|

Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…

Sezar Atmaca

Amatör/sportif denizciliğin “barınma, örgütlenme, belge, bayrak, bağlama kütüğü” gibi birçok temel sorununun sürdüğü, çözüm diye sunulan uygulamaların yıllardır yeni sorunlar yarattığı söylenebilir. Son 15 yıl boyunca denizcilik bürokrasisinin amatör-sportif denizciliği yok sayma, aşındırma pahasına alanı yap-boz tahtasına çevirmeye, mevzuatı keyfince değiştirmeye doyamadığını biliyoruz.

Şüphesiz bu durumun sürüp gitmesinde dünyada sporun devlet eliyle yönetildiği birkaç ülkeden biri olmamız, skora odaklı spor anlayışı gibi yapısal sorunların ağırlığı yanında, amatör/sportif denizciliğin mevzuat, kurum, dil, temsilci… vb. alanlarda profesyonel denizciliğin dümensuyundan[1] kurtulamayışının, onlara karşı eleştirel olamayışının ve devlet gücüne/mevzuata bel bağlayan kulüp ve federasyonların güçsüzlüğünün de etkisi var.

Bu gidişatın tepeden inme değil ancak aşağıdan gelen/beslenen bir ivmeyle/dip dalgasıyla değişebileceği söylenebilir.

Aşağıdan gelen/beslenen bir ivme de, yaratacağı tartışma ortamıyla, projeleriyle, alanı temsil gücü olan; ilgili politikaların, mevzuatın oluş(turul)masında bahşedilmeyi değil, söz sahibi olmayı, hak aramayı hedefleyen “bağımsız örgütlenmelerle” oluşturulabilir.

Yakın dönemde DSTİ/Denizciler Sivil Toplum İnsiyatifi ve ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu gibi yapıların “ilk dönemlerinde” ya da “bir dönemlerinde” bu tür bir ivmenin/dip dalgasının izini sürmek mümkünse de bu gelişmeler kalıcı ol(a)madı ne yazık ki.

Amatör denizciliğin sorunlarının dile getirildiği “Türk amatör denizciliğinin 21. yüzyıl vizyonunun rotasını çizme” iddiasındaki çalıştaya[2] sunulan bildirilerde bile “çoğunlukla” eski-bildik yol ve yöntemlere bağlı kalındığı, bunların değiştirilmesi değil, iyileştirilmesi için önerilerde bulunulduğu, yapısal sorunlara pek değinilmediği görülüyor.

Seçim Vaatleri…

Aşağıdan gelen/beslenen kuvvetli bir ivme/dip dalgası olmayınca seçimler öncesi açıklanan parti programlarında amatör/sportif denizcilikle ilgili somut vaatler, politikalar olması da güç. Nitekim demokratikleşme, temel insan hak ve özgürlükleri ile sorunlu/mesafeli ilişkisi olan AKP’nin seçim vaatleri “denizcilik bürokrasisinin” yıllardır süregelen politikalarıyla/uygulamalarıyla paralellik gösteriyor. Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin (CHP, İYİ Parti ve diğerleri) 14 Mayıs 2023 Milletvekili seçimleri için hazırladığı 244 sayfalık “Altılı Masa Mutabakat Metni”nde  de amatör/sportif denizcilikle ilgili somut öneriler yok. “Federasyonların tam özerk hale getirileceği” ve “Balıkçı Barınaklarının Rehabilitasyonu” gibi heyecanlandırıcı satırlar dışındakiler deniz kirliliğini önleme ve kıyıların kullanımı ile ilgili “Derin Deniz Deşarjından Vazgeçilmesi” “Kıyılardan Eşit ve Serbest Yararlanma” gibi önemli sayılabilecek vaatler. Vaatlerin genellikle dümen suyundaki kabarcıklar gibi sönüp gittiğini biliyoruz, dileriz bu sefer yerine getirilir.

Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…

Daha önce vurgulamıştık: “Amatör-sportif denizcilik bu sporun/hobinin amatör yönünü öne çıkaran sembollerin ve değerlerin, insan-tekne-deniz hikâyelerinin günışığına çıkarılması, aktarılması ve çoğalması ile gelişebilir. Amatör-sportif denizciliğin yeterince araştırılmış, yazılmış bir tarihi de yok ne yazık ki.”

Örneğin Türk Yelken Sporu Tarihi’nde[3], 1898’de “Afacan” adlı yelkenlisi ile birincilik kazanan “ilk Türk” Faik Bey’den söz edilir ama Faik Bey’in kim olduğundan, teknesini satın aldığı Bedo Usta’dan ya da 1859’da başladığı bilinen yelken yarışlarının/regattaların denizcilik ortamından söz edilmez. Oysa nereden geldiğimizi bilmek bize gelecekte de yol gösterir.

Bu nedenle “Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…” üst başlığıyla yer alacak dosyadaki yazılarda, baskın denizcilik algısını, anlayışını sorgulayacak, kimi eski dergi/gazete sayfalarında kalmış, kimi yakın tarihli, kimi yeni yazılmış ya da yazılacak:

● amatör/sportif denizciliğin ne olduğunu gösteren, hatırlatan, vurgulayan, açıklayan…
● olan-biteni amatör/sportif denizciliğin süzgecinden geçiren,
● amatör/sportif denizciliğin sorunları ve değişen/gelişen yüzü kadar nelerin kaybolduğunu da dert edinen…
● kültürü pozitif anlamda kullanan, “kültürsüzlük”ten değil, denizcilik kültürünün canlı olmayışından söz eden, bunun nedenlerini araştıran,
● denizcilik, yani deniz/tekne/insan ilişkisinin amatör/sportif yönünün izlerini denizcilik mirasında, denizci varoluş tarzında araştırıp, suüstüne çıkarmaya çalışan, geçmişimizin çok kültürlü, renkli karakterini veri alan, hikâyelerini anlatan;

yazılara öncelikle yer verilecek.

Bu dosyaya giren/girecek eski tarihli yazıların amacı sadece anıları aktarmak, nostaljiye varan bir eski özlemi/övgüsü ile nostalji havası yaratmak ya da gelişmeleri “hüzünle” karşılamak değil, ekonomik-teknolojik-sosyal gelişmelerin (hayatımızda, özel olarak) amatör sportif denizcilikte yol açtığı değişikliklerle geçmişi bütünleştirme gayretidir.

Denizcilikteki yenileşmenin/değişmenin ne/nasıl ve ne yönde olduğunu anlamak ve geçmişi/neleri kaybettiğimizi unutmadan, karşılaştırmalarla, eskiyi dönüştürerek yeni bir senteze ulaşma, bir anlamda geçmişin olumlu yönlerini gelecekle bütünleştirme çabasıdır.

Şimdilik eski kaynaklardan aktarmayı düşündüğüm yazılmış veya taslakları hazır yeni yazıların başlıklarını/konularını kabaca şöyle sıralayabilirim (alfabetik):

1930’dan Günümüze, Bahriyeden Amatör Denizciliğe, Kültürün Yazılı Kaynakları
●1935’ten 1980’e Yelken Seyriyle İlgili Kitaplarımız
1936, 1952, 1968 Hamleleriyle Yelken Kulüplerine Dağıtılan Teknelere Ne Oldu?
●Amatör Denizciler Günü
Bir Klasik Tekne Tutkunu: M. Cem Gür’ün Ardından
●Bir Üniversite Araştırmasının Hali: Çanakkale’de Amatör Denizciliğe İlgi Düzeyi
Deniz Kuvvetleri Teslim Aldığı Bu Eserleri/Çevirileri Neden Basmadı?
●Denizci Bir Muhabbet Mekânı: Reis Evi
Denizci Yetiştirmek İçin Bir Tekne: Moda Sandalı
●Denizcilik Kültürü İçin Bir Çerçeve
Denizcilik Kültürü Notları: Denizcinin Günlüğü 2006-2010, İçindekiler-Kaynakça
●Denizcilik Kültürü/Nezaketi/Görgüsü ile İlgili Kitaplar Neyi Temsil Ediyor/Anlatıyor?
Denizcilik Tarihi/Kültürü ile İlgili Notlar: Fotoğraf/Efemera/Kartpostal
●Denizcilikle İlgili Eski Dergilerdeki Yazıların Dizini: 1935-1952 / 1964-1970
Denize Hasret Kalanlar
●Denize İlk Adım: Nasıl Denize Açıldılar?
Deryadan Örnekler
●Gazavat-ı Hayreddin Paşa ve Kitab-ı Bahriye Nüshaları ve Çeviri Çaparizleri
●İdeal Bir Deniz Kulübü Örneği
●İstanbul Boğazı’nda Yelken Seyri İçin Rota Önerisi
Komodorluk Müessesesi ●Kurumların düzenlediği yarışmaların (resim, fotoğraf, hikâye vb.) katkısı kime/nereye?
●Optimist İlk Eğitim İçin Uygun Bir Tekne mi, Nasıl Seçildi? Vaurian’dan Optimiste
●Preveze’den İnebahtı’ya… Avrupa’da İnebahtı Savaşı’nın 400. Yıl Kutlamaları…
●Sporda Devlet mi, Devlette Spor mu?
●Sultanın Kadırgası ile İlgili Araştırmalar
●Üç Dilde Denizcilik Terimleri (Türkçe-Yunanca- İngilizce)
●Yelkencilik Geri Gidiyor
●Yeni Bir Yatçılık Tarihi
●Yeşilova/Sömbeki Körfezi’nde Yer Adlarının Değişimi
●Yok Olan Bir “Beş Çifte”nin Hikâyesi

Dilerim katkılarla, eklenecek yazılarla “Yeni Bir Amatör/Sportif Denizcilik Anlayışı İçin…” dosyasının kapsamı daha da genişler. Bazı yazıların başına yayımlanma gerekçelerini anlatan/içeren bir sunuş bölümü eklenecek. Konularına göre ilgili bölümlerde de yayımlanacak (ör. Denizcilik Kültürü, Denizcilik Eğitimi, Reis Evi…) yazıların başlıkları yayımlandıkça aşağıdaki listeye eklenecek.

1. Amatör Denizci Elkitabı‘nın Hikâyesi / Sezar Atmaca (Highlights söyleşisi, Mayıs 2023)

2. Deniz Kültürü ve Amatör Sportif Denizcilik / Sezar Atmaca (Mayıs 2023)

3. 19. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul Gemicilik Şenlikleri: Büyükada (Prinkipo) Regattaları ve Adanın Dönüşümü / Bengi Su Ertürkmen Aksoy ve Neşe Gurallar (Haziran 2023)

4. Denizcilik Kültürü Notları / Sezar Atmaca (Haziran 2023)

5. Bir Temmuz Amatör Denizcilerin Bayramı mı? / Sezar Atmaca

6. Yelkencilik Geri Gidiyor / Harun Ülman (Sunuş: Bir Zamanlar Yelkencilik /Sezar Atmaca) (Ağustos 2023)

7. İstanbul Limanında Yacht’ların Seyri / İbrahim Yıldan (Sunuş: Boğaz Akıntısında Yelken Seyri / Sezar Atmaca) (Eylül 2023)

8. Moda Sandalı (Athar Beşpınar’la Söyleşi) / Taylan Sağnak (Sunuş: Kullanımı Kolay Denizci Tekne Arayışları / Sezar Atmaca) (Ekim 2023)

9. Amatör, Amatör Olarak Kalmalıdır… / Haluk Bilgi (Sunuş / Sezar Atmaca) (Kasım 2023)

10. Sadun Boro’dan Bir Mektup Bir Yazı: Örnek Bir Yat Kulübü / Marina Ayrı, Barınak Ayrı / Sadun Boro (Sunuş: Teknelerin barınma sorunu: “… bu kadar insan denize çıkamıyor bu yüzden.”/ Sezar Atmaca) (Aralık 2023)

11. Cumhuriyetin 100. Yılında Rakamlarla Sportif Yelkenciliğimiz / Hakan Ertunk (Sunuş: Sağlıklı, güvenilir istatistiki verilerin önemi / Sezar Atmaca) (Aralık 2023)

12. Yelken Kulüplerinde Komodorluk Müessesesi / Faruk Birgen (Sunuş: Denizcilik faaliyetleri ile sosyal faaliyetler arasında sıkışan Komodorluk / Sezar Atmaca) (Şubat 2024)

13. Spor Politikası, ADF, TYF, Kulüpler, Gruplar ve Reis Evi / Sezar Atmaca (Mart 2024)

14. Amatör Denizcilikle İlgili Bir Üniversite Araştırmasının Hali / Sezar Atmaca) (Nisan 2024)

15. Amatör Denizcilerin Sembol İsimleri: Sadun ve Oda Boro’nun Anısına / Sezar Atmaca (Haziran 2024)

16. Klasik Tekne Tutkunu M. Cem Gür’ün Anısına… 1957’de Kayda Geçmiş Yirmi Dört Ahşap Tekne Çizimi / Sezar Atmaca (Eylül 2024)

17. “Eski Denizcilik Dergileri Dizini” Serisi Hakkında / Sezar Atmaca (Ekim 2024)

18. Eski Denizcilik Dergileri Dizini I Liman Mecmuası (Mayıs 1927- Kasım 1927) / Murat Koraltürk (Ekim 2024)

19. Eski Denizcilik Dergileri Dizini II : Av ve Deniz (Eylül 1945-Nisan 1948): “Memleketimizde Amatör Yelkencilik Nasıl Başladı?” / Sezar Atmaca (Kasım 2024)

20. Eski Denizcilik Dergileri Dizini III : Yurtta ve Dünyada Av ve Deniz Sporları (Eylül 1948- Nisan 1954?) / “Memleketimizde Amatör Yelkenciliğin İlk Günlerine Ait Hatıralar” Sezar Atmaca (Aralık 2024)

21. Anonim Denizcilik Sözlüğü (pdf) ve Hikâyesi / Sezar Atmaca (Şubat 2025)

22. Eski Denizcilik Dergileri Dizini IV: Denizatı Dergisi Bibliyografyasından Seçmeler / Denizatı Dergisi Hakkında Sezar Atmaca (Nisan 2025)

23. 16. Yüzyıldan Günümüze Yeşilova (Sömbeki) Körfezi Kıyılarında Yer Adlarının Değişimi ve Tarihi Yerler / Sezar Atmaca (Temmuz 2025 )

24. Amatör Denizciler İçin Sınav Soru Bankası / Sezar Atmaca (Ağustos 2025)


[1] Bahriye ve ticaret denizciliğinin “iş-meslek” temelli, kendilerini “lokomotif” amatör/sportif denizciliği “katar” ya da “destek sınıfı” “yumuşak güç” “güç mücadelesinin bir parçası” olarak gören profesyonel denizcilik  anlayışı.

[2] Sadun Boro Rotasında Türk Amatör Denizciliğinin 21. Yüzyıl Vizyonu, KÜDENFOR Yay. 2017. Bir üniversite bünyesinde yer aldığı için, akademik forum/platform olması beklenen, ama olmayan KÜDENFOR, “Türk Denizcilik Gücü” sempozyumlarının kapsamlı, sürekli ve üniversite destekli bir replikası gibi faaliyet gösteriyor.

[3] Türk Yelken Sporu Tarihi, Cem Atabeyoğlu, Türk Spor Vakfı Yayınları, 1986.

Similar Posts

  • Denizcinin Günlüğü Hangi Denize Açılır?

    Denizcinin Günlüğü yıllık olarak 5 sene yayımlandı (2006, 2007, 2008, 2009, 2010-ADF Yayınları). Denizcilik kültürünü besleyecek bir kanal olarak ADF/Amatör Denizcilik Federasyonu üyesi kulüplerin, kulüp üyelerinin, yöredeki denizcilerin yastık altındaki resimlerini, notlarını, hikâyelerini, söyleşilerini aktarmak hedeflenmişti ama böyle bir kanal oluşturulamadı ne yazık ki. Bu tür benzer yıllıkların basılması veya amatör sportif denizcilik konulu efemera malzemesine dayanarak ajanda, takvim, foto albümler hazırlanması için çaba gösterilebilir (bu nedenle sahafiye malzeme/mezat takibi önemlidir).

    Denizcinin Günlüğü’ne sığması için kısaltılmış metinleri normal hale getirip, gerekli ekleme/çıkartma ve düzeltmelerle (hatalı yerler de var) elden geçirip bir deniz/denizcilik kültürü yayın (basılı veya dijital) taslağı oluşturmaya çalıştım ama epey işi var.

    Yazılı kaynaklarımız oldukça sınırlı olduğu için ne yazık ki önceki kuşakların denizcilikle ilgili öykülerini/hikâyelerini, bilgilerini bil(e)miyoruz, araştırmıyoruz dolayısıyla geleceğe aktaramıyoruz. Tabii ki bu tür araştırmalar farklı bir ilgi, hayli emek/çaba/zaman gerektiriyor, bu yapılmayınca yeri/boşluğu kolayca benzer konulardaki çeviri makale bolluğu ile doldurulmaya çalışılıyor!…

    Denizcinin Günlüğü 2010’da yer alan Denizcinin Günlüğü Hangi Denize Açılır? yazısı Günlüğün haritası bir bakıma. Günlükteki yazıları “yazdıklarım” ya da söylettiklerim yani seçmelerim olarak ayırabilirim. Yazdıklarımda ilk defa günlüklerde yayımlananlar yanında daha önce yayımlanmış yazılardan özetler de yer alıyor.

  • Bir Okul Gemisinin Karanlık Yılları

    Geçtiğimiz ay İstanbul’u tekrar ziyaret eden Şili okul gemisi Esmeralda’yla ilgili iki haber vardı gazetelerde ve bunlardan biri geminin kanlı tarihini de hatırlatıyordu.

    Şili donanmasına bağlı okul gemisi 113 metrelik uskuna barko Esmeralda daha önce de birçok kez limanlarımızı ziyaret etmiş ve gazetelere konu olmuştu. 28 Mayıs 1967’de Oktay Sönmez, 16 Ağustos 1994’te Mümtaz Soysal Cumhuriyet gazetesindeki yazılarında İstanbul’u ziyaret eden Esmeralda’yı tanıtmış, hatta Soysal’ın yazısı, Sönmez’in 27 yıl önceki haber küpürüyle birlikte yer almıştı.

    Geçtiğimiz ay İstanbul’u tekrar ziyaret eden Esmeralda’yla ilgili iki haber vardı gazetelerde, ancak bunlardan biri gemiyle ilgili övücü eski haberlerin aksine geminin kanlı tarihini hatırlatıyordu. Oktay Sönmez’in 2 Ağustos 2008 tarihli Cumhuriyet gazetesindeki Esmeralda’yı övücü yazısına yazar Necmiye Alpay Radikal’de ( 7 Ağustos 2008) ironik bir yazıyla cevap verip, Esmeralda’nın karanlık tarihinden söz ediyordu. Seçimle Şili devlet başkanı olan Salvador Allende’yi darbeyle devirip, öldürterek iktidara gelen General Augusto Pinochet döneminde (1973-1990) sistematik işkence gemisi olarak kullanılmıştı Esmeralda.

  • Dünden Bugüne Atlantik Şiiri

    “Dünden Bugüne Atlantik Şiiri” başlıklı e-posta amatör/sportif denizciliğin gündeme gelmeyen-tartışıl(a)mayan önemli sorunlarından birisi olan “sponsor/pazarlama/reklam/gizli reklam/haber/bilgi” ilişkisine dikkat çekmek için, “Medyatik Cazibe” başlıklı ikinci e-posta ise ilk yazı hakkındaki bir eleştiriye cevap olarak yazılmıştı.

    Yazılanlar kişilerle veya seyirle değil bir “meseleyle” ilgili. Bir seyri medyatik cazibesi olan bir olay/reklam haline getirebilmek için yapılanlardan ör. haberdeki bilginin kayboluşundan, gerçeklerin göz ardı edilmesinden söz ediyorum. Yoksa her türlü riski ve zorluğu barındıran 2700 millik bir açık deniz seyri şüphesiz ki kolay değildir. 16 yaşındaki genç denizcimizi bu girişimi ve başarısı için kutlamak gerekir.

    ARC rallisi (Atlantic Rally for Crusiers) başka ralliler de düzenleyen World Cruising Club’ın Atlantik geçişini özendirmek ve popüler hale getirmek için yıllardır sürdürdüğü bir organizasyondur. Organizasyonun istediği koşulları yerine getiren ve katılım bedelini ödeyen her tekne veya şahıs bu ralliye katılabilir. Örneğin 2010’da katılan 233 teknenin 19’u yarış/IRC Racing sınıfında yarışmaktadır. Ülkemizde de bu yolla Atlantik’i geçen birçok tekne ve kişi var. Ayrıntılı bilgi için www.worldcruising.com bakılabilir.

  • |

    Derneğin Zaafları

    DSTİ (Denizciler Sivil Toplum İnsiyatifi) 2000’li yılların başında tartışmalarıyla/yaptıklarıyla amatör denizciliğe taze rüzgârlar getirmiş, birçok denizcinin birbirini tanımasına/kaynaşmasına neden olmuş bir platformdu. Esintisi fazla uzun sürmese de hoş anılar bıraktı. DSTİ’nin yapısını/işleyişini ve o günlerde çokça dile getirilen dernek olma fikrini/tartışmalarını değerlendiren aşağıdaki yazı 8 Ocak 2003’te DSTİ sitesinde (dsti@yahoogroups.com ) yayımlanmıştı.

    ***

    DSTİ kendiliğinden oluşmuş iktidar olma arayışına sıkışmayan ama müdahil/müdahaleci yapısıyla AD/Amatör Denizcilik sorunlarına yeni bir soluk getirme potansiyeli taşıyor. Çoğunluk açısından ağırlıkla yazışma edimi üzerine kurulu bir etkinlik işlevi görse de kurulan ve işleyen grupları (ör. iletişim grubu) ile bunun ötesinde bir işleyisi de var. DSTİ’nin daha da canlanmasını amatör denizcilikle ilgili, söz alıp girişimde bulunup, insiyatif geliştirmesini umarken derneğin ortaya çıkmasının bu gidişatı zaafa uğratacağını düşünüyorum.

    DSTİ’nin ufkunu açacak olan kendi “içsel dinamiği”dir. DSTİ’nin öncü ve taban olacağı, yönlendireceği büyüklü küçüklü pek çok projenin yavaş yavaş da olsa şekillenmesine çalışılmalı. Örneğin imkânlar dahilinde bir organizasyon olsa da gezi/site/hukuki ve diğer girişimler, taslaklar/amatör tekne yapımı… gibi birçok faaliyetin sahicileştirilmesi, daha da geliştirilmesi için çaba gösterilmeli. Bu süreçte en önemli şey insanların birbirini tanıması ve katılımın artmasıdır. Örneğin kimin hangi işi yapabileceği, hangisine katılabileceği, kimin sözünde durduğu, ne kadar gönüllü olduğu… fikirler, güçler, imkânlar … olumlu olumsuz birçok tavır/davranış/katkı/gelişme… bu sürecin benzersiz kazanımlarıdır. Bu kazanımların yaratacağı içsel dinamizm amatör denizciliğin sorunlarını paylaşmayı tartışmayı, çözmeyi göğüslemeyi… de sağlar. Sürecin bu yönde zenginleşmesi umulurken “dernek kurma” yönündeki “müdahale” bu gidişatı sekteye uğratabilir.

  • Sadun Boro’dan Bir Mektup Bir Yazı: Örnek Bir Yat Kulübü / Marina Ayrı, Barınak Ayrı

    Amatör denizciler yıllardır teknelerin barınabilmesi için daha basit ve ucuz çözüm arayışlarını sürdürüyor. Tekne barınmasını kolaylaştırıcı basit/ucuz çözüm arayışlarına yönelik Sadun Boro’nun kaleminden iki örnek yazı var ekte. İlkinde dünya turu sırasında (1966’da) gördüğü “Bir tekne sahibi olarak bir kulüpten daha ne kolaylık beklersiniz!” dediği örnek bir deniz kulübünü anlatıyor; diğerinde yıllar sonra (2008’de) “önemli olan barınmak” diyerek marina ile barınağın farkını/işlevini, teknelerin barınma sorununu vurguluyor.
    UAB, 2009 yılında yapılan 10. Ulaştırma Şurası’nda “200 adet balıkçı barınağının 55’inin kademeli olarak yat limanına dönüştürülmesi ya da kademeli olarak ortak kullanım modelinin oluşturulması” kararı aldıysa da, belirlenen hedefler ve gerçekleştirilme oranları amatör/sportif denizcilik açısından ümit verici olmadı. Örneğin bu modeli uygulayan barınaklarda fiyatlar neredeyse marinalarla yarışır düzeye ulaştı. Belediyelerce yapılan ya da işletilen marinalarda da durum farklı değil. (Güncel bir örnek: İstanbul’da İstmarin Tarabya Tekne Park’ta 2023’te 44.600 lira ödenen 9.10 metre boyundaki tekneden 2024 için istenen bedel: 238.800 lira). Kısacası teknelerin barınması için marinalar yanında basit/ucuz çözümlere, bunları sağlayacak yeni yapılanmalara/örgütlenmelere ihtiyaç gün geçtikçe artıyor, arayışlar sürüyor.

  • |

    Yazı Sayısı mı Kalitesi mi?

    Mesut Baran yönetimindeki Yelken Dünyası amatör denizciliğimizin amatör yüzünün yüzakıydı uzun yıllar. Dergiye yönelik eleştirileri bile çekincesiz basar, gocunmaz, yazıyı kabul ederken de “burası sizin derginiz, yerinde eleştiriler bize yol gösterir” derdi. Onun yönetimindeki dergi bizler için de sığınılacak bir limandı ancak sayıların giderek daha fazla birbirine benzemeye, tekrara düşmeye başladığını düşününce Eylül 2006 sayısına bu yazıyı yazmıştım.

    Yelken Dünyası’nın Ağustos sayısını okuduğumda aklıma “Acaba Yelken Dünyası gönderilen her yazıyı olduğu gibi basmakta mıdır?” sorusu geldi. Gelen her yazıyı istisnasız basmanın belki yazı çeşidi (nicelik) yönünden dergiye epey bir katkısı olsa da yazıların öncelikle nitelik yönünden katkısını da düşünmek gerekmez mi? Dergiyi daha değerli yapacak olan nitelik değil midir? Gelen yazıların dilbilgisi, derdini anlatabilme, yeni bilgiler-yeni bakış açıları sunma, konuya hakimiyet, yeterlik, gelişmelerden-mevcut ve yeni yazılı eserlerden haberdar olma, gelişmeleri aktarma, tekrara düşmeme, vb. kriterlerle değerlendirilmesi daha doğru olmaz mı? Bu açıdan bakıldığında kimi yazıların eksikliklerini, zaaflarını gidermesi için iade edilmesi, kimi yazılara okuyucuyu bilgilendirmek için kısa notlar düşülmesi gerekmez mi?