|

“Pupanız Yelken Olsun…”

Yeni ADB/Amatör Denizcilik Belgesi ve Mevzuattaki Değişiklikler

Sezar Atmaca

Bakanlığın yıllar önce onbinlerce bastırıp dağıttığı bir kitapta[1] yer alan, başlıktaki anlamsız/uyduruk kullanımı okuyunca, güler misin ağlar mısın demiştik ama son 20 yıldır UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının  (Denizcilik Genel Müdürlüğünün) amatör denizcilerle ilgili yayınları/mevzuat değişiklikleri gülüp geçilecek gibi değil ne yazık ki.

Bu yıl başında amatör denizci sınavı/belgesi, tekne kullanımı/donatımı ve denetimi/yaptırımları hakkındaki “Özel Teknelerin Donatımı ve Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik” yeniden değişti ki bu, 2004’ten beri, amatör denizcilik mevzuatındaki (dördü asli) onuncu değişiklikti.[2] Bu ve benzeri yalpalamaların[3] temelinde UAB’nin gemiadamı bürokratlarının amatör denizciliği ticaret denizciliğinin gözüyle “iş-meslek” olarak algılayan, özel/ticari tekne farkını, hukukunu önemsemeyen, dünyadaki örneklerden habersiz, gel-gitli donanımsız özgüveni yatar.

Son değişiklikleri ele almadan önce elimizde bir “yalpametre” olsun diye Bakanlığın son 20 yılda ADB/Amatör Denizci Belgesi düzeninde yaptığı değişiklikleri kısaca hatırlayalım:

•     (2005-2013): ADF/AMATÖR DENİZCİLİK FEDERASYONU DÖNEMİ: ADF’ye yetki devri ile sınavların ADF sayesinde ilk defa çevrimiçi (on-line)” yapıldığı dönem.

•     (2014-2018): ADF YETKİSİNİN İPTALİ SONRASI BAKANLIK DÖNEMİ[4]: Çevrimiçi ADES/Amatör Denizci Eğitim Sistemi ile “pratik eğitim iddiası”. Çevrimiçi ADES eğitimini başarıyla geçen adayların çevrimiçi ADB sınavına girebildiği dönem.

•     (2018-2023):BİR MİLYON AMATÖR DENİZCİ PROJESİ DÖNEMİ[5]: ADES sisteminin kapatıldığı, çevrimiçi uygulamalardan vazgeçildiği, eğitim kitapçığı olarak hatalarla dolu 25 sayfalık ADED/Amatör Denizci Eğitim Dökümanı’nın kullanıldığı “yazılı sınav” dönemi. Bu dönemde kolaylıkla ve %100 sınav başarı oranıyla, yaklaşık 800 bin ADB/Amatör Denizci Belgesi dağıtıldı.

•     (2023-2025): ÜÇ AŞAMALI YENİ SINAV/EĞİTİM DÖNEMİ[6]: Beş yılda “kolaylıkla” 800 bin belge dağıtan bakanlık tam tersi bir kutba savrulup, TYF/Türkiye Yelken Federasyonu’nu görevlendirerek üç aşamalı –ve paralı- zincirleme sınav dönemine geçti: UAB tarafından internette teorik eğitim + TYF tarafından teknede uygulamalı eğitim + UAB tarafından sınav.

•     (17 TEMMUZ 2026): YENİ BELGE DÜZENİ, ADB 10, ADB 24 DÖNEMİ: Sınav yine aynı usûllerle (teorik eğitim + uygulamalı eğitim + sınav) yapılsa da ADB/Amatör Denizci Belgesi tekne boyuna göre ADB 10 ve ADB 24 olarak ikiye ayrıldı. Eski belge sahipleri beş yılda ADB 24 “teorik eğitimini” tamamlamazsa belgeleri ADB 10 sayılacak. Yani eski belgeleriyle 24 metreye kadar tekne kullanabilen amatör denizcilerin kazanılmış hakları yok sayıldı.

Uygulama altı ay sonra…

Ocak ayında yayımlanan Özel Teknelerin Donatımı… yönetmeliği Temmuz 2026’da yürürlüğe girecek. Bu yönetmelikte de çok çapariz var ama bunların hepsini değil, önemli gördüklerimi ele alacağım. Çünkü önceki yönetmeliklerdeki hataları/yanlışları birçok yazıda karşılaştırmalar yaparak/önerilerle, ayrıntılı olarak ele almaya çalışmıştım, ancak zorunlu ya da kısmi düzeltmeler yapılsa da endâzesizlik sürüp gitti. Örneğin belgelerdeki (ADB) İngilizce yanlışları 2023 yönetmeliği ile düzeltilse de yakın geçmişte “dağıtılan” yüzbinlerce belgedeki yanlışlar düzeltilmeyi bekliyor. Tekneyi başkasının kullanabilmesi için sahibinin ıslak imzası yeterliyken, değişiklikle noter/liman başkanlığı onaylı yetki yazısı zorunluluğu getirilmişti ki, bu yönetmelikte eş ve çocuklar için kaldırılarak kısmen iyileştirildi (ama liman başkanlığı onayı paralı hale getirildi: 1000 TL).

Yanıt gelmeyecek olsa da not düşmek isterim: Bu değişiklikler yapılırken ilgili kurumlarda nasıl bir tartışma/araştırma oluyor, ya da oluyor mu? Olduysa neler, kimlerle, hangi kurum ve kuruluşlarla konuşulup/tartışılıyor? Tekne filomuzun/coğrafyamızın özel durumu dikkate alınıyor mu, dünyadaki örneklere bakılıyor mu? Yapılan yanlış uygulamaların bir eleştirisi oluyor mu? Dünyayı dolaşmış “deniz kurdu” diyebileceğiniz denizcilerimizi, muhatap alıp bilgilerinden/deneyimlerinden faydalanmak yerine, “ADB 24 ‘teorik eğitimini’ beş yıl içinde tamamlamazsanız artık 10 metre üzeri tekne kullanamazsınız”, diyebilmek nasıl bir aklın ürünüdür, insan merak ediyor.

Yeni Amatör Denizci Belgeleri: ADB 10-ADB 24

Daha önce ADB belgesiyle 24 metreye kadar “özel tekne” kullanılabiliyor, 10 beygir altında motorlu ve sportif amaçlı tekneler için belge gerekmiyordu. Beş senelik furyada yaklaşık 800 bin ADB dağıtan, Aralık 2022’de “Bir Milyonuncu Amatör Denizci” töreni yapan bakanlık, 3 sene sonra “belgelerinizi kısıtladık, bu belgelerle artık 24 değil 10 metreye kadar tekne kullanabilirsiniz” dedi. Yeni yönetmelikte 10 beygir altı ve sportif tekne kuralı sürse de yukarıda belirtildiği gibi tekne kullanma belgesi tekne boyuna göre ikiye ayrıldı (10 metre ve 24 metreye kadar).

Uluslararası örneklerde ülkelerin koşullarına göre özel tekne kullanma belgelerinde farklı uygulamalar (ör. Hız sınırı koyan “kısıtlı belge”) varsa da temel ayrım motorlu/yelkenli tekne üzerinedir. Fazla uzaklaşmadan örneği yakından verelim: Avrupa Birliği ülkelerinde ADB muadili tekne kullanma belgesi olan ICC (International Certificate of Competence) tekne türüne ve seyir bölgesine göre 6 sınıfa (motorlu 1-2/yelkenli/kişisel su aracı/kıyı seyri/iç sular) ayrılır. Bunlar için ayrı ayrı belge düzenlenmez, her ICC’de bizim sürücü belgeleri gibi hangi sınıf için geçerli olduğu yazılıdır. Motorlu tekne belgesi 10 metre ve 10-24 metre olmak üzere ikiye ayrılırken, yelkenli teknede böyle bir ayrım yoktur, ICC ile 24 metreye kadar yelkenli tekne ve 10 metreye kadar motorlu tekne kullanılabilir. Tekne kullanma belgesinin varolduğu, ancak içsular dışında zorunlu olmadığı Amerika ve İngiltere’deki uygulamaları da unutmayalım.

Bir sınıflandırma yapılacaksa coğrafyamızın avantajları, mevcut eğitim modellerine uyumu/entegrasyonu (TUYEP/MEB düzeni) yanında tekne filomuzun niteliği ve deniz kazası istatistikleri gibi veriler dikkate alınarak konunun enine boyuna taraflar arasında tartışılması sığ sulardan çıkılmasına yardımcı olur. Tabii ki yapılacak sınıflandırmaları karşılayabilecek bir kurumsal düzenin (kulüp/federasyon vb.), eğitim dokümanlarının ve araçlarının yeterli olması/hazırlanması gerekir. Ancak bakanlık ne yazık ki yıllardır gidişata yön verecek, sağlıklı değerlendirmeler yapabilmek için gerekli “ayrıntılı” özel tekne istatistiklerini yayımlamayı beceremiyor.[7]

Konunun hukuk dışına çıkan, kazanılmış bir hakkı yoksayan yönü de trajikomik. Örneğin Horn Burnu’na gitmiş Atasoylar’a ya da ADF başkanlığı yapmış, Atlantik geçmiş, kayıtlı yaklaşık 200 bin mil seyri olan, hepimizin komodoru Teoman Arsay’a “tekneniz 10 metreden büyük olduğu için bu belgeyle artık kullanamazsınız, ADB 24 teorik eğitimini tamamlamanız gerekiyor” demek, Anayasa hükmü olan Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının tanınmadığı, 31 yıllık diplomaların iptal edilebildiği bir hukuk düzeninde sıradan sayılabilirse de yine de alışmamak, hukuken uğraşmak lazım. Kuralın keyfiliğine bir de örnek vereyim: AB düzenlemeleri kapsamında 2016’da sürücü belgelerinde yapılan ehliyet yetki sınıflarındaki güncellemelerde hiçbir sınıf kazanılmış hakkını kaybetmedi ya da yeni bir sınava girmedi (…ağır vasıta belgesi hâlâ her sınıf araba için geçerli).

ADB 24 almak isteyenlere 12 ay süreyle ADB 10 sahibi olma şartı da getirilmiş. ADB 10 alma şartı konabilir ama neden 12 ay; belge alan insanlar bu sürede denizde dolaşarak tecrübe mi kazanıyor zannediliyor acaba? 10 metre üstü tekne almışsınız, ADB de almak istiyorsunuz ama teknenizi bir sene kullanamıyorsunuz!

Neden 10 metre…

Yeni ADB’de sınırın COLREGs (çatışmayı önleme) ve MARPOL (kirliliğin önlenmesi) gibi uluslararası anlaşmaları dikkate alan 12 metre değil de 10 metre olmasının esas nedeni herhalde tekne filomuzun yaklaşık %90’ının 10 metrenin altında olması. Bundan dolayı daha fazla denizci etkilenecek, ADB 24 almak isteyenler teorik aşamayı geçecek, harç yatıracak… Zaten bu düzen uygulamaya girerse bir milyon ADB’nin beş sene sonra/içinde harç yatırılarak yenilenmesi gerekecek. Tekne kiralamak (bare- boat) isteyenler ortalama tekne boyu 10 metreden çok olduğu için zorunlu olarak ADB 24 almayı tercih edecek.

“Uygulamalı eğitim”in tek adresi olduğu iddiasındaki yelken federasyonu (TYF) dışında başka bir kurum/kuruluşa da (ör. gemiadamı eğitim merkezlerine) yetki verilebileceği gibi hâlâ gerçekleşmeyen bir öngörüm vardı ki, ADB 24 uygulaması yeni pazarlara kapı açacak gibi. Eğitimi teşvik etmek yerine kanılarla/akıl yürütmelerle, bürokrasiyi/ticareti arttıran uygulamaları tercih etmek öngörülebilir bir gelecekte de değişmeyecek kurumsal bir duruş gibi görünüyor.

İdari Yaptırımlar

Önceki yönetmelikte 5 başlıktan oluşan “İdari Yaptırımlar” maddesi 13 başlığa çıkartılıp, cezai yaptırımların alanı genişletilerek, tekne boyuna göre ceza, ADB’yi askıya alma gibi kimi olumlu yeni uygulamalar getirilmiş. Cezalar tekne boyu ile metre başına belirlenen ceza miktarının çarpılması sonucu belirlenecek. Örneğin özel tekne ile ticari faaliyette bulunan da, yetki yazısı olmadan teknesini kullandıran da “tekne boyu x 2500 lira” ceza öderken yetki yazısı olmadan tekneyi kullananın ADB’si 6 ay süreyle askıya alınacak. Uygulaması nasıl olacak merak ederim ama hız sınırını aşma, yüzme sahasına çok yaklaşma gibi tehlike yaratabilecek kullanımlara 6 ay askıya alma cezası verilmesi önemli bir katkı.

Alkolle ilgili madde “Gemi Adamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliği’nden uyarlanmış, ancak madde, ifade ve ölçü olarak yanlış: “Nefeste saptanan kan alkol seviyesi (BAC) %0,05 ya da 0,25 mg/ml oranından fazla şekilde özel tekne ile seyredenlerin ADB’si 6 ay süreyle askıya alınır.”

“0,25 mg/ml” 1 mililitre kanda 25 miligram alkolü ifade eder ki bu orana göre dilediğiniz kadar içebilirsiniz. Doğru yazımı mg/l veya mg/100ml olmalı. Aslında maddenin kaynağı, Türkçeleştirilirken yanlış çevrilen, gemiadamlarının standartlarını düzenleyen, uluslararası STCW sözleşmesi. Her iki yönetmelik de orijinal STCW metnindeki İngilizce ifadeye[8] uygun olarak düzeltilmelidir: “Alkol seviyesi kanda %0,05 ve nefeste 0,25 mg/l oranından fazla olamaz.”

Ayrıca 16 yaşından büyükler ADB alıp tekne kullanabildiğine göre, 18 yaş altındakiler için izin verilen alkol seviyesinin 0 olduğu da “(BAC) 0.00mg/100ml” maddeye eklenmelidir. Teknede alkol muayenesi nerede yapılabilir tartışmasını da havuzlukta bırakalım.

Zorunlu asgari emniyet teçhizatını bulundurmayanlar hakkındaki yaptırımlar nedeniyle muhatap olacaklara şimdiden geçmiş olsun, ayrıntıları aşağıda:

Bulundurulması Zorunlu Değil “Sorunlu” Asgari Emniyet Teçhizatı

Yönetmeliğin ekinde yer alan “Özel Teknelerde Bulundurulması Zorunlu Asgari Emniyet Teçhizatı” listesi incelendiğinde istenen teçhizatın ve yaptırımların hayli sorunlu olduğu görülüyor. Daha önce önerilen ya da listede olmayan (olmaması gereken!) birçok teçhizat da buraya (EK-2) eklenmiş. Bürokratların amatör/sportif denizciliğe bakışını, denizcilik tahayyülünü yansıtan bu değişiklikler denizciliği geliştirmeye değil, pahalılaştırmaya yol açıyor.

Öncelikle eskiden beri süregelen ve aldırış edilmeyen temel sorunu belirtelim. 2.5-24 metre arasındaki tekneler “özel tekne” sayılıyor, oysa asgari zorunlu teçhizatta birkaç madde hariç tekne boyuna göre bir düzenleme yok, üstelik önceki yönetmelikte olan “Can simidi, tekne boyu 7 metreden ve sürati 7 deniz milinden az teknelerde aranmaz” maddesi bile kaldırılmış. Ama yönetmelikte “idari yaptırımlar”a eklenen bir madde var ki artık “kalem, silgi, pergel”in bile bulundurulması zorunlu teçhizattan sayıldığı için teknelerin çoğunun (özellikle küçük teknelerin) değil seyre çıkması herhangi bir yerden avara olması bile zor: “…bulundurulması zorunlu asgari emniyet teçhizatını teknede bulundurmayanların seyrine müsaade edilmez ve tekne sahibine her bir metre için 1.000 Türk lirası olmak üzere tekne tam boyu üzerinden hesaplanarak idari para cezası uygulanır.”

Denizciliğin geliştiği ülkelerde seyir, donanım, navigasyon, can güvenliği… için gerekli “asgari” teçhizatın teknelerde bulundurulması zorunludur ama “bunların yeterli olmayabileceği uyarısıyla” çok daha fazlası ek teçhizat olarak “önerilir”. Bu yönetmelikte ise tam tersi bir uygulama söz konusu. Önceki yönetmeliklerde “önerilen” kimi teçhizat bu yönetmelikle “zorunlu” hale getirilmiş, eklenenler yanında çıkarılanlar da var ki “önemli gördüklerimi” sıralayıp, yorumlamaya çalışayım.

  1. Öneriden zorunluya dönenler:

“Dürbün, termometre, barometre, ayna her teknede bulunacaktır.”“Yangın battaniyesi her teknede bulunacaktır.”“İlkyardım seti her teknede bulunacaktır.”

10 metreden büyük teknelerde:

Denizde Canlı Kalma El Kitabı, Amatör Denizci Elkitabı…“Seyir haritaları, pergel, paralel cetvel, kalem, silgi bulunacaktır.”

  •  Eklenenler:

“GPS bildiren herhangi bir cihaz veya uygulama bulunacaktır.” “… Her durumda en az 1 adet 2 kg’lık sertifikalı yangın söndürme tüpü ve yangın baltası hazır bulundurulacaktır.”

10 metreden büyük teknelerde:

      •Denize çöp atılmasının yasak olduğunu belirten levha… Birisi ışıklı 20 metre savlolu 2 can simidi…•“Tam boyu 15 metrenin üzerindeki özel tekne ve yatlar Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 24 ay içerisinde Kişisel Konum Belirleyici İşaret Cihazı (PLB) ile donatılacaktır.” (Sabit AIS Klas B cihazı bulunanlar muaf)

  • Çıkarılanlar:

      Pis su tankı… Pis su güverte boşaltma flanşı…Denizde Çatışmayı Önleme Yönetmeliği (son baskı) Can Kurtarma İşaretleri Tablosu (10 metre altı teknelerde)

Yukarıdaki listede yer alan birçok teçhizatın neden zorunlu hale getirildiğinin makul bir açıklaması/gerekçesi yok, biraz “aldım elime kalemi, yazdım/yaptım aklıma geleni” listesi bu.

ADEK/Amatör Denizci Elkitabı önerilen yayınlardan zorunlu yayınlara terfi ederken zorunlu olması gereken Çatışmayı Önleme Yönetmeliği kitabı listeden çıkarılmış, önerilerde bile yok. Oysa neredeyse bütün denizci ülkelerde seyir/navigasyon kurallarının (COLREGs) geçerli bir kopyasının (bizdeki gibi son baskısının değil) teknede bulundurulması istenir.

Hazırladığım ADEK/Amatör Denizci Elkitabı, 2006’da teknede bulunması zorunlu yayınlar arasına katılınca bunun kaldırılması için hem o zamanki yayıncısı olan ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu’na başvurmuş, hem de gerekçelerini Şubat 2007’de Yelken Dünyası’nda yazmıştım ki, mevzuat değiştirilerek öneri listesine alınmıştı kitap. Bir de önemli ek bilgi: Bir süre önce, ADEK’i Mayıs 2026’da serbest erişime açacağımı, yeni bir yayıncıyla anlaşma olursa basılısının da satılmaya devam edeceğini duyurmuştum.[9]

Can Kurtarma İşaretleri Tablosu 10 metre altındaki teknelerin zorunlu donanımından çıkarılırken, SOLAS (denizde can emniyeti) kuralları gereği gemilerde bulunması zorunluDenizde Canlı Kalma” elkitabı, amatör denizciler için de zorunlu kılınmış. Oysa konuyla ilgili piyasadaki kitaplar, uluslararası sözleşmelere göre “gemiadamları” için eğitim kılavuzu (training manual) olarak hazırlanmıştır.

Tekne içine dağıtılan (kamaraya, kuzineye, motor bölümüne) yangın söndürme tüpleri yanında bir de yangın baltalı (eskiden önerilen balta “yangın baltası” olmuş) nöbetçi tüp ihdas edilmiş. Söz yangın söndürme tüplerinden açılmışken, artık teknenin yanıcı/alev alıcı (yakıt/tüpgaz vb.) kapasitesi hesaplanarak da tüp ihtiyacının belirlendiğini, mevcutlara ek olarak, el tipi/taşınabilir bir tüpün kolayca erişilebilir bir yere monte edilmesinin “önerildiğini” belirtelim.

İlginçtir, bürokrasimiz niyeyse elektronik donanıma (daha doğrusu acil durumlarda koordinat/konum bildirmeye) merak salmış ve konuya adeta yangın baltasıyla girmiş: Her teknede GPS bildiren (doğrusu konum bildiren olacak) cihaz veya uygulama olacakmış. Elektronik seyir aygıtı kullanmadan, elektronik aygıtsız teknesi Kayıtsız III’le dünyayı dolaşan sevgili Özkan Gülkaynak’ın kulakları çınlamıştır.

Yetmemiş 15 metre üzeri teknelere bazı istisnalarla PLB zorunluluğu getirilmiş, şaka gibi. Açılımı bile doğru değil, bakanlığın hazırladığı “Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Terimleri Sözlüğü’ne bile bakılmamış, orada “PLB/personal locator beacon: Kişisel yer belirleme vericisi” olarak geçse de “Kişisel Acil Konum Vericisi” (veya bildiricisi) daha uygun bir kullanım. Acil durumlarda bir düğmeye basarak yerinizi bildirmeye yarayan, küçük, avuca sığan, ithal bir ürün PLB.

15 metre üzeri teknelerde bulunması gereken “birisi ışıklı, 20 metre savlolu, 2 can simidi” 10 metre üzeri teknelerde de zorunlu olmuş.

Teknede atık saklama ve boşaltma sistemi olan pis su tankı ve pis su emme flanşı zorunlu teçhizat listesinden çıkarılmış. Kovayla pis su taşıyacak halimiz yok, ya unutuldu ya da mevzuatta başka bir yere iliştirildiyse bir bilgim yok.

Uluslararası MARPOL (kirliliğin önlenmesi) sözleşmesi gereğince boyu 12 metreyi aşan teknelerde denize çöp atma yasakları levhasının bulunması zorunlu. Ama yeni yönetmeliğimiz bunu Türkiye’de 10 metreye düşürdü. Peki UAB/Denizcilik Genel Müdürlüğü ilgilileri denetledikleri çöp levhası olmayan 11 metrelik yabancı bayraklı bir tekneye yaptırım uygulayabilir mi?

Dileriz…

Yönetmelikteki çaparizleri ele almaya çalıştım, şüphesiz kızan/söylenen çok amatör denizci olmuştur ama bu alanda yol alabilmek için kurum/kuruluş olarak temsil gücünün olması gerekiyor. Bir dönem (2005-2013) ADF bunlarla uğraşmaya çalışmıştı. Bakanlığın 2023’te TYF/Türkiye Yelken Federasyonu’na verdiği uygulama eğitimi yetkisini “bir görevlendirme, hatta bürokrasinin amatör denizcilik üzerinde etki/yetki alanını genişletmesi, vesayetin artışı” olarak yorumlamıştım ki, TYF’nin katkısı nedir/var mıdır bilinmese de yönetmeliğin özü bu yönde.

Dileriz bakanlık, yaz-boz tahtasına çevirdiği bu oldu-bittilerden vazgeçer de konular enine-boyuna tartışılarak yol alınmaya çalışılır, yoksa “…pupanız yelken olsun”.


[1]      Denizcilik Müsteşarlığının 30 bin basıp dağıttığı, Amatör Denizci Elkitabı’ndan “usülsüz alıntı” nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkum olmuş, birçok hata ve yanlış içeren kitabı: Denizcinin El Kitabı (2010). Ayrıntı için bkz: Amatör Denizci Elkitabı’ndan Usûlsüz Alıntı Nedeniyle Tazminat Ödeyen Bakanlık.

[2]      Değişiklikler: 2004, 2006, 2008, 2009/1; 2009/2, 2014, 2018/1, 2018/2, 2023, 2026. Tebliğ ve talimatlar hariç tutulmuştur.

[3]      Ayrıntı için bkz.: Denizcilik Bürokrasisinin 15 Yıllık Çapa Çupa Uygulamaları

[4]      ADES /Amatör Denizci Eğitim Sistemi’nin Dünü ve Bugünü…

[5]      Bir Milyon Amatör Denizci Projesi’nin Dünü ve Bugünü : Avrupa’nın Bizi Kıskanacağı Bir Rakama Ulaştık…

[6]      Amatör Denizciler İçin Yeni “Sınav/Eğitim veya Vesayet” Sistemi

[7]      Türkiye’de Kaç Tekne Var? Motor Boat, Ekim 2016.

[8]      “STCW Regulation VIII/1 (Fitness for Duty) of 0.05% for blood and 0.25 mg/l for breath.”

[9]      2026 Yeni Yıl Mesajı (Aralık 2025)


Konuyla ilgili okuma önerileri: (https://denizciningunlugu.org)

2026 Yeni Yıl Mesajı (Aralık 2025)

Amatör Denizcilikle İlgili Bir Üniversite Araştırmasının Hali (Nisan 2024)

Spor Politikası, ADF, TYF, Kulüpler, Gruplar ve Reis Evi (Mart 2024)

TYF/Türkiye Yelken Federasyonu’nun ADB Uygulama Eğitimi Programı: “RECAP ve DEBRIEF” (Mayıs 2023)

Amatör Denizci Elkitabı‘nın Hikâyesi (Highlights Söyleşisi, Mayıs 2023)

Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin… (Nisan 2023)

Amatör Denizciler İçin Yeni “Sınav/Eğitim veya Vesayet” Sistemi (Ocak 2023)

Amatör Denizci Elkitabı’ndan Usûlsüz Alıntı Nedeniyle Tazminat Ödeyen Bakanlık (Ekim 2021)

Bir Milyon Amatör Denizci Projesi…: Avrupa’nın Bizi Kıskanacağı Bir Rakama Ulaştık… (Ekim 2021)

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Guinness Rekorlar Kitabı’na Aday…(Olabilir mi?), (Ekim 2021)

Denizcilik Bürokrasisinin 15 Yıllık Çapa Çupa Uygulamaları (Ekim 2021)

Kitap Denizine Açılmak: Amatör Sportif Denizcilik İçin Yayın Yayıncılık Önerileri, (Ekim 2021)

TUYEP/Türkiye Ulusal Yelken Eğitim Programı’nın Dünü ve Bugünü (2010-2021/ Ekim 2021)

Amatör Sportif Denizciliğin Sorunları (Mayıs 2016)

Hedefi Olmayan Tekne, Amatör-Sportif Denizciliğin Sorunları (Eylül 2014)

Belge-Eğitim Zorunluluğu Yerine Öğrenmeyi Teşvik, (Şubat 2014)

ADES /Amatör Denizci Eğitim Sistemi’nin Dünü ve Bugünü… (Şubat 2014)

Deniz Kültürü ve Amatör Sportif Denizcilik (Mayıs 2013)

İlgiyi Bilgiyle Zenginleştirmek, Yelken Dünyası (Şubat 2007)

Yazı ayrıca 23.02.2026’da TurkSail‘de “dipnotsuz ve kaynakçasız” şu üst başlıkla yayımlandı:
Amatör Denizcilik Mevzuatı 22 yılda yaz-boz tahtasına döndü

Similar Posts

  • |

    Amatör Denizcilikle İlgili Bir Üniversite Araştırmasının Hali

    Amatör-sportif denizcilikle ilgili veri, araştırma kıtlığı malum. Ekte tamamını sunduğum 2020’de yapılan “Çanakkale’de Amatör Denizciliğe İlgi Düzeyinin Tesbiti” (Ahmet Mazmanoğlu-Uğur Altınağaç) başlıklı bir yüksek lisans tezi kapsamındaki makaleyi görünce “ne güzel hem de bir üniversitede araştırma konusu olmuş amatör denizcilik” diye sevinmiştim. Ancak tezle ilgili altı sayfalık makaleyi okuyunca sevincim vasat bir rüzgâr hamlesi kadar bile sürmedi.

    Karşımda sadece UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın resmi açıklamalarını, propaganda metinlerini, sadece Bağlama Kütüğü verilerini esas alarak hazırlanmış, 2018-2023 arasında bir milyon ADB sayısına ulaşmak için başlatılan yeni sınav sistemi olan “Bir Milyon Amatör Denizci Projesi”ni güzelleyen bir araştırma makalesi vardı. Araştırmayı “akademik” açıdan değerlendirmeye çalışsak da tezi hazırlayan araştırmacının e-posta adresinin “…@uab.gov.tr” olması (yani UAB memuru olması) aslında araştırmanın halini ve neden bu duruma düşüldüğünü de açıklıyordu.

  • |

    Amatör Denizci Elkitabı’ndan Usûlsüz Alıntı Nedeniyle Tazminat Ödeyen Bakanlık

    Denizcilik Müsteşarlığı 2010 yılında “© 2010 Denizcilik Müsteşarlığı. Her hakkı mahfuzdur.” künyesiyle “Denizcinin El Kitabı” adlı 82 (+14) sayfalık bir kitap çıkardı. Kitap, ADEK/Amatör Denizci Elkitabı’ndan kes-yapıştır alıntılarla dolu olsa da bunun dışında birçok hata ve yanlış içeriyordu.

    Alıntılar için izin alınmadığını, onca “intihal” alıntıya rağmen ADEK’in adının künyede dahi geçmediğini belirtip kitaptaki yanlışları da ekleyerek önce ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu aracılığıyla sözlü, sonra da yazılı olarak Ulaştırma Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı’na başvurdum. Kitaptaki yanlışları da örnekleriyle vererek, “Böyle bir kitabın hazırlanması zaman, emek ve uzmanlık (ehillik) ister.” dediğim yazıda, dört yıldır yayına hazırlamaya çalıştığımız Laser kitabından söz ederek kabaca bir kitap hazırlık sürecinin aşamalarını da yazmıştım. Başvurulara herhangi bir cevap verilmedi.

    Bu pişkinlik nedeniyle dava açmak istedim, ancak yayıncı ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu davacı olmak istemedi. Uzun bir bekleyişten sonra ADEK/Amatör Denizci Elkitabı’nın izinsiz kullanımı hakkında Ulaştırma Bakanlığı/Denizcilik Müsteşarlığı aleyhine “tecavüzün önlenmesi ve tazminat” davası açtım (Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 30.03.2011, Dosya no: 2011/63 Esas).

  • |

    16. Yüzyıldan Günümüze Yeşilova (Sömbeki) Körfezi Kıyılarında Yer Adlarının Değişimi ve Tarihi Yerler

    “Her harita bir hikâye anlatır” denir. Biz de yıllardır ikâmet ettiğimiz Söğüt’te, sularında dolaştığımız, gün batımlarına-doğumlarına eşlik ettiğimiz Yeşilova (Sömbeki) Körfezi kıyılarındaki yerlerin eski-yeni adlarının peşinde, hikâyenin içine dümen tutalım istedik.

    Yeşilova Körfezi’nin Osmanlı döneminden beri adı Sömbeki Körfezi’dir. Körfez adını, 1522’den 1912’ye kadar Osmanlı hakimiyetindeki, Cezair-i Bahri Sefid vilayetine bağlı, merkezi Simi (Symi) olan Sömbeki Adası’ndan alır ki adı eski kaynaklarda Sönbeki-Zömbeki olarak da geçer.

    Sömbeki Körfezi adı 1980’lerde Yeşilova Körfezi olarak değiştirildi. İmroz Adası’nın 1970’de Gökçeada olması ya da 1980’lere kadar kullanılan Sömbeki Körfezi’nin Yeşilova Körfezi olarak değiştirilmesi gibi Pîrî Reis’in Kitab-ı Bahriye’sinden, yani 16. yüzyıldan beri kullanılan kimi yer adlarının neden değiştirildiğini anlamak zor. Değerli tarihçimiz, Şeyh-ûl Müverrihin (tarihçilerin şeyhi) Halil İnalcık Osmanlıdan gelen Türkçe kökenli yer adlarını kasdederek “yer adlarının değiştirilmesi tarihe ihanettir” der.

    Sömbeki’nin anlamı: Sömbeki Adası eskiden beri süngerciliği/dalgıçlığı ve tekne yapımcılığı ile ünlüdür. Sömbeki adının kökenini, ada menşeli olduğu ileri sürülen ve sünger avcılığında kullanılan sömbeki denilen tekne tipine ya da bir Selçuklu komutanına bağlayan metinler/sözlükler varsa da birinci el kaynaklar bu iddiaları desteklemez.

    Şebek ya da Osmanlıcasıyla Sönbeki; (sünbeki/sümbeki/sumbaki) adıyla da bilinen yelken ve kürekle yürütülen, üç direğinde Latin yelkeni bulunan Berberi korsanların kullandığı hayli hızlı ve zarif bir teknedir. Lingua Franca bu tekne ile Sömbeki Adası arasında kurulan ilişkinin kronolojik olarak sorunlu olduğunu belirtir. Bir başka değerli kaynak da bu bilgiyi destekler ve teknelerin mucidinin 16. yüzyılda Berberi sahillerinde dolanan ünlü Osmanlı korsanı Uluc Ali olduğunu ileri sürer.
    ….

  • Denizcilik Şişerken Problemleri Tartışmak

    Yazı, Pekin Olimpiyatları (2008) dolayısıyla spor kültürü, skor kültürü lumbozundan sorular sorup, denizciliğin gelişmekten çok şiştiğini tartışırken, çıkış yolları arıyor.

    Hürriyet’te Temuçin Tüzecan “Pekin Olimpiyatları’nın ardından Türkiye Yelken Federasyonu tartışılmalı” (Orsa, Hürriyet 30 Ağustos, 2008) başlıklı bir yazı yayımladı. Yazısında özetle, başarısızlığın spor yönetiminden geldiğini, yelkene ilginin arttığını, alınan teknelerin içinde yelkenli oranının, örneğin Amerika’nın dahi üzerinde olduğunu, bunun da yelken sporcusu aday havuzunun büyümesi demek olduğunu belirtiyor ve çözüm de öneriyordu: “Yelken Federasyonu’nun bu haliyle lağvedilip, İngiltere’de olduğu gibi deniz üzerinde teknecilikle uğraşan tüm amatörlerin örgütünü oluşturmak.” Bu yapının federasyona sürekli bir gelir kaynağı yaratabileceğini ve bunun da akılcı bir spor eğitim programı oluşturmakta kullanılabileceğini de ekliyordu.

    Yazısındaki birçok görüşe uzak durmama, katılmamama rağmen Tüzecan’ın Orsa köşesindeki yazısını denizciliğin, sporun tartışılması ve yaygınlaştırılması açısından önemsedim. Çünkü bu ülkede herhangi bir problemi enine boyuna tartışabilmek oldukça güç.

  • |

    Deniz Seyahati (1944-1945)

    Sunuş : “…kışın deniz yolculuğunun kötülüğünü de anlamış oldum” / Sezar Atmaca

    Daha önce (Kasım 2022’de) yayımladığımız Samsun’da Deniz Faaliyeti (1945-46) yazısının sunuşunda  bu sahafiye belgeden de söz etmiştik:

    “Yöresindeki iktisadi/ticari konuları ele alan 1940’lı yıllarda hazırlanmış benzer ödev örneklerine de rastladım. Örneğin Güney illerimizden Mersin’deki (Gilindire, bugünkü Aydıncık) bir kış yolculuğunu anlatan Deniz Seyahati (1944-45) başlıklı ödev de bir arkadaşımın arşivinde yer alıyor. Samsun-Mersin gibi birbirine çok uzak iki ilimizin okullarında benzer ödevlerin hazırlanması 1940’larda bu tür ödevlerin MEB talimatları çerçevesinde yapıldığını düşündürüyor. Eğer öyleyse benzer birçok ödev günyüzüne çıkabilmek için araştırılmayı/bulunmayı bekliyor demektir.”

    Sevgili arkadaşımız Murat Koraltürk’e bu sahafiye belgeyi bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz.

    Kapakla birlikte 8 suluboya renkli çizimin yer aldığı bu ödevi, Silifke’de lise son sınıf öğrencisi olan, 18 yaşındaki Kâmil Doğruöz hazırlamış. Kalın karton kapaklı, 21×14.5 santim ebadında, tel halkalı, sayfa aralarına pelur kâğıt sayfa eklenmiş, her sayfasında bir tekne çizimi olan özenli bir ödev Deniz Seyahati (1944-45). Samsun’da Deniz Faaliyeti’nde olduğu gibi bu metinde de epey imla/yazım hataları varsa da ödevin güzelliğine gölge düşürmediği gibi o dönem bunlara çok önem verilmediğini de gösteriyor. Resim altındaki açıklamalar metinle karıştığı için, yeşil çizgiyle resim altyazısı ile metni ayırdım.

    Kâmil Doğruöz’ün ailesinin yaşadığı Gilindire o dönemde  yerlilerin Kelindir dediği Gülnar kazasının merkezi. İlçeye adını veren Gülnar, şimdiki adı Aydıncık olan Gilindire/Kelenderis kasabası.

    Bayram tatilinde ailesini görmek için Silifke’den Gilindire’ye gelen Kâmil Doğruöz, dönüşte kızkardeşini de yanına alarak Akbaba motoru ile Taşucu’na oradan da arabayla Silifke’ye gitmek üzere 1 Aralık 1944’te (bir kanunievvel) “deniz seyahati”ne başlar. Yelken açan teknenin sereni kırılır, tamir edilir, hava sertleşince tekrar kırılır, motor çalışmaz, fırtınayla baş edilmeye çalışılır. Akbaba, Tekin ve Aygır tekneleri aynı yolun yolcusudur. Uğranılan, sığınılan limanlar, koylar, arızalanan/yedeklenen tekne, yelken tamiri, makine tamiri, balık avı, kıçtan kara, gece yelken seyri… Bir hafta süren, yaklaşık 35-40 millik maceralı bir deniz yolculuğunu anlatan kısa bir ödev metni “Deniz Seyahati”.

    Seyirde karşılaşılan sorunlarla uğraşılırken kız kardeşine cesaret vermeye çalışan Kâmil Doğruöz selametle karaya ulaşınca doğal olarak kışın yapılan bu seyre ihtiyatla yaklaşmış:

    “ Bu seyahatimde heyecanlı dakikalar ve tehlikeler atlatmakla cesaretimin artması ile beraber kışın deniz yolculuğunun kötülüğünü de anlamış oldum.”

    Deniz Seyahati’nin, rotasını bölgenin SHOD haritasının ilgili parçasında göstermeye çalıştım:

  • | |

    ADES /Amatör Denizci Eğitim Sistemi’nin Dünü ve Bugünü…

    ADES, denizcilik bürokrasisinin amatör-sportif denizcilik hakkındaki bilgisini/tasavvurunu, duyarsızlığını, hesap vermeme ve denetimsizlikten kaynaklanan donanımsız özgüvenini, alabora olan zihniyetini, heder edilen kamu kaynaklarını gösteren baştan sona ibretlik bir hikâyedir. Hikâye uzun ama önce bir özetini yapıp sonra da unutulmasın ve kayda geçsin diye Denizcilik Müsteşarlığı’na, UDHB ve UAB/Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yaptığım başvuruları/şikâyetleri ve verilen cevapları “ADES YAZILARI / YAZIŞMALARI” dosyasında sıraladım. Yazdıklarımı karalamak, ADES’i haklı gösterebilmek için ilgili bürokratların düştüğü seviyeyi gösteren konuşmalar da bu dosyada yer alıyor.

    Aslında karaya oturmuş fantezileri uğruna “kamu kaynaklarını heder eden” bürokrasinin iddialarındaki, dilekçelere verdikleri cevaplardaki, nobran/ üstten konuşan/hesap vermez/denetlenemez (ve artık cevap bile vermez…) dil, ülkemiz hakkında anlamak isteyenlere çok şey söylüyor…