|

Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…

Sezar Atmaca

Amatör/sportif denizciliğin “barınma, örgütlenme, belge, bayrak, bağlama kütüğü” gibi birçok temel sorununun sürdüğü, çözüm diye sunulan uygulamaların yıllardır yeni sorunlar yarattığı söylenebilir. Son 15 yıl boyunca denizcilik bürokrasisinin amatör-sportif denizciliği yok sayma, aşındırma pahasına alanı yap-boz tahtasına çevirmeye, mevzuatı keyfince değiştirmeye doyamadığını biliyoruz.

Şüphesiz bu durumun sürüp gitmesinde dünyada sporun devlet eliyle yönetildiği birkaç ülkeden biri olmamız, skora odaklı spor anlayışı gibi yapısal sorunların ağırlığı yanında, amatör/sportif denizciliğin mevzuat, kurum, dil, temsilci… vb. alanlarda profesyonel denizciliğin dümensuyundan[1] kurtulamayışının, onlara karşı eleştirel olamayışının ve devlet gücüne/mevzuata bel bağlayan kulüp ve federasyonların güçsüzlüğünün de etkisi var.

Bu gidişatın tepeden inme değil ancak aşağıdan gelen/beslenen bir ivmeyle/dip dalgasıyla değişebileceği söylenebilir.

Aşağıdan gelen/beslenen bir ivme de, yaratacağı tartışma ortamıyla, projeleriyle, alanı temsil gücü olan; ilgili politikaların, mevzuatın oluş(turul)masında bahşedilmeyi değil, söz sahibi olmayı, hak aramayı hedefleyen “bağımsız örgütlenmelerle” oluşturulabilir.

Yakın dönemde DSTİ/Denizciler Sivil Toplum İnsiyatifi ve ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu gibi yapıların “ilk dönemlerinde” ya da “bir dönemlerinde” bu tür bir ivmenin/dip dalgasının izini sürmek mümkünse de bu gelişmeler kalıcı ol(a)madı ne yazık ki.

Amatör denizciliğin sorunlarının dile getirildiği “Türk amatör denizciliğinin 21. yüzyıl vizyonunun rotasını çizme” iddiasındaki çalıştaya[2] sunulan bildirilerde bile “çoğunlukla” eski-bildik yol ve yöntemlere bağlı kalındığı, bunların değiştirilmesi değil, iyileştirilmesi için önerilerde bulunulduğu, yapısal sorunlara pek değinilmediği görülüyor.

Seçim Vaatleri…

Aşağıdan gelen/beslenen kuvvetli bir ivme/dip dalgası olmayınca seçimler öncesi açıklanan parti programlarında amatör/sportif denizcilikle ilgili somut vaatler, politikalar olması da güç. Nitekim demokratikleşme, temel insan hak ve özgürlükleri ile sorunlu/mesafeli ilişkisi olan AKP’nin seçim vaatleri “denizcilik bürokrasisinin” yıllardır süregelen politikalarıyla/uygulamalarıyla paralellik gösteriyor. Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin (CHP, İYİ Parti ve diğerleri) 14 Mayıs 2023 Milletvekili seçimleri için hazırladığı 244 sayfalık “Altılı Masa Mutabakat Metni”nde  de amatör/sportif denizcilikle ilgili somut öneriler yok. “Federasyonların tam özerk hale getirileceği” ve “Balıkçı Barınaklarının Rehabilitasyonu” gibi heyecanlandırıcı satırlar dışındakiler deniz kirliliğini önleme ve kıyıların kullanımı ile ilgili “Derin Deniz Deşarjından Vazgeçilmesi” “Kıyılardan Eşit ve Serbest Yararlanma” gibi önemli sayılabilecek vaatler. Vaatlerin genellikle dümen suyundaki kabarcıklar gibi sönüp gittiğini biliyoruz, dileriz bu sefer yerine getirilir.

Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…

Daha önce vurgulamıştık: “Amatör-sportif denizcilik bu sporun/hobinin amatör yönünü öne çıkaran sembollerin ve değerlerin, insan-tekne-deniz hikâyelerinin günışığına çıkarılması, aktarılması ve çoğalması ile gelişebilir. Amatör-sportif denizciliğin yeterince araştırılmış, yazılmış bir tarihi de yok ne yazık ki.”

Örneğin Türk Yelken Sporu Tarihi’nde[3], 1898’de “Afacan” adlı yelkenlisi ile birincilik kazanan “ilk Türk” Faik Bey’den söz edilir ama Faik Bey’in kim olduğundan, teknesini satın aldığı Bedo Usta’dan ya da 1859’da başladığı bilinen yelken yarışlarının/regattaların denizcilik ortamından söz edilmez. Oysa nereden geldiğimizi bilmek bize gelecekte de yol gösterir.

Bu nedenle “Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…” üst başlığıyla yer alacak dosyadaki yazılarda, baskın denizcilik algısını, anlayışını sorgulayacak, kimi eski dergi/gazete sayfalarında kalmış, kimi yakın tarihli, kimi yeni yazılmış ya da yazılacak:

● amatör/sportif denizciliğin ne olduğunu gösteren, hatırlatan, vurgulayan, açıklayan…
● olan-biteni amatör/sportif denizciliğin süzgecinden geçiren,
● amatör/sportif denizciliğin sorunları ve değişen/gelişen yüzü kadar nelerin kaybolduğunu da dert edinen…
● kültürü pozitif anlamda kullanan, “kültürsüzlük”ten değil, denizcilik kültürünün canlı olmayışından söz eden, bunun nedenlerini araştıran,
● denizcilik, yani deniz/tekne/insan ilişkisinin amatör/sportif yönünün izlerini denizcilik mirasında, denizci varoluş tarzında araştırıp, suüstüne çıkarmaya çalışan, geçmişimizin çok kültürlü, renkli karakterini veri alan, hikâyelerini anlatan;

yazılara öncelikle yer verilecek.

Bu dosyaya giren/girecek eski tarihli yazıların amacı sadece anıları aktarmak, nostaljiye varan bir eski özlemi/övgüsü ile nostalji havası yaratmak ya da gelişmeleri “hüzünle” karşılamak değil, ekonomik-teknolojik-sosyal gelişmelerin (hayatımızda, özel olarak) amatör sportif denizcilikte yol açtığı değişikliklerle geçmişi bütünleştirme gayretidir.

Denizcilikteki yenileşmenin/değişmenin ne/nasıl ve ne yönde olduğunu anlamak ve geçmişi/neleri kaybettiğimizi unutmadan, karşılaştırmalarla, eskiyi dönüştürerek yeni bir senteze ulaşma, bir anlamda geçmişin olumlu yönlerini gelecekle bütünleştirme çabasıdır.

Şimdilik eski kaynaklardan aktarmayı düşündüğüm yazılmış veya taslakları hazır yeni yazıların başlıklarını/konularını kabaca şöyle sıralayabilirim (alfabetik):

1930’dan Günümüze, Bahriyeden Amatör Denizciliğe, Kültürün Yazılı Kaynakları
●1935’ten 1980’e Yelken Seyriyle İlgili Kitaplarımız
1936, 1952, 1968 Hamleleriyle Yelken Kulüplerine Dağıtılan Teknelere Ne Oldu?
●Amatör Denizciler Günü
Bir Klasik Tekne Tutkunu: M. Cem Gür’ün Ardından
●Bir Üniversite Araştırmasının Hali: Çanakkale’de Amatör Denizciliğe İlgi Düzeyi
Deniz Kuvvetleri Teslim Aldığı Bu Eserleri/Çevirileri Neden Basmadı?
●Denizci Bir Muhabbet Mekânı: Reis Evi
Denizci Yetiştirmek İçin Bir Tekne: Moda Sandalı
●Denizcilik Kültürü İçin Bir Çerçeve
Denizcilik Kültürü Notları: Denizcinin Günlüğü 2006-2010, İçindekiler-Kaynakça
●Denizcilik Kültürü/Nezaketi/Görgüsü ile İlgili Kitaplar Neyi Temsil Ediyor/Anlatıyor?
Denizcilik Tarihi/Kültürü ile İlgili Notlar: Fotoğraf/Efemera/Kartpostal
●Denizcilikle İlgili Eski Dergilerdeki Yazıların Dizini: 1935-1952 / 1964-1970
Denize Hasret Kalanlar
●Denize İlk Adım: Nasıl Denize Açıldılar?
Deryadan Örnekler
●Gazavat-ı Hayreddin Paşa ve Kitab-ı Bahriye Nüshaları ve Çeviri Çaparizleri
●İdeal Bir Deniz Kulübü Örneği
●İstanbul Boğazı’nda Yelken Seyri İçin Rota Önerisi
Komodorluk Müessesesi

●Kurumların düzenlediği yarışmaların (resim, fotoğraf, hikâye vb.) katkısı kime/nereye?
●Optimist İlk Eğitim İçin Uygun Bir Tekne mi, Nasıl Seçildi? Vaurian’dan Optimiste
●Preveze’den İnebahtı’ya… Avrupa’da İnebahtı Savaşı’nın 400. Yıl Kutlamaları…
●Sporda Devlet mi, Devlette Spor mu?
●Sultanın Kadırgası ile İlgili Araştırmalar
●Üç Dilde Denizcilik Terimleri (Türkçe-Yunanca- İngilizce)
●Yelkencilik Geri Gidiyor
●Yeni Bir Yatçılık Tarihi
●Yeşilova/Sömbeki Körfezi’nde Yer Adlarının Değişimi
●Yok Olan Bir “Beş Çifte”nin Hikâyesi

Dilerim katkılarla, eklenecek yazılarla “Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…” dosyasının kapsamı daha da genişler. Bazı yazıların başına yayımlanma gerekçelerini anlatan/içeren bir sunuş bölümü eklenecek. Konularına göre ilgili bölümlerde de yayımlanacak (ör. Denizcilik Kültürü, Denizcilik Eğitimi, Reis Evi…) yazıların başlıkları yayımlandıkça aşağıdaki listeye eklenecek.

1. Amatör Denizci Elkitabı‘nın Hikâyesi / Sezar Atmaca (Highlights söyleşisi, Mayıs 2023)

2. Deniz Kültürü ve Amatör Sportif Denizcilik / Sezar Atmaca (Mayıs 2023)

3. 19. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul Gemicilik Şenlikleri: Büyükada (Prinkipo) Regattaları ve Adanın Dönüşümü / Bengi Su Ertürkmen Aksoy ve Neşe Gurallar (Haziran 2023)

4. Denizcilik Kültürü Notları / Sezar Atmaca (Haziran 2023)

5. Bir Temmuz Amatör Denizcilerin Bayramı mı? / Sezar Atmaca

6. Yelkencilik Geri Gidiyor / Harun Ülman (Sunuş: Bir Zamanlar Yelkencilik /Sezar Atmaca) (Ağustos 2023)

7. İstanbul Limanında Yacht’ların Seyri / İbrahim Yıldan (Sunuş: Boğaz Akıntısında Yelken Seyri / Sezar Atmaca) (Eylül 2023)

8. Moda Sandalı (Athar Beşpınar’la Söyleşi) / Taylan Sağnak (Sunuş: Kullanımı Kolay Denizci Tekne Arayışları / Sezar Atmaca) (Ekim 2023)

9. Amatör, Amatör Olarak Kalmalıdır… / Haluk Bilgi (Sunuş / Sezar Atmaca) (Kasım 2023)

10. Sadun Boro’dan Bir Mektup Bir Yazı: Örnek Bir Yat Kulübü / Marina Ayrı, Barınak Ayrı / Sadun Boro (Sunuş: Teknelerin barınma sorunu: “… bu kadar insan denize çıkamıyor bu yüzden.”/ Sezar Atmaca) (Aralık 2023)

11. Cumhuriyetin 100. Yılında Rakamlarla Sportif Yelkenciliğimiz / Hakan Ertunk (Sunuş: Sağlıklı, güvenilir istatistiki verilerin önemi / Sezar Atmaca) (Aralık 2023)

12. Yelken Kulüplerinde Komodorluk Müessesesi / Faruk Birgen (Sunuş: Denizcilik faaliyetleri ile sosyal faaliyetler arasında sıkışan Komodorluk / Sezar Atmaca) (Şubat 2024)

13. Spor Politikası, ADF, TYF, Kulüpler, Gruplar ve Reis Evi / Sezar Atmaca (Mart 2024)

14. Amatör Denizcilikle İlgili Bir Üniversite Araştırmasının Hali / Sezar Atmaca) (Nisan 2024)

15. Amatör Denizcilerin Sembol İsimleri: Sadun ve Oda Boro’nun Anısına / Sezar Atmaca (Haziran 2024)

16. Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına… 1957’de Kayda Geçmiş Yirmi Dört Ahşap Tekne Çizimi / Sezar Atmaca (Eylül 2024)

17. “Eski Denizcilik Dergileri Dizini” Serisi Hakkında / Sezar Atmaca (Ekim 2024)

18. Eski Denizcilik Dergileri Dizini I Liman Mecmuası (Mayıs 1927- Kasım 1927) / Murat Koraltürk (Ekim 2024)

19. Eski Denizcilik Dergileri Dizini II : Av ve Deniz (Eylül 1945-Nisan 1948): “Memleketimizde Amatör Yelkencilik Nasıl Başladı?” / Sezar Atmaca (Kasım 2024)

20. Eski Denizcilik Dergileri Dizini III : Yurtta ve Dünyada Av ve Deniz Sporları (Eylül 1948- Nisan 1954?) / “Memleketimizde Amatör Yelkenciliğin İlk Günlerine Ait Hatıralar” Sezar Atmaca (Aralık 2024)

21. Anonim Denizcilik Sözlüğü (pdf) ve Hikâyesi / Sezar Atmaca (Şubat 2025)

22. Eski Denizcilik Dergileri Dizini IV: Denizatı Dergisi Bibliyografyasından Seçmeler / Denizatı Dergisi Hakkında Sezar Atmaca (Nisan 2025)

23. 16. Yüzyıldan Günümüze Yeşilova (Sömbeki) Körfezi Kıyılarında Yer Adlarının Değişimi ve Tarihi Yerler / Sezar Atmaca (Temmuz 2025 )

24. Amatör Denizciler İçin Sınav Soru Bankası / Sezar Atmaca (Ağustos 2025)

25. Yeni ADB / Amatör Denizcilik Belgesi ve Mevzuattaki Değişiklikler“…Pupanız Yelken Olsun” Sezar Atmaca (Şubat 2026)


[1] Bahriye ve ticaret denizciliğinin “iş-meslek” temelli, kendilerini “lokomotif” amatör/sportif denizciliği “katar” ya da “destek sınıfı” “yumuşak güç” “güç mücadelesinin bir parçası” olarak gören profesyonel denizcilik  anlayışı.

[2] Sadun Boro Rotasında Türk Amatör Denizciliğinin 21. Yüzyıl Vizyonu, KÜDENFOR Yay. 2017. Bir üniversite bünyesinde yer aldığı için, akademik forum/platform olması beklenen, ama olmayan KÜDENFOR, “Türk Denizcilik Gücü” sempozyumlarının kapsamlı, sürekli ve üniversite destekli bir replikası gibi faaliyet gösteriyor.

[3] Türk Yelken Sporu Tarihi, Cem Atabeyoğlu, Türk Spor Vakfı Yayınları, 1986.

Similar Posts

  • |

    Kitâb-ı Bahriyye’nin Üçüncü Versiyonu “Seyyid Nuh’un Deniz Kitâbı” Hakkında

    Pîrî Reis’in (1470-1553) Bahriye’si (Kitâb-ı Bahriyye) özellikle haritalarıyla birçok Osmanlı coğrafya eserine kaynaklık etmiş, model oluşturmuştur.

    İlk versiyonu (telifi) 1521, ikinci versiyonu ise 1526’da kayda geçen Bahriye’nin günümüzde bilinen 44 kopyasının 16’sı yurtdışında bulunuyor. 2013’te yapılan bir Sotheby’s müzayedesinde 1718 tarihli 121 haritalı Bahriye yazmasının 325.500 sterline satıldığı biliniyor.

    Akdeniz ve Ege kıyılarının atlası niteliğindeki Bahriye’de denizcilikle ilgili demir yerleri, sığlıklar, yerleşim yerleri gibi bilgiler yanında sınırlar, sosyal hayat, coğrafya, bitki örtüsü, su ve benzeri kaynaklar hakkında da birçok farklı bilgi yer alır. Anlatımı Gelibolu’da başlayıp-biten Bahriye kopyalarının bazısında sadece metin (şiir/düzyazı), bir bölümünde hem metin hem de harita vardır. Şiir (nazım) kısımlarını Seyyid Murâdî’nin hazırladığı yazmaların ilk versiyonlarında en fazla 134 harita yer alırken, kapsamı daha geliştirilmiş ikinci versiyonlarında (örneğin Ayasofya yazmasında) 223 harita yer alır.

    Orijinali bulunamayan bu yazma eserin bilinen en eski nüsha tarihi ise 1544. Gemi reisleri veya ilgili (mevki sahibi) kişiler için kopya edilerek çoğaltılan Bahriye nüshalarına bu kopyalamalarda Pîrî Reis’in çizmediği yerler de eklenmiştir.

    Bunlardan biri de üçüncü versiyon Bahriye kopyası sayılan, Seyyid Nuh adında bir denizcinin düzenlediği  Deniz Kitâbı’dır. Seyyid Nuh’un bu kitabına ilk kez F. Babinger, Imago Mundi XI’deki (Leiden 1955, s. 180-182) “Seyyid Nuh and his Turkish Sailing Handbook” makalesinde değinmiştir. 1648-1650 yılları arasında kaleme alındığı tahmin edilen bu eserin bilinen tek nüshası Bologna’daki üniversite kütüphanesinde Luigi Ferdinando Marsigli’nin Arapça-Türkçe-Farsça yazmalar bulunduran “Şark Eserleri Koleksiyonu’nda (Biblioteca Universitaria di Bologna, Manoscritti Arabi) yer almaktadır. F. Babinger’in belirttiği gibi bu elyazması “türünün tek örneğidir ve başka hiçbir yerde saptanamamıştır.”
    Elyazması 1966’da tıpkıbasım olarak Der See-Atlas des Sejjid Nûh (Seyyid Nuh’un Deniz Atlası) adıyla yayımlanmıştır.

  • |

    Setur Marinaları Seyir Defteri’nin Hali

    Setur Marinaları’nın müşterilerine dağıtmak üzere hazırladığı “Setur Marinas Seyir Defteri” ile Teoman abinin (Arsay) teknesi “Mat” ta karşılaştım (Haziran 2017). “Bir göz atsana” demişti ama onun da ilk izlenimleri hayli olumsuzdu. Gözden geçirip aşağıdaki e-postayı Teoman abiye yazdım. Sonrasında onun girişimiyle Seyir Defterini hazırlayan marina ilgilisi ile Mat’ta görüştük, “hazırlık sürecini” konuştuk. Bu görüşme çerçevesinde Jurnal (Seyir Defteri) Hazırlanması İçin Öneriler başlıklı ikinci yazıyı görüştüğümüz marina ilgilisine gönderdim. Ancak sonraki yıllarda da Setur Marinas Seyir Defteri’nin dağıtımının sürdüğünü biliyorum (herhalde stoklar bitinceye dek dağıtımı sürdürüldü).

    İkinci yazıdaki jurnal önerileri, bizim denizlerimize göre hazırlanacak “düzgün/denizci” bir jurnal için taslak olarak da düşünülebilir.

  • Deniz Seyahati (1944-1945)

    Sunuş : “…kışın deniz yolculuğunun kötülüğünü de anlamış oldum” / Sezar Atmaca

    Daha önce (Kasım 2022’de) yayımladığımız Samsun’da Deniz Faaliyeti (1945-46) yazısının sunuşunda  bu sahafiye belgeden de söz etmiştik:

    “Yöresindeki iktisadi/ticari konuları ele alan 1940’lı yıllarda hazırlanmış benzer ödev örneklerine de rastladım. Örneğin Güney illerimizden Mersin’deki (Gilindire, bugünkü Aydıncık) bir kış yolculuğunu anlatan Deniz Seyahati (1944-45) başlıklı ödev de bir arkadaşımın arşivinde yer alıyor. Samsun-Mersin gibi birbirine çok uzak iki ilimizin okullarında benzer ödevlerin hazırlanması 1940’larda bu tür ödevlerin MEB talimatları çerçevesinde yapıldığını düşündürüyor. Eğer öyleyse benzer birçok ödev günyüzüne çıkabilmek için araştırılmayı/bulunmayı bekliyor demektir.”

    Sevgili arkadaşımız Murat Koraltürk’e bu sahafiye belgeyi bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz.

    Kapakla birlikte 8 suluboya renkli çizimin yer aldığı bu ödevi, Silifke’de lise son sınıf öğrencisi olan, 18 yaşındaki Kâmil Doğruöz hazırlamış. Kalın karton kapaklı, 21×14.5 santim ebadında, tel halkalı, sayfa aralarına pelur kâğıt sayfa eklenmiş, her sayfasında bir tekne çizimi olan özenli bir ödev Deniz Seyahati (1944-45). Samsun’da Deniz Faaliyeti’nde olduğu gibi bu metinde de epey imla/yazım hataları varsa da ödevin güzelliğine gölge düşürmediği gibi o dönem bunlara çok önem verilmediğini de gösteriyor. Resim altındaki açıklamalar metinle karıştığı için, yeşil çizgiyle resim altyazısı ile metni ayırdım.

    Kâmil Doğruöz’ün ailesinin yaşadığı Gilindire o dönemde  yerlilerin Kelindir dediği Gülnar kazasının merkezi. İlçeye adını veren Gülnar, şimdiki adı Aydıncık olan Gilindire/Kelenderis kasabası.

    Bayram tatilinde ailesini görmek için Silifke’den Gilindire’ye gelen Kâmil Doğruöz, dönüşte kızkardeşini de yanına alarak Akbaba motoru ile Taşucu’na oradan da arabayla Silifke’ye gitmek üzere 1 Aralık 1944’te (bir kanunievvel) “deniz seyahati”ne başlar. Yelken açan teknenin sereni kırılır, tamir edilir, hava sertleşince tekrar kırılır, motor çalışmaz, fırtınayla baş edilmeye çalışılır. Akbaba, Tekin ve Aygır tekneleri aynı yolun yolcusudur. Uğranılan, sığınılan limanlar, koylar, arızalanan/yedeklenen tekne, yelken tamiri, makine tamiri, balık avı, kıçtan kara, gece yelken seyri… Bir hafta süren, yaklaşık 35-40 millik maceralı bir deniz yolculuğunu anlatan kısa bir ödev metni “Deniz Seyahati”.

    Seyirde karşılaşılan sorunlarla uğraşılırken kız kardeşine cesaret vermeye çalışan Kâmil Doğruöz selametle karaya ulaşınca doğal olarak kışın yapılan bu seyre ihtiyatla yaklaşmış:

    “ Bu seyahatimde heyecanlı dakikalar ve tehlikeler atlatmakla cesaretimin artması ile beraber kışın deniz yolculuğunun kötülüğünü de anlamış oldum.”

    Deniz Seyahati’nin, rotasını bölgenin SHOD haritasının ilgili parçasında göstermeye çalıştım:

  • |

    Amatör, Amatör Olarak Kalmalıdır…

    Yıllar önce yazılmış ( 2002), amatör/profesyonel denizciliğin farkını ve sınırlarını çarpıcı bir biçimde vurgulayan bu yazının asıl önemli yanı, 42 kez Ümit Burnu’nu geçmiş, dünya denizlerinde  yaklaşık 800 bin mil yol yapmış tecrübeli bir profesyonel denizci (gemiadamı) tarafından yazılmış olması. Yazar Haluk Bilgi makalesinde hepimizin komodoru Teoman Arsay’ın o günkü çabalarını takdir ederken, amatör denizcilere “musallat ettirilen” kimi olumsuzluklara değinip, amatör denizci belgesi (ADB) sınavlarının ve denizcilik dergilerinin rotası hakkında da değerli eleştirilerde/saptamalarda bulunuyor.

    Yazının yayımlandığı yılın sonunda kurulan (Aralık 2002) ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu, Sedat Altunay ve özellikle Teoman Arsay başkanlığı sırasında, bazılarını yazarın da söz ettiği olumsuzlukları gidermek/çözmek için epey yol alsa da 2015 sonrasında bu çabalar da sönümlendi.  

    UAB ve TYF yetkililerinin denizcilik konusunda herkesten fazla bilgiye, öngörüye sahip olması beklenirken önce “Bir Milyon Amatör Denizci” projesi ve devamında yeni “Sınav/Eğitim/Vesayet” sistemi gibi uygulamalarla bunun böyle olmadığını gösterdi. 30 yıl önce yazılmaya niyetlenilmiş ama yaklaşık 21 yıl önce yazılmış/basılmış bu yazı UAB ve TYF yetkilileri, hatta denizcilik dergisi editörleri için fazla bir şey ifade etmese de “Yeni Bir Amatör-Sportif Denizcilik Anlayışı İçin” dosyası açısından eleştirileri/gözlemleri basıldığı günkü kadar önemli/değerli bir makale.

  • Sadun Boro’dan Bir Mektup Bir Yazı: Örnek Bir Yat Kulübü / Marina Ayrı, Barınak Ayrı

    Amatör denizciler yıllardır teknelerin barınabilmesi için daha basit ve ucuz çözüm arayışlarını sürdürüyor. Tekne barınmasını kolaylaştırıcı basit/ucuz çözüm arayışlarına yönelik Sadun Boro’nun kaleminden iki örnek yazı var ekte. İlkinde dünya turu sırasında (1966’da) gördüğü “Bir tekne sahibi olarak bir kulüpten daha ne kolaylık beklersiniz!” dediği örnek bir deniz kulübünü anlatıyor; diğerinde yıllar sonra (2008’de) “önemli olan barınmak” diyerek marina ile barınağın farkını/işlevini, teknelerin barınma sorununu vurguluyor.
    UAB, 2009 yılında yapılan 10. Ulaştırma Şurası’nda “200 adet balıkçı barınağının 55’inin kademeli olarak yat limanına dönüştürülmesi ya da kademeli olarak ortak kullanım modelinin oluşturulması” kararı aldıysa da, belirlenen hedefler ve gerçekleştirilme oranları amatör/sportif denizcilik açısından ümit verici olmadı. Örneğin bu modeli uygulayan barınaklarda fiyatlar neredeyse marinalarla yarışır düzeye ulaştı. Belediyelerce yapılan ya da işletilen marinalarda da durum farklı değil. (Güncel bir örnek: İstanbul’da İstmarin Tarabya Tekne Park’ta 2023’te 44.600 lira ödenen 9.10 metre boyundaki tekneden 2024 için istenen bedel: 238.800 lira). Kısacası teknelerin barınması için marinalar yanında basit/ucuz çözümlere, bunları sağlayacak yeni yapılanmalara/örgütlenmelere ihtiyaç gün geçtikçe artıyor, arayışlar sürüyor.

  • Samsun’da Deniz Faaliyeti (1945-1946)

    Sunuş: Bir Sahafiye Belge / Sezar Atmaca
    “Samsunda Deniz Faaliyeti” İstanbul’da Sahaflarda bulduğum, 1945-46 eğitim yılında hazırlanmış her sayfası öğrenciler tarafından resmedilmiş bir öğrenci ödevi. Ödev,  15 yaşındaki Samsun Lisesi öğrencisi Hasan Altınörs imzalı ama girişteki “…resimler öğretmenimiz Hasan Kavruk’un teşviki ve gayretleriyle bizim çalışmalarımızın mahsülleri” açıklamasına bakılırsa çizimlerde birden çok öğrencinin katkısı var.*

    Yöresindeki iktisadi/ticari konuları ele alan 1940’lı yıllarda hazırlanmış benzer ödev örneklerine de rastladım. Örneğin Güney illerimizden Mersin’deki (Gilindire, bugünkü Aydıncık) bir kış yolculuğunu anlatan Deniz Seyahati (1944-45) başlıklı ödev de bir arkadaşımın arşivinde yer alıyor. Samsun-Mersin gibi birbirine çok uzak iki ilimizin okullarında benzer ödevlerin hazırlanması 1940’larda bu tür ödevlerin MEB talimatları çerçevesinde yapıldığını düşündürüyor. Eğer öyleyse benzer birçok ödev günyüzüne çıkabilmek için araştırılmayı/bulunmayı bekliyor demektir.