sakıncalarını gözler önüne sererek daha açık uçlu tartışmalara zemin oluşturmak amacı ve düşüncesiyle yazılmıştı “Denize Su Taşımak”. “Yoruma açık, tartışmaya açık, yanlış bildiğimiz ya da kullandığımız konuları ve terimleri ortaya döküp, sağırlar diyaloğuna çevirmeden tartışabilirsek, denizcilik kültürünün zenginleşmesine bir nebze de olsa katkımız olur umarım.” dileğiyle de bitirmiştim yazıyı. Gerek Köyağasıoğlu’nun soru/sorunlara değinmeyen, cevap bile sayılamayacak yazısı gerekse cevabımı ötelemeye çalışan derginin olumsuz tavrı nedeniyle tartışmayı sürdürmedim.
    (Not: Görsellerini ilettiğim fotoğrafların altyazıları Naviga dergisinde yanlış basılmıştır. Ekim 2005 sayısında yer alan Naviga’daki yazının ilk sayfasındaki çizim gulet değil, “velena yelkenli sefine”, üçüncü sayfadaki ise gulettir.)

  • Yelkencilik Geri Gidiyor

    Sunuş / Sezar Atmaca

    Her türlü manevranın yelkenle yapıldığı, Boğaz’a yelkenle çıkılan zamanlar… Yelkende becerilerin sergilendiği, motorsuz yelkencilik günleri. Denizcilik terimleri de duruma uygun: Örneğin  “Yardımcı motorlu yelkenli tekne (auxiliary sailboat)” asıl yürütücü gücü yelken olan, manevra ve güç durumlarda motor kullanan yelkenli tekne anlamına geliyor, kısaca “yardımcı motor (yardımcı makina)” da deniyor yelkenden gayrısına. Ayrıca o yıllarda motor değil, “motör” deniyor. Bugün hatırlayan pek yok.

    Harun Ülman, Yurtta ve Dünyada Av ve Deniz Sporları dergisinde yayımlanan (15 Eylül 1948, sayı: 2) “Yelkencilik Geri Gidiyor” başlıklı kısa yazısında “kotraların şerefi kalmadı” derken, motor kullanımının artışıyla birlikte 1940’lı yıllardan itibaren nelerin değiştiğini, nelerin kaybolduğunu anlatıyor. Günümüzde marina gibi kalabalık yerlerde seyir güvenliği açısından yelkenle manevra uygun değil ama kapıda (marina girişinde) teknesini “sadece yelkenle durduran” da pek kalmadı.
    Sadun Boro da bir yazısında “Eskiden motor pek olmadığı için, gemiciler de, hakiki bir denizci, yelkenci olarak yetişirdi. Şimdi bastın mı marşa, dayan git!… Kim uğraşacak yelkenlerle!…” diyerek değişen bu duruma işaret ediyor.

  • İçinde Tuzla ve Tersane Kelimeleri Geçmeyen Yazılar

    Yazı tersane bölgelerindeki kazaların/iş koşullarının neden en ufak bir şekilde denizcilik/yatçılık dergilerinde yer almadığını sorguluyor (2008). Giderek artan teknelerin muhteşemliği veya üreticilerin “başarısı” ile dolu haberlere rağmen bu konudaki “sessizlik”  günümüzde de sürüyor.

    İster özel tekne üretsin, ister gemi buradaki durumun vehametini kamuoyuna ulaştırmak, bu konuda hazırlanmış raporları okuyuculara duyurmak, mümkünse “tarafların” görüşlerini aktarmak, gösterime giren belgeselin haberini vermek, yani “insan hayatı” konusunda denizcilik dergilerinden hassasiyet beklemek nafile midir? Çalışma ekonomisi uzmanı 110 öğretim üyesi “Tuzla’daki ölümlere seyirci olmak istemiyoruz. Biz katkıya hazırız.” (Radikal 15.06) derken dergilerin de katkıda bulunacakları bir “seviye” yok mudur?

    En iyi ihtimalle söylersek bu konudaki empati yokluğunu, temassızlığı, kaygısızlığı, soğukluğu, seyirci kalmayı neye bağlayabiliriz? Olan-bitene ilişkin hiçbir insani endişe ve sorumluluk taşımayan, sadece tüketime kıymet veren  bir duruş mudur bu?

    Denizcilikle, teknelerle ilgili onca haber içinde (malzeme, teknoloji, üretim) bunca tekneyi yapan emeğin, insan hayatının  malzeme, alet-edevat,  ekipman,  yarış… kadar değeri yok mudur? Denizcilik Bayramı (1 Temmuz) kutlamalarında denizcilikteki gelişmelerden söz ederken bunları da hatırlayan (yazılar) çıkar mı?

  • |

    Fırtına Nerede?

    Hangi deniz, hangi rüzgâr, hangi “haber” buluşturur bizi?

    Denizdeki her olay denizi, denizciliği tanımak, tanıtmak için bir fırsattır ama bunun gerçekleşmesi konuya yaklaşıma ve eklenecek bilgilere bağlıdır.

    2006’da yaşanmış bir kaza dolayısıyla haberlerin ele alınışını, bilginin kaybolmasını, magazinleştirilmesini ve gittikçe kaybolan amatör ruhu ele alan bir değerlendirme…

    Birçok göstergeye bakarak ülkemizde denizciliğe olan ilginin, denize açılan insan ve tekne sayısının giderek arttığı söylenebilirse de genel olarak bu artışın denizcilik kültürünü incelttiğini, ona yeni “değerler” kattığını söylemek oldukça zor.

    Denizciliğin daha dar alanlardan çıkıp giderek yaygınlaşmasından söz edeceksek canlı, ufku açık, her bindiği teknenin şarkısını söylemeyen kendi değerleri ve kimliği billurlaşmış amatör ruhlu bir denizcilik kültürü için mevcut veya oluşmaya başlayan kimi değerleri sorgulamamız, bu alandaki olumlu mirasa sahip çıkmamız gerekir. Çok sayıda parametreden (tekne, eğitim, kurum, yayın -kitap, dergi, gazete-, sporcu, yarış, sponsor vb.) farklı örnekler vermek mümkün ama çok daha sıradan birkaç örnekle konuya gireyim.

    Tekne sayısı arttıkça usturmaçalarını üzüm salkımı gibi sarkıtarak seyreden tekne sayısının artması; liman içinde VHF telsizlerinin 1 watt değil de 25 watt çıkış gücünde kullanılarak herkesin rahatsız edilmesi sıradan bilgilerin bile “içselleştirilemediğini” gösteren örnekler. Bir değerin oluşabilmesi, kalıcılaşması için sadece bilgiye sahip olmak yetmiyor, o bilginin “içselleştirilmesi” de gerekiyor. Doğaldır ki bu alandaki gelişmeler denizdeki yağmurla, fırtınayla gelip yerleşmiyor, ülkenin kültüründeki olumlu ve olumsuz (zaafları, eksiklikleri…) yönleri, gelişmeleri bünyesinde taşıyor, yansıtıyor. Ayrıca denizcilik adına yapılan her şey iyidir gibi ilkesiz, ölçüsüz bir anlayışın yaygınlığı da bunu pekiştiriyor. Örneğin “Türkiye Yelken Açtı” başlığıyla gazetemiz (Milliyet Pazar, 4 Haziran) 2 tam sayfa haber yapıyor ama muhabir yaptığı röportajların yönlendirmesiyle (!) amatör denizci belgesiyle “şilep” kullanılabileceğini yazıyor.

    Denizcilik alanındaki gelişmeleri, tartışmaları her açıdan değerlendirmek, eleştirmek, denizciliğin ufkunu açacak yerel ve evrensel kuralların, değerlerin, referansların belirginleştirilmesini, sindirilmesini sağladığı gibi amatör bir ruhu kaybetmeden filizlenmekte olan denizcilik dilinin, kimliğinin ve sonucunda kültürünün sınırlarını çizebilir.

  • Mesut Baran’ın Ardından…

    Onca yıl ortada kitap, bilgi edinilecek doğru dürüst kaynak vb. yokken “mütevazı dergisi” Yelken Dünyası ile hayaller denizine doğru yelken açmamızı sağlayan kişidir Mesut Baran.

    Mesut Baran yönetimindeki dergi “uzun yıllar” amatör denizciler için sığınılacak bir liman olarak kaldı. Hastalandığında üç ay derginin editörlüğü yapıp, yayına hazırladım ama maalesef 28 Haziran 2008’de veda ettik Mesut abiye. Sonrasında “…kendini Yelken Dünyası yapan ruhu daha da derinleştirmesi/koruması gerektiğini, amatörlüğünden vazgeçmeden daha da uzmanlaşmasını/yetkinleştirmesini…” dilemiştim ama yönetim tercihleri/sorunları nedeniyle 34 yıllık (1984-2018) dergi yayınına ara vermek zorunda kaldı (ya da kapandı). Mesut abinin ardından Yelken Dünyası’na (Ağustos 2008) yazdığım yazı aşağıda.