|

Denizcilik Bürokrasisinin 15 Yıllık Çapa Çupa Uygulamaları

Sezar Atmaca

 “Hiçbir sorun onu yaratan bilinç düzeyiyle çözülmez.” (Einstein)

Buradaki yazılar “mevzuat/ kurum, eğitim, kitap, kültür” gibi farklı dosyalarda görünse de hepsi “denizcilik bürokrasisinin ‘yaptım-oldu’ uygulamalarıyla (+e-denizcilik projeleriyle)” ilgili olduğu için yazıları konularına bakmadan bu dosyaya taşıdım. Uygulamaların “dünü ve bugününü” karşılaştıran/değerlendiren yazılar ekledim. Böylece amatör-sportif denizcilikle ilgili kamu kaynaklarını heba eden, keyfi/hesap vermez, kimi çağdışı, tuhaf, “çapa çupa[1]” uygulamaları, bürokrasinin düzeyini, daha derli-toplu görmek/değerlendirmek mümkün olabilir.

Şüphesiz kamu yönetiminde bu tür uygulamalar sadece amatör-sportif  denizciliğe ilişkin değil, örneğin yazar Erhan Bener’in “Bürokratlar” kitabında hicvettiği “devlet işlerinin” yürütülmesindeki anlayışların değişmesi için ülkede/kamu yönetiminde tepeden-tırnağa pek çok şeyin yeni bir perspektifle ele alınması gerekiyor. Uygulamaların ilgili paydaşların katılımıyla, ortak akılla yapılmasını dileyelim.

Çapa çupa uygulamalar eleştirilmez/tartışılmaz ve herkes kendince bu tür uygulamaları fırsata çevirmeye çalışırsa gidişatı değiştirmek/dönüştürmek/geliştirmek, amatör-sportif denizcilikle ilgili “düğümü” çözmek veya gevşetmek mümkün olmaz. Uygulamaların sorgulanmaması, keyfi ve hukuksuz davranışlara/uygulamalara yeterince tepki gösterilmemesi, kulüplerimizin/federasyonlarımızın güçsüzlüğünün işareti  sayılabilir. Oysa kamu yönetimi/bürokrasisi gözlemlendiğini bildiği zaman en azından çağdışı, keyfî ve hukuksuz davranışlardan/uygulamalardan kaçınabilir.

Peki Bakanlığın adının üç kere değiştiği[2] son 15 yıldaki uygulamalar neden çapa çupa, hatta çağdışı? Bürokrasinin hiçbir rakam olmadan, inceleme yapmadan, dünyadaki örneklere bakmadan, profil çıkarmadan,  tartışmadan, bilgi vermeden, ilgili taraflar arasında bir zemin oluşturmadan, kanılarını/akıl yürütmelerini gerekçe olarak ileri sürüp bir oldu-bittiyle “mevzuatı değiştirmesi” ya da “proje” diye sunması çağdışılıktır.

“Denizcilik kültürü” aşılamak; “denizci millet, denizci ülke” hedefine ulaşmak; “insanlarımızın yüzünü denizlere çevirerek ufkun ötesini görmelerini sağlamak” gibi ulvi amaçlarla yapıldığı belirtilen aşağıda son 15 yılı özetlenen bakanlık “yaptım-oldu” uygulamalarının  gidişata bir değer katmadığı, dünyadaki örneklerden habersiz iddialarının slogandan öte bir anlamının olmadığı, kaynakları heba ettiği  söylenebilir. Çünkü “…asli görevi deniz ulaştırması ve ticaretini düzenleyip geliştirmek olan UDHB’nin (şimdi UAB) gemiadamı bürokratlarının hazırladığı amatör/sportif denizciliği ilgilendiren mevzuat değişikliklerinin sürekli “pervaneye halat/zincir dolaması”nın temelinde amatörlüğü, ticaret denizciliğinin gözüyle “iş-meslek” olarak algılayan, özel tekne/ticari tekne farkını bilmeyen/algılayamayan ya da denizciliğin diğer alanlarını ticaret denizciliğinin bir parçası/ figüranı olarak gören, amatör denizciliğin temsiline de izin vermeyen/ihtiyaç duymayan, daha genel bir deyişle kamu politikalarının oluşturulmasında STK’larla birlikte çalışmaktan uzak bir anlayışı yatar…”[3]

Kimi uygulamalardaki “bilgisayar tabanlı eğitim/e-denizcilik” gibi çağdaş/teknolojik araçlar görüntüyü/zarfı kurtarsa da, mazrufa bakılınca kamu yönetimine sırtını dayamış bürokrasinin “donanımsız özgüveninin” yol açtığı zamanı, insanları, emekleri ve maddi kaynakları heba eden “yaptım-oldu uygulamalarının” enkazlarıyla karşılaşılır.

Tekrara düşmek adına[4] “çağın gerektirdiği asgari (çağdaş) koşulları”hatırlatmak isterim: “…amatör/sportif denizciliği geliştirmek merkezi gücün paylaşılarak sivil toplumu cesaretlendirecek, bürokrasiyi azaltacak demokratik uygulamalarla mümkün. Amatör/sportif denizciliğin gelişebilmesi başta UAB olmak üzere İdare’nin yetkilerini federasyon, kulüp, dernek, şirket vb. kuruluşlar eliyle kullanmasına, paylaşmasına bağlı.”

“Gemi yutturmaca ustalık gösterilerine katlanamaz”

(Ömer Bozkurt, “Sunuş”, Denizden Yansıyan, Joseph Conrad, Everest Yay. 2018)

Aşağıda, denizcilik bürokrasisinin düzeyini gösteren, “ayrıntıları/çapariz örnekleri, güncel durumlarının değerlendirilmesi” dosyadaki yazılarda/yazışmalarda yer alan yaklaşık 15 yıllık uygulamaların özeti var. Aslında buraya eklenebilecek benzer birçok uygulama var. Örneğin Özel Teknelerin Kayıt, Belgelendirme ve Donatımına İlişkin Yönerge’de (2006) yapılan değişiklikle ADEK/Amatör Denizci Elkitabı, bir süre Uluslararası UDÇÖT/Çatışmayı Önleme Tüzüğü kitabının yanında her teknede bulunması zorunlu yayınlar arasına katılmış, yani bürokrasi marifetiyle bir “tekel” durumu yaratılmıştı. Bu durumu öğrenince “Kişi denizciliği ADEK’ten öğrenebileceği gibi başka kitaplardan, kaynaklardan da öğrenebilir. Dilerim bu zorunluluk bir an önce kaldırılır.” diye yazdım (Bkz. İlgiyi Bilgiyle  Zenginleştirmek, Yelken Dünyası, Şubat 2007) ve sonrasında ADF’nin girişimiyle mevzuat değiştirilerek bu tekel durumuna son verildi.

Denizcilik bürokrasisinin 15 yıllık “çapa-çupa (=yararsız, değersiz, işlevsiz)” uygulamalarının özeti şöyle:

  1. Bakanlık yayınları

Kamu kaynaklarını heba eden niteliksiz/içeriksiz, sığ, hatalarla/yanlışlarla dolu vasata bile varamayan, kes-yapıştır (ve intihal) yöntemiyle hazırlanmış, kimi binlerce, kimi yüzbinlerce basılıp-dağıtılan ya da “ADB eğitiminde kullanılması zorunlu” olan yalapşap yayınlar: Küçük Denizcinin El Kitabı (2007, 32 sayfa), Denizcinin El Kitabı (2011, 82 sayfa), Denizciliği Öğrenelim (2011, 86 sayfa), ve bir “zorunlu” eğitim dökümanı: “Amatör Denizci Eğitim Dökümanı” (2018, 24 sayfa). Denizcinin El Kitabı’ndaki usulsüz ve izinsiz kullanımlar nedeniyle UAB tazminata mahkum oldu.

2. Eserden usulsüz, izinsiz alıntı…

UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, uyarılara rağmen, onca emek ve masrafla hazırlanmış ADEK/Amatör Denizci Elkitabı’ndan kes-yapıştır yöntemiyle izinsiz/usulsüz, sanki kendileri yazıp çizmişler gibi alıntı yaptığı için 2011 ve 2016’da açtığım davaları kaybetti  ve  2019’da “haksız rekabet, eserden usulsüz, izinsiz alıntı” nedeniyle tazminat ödemek zorunda kaldı.

Ancak 2018’de“ADED/Amatör Denizci Eğitim Dökümanı” yayımlanınca UAB’nin yayınlarını hazırlayan “uzmanların” hukuk tanımayarak aynı yol ve yöntemle yola devam ettiği görüldü. “Bir eğitim dökümanı olmaktan uzak, kötü hazırlanmış, yanlış ifadelerle dolu “Amatör Denizci Eğitim Dokümanı”nda tarafımdan izin alınmadan ADEK’ten alıntı çizimlerin/metinlerin kullanılması etik ve ahlaki midir, mevzuata uygun mudur?” diye sordum ama cevap veren olmadı

3. Türk bayrağına geçiş tebliği çaparizleri

Türk bayrağına geçişi teşvik için 2009’da çıkarılan tebliğ ve bağlı mevzuat değişiklikleri içerdiği çaparizler nedeniyle defalarca değiştirilse de %70 olarak ifade edilen hedef fiyaskoyla sonuçlanarak “karaya oturdu”. Beş yıl sonra UDHB’nin başarısızlığını gidermek için bazı cebri uygulamalara niyetlendiği duyulduysa da bir uygulama olmadı. (Hedeflerin çok altında kalarak başarısızlığı tescillenen tebliğden/eleştirilerden/uygulamadan ders alınarak yerine 2017’de amaca uygun, hedefine ulaşan yeni bir tebliğ yayımlandı. (Son onbeş yıldaki tek olumlu uygulama… ).

4. Yurda sokulan usulsüz/kayıtdışı botlar

Diğer yandan 2009’da yabancı bayraktan Türk Bayrağına geçen ~1250 tekneyle birlikte gelen botlar da usulsüz/kayıtdışı olarak yurda sokuldu, Bağlama Kütüğü’ne kaydedilmedi, bunu soran da, hesabını veren de olmadı. (Aynı konu 2017 tebliğinde nasıl halledildi, halledildi mi bilmiyorum…)

5. Özel Tekne Kaydı uygulamasından Bağlama Kütüğü ucubesine

Tekne kaydı için ADF önerileriyle oluşturulan, “özel teknelerin kaydını” teşvik eden, yol gösteren, basit/sağlıklı, istatistiki bilgiyi amaçlayan Özel Teknelerin Donatımı, Kaydı ve Belgelendirilmesi (Mart, 2008) sistemi yerine “her türlü teknenin” kaydedildiği Bağlama Kütüğü (Eylül, 2009) uygulamasına geçildi. Deniz hukukçularının “ucube”, “imalat kaçağı” olarak nitelediği sistem o kadar iyi hazırlanmıştı ki eleştiriler karşısında, yayımından altı ay sonra 39 maddelik Bağlama Kütüğü Yönetmeliği’nin 19 maddesi değiştirilmek zorunda kalındı. Yeni düzenleme nedeniyle Amatör denizciliğimizin sembol teknesi Kısmet kütüğe “Kismet” olarak kaydedildi!

Yayımlanan Bağlama Kütüğü istatistiklerinde sadece tekne boyu/kayıtlı olduğu yer ve gemi cinsleri bazında dağılım sayıları yer alırken yelkenli/motoryat sayısı, özel tekne sayısı yer almıyor.  Bakanlık tekne kayıt harcı/vize bedeli vs. almasını biliyor ama ayrıntılı bir istatistik tutmayı beceremiyor.

İki farklı zihniyeti temsil eden iki kayıt sisteminin (Özel Tekne/Bağlama Kütüğü) karşılaştırmalı incelenmesi denizciliği teşvik etmek ile bu alandaki hevesi/merakı cezalandırmanın/caydırmanın, yoldan çıkarmanın, “aracıya yönlendirmenin” farkını gözler önüne seriyor.

6. Mavi Kart ve DAU Uygulamaları

Bakanlığın  katkılarıyla hazırlanan, düzenleme/işletme ve denetimi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ait olan deniz kirliliğini önlemek için çıkarılan atık toplama/denetleme uygulamaları. Önce yöresel olarak, 2016 sonrası da her yerde uygulanmaya başlayan amatör denizcilere saç-baş yolduran Mavi Kart uygulaması “yargıya takılınca” yerine 2020’de DAU/Denizcilik Atıkları Uygulaması getirildi (o da hemen revize edildi…). Tekne boyu/kapasite/seyir süresi… vb. ilgili maddeleri ve kapasite/teknoloji olarak yetersiz sıvı atık alım tesisleri nedeniyle -verilen cezalar hariç- kâğıt üzerinde kalan uygulamalar…Örneğin Mavi Kart uygulamasında “…günde onlarca kişi taşıyan ticari tur tekneleri ile özel teknelerin tank kapasitesini aynı kefeye koyup, kişi başına saatte 10 litre atık hesaplayan, 9-10 metrelik bir özel teknenin ~50 litrelik bir atık tankı olduğundan bihaber…” bürokrasi nedeniyle birçok amatör denizci para cezası/tekne bağlanması/mahkemeye sevk gibi uygulamalara muhatap oldu.

7. Heba edilen fırsatlar: Sivilleşmeye/işbirliğine hayır…

Bakanlık Amatör Denizci Belgesi (ADB) ve Kısa Mesafe Telsiz(KMT) Belgesi sınavını düzenleme yetkisinin Amatör Denizcilik Federasyonu’na (ADF) devretmesi  “bürokrasinin azaltılması ve devletin gölgesini bu alandan çekmesi” nedeniyle 2005’te “denizcilikte yılın en önemli olayı” seçilmişti. Çağdaş ve hakkaniyetli bir sınav/değerlendirme sistemi kurmaya uğraşan ADF üye kulüpleriyle yurt çapında kurdurduğu çevrimiçi (on-line) sınav sistemi ile bürokratik işlemleri azaltarak, “aracıları” ortadan kaldırarak çok önemli bir adım attı.  Hatta sistemin işleyişinden etkilenen UDHB aynı düzeni “gemiadamı  sınavları” için de kurdurdu… Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, sözleşmesiyi yenilemediği için ADF’nin sınav yetkisi Ağustos 2013’te sona erdi. Böylece bakanlık ADF’nin kurduğu sistemi heba ederek amatör/sportif denizcilikte “sivilleşmeye/işbirliğine” hevesli olmadığını gösterdi. ADF kurduğu ADB/KMT Sınav sisteminin yazılımını (altyapısını) ve soru bankasını UAB’ye devretti  (ki ADF’nin bakanlığa teslim ettiği ADB/KMT sınavları soru bankasının %90’ını Tunç Tokay’la birlikte hazırlamıştık…).

8. Pratik eğitim iddiası beş yıl süren ADES…

UDHB “hiç eğitim almadan ehliyet alma döneminin sona ereceğini, bilgisayar tabanlı, evinden internete girip, eğitim alıp sınavlara girerek ve teknede de pratik eğitim alıp sınavına girerek ehliyetin…” alınacağı yeni sınav sistemi ADES’i tanıttı (2014). Buna göre ADB sınavına girebilmek için ades.udhb.gov.tr adresinden verilmekte olan ADES Uzaktan Eğitimlerini tamamlama şartı getirilmişti. Uzaktan eğitimi tamamlayan (başaran) adaylar aldıkları belge ile ADB sınavına girebileceklerdi (ADES+ADB Sınavı). Başlangıçta açıklanan devlet memurlarının amatör denizcilere “teknede pratik eğitim” vereceği iddiasından daha sonra söz eden olmadı… ADES’in mevzuat ve içerik yönünden yanlışlarını ortaya koyan eleştirilere Bakanlık bürokratları yalan ve tahrifat dolu, parodi olabilecek gerçek dışı cevaplar vererek düzeylerini gösterdiler.

Önce 2019-23 Stratejik Planı’nda ADES sisteminin kolaylaştırılması “ihtiyacı”ndan söz edildi, daha sonra da beş yıl dolmadan ADES’ten vazgeçildi, uygulamaya konulan “Bir Milyon Amatör Denizci Projesi”(2018) ile sınava girmek için ADES’i geçme/başarma şartı  kaldırıldı.  Yerine UAB’nin açıklamasına göre Bir Milyon Amatör Denizci  projesi kapsamında ADED/Amatör Denizci Eğitim Dökümanı ile “kısa bir eğitim basit bir sınav” uygulamasına geçildi.

9. Her türlü “pratik” yolla ADB dağıtımı ya da

 “Bir Milyon Amatör Denizci Projesi”…

Bakanlık hiçbir açıklama yapmadan “pratik eğitim iddiasıyla” uygulamaya başladığı ADES’ten beş yıl dolmadan vazgeçip “Bir Milyon Amatör Denizci Projesi”(2018) ile her türlü “pratik” ve “mevzuat dışı” yolla ADB/Amatör Denizci Belgesi “dağıtmaya” başladı. Önce adeta “hızlı bant sistemi” denilebilecek bir usul denendi, yetmedi “her yol mubah” seferberliğine geçildi.

“Hiç eğitim almadan ehliyet alma döneminin -ADES’le- sona erdiğini” söyleyen yetkililer bu hızlı değişimin nedeni hakkında bir açıklama yapmadı, kimse de sormadı… Bakanlık hiçbir şey olmamışçasına artık ADB (ve KMT/Kısa Mesafe Telsiz) eğitim ve sınavlarının liman başkanlıklarınca ADED/Amatör Denizci Eğitim Dökümanı’na göre yapılacak kısa bir eğitim ve basit bir sınav sonrası verilmeye başlandığını” ilan etti.

Amatör denizcilere verilen ADB belgesindeki yazım yanlışları bile düzeltilmedi (bildiğim kadarıyla hiçbir amatör denizci de “belgemde yazım yanlışları var, düzeltilsin” diye müracaatta bulunmadı…). Her belge itibarını kendi kazanır ama zaten uluslararası ölçekte sıradan bir belge olan ADB/Amatör Denizcilik Belgesi yeni uygulamayla artık “sudan” bir belge haline geldi.

UAB’nin “1 Milyon Amatör Denizci Projesi” reklamlarında bakanlık logosuyla birlikte kullandığı (…) tek gözlü uzun bir dürbünle ileriye bakan çocuk temasının böyle bir projeyle ne ilgisi olabilir diye de merak ettim?  Sanmayın ki fotoğraf için bir emek/çaba gösterilmiş; https://tr.depositphotos.com adresinden birkaç dolara alınan bir fotoğraf bu… Bu durum bürokrasinin düzeyini ve amatör denizciliğe bakışını/verdiği değeri göstermez mi?

Sonuçta bu projeyle bir milyon amatör denizci değil, bir milyon ADB’li olsa da liderlikte rakip tanımayan ülkemiz belge sayısı açısından Avrupa’da kıskanılan bir ülke haline geldi.

10.  İngilizce “Amatör Denizci Belgesi” nasıl denir?

Bürokrasinin çapa çupa işlerinden biri de belgelerde sık sık değiştirilen “ADB/Amatör Denizci Belgesi” İngilizce karşılığıdır.

ADF zamanında dağıtılan belgelerde ADB’nin İngilizce karşılığı uluslararası literatüre uygundu (ki yönetmelikte hâlâ aynı tanım var…). Son 40 yıla göz atalım:

1980’ler: Amateur Seafarer’s Certificate

1990’lar: Certificate of Proficiency for Amateur Seaman

2000’ler (ADF zamanı): Certificate of Competence for Operators of Pleasure Craft

Bir Milyon Amatör Denizci Projesi uygulaması: Amateur Seaman’s Certificate (bu projeyle “dağıtılan” belgelerin çoğu imla ve kelime yanlışlarıyla maluldür. Bkz. “Amatör Gemiadamları”)

11. Yeni proje endişesi…

Başarısız uygulamaların sorumlularına/oyuncularına  hiçbir şey olmuyor,  uygulama karaya oturunca  aynı sorumlular aynı oyuncular yeni bir seferle yine bir “yaptım-oldu” projesi müjdeliyor. Bu nedenle UAB bürokratlarının amatör-sportif denizcilikle ilgili yeni bir projesi var mı, varsa nedir diye endişe ediyor insan. Nitekim 2019 yılındaydı, Bakanlığın bir eğitim teknesi projesi de olduğu duyuldu. Ama proje hakkında bir bilgi edinemedim. Bakanlıktan nasıl bir teknedir, kaç metredir, kiminle/nasıl yapılacak, vb. bir bilgi açıklanmasa da konuya bir yazıda değindim ve Bakanlığa sordum:[5] “…Gerçekleşirse yeni bir proje değil, daha önce denendi ama açıklanırsa sormak lazım: Şubat 1968’de Beden Terbiyesi Genel Müdürü tarafından açıklanan ‘Toplu Eğitim İçin Büyük Tekneler İnşası’ projesini ve akıbetini bilen var mı? diye…”


Yukarıda maddeler halinde kabaca özetledim ama aşağıdaki yazılarda/eleştirilerde denizcilik bürokrasisinin düzeyini, yaptım-oldu projelerini  gösteren çapa çupa uygulamaların ayrıntıları  yer alıyor…

Uygulamaların ilgili paydaşların katılımıyla, ortak akılla yapılmasını diledim ama hafızasız bir gelecek olmaz, yazılarda/eleştirilerde görmek isteyene fikir verecek yeteri kadar veri var. Benzer uygulamalarla tekrar tekrar karşılaşmamak için geçmişin iyi bilinmesi, uygulamalardaki yanlışların/eksiklerin dile getirilip sabırla anlatılması, değişikliklerin amatör/sportif denizciliğe katkısının sağlanması için çaba gösterilmesi gerekiyor.

Çünkü  yıllardır yaptığı değişikliklerle  amatör/sportif denizcilikle ilgili bir mevzuat /uygulama enkazı yaratma başarısı göstermiş, ama bundan da yeterince ders çıkarmamış, aksine eleştirenleri suçlamış, kendisine yol göstermiş kişileri/kurumları bile görmezden gelen/takmayan bir İdari zihniyetin yetkilerini “kendiliğinden” paylaşması da uzak bir ihtimal. Bu paylaşım ancak amatör-sportif denizciliğin kendisini ve bu idari zihniyeti değişim rüzgârına sürükleyecek bir dinamiği olması ile mümkün olabilir.


[1] Yararsız, değersiz, işlevsiz.

[2]  Bakanlık adının değişmesi nedeniyle dosyadaki yazılarda kurumun adı yerine göre UB/Ulaştırma Bakanlığı, UDHB/Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı veya “Bakanlık” olarak kullanılmıştır. Amatör denizcileri etkileyen kimi mevzuat değişikliklerinde farklı bakanlıkların (ör. Maliye, Çevre ve Şehircilik vb.) etkisi/imzası varsa da UAB’nin de onayı/katkısı olduğu için ilgili tüm uygulamalar “denizcilik bürokrasisi” başlığı altında düşünülmüştür.

[3] Bu konuda birbirini besleyen/içeren/ne yazık ki tekrar eden birçok yazı yazdım: •”Deniz Kültürü ve Amatör Sportif Denizcilik”, İskeleye Yanaşan Gemiler, Denizler, Denizciler, der. Orhan Berent, Murat Koraltürk, içinde, s.287-306, İletişim Yay. 2013. •Hedefi Olmayan Tekne, Dünya gazetesi 20 ve 27 Eylül 2014.•

“Amatör Sportif Denizciliğin Sorunları”, Marmara Üniversitesi VIII. Türk Deniz Ticareti Tarihi Sempozyumu Bildiriler Kitabı, 2016, (internetten de indirilebilir) ya da bkz. “Mevzuat Hazırlık Sürecinin Zaafları”, Türk Bayrağına Geçiş  Olacak mı? /Çocukların Denizcilik Öğrenmesi Yasak! (2009) yazısı içinde.

[4] Y.a.g.m.: İskeleye Yanaşan, Denizler, Gemiler, Denizciler

[5] “Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Mehmet Cahit Turhan’a”, Şubat 2019.


YAZIYA EK NOT: Bu konuda daha sonraki gelişmeler için bkz.: 

Amatör Denizciler İçin Yeni “Sınav/Eğitim veya Vesayet” Sistemi / Sezar Atmaca (Ocak 2023)

TYF/Türkiye Yelken Federasyonu’nun ADB Uygulama Eğitimi Programı: “RECAP ve DEBRIEF” / Sezar Atmaca (Mayıs 2023)

Similar Posts

  • |

    Amatör Denizci Elkitabı’ndan Usûlsüz Alıntı Nedeniyle Tazminat Ödeyen Bakanlık

    Denizcilik Müsteşarlığı 2010 yılında “© 2010 Denizcilik Müsteşarlığı. Her hakkı mahfuzdur.” künyesiyle “Denizcinin El Kitabı” adlı 82 (+14) sayfalık bir kitap çıkardı. Kitap, ADEK/Amatör Denizci Elkitabı’ndan kes-yapıştır alıntılarla dolu olsa da bunun dışında birçok hata ve yanlış içeriyordu.

    Alıntılar için izin alınmadığını, onca “intihal” alıntıya rağmen ADEK’in adının künyede dahi geçmediğini belirtip kitaptaki yanlışları da ekleyerek önce ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu aracılığıyla sözlü, sonra da yazılı olarak Ulaştırma Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı’na başvurdum. Kitaptaki yanlışları da örnekleriyle vererek, “Böyle bir kitabın hazırlanması zaman, emek ve uzmanlık (ehillik) ister.” dediğim yazıda, dört yıldır yayına hazırlamaya çalıştığımız Laser kitabından söz ederek kabaca bir kitap hazırlık sürecinin aşamalarını da yazmıştım. Başvurulara herhangi bir cevap verilmedi.

    Bu pişkinlik nedeniyle dava açmak istedim, ancak yayıncı ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu davacı olmak istemedi. Uzun bir bekleyişten sonra ADEK/Amatör Denizci Elkitabı’nın izinsiz kullanımı hakkında Ulaştırma Bakanlığı/Denizcilik Müsteşarlığı aleyhine “tecavüzün önlenmesi ve tazminat” davası açtım (Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 30.03.2011, Dosya no: 2011/63 Esas).

  • UDHB ve Denizi Yangın Yerine Çevirmek

    UDHB/ Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 2014’te yürürlüğe koyduğu “abes” uygulama ADES/Amatör Denizci Eğitim Sistemi’nin başlangıçtaki usülsüzlükleri hakkında ilk yazı… Pratik eğitim iddiası ile uygulanmaya başlayan ADES beş yıl sonra “ihtiyari” hale getirildi, kullanılmaz oldu. “Aşırı bürokratik işlemlere yol açacağı aşikârdır” dediğimiz ADES’in bürokrasisinden UAB de şikayetçi olmuş olacak ki 2019-2023 Stratejik Planı’na “ADES sisteminin kolaylaştırılmasını” hedef olarak koydu… ADES’in hikâyesi ve daha ayrıntılı değerlendirmesi için bkz. ADES’in Dünü ve Bugünü…

    ***

    Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (UDHB) Ocak ayında önce usulsüz bir şekilde uygulamaya çalıştığı, sonra geri çektiği ADES’i 4 ay sonra çıkardığı ve 8 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle resmi hale getirdi. ADF’ye sözleşmeyle verdiği sınav yetkisini uzatmayan İdare’nin ADB alacaklardan keyfi olarak istediği Adli Sicil Kaydı/Diploma Fotokopisi gibi uygulamaların değişikliklerde yer almadığı, yani hükümsüz olduğu görüldü. Yeni uygulamaya göre, ADB sınavına girebilmek için, UDHB bürokratlarının dünyadaki uygulamalardan bihaber “pratik eğitim” (!) icadı olan ADES safhalarının geçilmesi zorunlu. Yani ADB sınavına girebilmek için:

    “İdare tarafından elektronik ortamda verilen uzaktan eğitim programını tamamlamak” gerekecek.

    “Pratik eğitim” açısından bir değeri olmayan ADES’in aşırı bürokratik işlemlere yol açacağı aşikardır . Tekrar kontrol etmeyeceğim ama dilerim İdare hiç olmazsa ADES’in içeriğinin düzeltilmesi için yeterli çabayı göstermiştir.

    Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliğinde denizi yangın yerine çevirecek birkaç madde de var ki mutlaka enine-boyuna tartışılması gerekir.

  • |

    Spor Politikası, ADF, TYF, Kulüpler, Gruplar ve Reis Evi

    Amatör-sportif denizciliğin omurgasını oluşturan kulüpler/dernekler ve yer aldıkları ADF ve TYF gibi federasyonlarla ilgili sorunların yayın/toplantı/bildiri vb. yollarla nadiren gündeme gelmesi, yeterince tartışılmaması açıklanması zor bir durumdur.

    Güncel yakıcı sorunlarla (ör. marina fiyatları, barınma sorunu, deniz kirliliği/yapılaşma, mavi kart …) ilgili çabalar, harcanan emekler çoğunlukla karşılığını bulamayıp yetersiz kalsa da sorunlardan haberdar olunması, sorunlara vakıf olunması açısından bu tür girişimler çok kıymetlidir. Denizcilik kültürünün omurgası, denizcilik faaliyeti yürütülürken, bu faaliyet için mücadele edilip, gelişmesi için uğraşılırken oluşur.
    Şüphesiz “içe dönük faaliyetler” olarak tanımlayabileceğimiz, karşılaşılan gündelik sorunların iyileştirilmesi/çözümü için çaba göstermek, çizelge faaliyetlerini sürdürmek, etkinlikler düzenlemek, seyir-gezi organizasyonları ve benzeri çabalar asla küçümsenemez. Ancak amatör-sportif denizciliği ileriye taşıyacak/geliştirecek olan “dışa dönük faaliyetler” diyebileceğimiz yani devlet vesayetinin etkisini azaltacak, sivil toplumu geliştirecek projeler ve temel/yapısal değişikliklerdir. Temel/yapısal değişiklikleri mevzuat değişiklikleri (ör. kanunla verilmiş yetkilerle kendi alanını düzenleyebilme, gelir kaynaklarını oluşturabilme…),  farklı yönetim/kulüp modelleri, amatör yönü besleyecek tekne tipleri, barınma olanakları ve benzeri değişiklikler/arayışlar olarak sıralayabiliriz.

    Olumlu değişimlere yol açacak, ileriye taşıyacak, geliştirecek fikri katkıların/projelerin/yapıların tepeden inme değil ancak aşağıdan beslenen, şeffaf, geniş katılımlı bir denizci insiyatifi, ivmesi/dip dalgasıyla olabileceği söylenebilir. Aşağıdan gelen, beslenen bir ivme de, yaratacağı tartışma ortamıyla, projeleriyle, alanı temsil gücü olan; ilgili politikaların, mevzuatın oluş(turul)masında bahşedilmeyi değil, söz sahibi olmayı, hak aramayı hedefleyen “örgütlenmelerle” oluşturulabilir.

    Son yıllarda federasyonları oluşturan kulüplerden, derneklerden, temel/yapısal sorunları dile getiren, eleştiren, gidişatı değiştirecek kayda değer bir fikir, iddia veya proje duyulmadığı gibi alana yönelik çağdışı uygulamalar camiada ve basın organlarında (gazete, dergi vb.) kapsayıcı bir eleştiriyle karşılaşmıyor, ilgili haberler/yorumlar eleştiri değil de söylenme/yakınma ya da “Sayın bakanım lütfen bu konuya el atın, bir çözüm bulun”  türü “medet umma/beklenti” düzeyini aşamıyor.

  • Türkiye’de Kaç Tekne Var?

    Motor Boat dergisi Ekim 2016 sayısında yayımlanan aşağıdaki yazı “VIII: Türk Deniz Ticareti Sempozyumu”na sunduğum “Amatör Sportif Denizciliğin Sorunları” başlıklı bildiriden bir bölüm olsa da önemi nedeniyle yayımlamakta fayda gördüm. Günümüzde toplam tekne sayısı değişse de (UAB  rakamlarına göre Ağustos 2019’da özel tekne sayısı: 95.881) oranlar ve sorunlar değişmiyor. UAB ayrıntılı bir tekne istatistiği yayımlayamıyor,…

  • | |

    ADES /Amatör Denizci Eğitim Sistemi’nin Dünü ve Bugünü…

    ADES, denizcilik bürokrasisinin amatör-sportif denizcilik hakkındaki bilgisini/tasavvurunu, duyarsızlığını, hesap vermeme ve denetimsizlikten kaynaklanan donanımsız özgüvenini, alabora olan zihniyetini, heder edilen kamu kaynaklarını gösteren baştan sona ibretlik bir hikâyedir. Hikâye uzun ama önce bir özetini yapıp sonra da unutulmasın ve kayda geçsin diye Denizcilik Müsteşarlığı’na, UDHB ve UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yaptığım başvuruları/şikâyetleri ve verilen cevapları “ADES YAZILARI / YAZIŞMALARI” dosyasında sıraladım. Yazdıklarımı karalamak, ADES’i haklı gösterebilmek için ilgili bürokratların düştüğü seviyeyi gösteren konuşmalar da bu dosyada yer alıyor.

    Aslında karaya oturmuş fantezileri uğruna “kamu kaynaklarını heder eden” bürokrasinin iddialarındaki, dilekçelere verdikleri cevaplardaki, nobran/ üstten konuşan/hesap vermez/denetlenemez (ve artık cevap bile vermez…) dil, ülkemiz hakkında anlamak isteyenlere çok şey söylüyor…

  • |

    Bir Milyon Amatör Denizci Projesi’nin Dünü ve Bugünü…

    UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın “1 Milyon Amatör Denizci Projesi” fantezisinin usülsüzlüklerini/yanlışlarını ele alan biri Bakanlığa da gönderilmiş dört yazı yazmıştım.
    Yazılarda özetle “yeni yönetmelikteki çelişkiler/yanlışlar; yeni ADB belgesindeki Türkçe ve İngilizce imla hataları/yazım yanlışları, çelişkiler; eğitim dökümanının intihali ve yalapşap hali; Sınav Yönetmeliği’ne aykırı, mevzuatı/kuralları yok sayan sınav uygulamaları; ADB bedelinin sınav öncesinde alınmasının hukuksuzluğu…” ve benzerleri yanında “süreci hızlandırmak için de olsa” sınav ücretinin kaldırılması, ADES gibi “abes” bir uygulamanın ihtiyari hale getirilmesi, sağlık raporu kolaylığı gibi olumlu değişikliklere de değinilmişti.
    Beş sene önce “hiç eğitim almadan ehliyet alma döneminin -ADES’le- sona ereceğini” ve “teknede pratik eğitim verileceğini” iddia eden bakanlık “1 Milyon Amatör Denizci Projesi” ile 180 derecelik bir dönüş yaparak bu iddiasından vazgeçti. Bu U dönüşünün “nedenleri hakkında” ilgililer bir açıklama yap(a)madı. Bakanlık bir şey olmamışçasına ADB eğitim ve sınavlarının liman başkanlıklarınca ADED/Amatör Denizci Eğitim Dökümanı’na göre yapılacak kısa bir eğitim ve basit bir sınav sonrası verilmeye başlandığını ilan etti.
    Aslında Bakanlık “1 milyon amatör denizci sayısına erişmek” hedefini 2013’te yapılan 11. UDH Şurası’nda açıklamış ve Ocak 2014’te ADES projesi ile yola koyulmuştu. Ancak 2019-23 Stratejik Planı’nda gerekçe belirtilmeden “ADES sisteminin kolaylaştırılmasının” “ihtiyaç” olduğu açıklandı. Sonrasında ADES yerine ADED/Amatör Denizci Eğitim Dökümanı ile 1 Milyon Amatör Denizci projesine geçildi.
    UAB mevcut sınav mevzuatıyla (ADES+ADB Sınavı) “1 milyon” hedefine ulaşamayacağını anlayınca mevzuatı yok sayarak/çiğneyerek (hukuktaki karşılığını yazmıyorum…) ilan ettiği rakama ulaşmak için her yolu denedi, uygulamalar yıllar öncesinde kaldığını zannettiğimiz “kadük sınav zihniyetini” bile aratır oldu. Amatör denizcilik camiası olan biteni pek yadırgamadı, kaygılanmadı hatta bu projeyi olumlayan yazılar bile çıktı.
    Bakanlık yapılan eleştirilere/uyarılara aldırmadı, … ADB/Amatör Denizci Belgesi dağıtım hızında dünya rekoru kırıldı, verilen ADB belgelerindeki imla hatalarına ve kelime yanlışlarına bile dokunulmadı, hiçbir amatör denizci de “belgemde yazım yanlışları var, düzeltilsin” diye müracaatta bulunmadı. … ADF’nin çabalarıyla “gemiadamları mevzuatından” çıkarılarak profesyonel denizci (“seaman” “seafarer”) olmaktan kurtulan amatör denizciler yeni belgelerinin İngilizcesinde yine gemiadamı (seaman) oldular.