| |

Amatör Denizciler İçin Yeni “Sınav/Eğitim veya Vesayet” Sistemi

Sezar Atmaca

UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 18 Ocak 2023’te amatör denizcilerin eğitim/sınav/tekne kullanma şartlarını yeniden düzenleyen bir yönetmelik yayımladı. Uygulamalı eğitimi de içeren proje için TYF/Türkiye Yelken Federasyonu ile bir protokol imzalandı. Müfredat/uygulama içeriği gibi ayrıntılar henüz kamuoyuna yansımasa da TYF sitesindeki açıklamaya göre (6 Aralık 2022) “Türkiye Yelken Federasyonu, Amatör Denizcilik Belgesi Uygulama Eğitimlerinin Tek Adresi Oldu.”

UAB’nin eğitim/sınav geçmişi hakkında kısa bir hatırlatma yapalım (ayrıntılarına bu klasördeki yazılardan ulaşılabilir): UAB tarihinde ilk defa “Yetki Devri Sözleşmesi” ile özerk bir federasyona (ADF/ Amatör Denizcilik Federasyonu’na) devrettiği ve bu sayede bürokrasiyi azaltan/aracıları ortadan kaldıran on-line yapılmaya başlanan sınav sisteminden vazgeçip, 2014’te pratik eğitim iddiası ile ADES/Amatör Denizci Eğitim Sistemi’ni başlattı. Bir süre sonra Stratejik Plan’da “ADES sisteminin kolaylaştırılmasının” “ihtiyaç” olduğu açıklandı. 2018’de pratik eğitim iddiasından vazgeçilip ADES rafa kaldırıldı. ADED/Amatör Denizci Eğitim Programı (25 sayfa)  ile “1 Milyon Amatör Denizci Projesi” için mevcut mevzuat yok sayılarak ilan edilen rakama ulaşabilmek adına her yol denedi. Son yenilik olarak 5 Aralık 2022’de Sepetçiler Kasrı’nda yapılan “Bir Milyonuncu Amatör Denizci Belge Teslim ve Protokol İmza Töreni”nde TYF ile yapılan protokol açıklandı.

Ayrıntılarını bilmiyoruz ama UAB/TYF protokolünde bir “yetki devri” yok, tersine bir “görevlendirme” hatta bürokrasinin etki/yetki alanını genişletmesi, vesayetin artışı söz konusu.

Malum TYF’nin kendi dışında gelişen eğitim sistemini kontrol altına almak için 2010’da başlattığı TUYEP/Türkiye Ulusal Yelken Eğitim Programı var. Ekim 2021’de TUYEP’in “dününü bugününü” değerlendirirken sistemin niceliksel olarak iyileştirilebilmesi için “UAB, TYF ile işbirliği yaparak Yelkenli Yatçılık2/YY2 eğitimini tamamlayanlara da ADB/Amatör Denizci Belgesi verilmesi gibi düzenlemeler yapabilir.” diye yazmıştım ancak bu önerinin gerçekleşebilmesi için bir “yetki devri” gerekiyor.

TYF, TUYEP’i yaygınlaştırmak için böyle bir “görevlendirmeye” istekli miydi, yoksa zorunlu mu kaldı? Uygulama eğitimi denizcilere kaç liraya verilecek, eğitim müfredatı ve eğitim teknesinin sorunları vb. konuların/soruların değerlendirmesini yazının sonuna bırakıp 18 Ocak 2023’te Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliği ele alalım (“Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik”):

  1. Yeni yönetmelikte ADB/Amatör Denizci Belgesi/Certificate of Competence for Operators of Pleasure Craft olarak düzeltilmiş ve ADF zamanındaki doğru uygulamaya dönülmüş. Peki 2018’den sonra yüzbinlerce amatör denizciye verilen ADB’lerdeki “Amateur Seaman’s Certificate” ve diğer İngilizce yanlışlarını içeren belgeler ne olacak?
  2. Eski Yönetmelikte özel tekne sayılan “su sporlarında faaliyeti olan dernek/vakıf tekneleri” özel tekne tanımından çıkarılmış, sadece bağlama kütüğü ruhsatnamesi veya gemi sicil tasdiknamesi düzenlenmiş olan 2,5-24 metre arası tekneler “özel tekne” sayılmış. Sadece “kaydı olan tekneler” özel tekne sayılacaksa, diğerleri ne sayılacak? “Tanımlar ve Kısaltmalar” maddesinde “…yer almayan tanımlar için ilgili mevzuatta yer alan tanımlar geçerlidir.” de denmiş ama bildiğim kadarıyla  buradaki sorunu çözecek başka bir mevzuat hükmü de yok. Bağlama Kütüğü mevzuatı da “özel kullanıma mahsus gemi, deniz ve içsu araçları”ndan ve “spor kulübü/federasyon teknelerinin talep halinde bağlama kütüğüne kayıt edileceği”nden söz eder. Eski yönetmelikte olduğu gibi  “özel tekne tanımı” ile “özel tekne kaydı” ayrı fıkralar halinde düzenlenirse sorun halledilebilir.
  3. Eski yönetmelikteki boyu 7 metre/sürati 7 milden fazla tekneleri 16 yaşından küçük ADB’li kullanamaz şartı yeni yönetmelikte 18 yaşından küçük ve 5 metre olarak değiştirilmiş ve sürat şartı kaldırılmış. ADB almak için 15 yaşında olma şartı yeni yönetmelikte 16 yaşına çıkarılmış. Anlaşılan bürokrasimiz “Z kuşağına” pek güvenmiyor.
  4. Bir özel tekneyi sahibi dışında biri kullanacaksa düzenlenmesi gereken “Yetki Yazısı”nın tekne sahibi ile yetki verilen kişinin ıslak imzalarını taşıması yanında “Noter veya liman başkanı tarafından tasdikli olması” şartı da getirilmiş. Oysa eski yönetmelikte tekne sahibi ile yetkili kişinin ıslak imzası yeterliydi. Haftasonu ya da tatil günlerinde veya mesai saati dışında hangi noter, hangi liman başkanı tasdik edecek acaba “Yetki Yazısı”nı?
  5. 2008 yönetmeliğinde  basit olan sağlık muayenesi şartı (KBB+göz muayenesi)  2018’de değiştirilerek “birinci grup sürücü belgesi sınıfları” için istenen sağlık şartları ile eşdeğer kılındı ve sürücü belgesi olanlar muaf tutuldu. Yeni yönetmelikte ise “birinci grup” şartı “sürücü belgesi sınıfları” olarak değiştirildi. Yani sağlık raporlarının birinci gruba göre mi yoksa muayene şartları daha ayrıntılı/ağır olan ikinci gruba göre mi düzenleneceği belirsiz hale geldi.
  6. Sınavlar internet ortamında çevrimiçi dört seçenekli test yöntemiyle yapılacak niyeyse soru sayısı 50’den 25’e düşürülüp, başarı puanı da 60’dan 70’e çıkarılmış. Ancak sınav konularında önemli bir problem var ki eski yönetmelikte yer alan “deniz hukuku” sınav konularından çıkarılmış. Yani ör. “kaptanın sorumlulukları” hakkında ya da 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Güvenliği Kanunu  ile ilgili artık soru sorul(a)mayacak!
  7. Yönetmeliğe göre (Ek-2) “Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü’nün son baskı”sının teknede bulundurulması zorunlu. Sorun şu ki bu notik yayının adı değişti (bkz. Haftalık Denizcilere İlanlar, 21 Mart 2020/Notik yayınlara ait düzeltmeler ve duyurular ) ve 2020’de yapılan yeni baskısı “Denizde Çatışmayı Önleme Yönetmeliği” adıyla yayımlandı. Yeri gelmişken “son baskı” uygulaması saçmalığına da değineyim. Bu notik yayın içeriğinde bir değişiklik olmaksızın bazen birkaç senede bir basılıyor ör. 2013, 2014, 2017…, 2020. Hatta 2020’de Yönetmelik adıyla basılanın “2. Baskı”sının da çıktığını biliyorum ama baskı yılını bilmiyorum (2021, 2022?). “Son baskı” zorunluluğunun yönetmelikten çıkarılarak bu keyfiliğe son verilmesi önerilir. (Yazı yayımlandıktan 15 gün sonra “Denizde Çatışmayı Önleme Yönetmeliği’nin 2. baskısını 135 liraya satın aldım. Baskı tarihi Şubat 2022 olan kitabın Önsöz’üne “2.7.2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nın 21. maddesiyle Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü ibaresi Denizde Çatışmayı Önleme Yönetmeliği olarak değiştirilmiştir.” maddesi eklenmiş. Malum 700 sayılı KHK Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uyum için çıkarıldı. Ama yayımlandığı 1977’den beri tüzük olan bir mevzuata -UDÇÖT- bugün yönetmelik denmesi eski çağlarda kalmış bir yönetim sisteminin uygulanmaya çalışılmasının çaparizlerinden biri. Kitapta kapak dışında başka bir değişiklik yok ama KHK’nın tarihi yanlış yazılmış; KHK’nın yayım tarihi 2.7.2018 değil, 7.7.2018)
  8. İdari para cezalarındaki artış da göz kamaştırıyor. ADB olmadığı halde tekne kullanma 2018’de 1000 lirayken şimdi 10 bin liraya yükseltilmiş. ADB ile ticari faaliyette bulunmanın cezası da 50 bin lira yapılmış.
  9. Yönetmeliğin önemli kısmını sona bıraktım. Yeni yönetmeliğe göre amatör denizci eğitiminin üç aşamasını sırayla ve başarıyla geçen ADB alabilecek:
    • çevrimiçi teorik eğitim (15 günde bitiremeyen tekrar edecek)
    • uygulamalı eğitim (randevu sonrası 90 gün içinde girilmeli)
    • on-line sınav (başarısızlık halinde bir hafta aralıkla 4 kez girilebiliyor, hâlâ başarısız olan sınav için tekrar teorik eğitimi alacak)

Uygulamalı eğitimi kimin/nasıl vereceği ve eğitim müfredatı henüz belli değil. İdare belirleyecekmiş.

Eski yönetmelikte ADB sınavı yetkilendirmesi için özerk federasyon veya federasyon standardı/kriteri vardı ve sonrasında sınav yetkisi ADF’ye verilmişti. Oysa yeni yönetmelikte uygulamalı eğitimi kimin vereceği hakkında hiçbir kriter/standart belirtilmemiş. Gerçi  TYF uygulamalı eğitimin tek adresi olduğunu açıkladı ama UAB, TYF’nin örgütlü olmadığı yerlerde uygulamalı eğitim için başka yetkilendirmeler yapar mı acaba?

Nasıl bir müfredat, nasıl bir uygulamalı eğitim?

UAB/TYF protokolü ve uygulamanın esasları belli olduğunda daha doğru değerlendirmeler yapılabilir ama şimdilik sorularla bir çerçeve çizmeye çalışalım:

Üç aşamalı (teorik eğitim + uygulamalı eğitim + sınav) bu modelde anlatılan/yazılan bilgilerin denkliği/uyumluluğu/standardı nasıl sağlanacak?

Yayımlandığında ADES’i (ve ADED’i) içerik olarak değerlendirmiştim, yanlışların/hataların ne kadarı düzeltildi bilmiyorum ama artık ADBS/Amatör Denizci Bilgi Sistemi adıyla elektronik ortamda teorik eğitimin kaynağı bu program.

Uygulamalı eğitim neye göre yapılacak? TUYEP’in MEB’e onaylatılmış hayli sorunlu eğitim programları var ama hâlâ bir eğitim kitabı yok. Eğitimi kim verecek? Son rakamları bilemiyorum ama Ekim 2021 rakamlarıyla TYF/TUYEP’e akredite okul sayısı 20, eğitmen sayısı 150 idi. TUYEP rakamları sistemin yaygınlığına işaret etmiyor, TYF’nin örgütlü olmadığı yerlerde uygulamalı eğitimi kim/nasıl verecek, ya da buralarda verilmeyecek mi?

Uygulamalı eğitim nasıl bir teknede yapılacak, motoryat vb. bir tekne de kullanılacak mı, tekne standardı aranacak mı? Eğitim teknesi standardı TUYEP’in MEB’e onaylattığı eğitim teknesi olursa bu teknenin donanımının aşırılığı gibi bugüne dek görmezden gelinen sorunlar nasıl halledilecek? UAB’nin 2019’da bir eğitim teknesi projesi duyulmuş ama kamuoyu ile paylaşılan bir bilgi olmamıştı. Acaba bu proje de yeni sınav-eğitim sisteminin bir parçası mı olacak?

Uygulamalı eğitimin bedeli ne olacak, kim/nasıl belirleyecek? Kulüplerin bu konudaki masraflarının/ihtiyaçlarının karşılanması için UAB’nin bir katkısı olacak mı?

Vesayetin Artışı

TUYEP programının dünü ve bugününü değerlendirirken (Ekim 2021): “Denizcilik bürokrasisinin amatör-sportif denizcilikle ilgili son 15 yıllık uygulamaları federasyonlarımızın güçsüzlüğünün ya da devlet vesayetindeki spor anlayışı ile ne kadar özdeşleşildiğinin işareti de sayılabilir.” diye yazmıştım.

UAB zaten uygulamalı eğitim vermediği için UAB/TYF protokolünde bir “yetki devri” söz konusu değil. Yönetmelikteki tanım yetkilendirme olsa da “görevlendirme” daha uygun bir tanım. Ancak devlet gücüne /zihniyetine/mevzuata bel bağlayarak/yaslanarak “büyüme” peşindeki bir TYF  yönetimi de söz konusu olabilir.

UAB’nin bürokrat fantezilerinden öteye geçemeyen, dünyadaki gelişmelerden/oluşumlardan bihaber bu tür “yaptım-oldu” projeleri kısa vadede bir hareketlenme/değişim sağlasa da uzun vadede amatör sportif denizciliğin gelişimine bir katkısı neredeyse yok.  İnsan merak ediyor uygulamaya konulan birbirine zıt hedefleri/iddiaları olan bu projeler öncesinde UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda nasıl bir tartışma/araştırma oluyor, ya da oluyor mu? Olduysa neler, kimlerle, hangi kurum ve kuruluşlarla konuşulup/tartışılıyor? Yapılan yanlış uygulamaların bir eleştirisi oluyor mu?

Bu protokolle devletin amatör denizciliğe daha fazla el attığı, ADB alabilmek için bürokratik işlemlerin daha da arttığı söylenebilir. Sorgusuz-sualsiz verilen yaklaşık 750-800 bin ADB’nin sorumluluğu bu yolla mı hafifletilmek isteniyor diye de düşünüyor insan.

Sorunları ve bürokrasinin amatör sportif denizciliğe bakışını tekrar etmenin faydası yok. Geçmiş uygulamalara bakıldığında UAB’nin yetkilerini “kendiliğinden” paylaşması uzak bir ihtimal. Bu paylaşım ancak amatör-sportif denizciliğin kendisini ve UAB’nin idari zihniyetini değişim rüzgârına sürükleyecek bir dinamiği olması ile mümkün olabilir. Tekrar hatırlatmak isterim: “…amatör/sportif denizciliği geliştirmek merkezi gücün paylaşılarak sivil toplumu cesaretlendirecek, bürokrasiyi azaltacak demokratik uygulamalarla mümkün. Amatör/sportif denizciliğin gelişebilmesi başta UAB olmak üzere İdare’nin yetkilerini federasyon, kulüp, dernek, şirket vb. kuruluşlar eliyle kullanmasına, paylaşmasına bağlı.”

“Uluslararası düzeyde bir gelecek ve niteliksel gelişmelerin olabilmesi için kanunlar değişmeli, federasyonlar  devletin birer teknik dairesi olmaktan çıkarılmalı, yetkileri kanunla belirlenmeli, ADB /KMT gibi amatör denizcileri ilgilendiren belgeleri federasyonlar vermeli, ülkenin özgül durumuna uygun modeller bulunmalı, bunların konuşulabildiği/tartışılabildiği ortamlar oluşturulmalı vs… Federasyonlar kendi alanlarını düzenleyebilmeli, hobi ve spor eğitimleri MEB kapsamından çıkarılmalı, MEB’e  basit izin/sade düzenleme yetkisi, ilgili bakanlıklara denetleme yetkisi verilmeli… Spor şuralarında, akademik makalelerde ileri sürülen bu gibi birçok öneri yıllardır değerlendirilmeyi bekliyor…”

Bu yıl seçim var. Acaba seçime katılacak partilerin programında sınav/eğitim/belge veya barınak gibi, amatör denizcilerle ilgili konularda farklı bir öneri/ufuk var mı, yoksa yapılanların takipçisi/izleyicisi mi olunacak diye de bakmak/sormak lazım…

YAZIYA EK NOT: Devamındaki gelişmeler için bkz.: TYF/Türkiye Yelken Federasyonu’nun ADB Uygulama Eğitimi Programı: “RECAP ve DEBRIEF” / Sezar Atmaca (Mayıs 2023)

MERAKLISINA NOTLAR:

Ayrıntıları merak eden olursa https://denizciningunlugu.org/ adresindeki şu yazılara da bakabilir:

●Denizcilik bürokrasisinin geçmişte karaya oturan fantezilerinin ayrıntısı için: Denizcilik Bürokrasisi Archives – Denizcinin Günlüğü (denizciningunlugu.org)

●UAB’nin son 15 yıldaki çapa çupa uygulamalarının özeti için: Denizcilik Bürokrasisinin 15 Yıllık Çapa Çupa Uygulamaları – Denizcinin Günlüğü (denizciningunlugu.org)

●Şimdiki ADBS’nin geçmişteki benzer uygulamaları ADES ve ADED için: ADES /Amatör Denizci Eğitim Sistemi’nin Dünü ve Bugünü… – Denizcinin Günlüğü (denizciningunlugu.org)

●“Bir Milyon Amatör Denizci Projesi”nin saçmalığı ve hukuksuzluğu hakkında: Bir Milyon Amatör Denizci Projesi’nin Dünü ve Bugünü… – Denizcinin Günlüğü (denizciningunlugu.org)

●Çözmek yerine sorun doğuran değişiklikleri ve nedenleri ( “mevzuat hazırlık sürecinin zaafları”) için: Denizcilik Mevzuatındaki Son Değişiklikler – Denizcinin Günlüğü (denizciningunlugu.org)

●TYF’nin TUYEP eğitim programının sorunları/zaafları, dünü ve bugünü için: TUYEP / Türkiye Ulusal Yelken Eğitim Programı’nın Dünü ve Bugünü… – Denizcinin Günlüğü (denizciningunlugu.org)

Similar Posts

  • Alp Alpagut Türkiye’de Kalsa Ne Olurdu…?

    Alp Alpagut, uluslararası düzeyde pek çok başarıları bulunan ve Olimpiyat’ta (Atlanta 1996) ve Akdeniz Oyunları’nda (1997) ülkemizi Laser sınıfında temsil etmiş bir sporcu. 2001’den beri yurtdışında antrenörlük yapıyor, 2004’ten beri de İtalya’da yaşıyor, olimpiyatlara sporcular hazırlıyor. Çalıştırdığı sporcuların olimpiyat kotası alma başarıları göstermesi geçtiğimiz yıl ona İtalya Laser Milli Takımı Antrenörlüğü kapısını açtı. Yılda 250 gün denizde İtalyan Laser milli takımına koçluk yapıyor, fırsat bulursa da yarışıyor. Örneğin 2009 ve 2012’de İtalya masterlar şampiyonluğunu kazanmıştı. Gerekli ve yeterli antrenmanları yapa(a)madan katıldığı 4-11 Ekim 2014’te Güney Fransa Hyeres’de yapılan Laser Masterlar Dünya Şampiyonası’nda grubunda 3. oldu (sonuçlar için şu siteye bakılabilir: http://lasermasters.coych.org/results/).

    Eylül ayında İspanya/Santander’de yapılan, tüm olimpik sınıfların katıldığı ve ülke olimpiyat kotalarının yarısının belli olduğu Dünya Şampiyonası’nda Alp Alpagut’un çalıştırdığı İtalyan Laser Milli Takımı’ndan 3 sporcu ilk 25’e girerek olimpiyat kotası aldı. Türkiye bu yarışlarda hiçbir sınıfta olimpiyat kotası alamadı. (Santander’de yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı muhteşem organizasyonun açılış töreni ve laser sınıfı yarışları için şu videolara da bakılabilir. http://www.youtube.com/watch?v=L7NrpazIbxghttp://www.youtube.com/watch?v=X9Ey4ovBODM )

  • |

    “Pupanız Yelken Olsun…”

    Bakanlığın yıllar önce onbinlerce bastırıp dağıttığı bir kitapta[1] yer alan, başlıktaki anlamsız/uyduruk kullanımı okuyunca, güler misin ağlar mısın demiştik ama son 20 yıldır UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının  (Denizcilik Genel Müdürlüğünün) amatör denizcilerle ilgili yayınları/mevzuat değişiklikleri gülüp geçilecek gibi değil ne yazık ki.

    Bu yıl başında amatör denizci sınavı/belgesi, tekne kullanımı/donatımı ve denetimi/yaptırımları hakkındaki “Özel Teknelerin Donatımı ve Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik” yeniden değişti ki bu, 2004’ten beri, amatör denizcilik mevzuatındaki (dördü asli) onuncu değişiklikti.[2] Bu ve benzeri yalpalamaların[3] temelinde UAB’nin gemiadamı bürokratlarının amatör denizciliği ticaret denizciliğinin gözüyle “iş-meslek” olarak algılayan, özel/ticari tekne farkını, hukukunu önemsemeyen, dünyadaki örneklerden habersiz, gel-gitli donanımsız özgüveni yatar.
    Ocak ayında yayımlanan Özel Teknelerin Donatımı… yönetmeliği Temmuz 2026’da yürürlüğe girecek. Bu yönetmelikte de çok çapariz var ama bunların hepsini değil, önemli gördüklerimi ele alacağım. Çünkü önceki yönetmeliklerdeki hataları/yanlışları birçok yazıda karşılaştırmalar yaparak/önerilerle, ayrıntılı olarak ele almaya çalışmıştım, ancak zorunlu ya da kısmi düzeltmeler yapılsa da endâzesizlik sürüp gitti. Örneğin belgelerdeki (ADB) İngilizce yanlışları 2023 yönetmeliği ile düzeltilse de yakın geçmişte “dağıtılan” yüzbinlerce belgedeki yanlışlar düzeltilmeyi bekliyor. Tekneyi başkasının kullanabilmesi için sahibinin ıslak imzası yeterliyken, değişiklikle noter/liman başkanlığı onaylı yetki yazısı zorunluluğu getirilmişti ki, bu yönetmelikte eş ve çocuklar için kaldırılarak kısmen iyileştirildi (ama liman başkanlığı onayı paralı hale getirildi: 1000 TL).

    Yanıt gelmeyecek olsa da not düşmek isterim: Bu değişiklikler yapılırken ilgili kurumlarda nasıl bir tartışma/araştırma oluyor, ya da oluyor mu? Olduysa neler, kimlerle, hangi kurum ve kuruluşlarla konuşulup/tartışılıyor? Tekne filomuzun/coğrafyamızın özel durumu dikkate alınıyor mu, dünyadaki örneklere bakılıyor mu? Yapılan yanlış uygulamaların bir eleştirisi oluyor mu? Dünyayı dolaşmış “deniz kurdu” diyebileceğiniz denizcilerimizi, muhatap alıp bilgilerinden/deneyimlerinden faydalanmak yerine, “ADB 24 ‘teorik eğitimini’ beş yıl içinde tamamlamazsanız artık 10 metre üzeri tekne kullanamazsınız”, diyebilmek nasıl bir aklın ürünüdür, insan merak ediyor.

  • |

    Amatör Denizci Elkitabı’ndan Usûlsüz Alıntı Nedeniyle Tazminat Ödeyen Bakanlık

    Denizcilik Müsteşarlığı 2010 yılında “© 2010 Denizcilik Müsteşarlığı. Her hakkı mahfuzdur.” künyesiyle “Denizcinin El Kitabı” adlı 82 (+14) sayfalık bir kitap çıkardı. Kitap, ADEK/Amatör Denizci Elkitabı’ndan kes-yapıştır alıntılarla dolu olsa da bunun dışında birçok hata ve yanlış içeriyordu.

    Alıntılar için izin alınmadığını, onca “intihal” alıntıya rağmen ADEK’in adının künyede dahi geçmediğini belirtip kitaptaki yanlışları da ekleyerek önce ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu aracılığıyla sözlü, sonra da yazılı olarak Ulaştırma Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı’na başvurdum. Kitaptaki yanlışları da örnekleriyle vererek, “Böyle bir kitabın hazırlanması zaman, emek ve uzmanlık (ehillik) ister.” dediğim yazıda, dört yıldır yayına hazırlamaya çalıştığımız Laser kitabından söz ederek kabaca bir kitap hazırlık sürecinin aşamalarını da yazmıştım. Başvurulara herhangi bir cevap verilmedi.

    Bu pişkinlik nedeniyle dava açmak istedim, ancak yayıncı ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu davacı olmak istemedi. Uzun bir bekleyişten sonra ADEK/Amatör Denizci Elkitabı’nın izinsiz kullanımı hakkında Ulaştırma Bakanlığı/Denizcilik Müsteşarlığı aleyhine “tecavüzün önlenmesi ve tazminat” davası açtım (Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 30.03.2011, Dosya no: 2011/63 Esas).

  • İSPARK/İstmarin “Dalgakırana” Çarptı…

    İSPARK/İstmarin Tarabya tekne parkındaki bitmeyen sorunlar üzerine…

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İSPARK/İstmarin Tarabya tekne parkı açıldığından beri sorunlar bir türlü bitmedi. Sorunların nedenleri hakkında hiçbir resmi açıklama yapmayan İSPARK/ İstmarin yetkilileri açılışı üç yıl önce yapılmış Tarabya tekne parkı için geçtiğimiz aylarda bir “dalgakıran” ihalesi açtı.

    Yıllar önce  “tekne parklarının yapımı gündeme geldiğinde” 02 Şubat 2010 tarihinde “Bilgi Edinme Yasası” çerçevesinde İSPARK’a e-posta yoluyla tekne parkı yapım detayları hakkında sorular sormuştum.  İSPARK adına İhsan Özdemir’in 05 Şubat 2010 tarihinde  gönderdiği “klişe” cevabın konumuzu ilgilendiren kısmı şöyleydi:

    Sonuç : Sn; Sezar ATMACA  … yüzer iskele ve marina işletmeciliği konusunda istişarede bulunduğumuz ve fikrini aldığımız klüp ve kuruluşlar bulunmaktadır. Bu konuyla ilgili Türkiye ve Dünyada uygulanan marina park ve örnekleri  incelenmiş, uzmanlar tarafından fizibilite çalışmaları tamamlanmıştır.

    Ancak ne verdikleri yazılı cevaptan, ne yönlendirdikleri Marina projesi sorumlusu Selman Cebeci beyle yaptığım telefon görüşmesinden “ne tür kurumlarla işbirliği yapıldığı, yapılan fizibilite çalışmaları, üniversite ile işbirliği yapılıp yapılmadığı” gibi konularda bir bilgi edinememiştim.

  • |

    Amatör Denizcilikle İlgili Bir Üniversite Araştırmasının Hali

    Amatör-sportif denizcilikle ilgili veri, araştırma kıtlığı malum. Ekte tamamını sunduğum 2020’de yapılan “Çanakkale’de Amatör Denizciliğe İlgi Düzeyinin Tesbiti” (Ahmet Mazmanoğlu-Uğur Altınağaç) başlıklı bir yüksek lisans tezi kapsamındaki makaleyi görünce “ne güzel hem de bir üniversitede araştırma konusu olmuş amatör denizcilik” diye sevinmiştim. Ancak tezle ilgili altı sayfalık makaleyi okuyunca sevincim vasat bir rüzgâr hamlesi kadar bile sürmedi.

    Karşımda sadece UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın resmi açıklamalarını, propaganda metinlerini, sadece Bağlama Kütüğü verilerini esas alarak hazırlanmış, 2018-2023 arasında bir milyon ADB sayısına ulaşmak için başlatılan yeni sınav sistemi olan “Bir Milyon Amatör Denizci Projesi”ni güzelleyen bir araştırma makalesi vardı. Araştırmayı “akademik” açıdan değerlendirmeye çalışsak da tezi hazırlayan araştırmacının e-posta adresinin “…@uab.gov.tr” olması (yani UAB memuru olması) aslında araştırmanın halini ve neden bu duruma düşüldüğünü de açıklıyordu.

  • Denizcilik Eğitiminde Yeni Adımlar

    ADF/ Amatör Denizcilik Federasyonu eğitimde bir standart olsun, yapılan işler de mevzuata uysun düşüncesiyle 2008’de MEB/Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatına göre bir okul kurmak istedi. Kulüplerin “şube de olabileceği” bilgisi ADF/Teoman Arsay yönetimine cazip geldi; aşağıdaki yazı da bu bilgiyle yazıldı. Bürokrasinin her türlü yokuşuna (!) rağmen ısrarcı olundu, Tunç Tokay’ın gayretleriyle eğitim programı onaylatıldı ve okul kuruldu. Daha sonra MEB sisteminin merkezden istediği her türlü bürokrasiyi şubeden de istediği ortaya çıktı –ki ayrıntısını yazmıyorum, bir şey gelişsin diye değil, gelişmesin diye ne lazımsa istiyordu MEB sistemi, ör. her şubeye ayrı bir “müdür” atanması gerekiyordu vs.- Şube açılamadı ama İstanbul’da iki tekneyle beş yıl Tunç Tokay yönetiminde iyi bir denizcilik eğitimi verildi. ADF’nin sınav yetkisinin “gerekçesiz” sona erdirilmesinden (Ağustos 2013) sonra eğitimden vazgeçildi ve ADF’de MEB’e onaylattığı kendi eğitim programını değil, TYF’ye akredite olarak TUYEP eğitim programını uygulamaya başlayacağını ilan etti… Teoman Arsay’dan sonraki ADF yönetimi binbir emekle ADF’ye kazandırılmış tekneleri de “satarak” eğitimden vazgeçti… (Hedefi Olmayan Tekne –Eylül 2014- yazısı ADF’nin bu gidişatının/değişiminin eleştirisini de içerir.)